11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri 4

Açıklama 11. Sınıf Dil ve Anlatım Paragraf Yorumu Testleri 4
Soru 10 Soru
Kategori 1. Sınıf Türkçe
Gönderen İSMAİL MK
Eklenme Tarihi 31-01-2019

Soru 1
Çok kez düşünmüşümdür: Acaba niçin sa­vaşlarda kendi, ölümümüz de, başkalarının ölümü de bize evlerimizdeki ölümden çok daha az korkunç gelir? Öyle olmasaydı ordu hekimlerle, ağlayıp sızlayanlarla dolardı. Acaba niçin ölüm her yerde aynı olduğu halde köylüler ve fakir insanlar ona çok daha metin bir ruhla katlanırlar? Ben öyle sanıyorum ki bizi korkutan ölümden çok bizim, cenaze alaylarıyla, asık suratlarla ölüme verdiğimiz korkunç haldir... Çocuklar sevdiklerini bile maske takmış görünce korkarlar. Biz de öyle, insanların ve her şeyin yüzünden maskeyi çı­karıp atmalıyız. Bu paragrafta asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
seçenekleri
Öyle gerçekler vardır ki maskelerle gizlenilmiştir
Başkalarının ölümü insanlar pek etkilemez
Köylüler ve fakir insanlar ölüme karşı daha metindirler.
Çocuklar ölümden daha çok korkarlar.
Ölümü daha da korkunçlaştıran ona verdiğimiz bazı hallerdir.
Soru 2
Kendi yazılarımda bile her zaman, ilk duydu­ğum, düşündüğüm şeyleri bulamam. Burada ne demek istemişim acaba derim; değiştiririm çok defa ve yitirdiğim ilk anlamın yerine ondan değersiz bir yenisini koyduğum olur. Aynı yolda bir gider, bir gelirim: Düşünce her zaman ileri götürmüyor beni; bir o yana, bir bu yana yalpalıyor, gelişigüzel. Bu paragrafa en uygun başlık aşağıdakilerden hangisi olabilir?
seçenekleri
Duygu Tutarsızlığı
İnsanın Durumu
Fikirlerin Değişkenliği
Duygu Yoğunluğu
Plansız Yazım
Soru 3
Kürsüde konuşanlar bilir: Konuşurken duy­dukları heyecan onları inanmadıkları şeye inandırır. Soğukkanlı, sakin zamanımızda hiç de bağlı olmadığımız bir düşünceyi öfkeli an­larımızda nasıl benimser, ne candan, ne taşkın savunuruz. Paragrafın ana fikri aşağıdakilerden hangi­sidir?
seçenekleri
Duygular mantığa hükmedebilir.
Birşeye bazen inanır; bazen de inanmayabiliriz.
Kalabalık karşısında konuşulurken heyecan duyulur.
Şartlara göre düşünce değiştirebiliriz.
Öfkelenince düşünmeden hareket ederiz.
Soru 4
Bir gün, psikoloji dersinde öğrencilerimden rastgele on kişiyi ayağa kaldırdım. Yüzlerini sı­nıfın kapı tarafındaki duvara dönmelerini söy­ledim. Sonra: “Sınıfın kaç penceresinin olduğunu, yazı tahtasında nelerin yazılı oldu­ğunu bana söyleyin" dedim. Aldığım cevap­lardan ancak bir tanesi doğruydu. Yukarıdaki paragrafın sonuç cümlesi aşağıdakilerden hangisi olabilir?
seçenekleri
Bu da onların derse ilgisiz kaldıklarını gösteriyordu.
Tabi ki buna çok kızmıştım.
Diğerleri dersi dinlememişlerdi.
Demek ki bakmak başka şeydir, görmek başka şey.
Ama ben dokuzundan da doğru cevap beklerdim.
Soru 5
Bunlardan başka, boş kalan saatlerinde ne yapacağını şaşırır. Sahi o saatlerde ne yapar? Eziyetsiz yemek ve refah, insan havsalasını yavaş yavaş baş aşağı eder. Böyle bir insan, dünyayı “hiçlik” içinde bir “hiç” görür ve bir eğlence olarak değerlendirir. Hiçbir şeyden sarsılmayan, ürpermeyen, korkmayan, eksik­lik ve korku duygusunu yitirmiş, yaptığı işte hedefi olmayan biri için yaşamın da yaptığı işte hedefi olmayan biri için yaşamın da an­lamı kalmaz. İyi ama ne için yaşadığı da belli değildir? Yaşamada boşluk, dünyada yalnız­lık, varlığın anlamsızlaşması, insan varlığının felsefesizliği ve bakışında somutlaşan her şeyin hiçliği... Ne korkunç! Parçada anlatılan insan için aşağıdaki yar­gılardan hangisi çıkartılamaz?
seçenekleri
Dünyayı “hiçlik” içinde görür.
Yaptığı işte herhangi bir amacı olmayan.
Hayatta korku ve ürperti duymayan.
Müreffeh bir hayat yaşayan.
Şüpheleri ve soruları olan.
Soru 6
Lâkin insanoğlu zoru değil, kolayı sever. Ha­tırlamayı değil, unutmayı benimser. Yarınlarda yaşamaktansa bugünlerde cebini doldurmayı marifet sayar. Ve aldıkça almak mümkünse hiç vermemek insanoğlunun bugünkü gibi dünkü hayatının da başta gelen alışkanlığıdır. Bu paragraftan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdaki/erden hangisidir?
seçenekleri
İnsanın kolay olanı sevmesi
insanın düşünmekten kaçışı
insanoğlunun menfaatlerine düşkünlüğü
İnsanın maddeye olan esareti
insanın yaşadığı anı değerlendirmesi
Soru 7
Bir kültürün bir nesilden ötekine iletilmesinde en önemli ortam ailedir. Hiçbir kimse, çevre­sinden aldığı kültürün niteliklerinden kaçıp kurtulamaz ve onu tamamen aşamaz. Kültü­rün genç nesillere aktarılmasında ailenin ye­gâne vasıta olduğunu söylemek doğru olmaz. Bu parçadan çıkarılacak en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
seçenekleri
Nesiller arasındaki kültür iletişiminde aile tek etkendir.
Her fert çevresindeki kültürün etkisindedir.
Kültür genç nesillere mutlaka aktarılmalıdır.
Kültür aktarımında aile ve çevre en önemli faktörlerdir.
Bugünün kültüründe geçmişin izleri vardır.
Soru 8
“Her sanatkâr gibi o da sanatının ilk yıllarında tesirlere karşı hem fazlaca açık, hem de mal­zemesi, zevki ve usuller bakımından müda­fasızdır. Çünkü, eserden esere atlayarak kültür vasıtasıyla kendi kendini yaratma yo­lunda merhalelerden geçmektedir. Bu sebeple yazar, hiçleri, fikirleri ve dünya görüşü yönün­den yerli ve yabancı kaynaklara bağlıdır. Parçadaki altı çizili sözcüklerle anlatılmak istenen nedir?
seçenekleri
insanın kendini arayışı
Kendisiyle olan iç kavgaları
Yerli ve yabancı kaynaklardan örnek arayışı
Yeterli olmadığını kabullenişi
Sanatçı kişiliğini oluştururken bazı aşamalardan geçmesi
Soru 9
Ölüm ardıma düşüp de yorulma Var git ölüm, bir zamanda yine gel Akıbet alırsın, komazsın beni Var git ölüm, bir zamanda yine gel Bu dörtlüğün konusu aşağıdakilerden hangisidir?
seçenekleri
Yaşamın güzelliği
Yaşama isteği
Ölümün güzelliği
Ölümü isteme
Ölüm çağrısı
Soru 10
Sabah saatlerindeki ruhaniliği, kalbimiz ne kadar dünya ile kararsa gene duyarız. Dua etmek, içimizi Tanrı için bezemek, ellerimizi bu duru aydınlığa daldırarak, yüzümüzü, kolları­mızı, ayaklarımızı onunla yıkayarak arınmak, gökyüzüne yönelerek, en sıcak iştiyaklarımızı dile getirmek isteriz. Ne kadar çaresiz, yoksul olursak olalım, bu saatler mutlaka zenginleş­tirdiğimiz saatlerdir. Ne kadar topraksı, katı olursak olalım bu saatler hafiflediğimiz, insan olduğumuz saatlerdir, ihtiyaçlarımız bizi ne derece oyalarsa, dikkatlerimiz eşya ile olup bi­tenlere ne kadar dağılsa, bu saatler kendimize geldiğimiz hakikatımıza yaklaştığımız saatler­dir. Bu saatler bizim ışığa uyandığımız saat­lerdir. Bu parça aşağıdaki yargılardan hangisini dile getirmektedir?
seçenekleri
Erken saatlerde zihin ve beden canlılığımız.
Sabahları, olayları daha güzel tahlil edişimiz.
Sabah saatlerinin insan ruhundaki olumlu etkisi.
insanların erken saatleri daha çok sevdiği
Sabah saatlerinin insanı dertlerinden uzaklaştırması