10. Sınıf Dil Anlatım Ve Edebiyat Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları Testleri 2

Açıklama 10. Sınıf Dil Anlatım Ve Edebiyat Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları Testleri 2
Soru 10 Soru
Kategori 10. Sınıf Türkçe
Gönderen ferdaa
Eklenme Tarihi 03-02-2019

Soru 1
Şu karşıki boş ev, pek tekin görünmüyor. Eskiden böyle değildi. Sonra bir gün kapıla­rı, pencereleri açılıp kapanmaz oldu. İçinde yaşayanların nefesleri odadan çekilince taş­lar sıcaklığını yitirmeye başladı. Ahşap kap­lamalar ağır adımların altında gıcırdamaz, tozlanan pencere camlarında güneşin pırıl­tıları oynaşmaz oldu; içeri dalan ışık azaldı, soldu. Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
seçenekleri
Tartışma
Öyküleme
Açıklama
Karşılaştırma
Benzetme
Soru 2
Nicedir etrafta dolanan haşerat, ışığın çe­kildiği yerleri karanlık alınca eve yürüdü. Döşemeler üzerinde kahkahalarla koşan minik ayakların yerini, kemirgen mahlukatın telaşsız tıpırtıları aldı. Kilerde kalan az bir yiyecek de çürüdü. Odaların kokusu ağırlaştı. Yukarıdaki parçanın anlatmamda aşağıda- kilerden hangisi ağır basmaktadır?
seçenekleri
Karşılaştırma
Örnekleme
Betimleme
Açıklama
Tanımlama
Soru 3
Soru sormanın ana maksadı öğrenciyi güdülemektir. Bu nedenle iyi bir soru, öğren­cinin zihin gücünü kullanabileceği nitelikte olmalıdır. Kitaptaki bilgileri tekrardan ileri geçmeyen sorular, güdüleyici olma niteliği­ne ulaşamazlar. İyi bir soru, kişiyi düşün­dürmeye özendirecek biçimde olmalıdır. Bu parça için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
seçenekleri
Öznel ifadelere yer verilmiştir.
Niteleyici sözcükler kullanılmıştır.
Tartışmacı anlatımdan faydalanılmıştır.
Öneri cümlelerine yer verilmiştir.
Tanımlamalardan faydalanılmıştır.
Soru 4
Ne demek “mış gibi” yaşam? Düşünceleri­nin arkasındaki niyetin farkında olmayan, sözü, gözü, davranışı birbirine uymayan in­sanların yaşamı demek. Böyle insanlar var mı diye sorarsanız çevrenize bir bakın. Ak­lı, fikri çocuğuna yardım etmekle dolu oldu­ğu halde asık yüzlü, kırıcı, ilgisiz anne veya babaları, öğretmen olduğunu söyleyen ama hiç kitap okumayan insanları göreceksiniz. Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
seçenekleri
Tanımlamaya başvurulmuştur.
Niteleyici kelimelere yer verilmiştir.
Tartışmacı anlatımdan yararlanılmıştır.
Örneklerden faydalanılmıştır.
Benzetmelere başvurulmuştur.
Soru 5
Hikâyecilerin çoğu eserlerinde insanı konu olarak alır. Hep onun üzerinde dururlar. Halbuki dünyada insanın dışında pek çok varlık vardır. Onlar da anlatılmaya değer özellik ve güzelliklere sahiptir. Gerçi insan­lar, onlara bakarken de kendilerinden kur­tulamazlar; ama insan dışı varlıklara karşı ilgi insanın dünyasını genişletir. Paragrafın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?
seçenekleri
Açıklama
Öyküleme
Benzetme
Tartışma
Betimleme
Soru 6
Birçok yayınevinin olağanüstü başarısız çe­virmenleri içinde barındırması ve daha son­ra bu çevirmenlerin sanırım biraz aceleyle, biraz da dilbilgisizliğiyle yaptığı çevirileri tek bir editörün elinden geçirmeden çaresiz okurların önüne atmasında (bunun tek ör­neği Sefiller değil ne yazık ki) hoşgörülecek bir taraf yok. Bu ülkede tüm yayıncılar, ya­zarlar ve çevirmenler, Türkiye’de kitap okunmadığından yakınırlar ve suçu çeşitli yerlerde bulurlar. Okurun kendisinde, ülke­nin eğitim sisteminde, gerektiğinde “Ameri­kan emperyalizmi”nde bile suç ararlar. Hiç­bir zaman da kendilerine dönmezler. Bugün Cağaloğlu’nun yarısı politiktir. Oysa dışarı­daki genç okur kitlesinin bugünlerde artık hiç de politik olmadığını, hatta politikayla pek ilgilenmediğini düşünecek olursak ara­da ciddi bir iletişim kopukluğunun olmasın­dan doğal bir şey olamaz. Bu parçada aşağıdaki anlatım yollarından hangileri ağır basmaktadır?
seçenekleri
Açıklama - tartışma
Tanık gösterme - örnekleme
Tartışma - örnekleme
Benzetme - alıntı yapma
Örnekleme - açıklama
Soru 7
“Bülbülü Öldürmek”, Füsun Elioğlu’nun akıl almaz çevirisiyle yeniden karşımıza çık­tı. Romanda dünyayı iki çocuğun keskin ve temiz bakış açılarından gözleriz. Yer ve za­man belirsizdir. Daha doğrusu kitabın geçti­ği yer, Maycomb adında hayali bir Ameri­kan kasabası, dönem de büyük bir olasılıkla 1930’larm tozlu Amerika’sıdır. Scout ve Jem’in babaları Atticus, bir avukattır ve bir zencinin haksız yere yargılanmaması için kolları sıvadığında bir anda hepsi için ya­şam tatsızlaşır. Yine de roman sonuna kadar eğlenceli, sık sık güldürücü, bir o kadar da dokunaklı ve düşündürücüdür. Yapıt, tiyatro ve filme de uyarlanmıştır ve 1960’larda TRT’nin radyo tiyatrolarında oynadığında özellikle Baba Atticus, dinleyen tüm çocuk­ların yüreklerinde derin izler bırakmıştır. Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
seçenekleri
Açıklayıcı bir anlatım izlenmiştir.
Öznel ifadelere yer verilmiştir.
Farklı yapıda cümleler kullanılmıştır.
Duyular arası aktarma yapılmıştır.
Benzetmelere başvurulmuştur.
Soru 8
Erzurum’a üç defa, üçünde de ayrı ayrı yol­lardan gittim. Bu yolculuklardan ilkinde he­men hemen çocuk denecek bir yaştaydım. Balkan Savaşı’nm sonunda babamın me­mur olduğu kasabaların birinden dönüyor­duk. On bir gün geceleri çadırda, böcek ses­lerinin ve sonsuz tabiatın içinde değirmen veya dere uğultularını dinleyerek sabahlan da kırıcı soğuktan donmuş ellerimin farkın­da olmadığım hareketlerine şaşarak geçen bu yolculuğu unutamam. Bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmamıştır ?
seçenekleri
Karşılaştırmadan
Farklı duyulardan
Benzetmelerden
Öyküleme ve betimlemeden
Değişik yapılı cümlelerden
Soru 9
Bir eleştirmen, yapıtları nesnel yargıladığını mı söylüyor? Bilin ki ne dediğini bilmiyor o kişi, eleştirmenin ne olduğunu da bilmiyor. Güzeldir ya da güzel değildir diye yargılıyor kitabı, bir değer yargısı bildiriyor. Değer yargısı da nesnel olamaz, özneldir. Kişi, bir yapıtın güzel olup olmadığını ancak kendi beğenisine göre yargılar. Eleştirmenin elin­de değişmez ölçüleri, sarsılmaz yasaları mı var ki yaptığı eleştiri nesnel olsun? Yukarıdaki paragrafın anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?
seçenekleri
Açıklama
Öyküleme
Tartışma
Betimleme
Örnekleme
Soru 10
Açık kapılardan daktilo sesleri geliyordu. Uykulu yüzlü polisler, önlerinde oturan adamlara bir şeyler sorup hızlı hızlı vuruş­larla yazıyorlardı. Sanki çok uzaklardan haykırmayla yalvarmaya benzeyen ve içimi ürpertip tüylerimi diken diken eden garip gürültüler duyuluyordu. Bizi bir odaya aldı­lar. Oda; ter, tütün ve toz kokuyordu. Köşe­deki bıkkın duruşlu bir polis, bizi hoşnut­suz hoşnutsuz süzüyordu. Bu parçada aşağıdakilerden hangisinden yararlanılmamıştır?
seçenekleri
İkilemelerden
İşitme duyusundan
Koklama duyusundan
Deyimlerden
Karşılaştırmadan
Benzer Dosyalar