5. Sınıf Türkçe MUSTAFA KEMAL?in KAĞNISI Metni Günlük Planı

5. Sınıf Türkçe MUSTAFA KEMAL?in KAĞNISI Metni Günlük Planı dosyası 06-06-2019 tarihinde İlköğretim-5 kategorisinin.
Açıklama 5. Sınıf Türkçe MUSTAFA KEMAL?in KAĞNISI Metni Günlük Planı
Kategori 5. Sınıf Türkçe
Gönderen sybl83
Eklenme Tarihi 06-06-2019
Boyut 949.5 K
İndirme 6

Dosyayı İndir

Dosyaya puan ver
5 / 5 (toplam 2 oy)

 

 

 

BÖLÜM I                         

Dersin Adı/Yayın Adı

TÜRKÇE / MEB Yayınları

Sınıf

5

Temanın Adı/Metnin Adı

Milli Mücadele ve Atatürk/MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI

 

 

 

 

 

Konu

  • Hikaye Edici Metinler
  • Başlık
  • Metin türleri
  • Metinden Çıkarımlar Yapma
  • Ana fikir
  • Konu
  • Atasözleri
  • Deyimler
  • Hazırlıklı konuşma
  • Özdeyişler
  • Geçiş ve Bağlantı İfadeleri
  • Yabancı Sözcüklerin Türkçe Kullanımı
  • Eş anlamlı sözcükler
  • Büyük harflerin kullanımı
  • Noktalama işaretleri

Önerilen Süre

40+40+40+40+40+40 (6 ders saati)

 

 

 

 

 

 

 

 

Öğrenci Kazanımları /Hedef ve Davranışlar

1. OKUMA

Akıcı Okuma

T.5.3.1. Noktalama işaretlerine dikkat ederek sesli ve sessiz okur.

T.5.3.2. Metni türün özelliklerine uygun biçimde okur.

T.5.3.4. Okuma stratejilerini kullanır.

Söz Varlığı

T.5.3.5. Bağlamdan yararlanarak bilmediği kelime ve kelime gruplarının anlamını tahmin eder.

T.5.3.6. Deyim ve atasözlerinin metne katkısını belirler.

T.5.3.7. Kelimelerin eş anlamlılarını bulur.

Anlama

T.5.3.12. Metin türlerini ayırt eder.

T.5.3.14. Metnin ana fikrini/ana duygusunu belirler.

T.5.3.18. Metinle ilgili sorular sorar.

T.5.3.19. Metinle ilgili sorulara cevap verir.

T.5.3.22. Görsellerle ilgili soruları cevaplar.

T.5.3.25. Medya metinlerini değerlendirir.

T.5.3.26. Metni oluşturan unsurlar arasındaki geçiş ve bağlantı ifadelerinin anlama olan katkısını değerlendirir.

T.5.3.27. Metinler arasında karşılaştırma yapar.

T.5.3.33. Okuduğu metindeki gerçek, mecaz ve terim anlamlı sözcükleri ayırt eder.

 

2. KONUŞMA

T.5.2.1. Hazırlıklı konuşma yapar.

T.5.2.3. Konuşma stratejilerini uygular.

T.5.2.4. Konuşmalarında beden dilini etkili bir şekilde kullanır 

T.5.2.6. Konuşmalarında uygun geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanır.

 

3. YAZMA

T.5.4.3. Hikâye edici metin yazar.

T.5.4.4. Yazma stratejilerini uygular.

T.5.4.5. Büyük harfleri ve noktalama işaretlerini uygun yerlerde kullanır.

T.5.4.6. Bir işin işlem basamaklarını yazar.

T.5.4.9. Yazdıklarını düzenler.

T.5.4.10. Yazdıklarını paylaşır.

T.5.4.12. Yazdıklarında yabancı dillerden alınmış, dilimize henüz yerleşmemiş kelimelerin Türkçelerini kullanır.

T.5.4.14. Kısa metinler yazar.

T.5.4.15. Yazdıklarının içeriğine uygun başlık belirler.

.

Ünite Kavramları ve Sembolleri/Davranış Örüntüsü

Şiir, Eş anlamlı sözcükler, Büyük harfin kullanıldığı yerler, Noktalama İşaretleri, metin türleri, yabancı sözcülerin Türkçe kullanımı, özdeyişler, atasözleri, deyimler, geçiş ve bağlantı ifadeleri, başlık, ana fikir, konu…

Güvenlik Önlemleri (Varsa):

 

Öğretme-Öğrenme-Yöntem ve Teknikleri

Not alarak okuma

Sesli – sessiz okuma

Not alma

Güdümlü yazma

Güdümlü konuşma

Soru cevap

Anlatım

Gösterip yaptırma

Rol yapma

Beyin fırtınası

Tartışma

Kullanılan Eğitim Teknolojileri-Araç, Gereçler ve Kaynakça

* Öğretmen * Öğrenci

EBA

Bilgisayar (İnternet, sunu programları, arama motorları)

Projeksiyon

Ders kitabı

Sözlükler

Yazım Kılavuzu

Tematik materyaller

Çalışma kâğıtları

Gazete ve dergi kupürleri

Öğretme-Öğrenme Etkinlikleri:

 

  Dikkati Çekme

1. Metnin başlığı ve görselleri size neler çağrıştırıyor?

2. Milli Mücadele’de kadın kahramanlarımız neler yapmışlardır?

3. Savaş sırasında kadın kahramanlarımızın yerinde olsaydınız siz neler yapardınız?

  Güdüleme

Bu dersimizde “MUSTAFA KEMAL’İN KAĞNISI” adlı metni işleyeceğiz. Milli Mücadele’de kadın kahramanlarımızın rolü çok büyüktür. Türk kadını azimle ve sabırla çalışmıştır. Cepheye çeşitli zorluklar içerisinde mermi taşımışlardır. Bu metinde fedakar kahramanlarımızı öğreneceğiz.

  Gözden Geçirme

Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir milletinde Anadolu köylü kadınının üstünde kadın çalışmasını zikretmeye imkan yoktur ve dünyada hiçbir milletin kadını “Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar himmet gösterdim.” diyemez. (MUSTAFA KEMAL ATATÜRK)

 

  Derse Geçiş

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

1. Dikkati çekme sorusu sorulduktan sonra öğrencilerden metnin içeriğini tahmin etmeleri istenecek.

2. Metnin başlığı ve görselleri hakkında öğrenciler konuşturulacak.

- Metnin içeriği öğrenciler tarafından tahmin edilecek.(Metinde neler anlatılmış olabilir?)

-Ders kitabındaki görseller öğrenciler tarafından incelenecek ve öğrencilerin dikkati parça üzerine çekilecek.

-Parçanın başlığı hakkında öğrencilere soru sorulacak(Konulan başlığa bakarak sizce bu parçada ne anlatılmış olabilir?)

3. Güdüleme ve gözden geçirme bölümü söylenecek.

4. Parça öğretmen tarafından örnek olarak okunacak/dinletilecek.

5. Parça, öğrenciler tarafından sessiz olarak okunacak/dinlenecek.

6. Öğrenciler tarafından anlaşılmayan, anlamı bilinmeyen kelimeler metnin üzerine işaretlenecek

 

  • Anlaşılmayan, anlamı bilinmeyen kelimelerin anlamı ilk önce sözcüğün gelişinden çıkarılmaya çalışılacak. Anlamı sözlükten bulunacak, öğrenciler tarafından önce tahtaya sonra kelime defterlerine yazılacak.
  • Öğrencilere 5-8 kelimeden oluşan cümleler kurdurularak, bilinmeyen kelimeler anlamlandırılacak.
  • Yanlış telaffuz edilen kelimeler birlikte düzeltilecek. Sırasıyla etkinlikler yapılacak.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

a) Şiirde geçen aşağıdaki sözcükleri sözlük sırasına göre diziniz. Öğrendiğiniz yeni kelimeleri sözlük defterinize ekleyiniz.

1. acı
2. al
3. asker
4. elma
5. gece
6. kağnı
7. nazar
8. ses
9. ün
10. yaşlı

b) Yukarıdaki sözcüklerden iki tanesini seçerek cümle içinde kullanınız.

Yeşil biber çok acıymış.
Pazardan iki kilo elma aldı.

 

 

 

 

Aşağıdaki soruları okuduğunuz şiirden hareketle cevaplayınız.

1. Elif’in geceleyin kağnısıyla yolda olmasının sebebi nedir?
Yolda olmasının sebebi cepheye mermi taşımasıdır.

2. Şiirde Elif’in hangi özelliklerinden bahsedilmektedir?
Elif’in vatan sevgisinden, mücadelesinden söz edilmektedir.

3. Elif, niçin Kocabaş’ın ölmesinden korkmaktadır?
Çünkü Kocabaş ölürse cepheye bir şey götüremeyecektir.

4. Kocabaş, niçin ölmüş olabilir?
Gece gündüz durmadan yol gitmesine dayanamamıştır.

5. Kocabaş öldükten sonra, Elif cephaneyi yetiştirmek için nasıl bir çözüm buluyor? Siz, Elif’in bu davranışını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Koşarak cepheye gidiyor. Bu davranışı çok beğendim. Çünkü Elif vatan aşkından bu davranışı yapmıştır.

6. Elif’in kağnıya “Mustafa Kemal’in Kağnısı” adını vermesinin sebebi ne olabilir?
Atatürk’e ve askerlerimize mermi taşıdığı için bu ismi vermiş olabilir.

7. Elif’in yerinde olsaydınız cephaneyi yetiştirmek için nasıl bir yol izlerdiniz?
Ben de sırtımda taşırdım yine de cephaneyi yetiştirirdim.

8. Millî Mücadele’nin kadın kahramanları ile Elif’in ortak özellikleri nelerdir?
Hepsi vatan sevgisine, bayrak aşkına sahip, cesur ve korkusuzdurlar.

 

 

 

 

 

 

a) ‘‘Mustafa Kemal’in Kağnısı’’ şiirinde geçen aşağıdaki kelimelerin eş anlamlılarını karşılarına yazınız.

Kara-siyah
çabuk-acele
Yaşlı-ihtiyar
Yürek-kalp
Uzak-feza
Ün-şan
Ulu-yüce
Evvel-önce
Yas-matem
Asker-er
Güçlü-kuvvetli
Yel-rüzgar

b) Siz de eş anlamlı kelimelere örnekler veriniz.

üye–aza
uzak-ırak

 

 

>>Eş Sesli Kelimeler SÖZLÜĞÜ için BURAYA TIKLAYINIZ.

 

 

 

 

a) Yukarıdaki tabloda neler görüyorsunuz?
Yukarıdaki tabloda cepheye mermi, yiyecek taşıyan çocuklar ve kadınlar görülmektedir.

b. Atatürk’ün yukarıdaki sözü ile “Mermi Taşıyan Kadınlar” tablosu arasında nasıl bir ilişki vardır?
Atatürk’ün bu sözü ile tablo arasında doğrudan bir ilişki vardır. Kadınlar yeri geldiğinde vatan için şer şeyi yapabilmektedirler.

c) Yukarıdaki tablodan ve “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirinden hareketle Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında kadınlarımızın rolünü açıklayınız.
Kadınlar gece gündüz durmadan cephelere yiyecek, mermi taşımışlar, yeri geldiğinde de düşmanla çarpışmışlardır. Bu şekilde de savaşın kazanılmasında önemli rol oynamışlardır.

 

 

 

 

 

Öğretmeninizin seçeceği bir arkadaşınız tahtaya çıkıp “Mustafa Kemal’in Kağnısı” şiirindeki Elif’in yerine geçecektir. Sizler de arkadaşınıza Elif’in hayatı ile ilgili sorular sorarak ondan cevap isteyiniz.

Öğrenciler yapacaklardır.

 

 

 

 

a) Kocabaş’ın öldüğünü gören Elif’in yüz ifadesi aşağıdakilerden hangisi ile uyumludur? İşaretleyiniz.

b) Yüz ifademizin duygularımıza göre şekillenmesi konuşmamızı nasıl etkiler? Açıklayınız.
Konuşmamızda duygularımıza göre farklılaşır. Üzgün isek konuşmamız sakin ve üzüntülü olur, eğer mutlu isek konuşmamız daha heyecanlı olur.

 

 

 

 

 

 

a) Aşağıda Ayşe ve Zeynep’in kelime dağarcıkları verilmiştir. Verilen kelime dağarcıklarından hareketle Ayşe ve Zeynep’in oluşturabilecekleri kurallı cümleleri boşluklara yazınız

Ayşe: Elif gece yola çıktı.
Zeynep: Elif dün gece cepheye yetişmek amacıyla yola çıktı.

b) Hangisinin cümlesi daha açıklayıcı olmuştur? Niçin?
Zeynep’in cümlesi daha açıklayıcı. Çünkü Zeynep, Elif’in durumuna daha derine inerek anlatmış.

c) Kelime dağarcığımızı zenginleştirmek için neler yapabiliriz?
Bol bol kitap okuyabiliriz, sözlüğümüzden yeni kelimeler öğrenebiliriz.

 

 

 

a) Aşağıdaki cümlelerde uygun yerlere virgül koyunuz.

– Samsun, Amasya, Erzurum, Sivas Millî Mücadele’de ön plana çıkan şehirlerimizdendir.
– Mustafa Kemal, 27 Aralık 1919’da Ankara’ya geldi, halk onu sevinç gösterileri ile karşıladı.
– Evet, yurdumuzu korumak için her türlü fedakârlığı yapmalıyız.
– Son düşman askeri ülkemizi terk edene kadar mücadeleye devam edeceğiz, dedi.
– Çalışmak, çalışmak, çalışmak! İhtiyacımız olan tek şey çok çalışmaktır.

b) Virgülün kullanımına örnek iki cümle yazınız.

Örnek olsun diye, örnek istemez ya, söylüyorum.
Bu gece eğlenceleri, içlerine sinmedi.

 

 

 

Elif kağnıyı çekmek için Kocabaş’ın yerine geçtikten sonra neler yaşanmış olabilir? Hikâye şeklinde yazınız.

Elif, Kocabaşın yerine geçmiş ve O’nu cepheye kadar zar zor çekmiş. Cepheye vardığından herkes çok şaşırmış. Çünkü, Elif kağnıyı çekiyormuş. Elif kağnısındaki cephaneyi askerlere vermiş. Askerlere yemek yapmış. Daha sonra Elif, yaralıların tedavisine yardım etmiş. Savaş bitmiş, zafer kazanılmış ve Elif gösterdiği bu mücadeleden dolayı herkesin takdirini kazanmış ve ardından memleketine geri dönmüş.

 

 

Eş Anlamlı ve Yakın Anlamlı Kelimeler

Eş anlamlı kelimeler, yazılışları ve okunuşları farklı olmasına rağmen aynı anlamı taşıyan kelimelerdir. Eş anlamlı sözcükler birbirlerinin yerine kullanılabilir. Eş anlamlılık çoğunlukla Türkçe sözcüklerle dilimize yabancı dillerden girmiş sözcükler arasındadır.

Örnek(ler)

» siyah – kara
» cevap – yanıt
» kalp – yürek – gönül
» kelime – sözcük
» ileti – mesaj
» özgün – orijinal
» dil – lisan
» bellek – hafıza
» uygarlık – medeniyet

» al – kırmızı
» misafir – konuk
» fiil – eylem
» model – örnek
» ölçüt – kıstas – kriter
» belgegeçer – faks
» ilginç – enteresan
» varsıl – zengin
» yoksul – fakir

 

>  Bazı durumlarda eş anlamlı kelimeler birbirinin yerini tutmayabilir:

Örnek(ler)

» Kara bahtlı bir adamdı.
cümlesindeki “kara bahtlı” söz grubu “kötü şanslı” anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla kara bahtlı yerine siyah bahtlı demek de anlamsız olur. Bu yüzden bu cümledeki “kara” kelimesinin eş anlamlısı “kötü” kelimesidir.

 

 

 

Yakın Anlamlı Kelimeler

Yazılışı ve okunuşu farklı olan, anlamdaş gibi göründüğü hâlde birbirinin yerini tamamen tutamayan, yani aralarında anlam ayrıntısı bulunan kelimelerdir. Bunlar çoğunlukla Türkçe kelimelerdir.

Örnek(ler)

» basmak – çiğnemek – ezmek
» tutmak – yakalamak
» korkak – çekingen

» saçmak – dağıtmak
» dargın – küskün – kırgın
» tanıdık – bildik

» Çiçeklere basmak.

» Çiçekleri çiğnemek.

» Çiçekleri ezmek.

 

 >  Yakın anlamlılıkta çoğu zaman sözcüğün cümledeki kullanımı belirleyici olmaktadır.

Örnek(ler)

“Yasaları çiğnemek” sözcük grubunda mecaz anlamda kullanılan çiğnemek sözcüğüyle basmakveya ezmek sözcüğü arasında yakın anlamlılıktan söz edilemez.

 

Zıt (Karşıt) Anlamlı Kelimeler

Anlamca birbirinin karşıtı olan, birbiriyle çelişen kelimelere zıt anlamlı kelimeler adı verilir. Türkçemizde her sözcüğün eş anlamlısı olmadığı gibi zıt anlamlısı da yoktur. Zıt anlamlı sözcükler genellikle nitelik veya nicelik bildiren sözcüklerde yani sıfat ve zarf özelliğindeki sözcüklerde bulunur.

Örnek(ler)

» uzak ↔ yakın
» bulanık ↔ berrak
» kirli ↔ temiz
» ileri ↔ geri
» güzel ↔ çirkin
» iç ↔ dış

» soğuk ↔ sıcak
» sık ↔ seyrek
» iyimser ↔ kötümser
» inmek ↔ çıkmak
» sağ ↔ sol
» zengin ↔ fakir

 

>  Bir sözcüğün olumsuzu, o sözcüğün zıt anlamlısı değildir.

Örnek(ler)

» gelmek – gelmemek (olumsuzu)
» gelmek – gitmek (zıt anlamlısı)

» kirli – kirsiz (olumsuzu)
» kirli – temiz (zıt anlamlısı)

>  Sözcüklerin karşıt anlamlı olabilmesi için her ikisinin de gerçek ya da mecaz anlamlı olması gerekir.

Örnek(ler)

» Dün akşam bize geldi. (gerçek anlam)
» Bu işin sonu nereye gider? (mecaz anlam)
Yukarıdaki cümlelerde gelmek ve gitmek birbirinin karşıtı değildir; çünkü gelmek gerçek anlamıyla, gitmek mecaz anlamıyla kullanılmıştır.

 

Eş Sesli (Sesteş) Kelimeler

Yazılış ve okunuşları aynı olan; ama anlamları birbirinden farklı olan sözcüklere eş sesli (sesteş) sözcükler denir. Bunlar yalın hâlde olabildikleri gibi ek almış hâlde de olabilirler.

Örnek(ler)

Yol
» Bu yolu takip etmemiz gerek. (yol: Bir yerden bir yere ulaşmak için üzerinde yürüdüğümüz yer) » Kardeşimle birlikte bahçedeki otları yolduk. (yolmak: Çekip koparmak)

Yüz
» Yüzü bana dönüktü. (yüz: Çehre, surat, sima)
» Düğününe yüz kişi gelmiş. (yüz: Doksan dokuzdan sonra gelen sayı)
» Kıyıda iki çocuk yüzüyordu. (yüzmek: Suda ilerlemek)
» Koyunun derisini yüzdüler. (yüzmek: Derisini çıkarmak, soymak)

El
» Telefonu bütün gün elinden bırakmadı. (el: İnsanın tutmaya ve iş görmeye yarayan organı)
» Eller ne derse desin, önemli değil. (el: Yabancı)

 >  Dilimizde düzeltme işareti ( ^ ) olan sözcüklerde okunuşları, yazılışları ve anlamları farklı olduğu için sesteşlik özelliği aranmaz.

Örnek(ler)

» Hava soğuktu kar yağıyordu.
» Bu seneki kârımız iyi.
» ama – âma              » hala – hâlâ              » aşık – âşık              » adet – âdet            » yar – yâr

 

 >  Bir sözcüğün temel anlamıyla yan anlamı arasında sesteşlik özelliği aranmaz. Çünkü bu tür sözcükler arasında anlam bağlantısı kopmamıştır.

Örnek(ler)

» Karabatak suya daldı.
» Uzmanlığını hangi dalda tamamladı? Bu cümlelerde dal sözcükleri birbirinin sesteşi değildir; çünkü birinci cümlede dal sözcüğü gerçek anlamıyla, ikinci cümlede dal sözcüğü ağacın bir organı olan dal sözcüğünün yan anlamıyla kullanılmıştır.

 

>  Bir sözcüğün temel anlamıyla mecaz anlamı arasında sesteşlik özelliği aranmaz.

Örnek(ler)

» Kuru otlar, bir kibrit değse tutuşuverecekti. (Temel anlam)
» Bu yazarın kuru bir anlatımı var. ( Mecaz anlam)

 

Genel ve Özel Anlamlı Kelimeler

Söylenişte tekil olmasına rağmen anlamca geniş kapsamlı olan sözcüklere genel anlamlı sözcükler; anlamca daha dar kapsamlı olan sözcüklere ise özel anlamlı sözcükler denir.

Örnek(ler)

» varlık – canlı – bitki – çiçek – papatya
GENEL  . . . . . .    . . . . .  ÖZEL
Yukarıdaki örnekte sözcükler genelden özele doğru sıralanmıştır. Buradaki sözcüklerin en genel anlamlısı “varlık”tır, en özel anlamlısı ise “papatya”dır. Yine bu örnekte “çiçek” sözcüğü, “bitki” sözcüğüne göre daha özel anlamlıdır; “çiçek” sözcüğü, “papatya” sözcüğüne göre daha genel anlamlıdır.

Somut ve Soyut Anlamlı Kelimeler

1. Somut Anlamlı Kelimeler

Beş duyu organımız olan göz, deri, kulak, dil ve burundan en az biriyle algılayabildiğimiz varlıkları karşılayan sözcüklere “somut anlamlı sözcükler” denir. Bir başka deyişle elle tutup gözle görebildiğimiz, koklayıp tadabildiğimiz veya koklayabildiğimiz varlıkları karşılayan kelimelerdir.

Örnek(ler)

» Rüzgâr, yağmur, soğuk, sıcak, ekşi, acı (tat), çiçek, gürültü, aydınlık, karanlık, mavi, koku, uzun, deniz…
Yukarıdaki kelimeler beş duyu organımızdan en az biriyle algılanabilir. Sıcak, soğuk, rüzgâr dokunmayla; gürültü işitmeyle; mavi, uzun, deniz, çiçek görmeyle algılanabilir. Bu yüzden bu sözcükler somuttur.

2. Soyut Anlamlı Kelimeler

Beş duyu organımızdan herhangi biriyle algılayamadığımız kavramları ifade eden sözcüklere “soyut anlamlı sözcükler” denir.

Örnek(ler)

» Kin, iyilik, kötülük, nefret, kıskançlık, ayrılık, özlem, aşk, sevgi, acı (üzüntü), mutluluk, vicdan, umut, sevinç, keder…
Yukarıdaki kelimelerin hiçbiri beş duyu organımızla algılanamaz. Örneğin “nefret” dokunulabilen, görülebilen, duyulabilen, koklanabilen veya tadılabilen bir varlık değildir. Bu yüzden soyuttur.

 >  Somut anlamlı sözcüklerle soyut anlamlı sözcükler arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Ancak aktarmaların temeli sayılan “somutlaştırma” olayında somut-soyut ilişkisi kurulmaktadır.

Nicel ve Nitel Anlamlı Kelimeler

1. Nicel Anlamlı Kelimeler

Kavramların sayılabilen, ölçülebilen, azalıp çoğalabilen özelliklerini gösteren sözcüklere nicel anlamlı sözcükler denir.

Örnek(ler)

» Bu binadaki dairelerin oldukça geniş odaları var.
» Ağacın uzun dallarını testereyle kestim.
» Okul, yüksek binaların arasında kalmış.
» Sırtında ağır bir çantayla güç bela yürüyordu.
» İşyerime yakın bir ev satın almak istiyorum.
Yukarıdaki örneklerde koyu yazılan sözcükler – odanın genişliği, dalların uzunluğu, binaların yüksekliği, çantanın ağırlığı, evin yakınlığı – ölçülebilir özellikleri gösterdiği için nicel anlamlıdır.

2. Nitel Anlamlı Kelimeler

Varlıkların nasıl olduğunu, niteliğini gösteren; sayılamayan, ölçülemeyen bir değeri, özelliği ifade eden sözcüklere “nitel anlamlı sözcükler” denir.

Örnek(ler)

» Ekşi yoğurdu ayran yaparak değerlendirebilirsin.
» Annemin lezzetli yemekleri burnumda tütüyor.
» Güleç yüzüyle çevresine neşe saçıyordu.
» Cimri insanların kimseye hayrı dokunmaz.
» Okula yırtık ayakkabılarla gidiyordu.
Yukarıdaki örneklerde koyu yazılan sözcükler – yoğurdun ekşiliği, yemeklerin lezzetliliği, yüzün güleçliği, insanların cimriliği, ayakkabıların yırtıklığı – ölçülemeyen özellikleri, nitelikleri ifade ettiği için nitel anlamlıdır.

 >  Sözcükler cümle içindeki kullanımına göre bazen nicel bazen de nitel anlamlı olabilir.

Örnek(ler)

» Okul yıllarında onunla yakın arkadaştık. (nitel anlam)
» Stadyum evimize çok yakındı. (nicel anlam)
Birinci örnekteki “yakın” sözcüğü “içten, sıkı” anlamında kullanılmıştır. İki arkadaş arasındaki yakınlık belli bir ölçü aletiyle ölçülemez. Bu yüzden yakın sözcüğü nitel anlamlı bir sözcüktür. İkinci örnekteki “yakın” sözcüğü ise, ölçülebilir bir özellik olduğu için nicel anlamlıdır. Evin stadyuma olan uzaklığı metreyle ölçülebilir.

 

» Annesinin güzel gözleri vardı. (nitel anlam)
» Bu işten güzel para kazanmışlar. (nicel anlam)
Birinci örnekteki “güzel” sözcüğü, ölçülemeyen bir nitelik bildirdiği için nitel anlamlıdır. Gözlerin ne derece güzel olduğunu ölçen bir alet yoktur. İkinci örnekteki “güzel” sözcüğü ise “çok” anlamında kullanılmıştır. Paranın ne kadar kazanıldığı hesaplanabileceği için “güzel” sözcüğü nicel anlamlıdır.

Neden-Sonuç (Sebep-Sonuç) Cümleleri

Bir eylemin hangi gerekçeyle veya hangi sebeple yapıldığını bildiren cümlelere neden-sonuç (sebep-sonuç) cümleleri denir. Bu cümlelerin yüklemine “niçin?” , “neden?” soruları sorulduğunda bu sorular cevapsız kalmaz. Neden-sonuç cümleleri iki bölümden oluşur: Birinci bölüm neden (sebep), ikinci bölüm ise sonuç bildirir. Genellikle “için, -den, -diğinden, ile” gibi ekler ve edatlar kullanılır.

Örnek(ler)

» Hasta olduğu için okula gelememiş.
Yukarıdaki cümlede yükleme “neden gelememiş?” sorusunu yönelttiğimizde “hasta olduğu için” cevabını alıyoruz. Yüklemin yapılış sebebi bildirildiği için bu cümle sebep-sonuç cümlesidir.

» Okulların açılmasıyla masraflar arttı.
» Seni uyandırmayalım diye radyoyu açmadık.
» Yağmur yağınca maç iptal oldu.
» Malzeme yetersizliğinden inşaat yarım kaldı.

>  Neden-sonuç ilişkisi bağımsız iki cümle ile de ifade edilebilir.

Örnek(ler)

» Çiçekleri gece sula; daha çabuk büyür.
» Bir daha böyle konuşma; beni üzüyorsun.

Bu örneklerde birinci cümlede ifade edilen eylem, ikinci cümlede ifade edilen eylemin nedeni durumundadır. Buna “gerekçe” de denmektedir. Bu tür ifadelerde sebep cümlesi ile sonuç cümlesinin yerleri değiştirilebilir.

Amaç-Sonuç Cümleleri

Eylemin hangi amaca bağlı olarak gerçekleştiğinin belirtildiği cümlelere amaç-sonuç cümleleri denir.

>  Amaç-sonuç cümleleri, eyleme sorulan “hangi amaçla?” sorusuna cevap verir.

 >  Bu tür cümlelerde de “için, diye, üzere” gibi edatlardan yararlanılır.

Örnek(ler)

» Sınavı kazanmak için çok çalışmış.
Yukarıdaki cümlede yükleme “hangi amaçla çalışmış?” sorusunu yönelttiğimizde “sınavı kazanmak için” cevabını alıyoruz. Yüklemin yapılış amacı bildirildiği için bu cümle amaç-sonuç cümlesidir.

» Bildiklerini anlatmak üzere karakola başvurdu.
» Kilo vereyim diye spor yapıyor.
» Yazar, eleştirmene şirin görünmek maksadıyla iki yüzlü davranıyor.
» Ona sık sık öğüt verirdi; iyi bir insan olsun diye.            (dilbilgisi.net)

BÜYÜK HARFİN KULLANILDIĞI YERLER ve NOKTALAMA İŞARETLERİ

>>Büyük Harfin Kullanıldığı Yerler ve Noktalama İşaretleriyle İlgili ÖZEL DERS NOTU İçin BURAYA TIKLAYIN.

 

 

 

 

 

 

 

    

 

Ölçme-Değerlendirme

 

  Bireysel öğrenme etkinliklerine yönelik Ölçme-Değerlendirme

  Grupla öğrenme etkinliklerine yönelik Ölçme-Değerlendirme

  Öğrenme güçlüğü olan öğrenciler ve ileri düzeyde öğrenme hızında olan öğrenciler için ek Ölçme-Değerlendirme etkinlikleri

  • Kurtuluş Savaşı’nda kadın kahramanlarımız hakkında bilgi veriniz.
  • “Kara,uzak,yas,güçlü”kelimelerinin eş anlamlılarını söyleyiniz.
  • Eş anlamlı sözcüklere 5 örnek verip cümle içinde kullanınız.

 

Dersin Diğer Derslerle İlişkisi

 Okurken sesli okuma kurallarına, yazarken imla ve noktalamaya diğer derslerde de dikkat etmeleri sağlanır.

 

 

 

Plânın Uygulanmasına İlişkin Açıklamalar

 

 

 

 

Öneri ve yorumlarınız için: Tayfun BAŞDEMİR                                        

                                              Türkçe Öğretmeni                                                                                                                                                                                                   

 

                                                                                                                 Okul Müdürü  

Lütfen kaynak belirtmeden paylaşmayınız.

KAYNAK: Tayfun BAŞDEMİR

KAYNAK: Facebook TÜRKÇE ÖĞRETMENLERİ "Evrak ve Bilgi Paylaşımı" Grubu