4. Sınıf Çocuk Kulübü Drama Planı

4. Sınıf Çocuk Kulübü Drama Planı dosyası 26-04-2019 tarihinde İlköğretim-4 kategorisinin.
Açıklama 4. Sınıf Çocuk Kulübü Drama Planı
Kategori 4. Sınıf YGS-LYS
Gönderen abdullahdemir57
Eklenme Tarihi 26-04-2019
Boyut 157.05 K
İndirme 7

Dosyayı İndir

Dosyaya puan ver
0 / 5 (toplam 0 oy)

Arşivi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BEŞİKTAŞ İLKOKULU

 

 

2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

 

DRAMA DERSİ

 

EĞİTİMİ DESTEKLEYİCİ KULÜP ÇALIŞMASI

 

 

 

 

                                                                               4-D SINIF ÖĞRETMENİ: SELMA ZERMAN

 

 

 

 

 

 

 

 

HAFTA

TARİH

YAPILACAK ÇALIŞMALAR  /   İŞLENECEK KONULAR

1

09.02.2015

TANIŞMA VE ISINMA OYUNLARI

 

10-11-12/02/2015

-YARATICI DRAMAYA KATILMAYA İSTEKLİ OLMA

-YARATICI DRAMAYI TANIMA

-YARATICI DRAMAYI SEVME

 

 

 

2

16-19 /02/2015

RAHATLAMA OYUNLARI

-YENİ DURUMLARA UYMAYA İSTEKLİ OLUR

3

23-26/02/2015

İMGELEMİ GELİŞTİRMEK

-ETKİNLİKLERDE KİŞİSEL YETENEK VE BECERİLERİNİ GELİŞTİRİR.

 

 

 

 

 

 

4

2-5/03/2015

DUYU VE DEVİNİM OYUNLARI

-DUYULARIN GELİŞİMİNİ SAĞLAYARAK KENDİNİ VE ÇEVRESİNİ TANIR,ANLAMLANDIRIR,KEŞİFTE BULUNUR

 

 

 

 

 

 

5

9-12/03/2015

BİRLİKTE KEŞFETME

-BİRBİRLERİNİ DAHA İYİ TANIRLAR

 

 

 

 

 

 

6

16-19/03/2015

ÖYKÜ KURMA

-SÖZEL VE HAREKETSEL GELİŞİM

 

 

 

 

 

 

7

23-26/03/2015

RİTMİK VE DEVİNİM OYUNLARI

-SÖZEL VE BEDENSEL İFADE GELİŞİMİ

 

 

 

 

30/03

 

8

03/04/2015

SÖZCÜKLERİN GÜCÜ

-KONUŞMANIN ÖNEMİ VE ETKİSİ

 

 

 

 

 

 

9

6-9/04/2015

DOĞAYI KEŞFETME

-DOĞANIN İÇİNDE KENDİSİNİ VE ÇEVRESİNİKEŞFETME

 

 

 

 

 

 

10

13-16/04/2015

YAZMA YETENEĞİNİN GELİŞİMİ

-YARATICILIĞI GELİŞTİRME VE YAZINSAL GELİŞİM

 

 

 

 

 

 

11

20-23/04/2015

GÖSTERİYE HAZIRLANMA

-SÖZEL VE HAREKETSEL GELİŞİMİ SAĞLAMA

 

 

 

 

27-30/04/2015

 GÖSTERİYE HAZIRLANMA

-SÖZEL VE HAREKETSEL GELİŞİMİ SAĞLAMA

12

 

 

 

 

 

13

4-7/05/2015

YIL SONUNDA OYNANACAKOYUNU TANIMA

-SÖZEL VE HAREKETSEL GELİŞİMİ SAĞLAMA

 

 

 

 

 

 

14

11-14/05/2015

YIL SONUNDA OYNANACAK

OYUNU TANIMA

-SÖZEL VE HAREKETSEL GELİŞİMİ SAĞLAMA

 

 

 

 

 

YIL SONU ETKİNLİĞİNDE OYNANACAK OYUNUN KOSTÜM VE DEKORUNU TASARLAMA

-SÖZEL VE HAREKETSEL GELİŞİMİ SAĞLAMA

15

18-21/05/2015

 

 

 

 

16

25-29/05/2015

DEĞERLENDİRME ÇALIŞMALARI

 

 

 

 

 

 

 

İLKÖĞRETİMDE DRAMA ÇALIŞMASI

Eğitim sistemimize sunulan en büyük eleştiri, Çocukların ezberci eğitimle yetiştiriliyor olmalarıdır. Geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızın sosyal, kendine güvenen, yaratıcı, kendini ifade edebilen, başkasını dinleyen ve anlayan, paylaşan, eşitlikçi bireyler olarak yetişmeleri için drama en önemli eğitim seçeneklerinden birini oluşturmaktadır.

NEDEN DRAMA?
Çocuklar dramayı çocuklar; gerçek dünyaya ait kendi gözlem ve deneyimleriyle hayali bir dünya yaratmak için kullanırlar. Bu hayali dünyada; yaratarak, gelişerek, yansıtarak kendisini, arkadaşlarını, ailesini, çevresini tanır ve anlar.
Dramanın en önemli özelliklerinden biri de çocukları grup çalışmalarına yönelterek karşılıklı güven ve dayanışma yeteneklerini geliştirmektir. Bu yolla çocuk; grup içinde her bireyin önemini fark edecektir.

DRAMA VE DRAMANIN EĞİTİMDEKİ YERİ
Drama aynı zamanda kendi başına çocuğun kişisel gelişimi için kullanılır. Drama gerçek dünya deneyimleriyle hayal gücünün bir araya geldiği bir yerdir. Drama; sanat, müzik, dansla pek çok ortak noktada buluşur. Bu buluşmadan bir gösteri ortaya çıkabilir.

 

ÇOKLU ZEKA EĞİTİMİNDE DRAMANIN YERi
 


- Çoklu zeka kuramına göre insan beyni,
* Sözel- dilsel zeka,
* Mantıksal- matematiksel zeka,
* Görsel- uzamsal zeka,
* Müziksel- ritmik zeka,
* Bedensel - kinestetik zeka, .
* Doğa zekası,
* Kişiler arası zeka
* İçsel zeka alanlarını içermektedir.

 



DRAMA NEDiR?
Drama sözcük anlamı olarak hareket etmek, eyleme geçmektir. Drama dersi de çocuğu harekete geçirerek öğretmeyi amaçlar. Çocuklar, sıralarında oturmak yerine eylem içerisinde farkına varır, anlar ve öğrenirler. Oyun; çocuğun harekete geçtiği ilk etkinliktir. Çocuğun eylem içinde öğrenmesini amaçlıyorsak onun eğlenme biçimini kullanmamız gerekir. Bu da oyunla gerçekleşir. Aslında drama dersini oyun dersi gibi düşünmek gerekir. Bilgiyi çocuğun dünyasına uygun hale getirerek ve onun öğrenme biçimini kullanarak ona vermektir aslında drama.
 

YARATICILIK NEDiR?
Öğrenen, düşünen, gelişen dönüştürebilen çocuk, yaratıcılığını da kullanarak insana özgü olan özelliğini fark ederek çeşitli ürünler sunacaktır


DRAMATİZASYON VE DRAMA NEDEN KARIŞTIRILIYOR?
Dramatizasyon, çocuğa verilen bir konuyu çocuğun jest ve mimiklerini kullanarak canlandırmasını istemektir. Ama bizim burada söz ettiğimiz drama yaratıcı drama yöntemi çocuğa neyi nasıl oynayacağını söyler ve onu rahat bırakır. Dramatizasyon doğaçlamaya izin vermez.

Drama da öğretmen de oyunun bir parçasıdır.

DOĞAÇLAMA NEDiR?
Çocukların kendi aralarında oynadıkları oyunları gözlemlerseniz tamamen doğaçlama bir durumun içinde olduklarını göreceksiniz. Önceden öğrendikleri bilgileri yeni bir duruma uydurma ve bu duruma uyum sağlayıp yaratıcılıklarını kullanarak eğlendiklerini göreceksiniz. Işte bu duruma biz doğaçlama diyoruz. Önceden planlanmamış sadece anında gelişen oynama halidir doğaçlama.
Yapacağınız ilk doğaçlama çalışmalarında çocuklar kendi aralarında oynadıkları gibi rahat olmayacak, çekingen davranacaklardır. Çünkü kendi aralarında oynadıkları oyunlarda karşılarında seyirci yoktur. Fakat şemdi oyunlarını seyirci karşısında sergilerler. Çocuklar bu durumu kısa sürede aşacaklardır ve onların ne kadar yaratıcı olduklarını gördükçe şaşmamak elde değildir.

DRAMANIN ÇOCUĞUN GELİŞİMİNE KATKILARI NELERDiR?
 


* İmgelem (hayal) gücünde gelişme
* Bağımsız düşünebilmede gelişme
* İş birliği yapabilme özelliğinde gelişme
* Sosyal ve psikolojik duyarlılıkta gelişme
* Konuşma becerisinde gelişme
* Sözcük dağarcığında gelişme
* Düşüncelerin yazılı ve sözlü anlatımında gelişme
* Dinleme becerisinde gelişme
* Okuma ve yazma becerisinde gelişme
* Yaratıcılık ve estetik gelişimini sağlama
* Etik değerlerinin gelişmesine olanak sağlama
* Kendine güven duyma karar verme becerilerinde gelişme
* Çevresindeki canlı ve cansız varlıkları tanıma ve algılamada gelişme
* Özellikle doğaçlama çalışmalarında iç tepkilerinden ve dürtülerinden yaralanmada gelişme kendini tanıma sürecini başlatır, kendine güven duygusu gelişir.

 


 

DRAMA ARAÇ GEREÇLERi NELERDiR?
Çocuğun kullanmak isteyeceği araç ve gereçler, günlük hayatımızda kullandığımız her şey olabilir.

 

DRAMA ÖGRETMENİNİN ÖZELLİKLERİ NELER OLMALIDIR?
* Drama öğretmeni bir dost bir arkadaş gibi olmalıdır. Oyun alanında o da oyunculardan birine dönüşmelidir.
* Drama öğretmeni kusur, yanlış ve doğru aramamalıdır.
* Drama öğretmeni düzgün akıcı bir dil kullanmalıdır.
* Drama öğretmeni sabırlı olmalı ve oyun oynamayı sevmelidir.
* Drama öğretmeni her öğrencinin kendine ait bir dünyası olduğunu unutmamalı ve bu dünyaya saygı duymalıdır.
* Drama öğretmeni sıkılmadan her çocuğu dinlemelidir.
* Drama öğretmeni öğrenmeli ve öğretmelidir. Ama öğretirken de öğrendiğini unutmamalıdır.

DRAMA OYUN ALANI NASIL OLMALIDIR?
Oyun alanı öncelikle temiz olmalıdır. Çocukların yere yatacağı ve oturacağı düşünülerek yerlere minder konmalıdır. Oyun alanının temizliği için her çocuğun özel ayakkabıları, çorapları, patikleri ve pisipisileri olmalıdır.
 


* Oyun alanı yeterince boş bir alan olmalıdır.
* Oyun alanı gürültüden korunmalıdır.
* Oyun alanı normal sıcaklıkta olmalıdır.
*' Oyun alanının aydınlatması iyi olmalıdır.
* Oyun alanında çocuk kendini güvende ve rahat hissetmelidir.
* Oyun alanında çocukların fizikselolarak zarar görebileceği eşyalar olmamalıdır.

 


 

DRAMA DERSİNİN DEGERLENDİRİLMESİ NASIL OLMALIDIR?
 


* Dramaya aktif olarak katılıyor mu?
* Dramaya katılımda istekli mi?
* Drama dersine yönelik olarak olumlu bir tutuma sahip mi?
* Dramaya katılırken iş birliği içerisinde mi?
* Ikili, küçük gruplar ya da tüm sınıfla birlikte çalışabiliyor mu?
* Sözel ve hareketsel yollarla kendini ifade edebiliyor mu?
* Duygularını, düşüncelerini, yaşantılarını ve olayları ifade etme yeteneği gelişiyor mu?
* Drama yolu ilegirişkenliği gelişiyor mu? .
* Iletişim kurma becerileri artıyor mu?
* Konuştuğu dili kullanma yeteneği gelişiyor mu?
* Problem çözme ve karar verme yetisi gelişiyor mu?
* Doğaçlama oyunları oynamaya istekli mi?
* Anında, kendiliğinden davranabiliyor mu?
* Somut - soyut arasında ilişki kurabiliyor mu?
* Sembolik gösterimleri algılayıp aktarabiliyor mu?
* Yaratıcı ve hayal gücüne dayalı roller üretebiliyor mu?
* Bireysel yaratıcılığını ve hayal gücünü drama ortamına tümüyle aktarabiliyor mu?
* Bedenini ses, jest, mimik ve sözel olarak roldeki ya da öyküdeki duygu ve hareketlere uygun olarak ifade edebiliyor mu?
* Kuklayı kullanarak bir karakter yaratabiliyor mu?
* Grup önünde ya da gerekirse seyirci önünde oynayabilme rahatlığına sahip mi?
* Grupla birlikte düşlerini, duygularını ve rollerini tartışabiliyor mu?


 

YARATICI DRAMA AŞAMALARI

 

A - ) Isınma  ( Yürüme – Koşma – Duyumsama )

B - ) Canlandırma ( Doğaçlama – Rol Yapma )

C - ) Değerlendirme

 

 Bir nesneyi gerçek işinde kullanma düşünmedir. Ama nesneyi gerçek işinden farklı olarak kullanmaya yaratıcı düşünme denir.

 

 ISINMA ÇALIŞMALARI

 

* TANIŞMA : Halka biçiminde durulur. İlk başlayan isminin ilk harfi ile başlayan bir özellik veya sıfat ile birlikte kendi adını söyler. Sonra her sırası gelen kendinden önce gelenlerin sıfat ve isimlerini ve sonra da kendi sıfat ve isimlerini söyler.

 

* MEYVE SEPETİ : Halka olunur lider herkese renk, sayı, özellik ya da herhangi bir kavram verir. Sonra bir ebe seçilir. Ebe ortaya geçer. Ortak özelliğe sahip olanların yer değiştirmesini söyler. Boş yere geçmeye çalışır. Mevsimleri, sayıları, tek-çift sayıları, kişilik özellikleri, İngilizce kavramlar verilirken oynanabilir.

 

* KATİL KİM : Herkes ortamda serbestçe dolaşırken, lider komut verince, gözler kapanır. Lider bir kişiye dokunarak katili belirler. Gözler açılır, yine alanda serbest dolaşılır. Katilin göz kırptığı kişi öldüm diyerek oyundan çıkar. Katili doğru ya da yanlış olsa da tahmin eden kişi lidere söyler ve o da oyundan çıkar. İkinci yolu da halka olunur, lider birini ebe seçer. Ebe gözünü kapar. Grup sessizce katili seçer. Katil göz kırpar. Ebe katili tahmin etmeye çalışır. Göz göze iletişimim önem kazandığı yerlerde kullanılır.

 

* KURTLA KUZU : Herkes halka şeklinde kol kola girer, kenetlenir. Bir kişi kuzu ve bir kişi de kurt seçilir. Kurt halkanın dışına çıkar. Grup kuzuyu korumaya çalışır. Grup halinde hareket ederler. Yardımlaşma, birlikte hareket etme amaçlanır.

 

* HIRSIZ POLİS : Herkes halka şeklinde dizilir. Bir kişi hırsız , bir kişi polis olarak seçilir. Polisin gözleri bağlanır. Halka halinde olan öğrenciler duvar rolü oynarlar. Polis “Neredesin?” diye bağırır. Hırsız her defasında “Buradayım.” diye ses verir. Poliste sese göre hırsızı bulmaya çalışır. Amaç; duyuları kullanarak çalışma yapabilme.

 

* GÖRMEDEN GEZDİRME : Gruptakiler ikişer ikişer eşlenir. Önce birinciler gözlerini kaparlar, eşlerini el ve kollarından tutarak, ortamda kimseye çarptırmadan sadece konuşarak yönlendirmeye çalışır. Sonra sadece eşinin omzundan tutarak, en sonda aynı işlemi parmak uçları değecek şekilde tekrarlanır. Sonra eşler rolleri değişir. Bir adı da güven oyunudur. Hayal gücünü kuvvetlendirmede, tasvir etme yeteneğini geliştirmede, yön duyguları ve sağ sol kavramını geliştirmede, fen bilgisinde canlı cansız varlıkları anlatmada, müze çalışmasında kullanılabilir.

 

* ÇIĞLIK OYUNU : Halka olunur. Herkes önce yere bakar. Liderin komutu ile herkes ya sağa ya sola ya da karşıya bakar. Göz göze gelenler o anda çığlık atıyor. Çığlık atanlar oyundan çıkar.

 

* ADAM ASMACA : Atasözleri ve deyim bulmak için kullanılır. Her öğrenciye bir atasözünü oluşturan harfler sırası ile kapalı olarak dağıtılır. Ebe olan kişi sesli ve sessiz harfleri söyleyerek bilinen harfler açılır. Ebe de bu atasözünü bulmaya çalışır.

 

* ATASÖZÜ BULMACA : Değişik atasözleri sözcüklerine ayrılır. Her öğrenciye bir sözcük verirler. Lider atasözünden bir sözcük söyler diğer öğrencilerde bu atasözünü tamamlamaya çalışır.

 

* ARASÖZÜ VEYA DEYİMİ CANLANDIRMA : Verilen atasözlerinin nereden çıktığını ya da anlamları konusunda canlandırma yaparlar. ( Ağzından baklayı çıkarmak, işin püf noktası, çizmeden yukarı aşmak, … )

 

* EŞİNİN ELİNİ TANIMA : Herkes eşleştirilir. Eşinin elini iyice inceler. Sonra bir kişi ebe olur. Ebe olan dışarı çıkarılır. Grup içinde yer değiştirilir. Ebe gözü kapalı olarak gruba geri döner ve eşinin elini tanımaya çalışır.

 

* HAYALİ İP ATLAMA ÇALIŞMASI : İki kişi ipi tutarmış gibi yapar. Diğerleri de sıraya geçer. Atlamaya çalışırlar. İkili atla çık yapılır, ip terse çevrilir, öyle atlanır.

 

* KUŞ KARESİ ( EV SAHİBİ – KİRACI ) OYUNU : Üçerli gruplar yapılır, İki kişi yanlarda el ele tutuşur, ortaya birini alır. Bir kişi ebe seçilir. Ebe iç dediği zaman; iç kollar açılır (ortadakiler) halkanın içinden yer değiştirmeye çalışırlar. Ebe de onların yerine geçmeye çalışır. Dış dendiğinde dış taraftaki kollar açılır. Ortadaki dıştan yer değiştirmeye çalışır. İkisi birden dendiğinde iki kol birden açılır. İçten ve dıştan çıkabilir. Hop dendiğinde herkes başka bir üçlü yapmaya çalışır. Bu oyun kız erkek ayrımını aşmada kullanılır. Tek-çift, tekil-çoğul, dünya tabakaları ( iç ve dış tabakalar ) öğretmekte kullanılabilir.

 

* İMAJİNASYON ( GÖZLEM ) ÇALIŞMASI : Gruptan yedikleri bir şeyi canlandırması istenir diğerleri de bunu bilmeye çalışır.

 Verilen bir objeyi kaç farklı şekilde kullanabileceklerini canlandırırlar. ( Diyelim bir fular çiçek, bant, yara bantı, başörtüsü, toz bezi …. olarak kullanılabilir.

 

* EYLEM ÇALIŞMASI : 1 dakikalık eylem çalışması yapılır. Herkes ayrı bir eylemi canlandırır ama bu eylem canlandırılırken bir çatışkı yaşanmalıdır. Örnek eylemler :

  


             - Televizyon seyretme

 - Sıkıcı bir seminerdesin

           - Garson servis yapıyor.

            - Pazardan döndün kapıyı çalıyorsun

 - Çocuğunuzu susturmaya çalışıyorsun

 - Kartopu oynuyorsun

 - Doğum sancısı çekiyorsun

 - Kopya çekmeye çalışan bir öğrenci

 - Düğünde uyuyorsun

 - Can sıkıntısı yaşayan biri

 - Telefon konuşması yapıyorsun

 - Kapıyı açacaksın anahtarı bulamıyorsun

           - Yağmurlu bir günde yürüme

 - Yemek yapma

 - Güneşleniyorsun

 - Ders anlatıyorsun

 - Futbol oynuyorsun

 - Temizlik yapıyorsun

 - Sigara içme

 - Ders çalışma

           - Çay demleme

 - Araba kullanma

 - Durakta bekleme

            - Kahve yapma


 

* HİKAYE OLUŞTURMA : İlk başta lider bir cümle söyler. Herkes bir cümle daha ekler. Hep birlikte bir hikaye oluşturulur.

 

* FOTOĞRAFTAN DRAMA YAPMA : Birer fotoğraf verilir ve bu fotoğraftan canlandırma yapmaları  istenir.

 

* ARKADAŞINI SEVER MİSİN ? : Grup halka şeklinde sıralanır. Ortada bir kişi ebe olur. Ebe bir kişiye; “ Ayşe arkadaşını sever misin? “ der. Ayşe: “ Kimi? “ der. Ebe de başka birinin adını söyler. Bu iki kişi yer değiştirmeye çalışırken ebe onların yerine geçmeye çalışır.

 

* GRUP OLARAK KÖŞE KAPMACA : Beş gruba ayrılır. Bir grup ortada ebe grubu olur. Grup halinde yer değiştirmeye çalışılırken diğerleri grup halinde onların yerine geçmeye çalışır.

 


* YAPIŞKAN KAĞITLAR : İki gruba ayrılınır.

* KORUYUCU VE KORKULACAK KİŞİ SEÇME :

* ELEKTRİK AKIMI :

* SADECE A VE O SESLERİNİ KULLANARAK CANLANDIRMA :

* ARTİKÜLASYON ÇALIŞMASI :

* ŞİİRDEN DRAMA :

* TEKERLEMELER İLE EYLEMLER :


 

1.SELAMLAŞMA

Amacı:Görsel ve işitsel belleği geliştirmek,insanlar arasındaki iletişimi geliştirmek.

Hedef-Davranışları: Görsel ve işitsel hafızayı güçlendirebilme.

                      Grupla iletişim kurabilme.

                  İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                                 Kendini ifade etme

Oyunun İşlenişi:Öğrencilerden daire şeklini almaları istenir.Her öğrenciye konuyla alakalı isim verilir.Her öğrenci herhangi bir öğrenciye adını söyleyerek tokalaşır.Bu birkaç defa tekrarlanır.Sonra bir öğrenci diğerlerinin isimlerini söyleyerek alanlarına göre gruplandırır.

Transfer:Öğrencilere bir yıldaki aylar veya mevsimlere göre meyve,sebzeler kavratılmak istendiğinde bu çalışma yaptırılabilir.

Tartışma Soruları:Selamlaşma sonunda ne hissettin?

                              Selam verdiği halde,selamına karşılık alamayan bir kişi ne hissedebilir?

                              Siz insanlarla nasıl selamlaşıyorsunuz?

 

 

2.KALE OYUNU

Amaç:Sınıflandırma ve tanıma özelliklerini,zihinsel ve görsel belleği geliştirmek.

Hedef-Davranışları: Görsel ve zihinsel hafızayı güçlendirebilme.

                  Benzerlik ve farklılıkları görerek sınıflandırabilme.

                                        İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                                 Kendini ifade etme

                  Hızlı düşünme ve uygulama becerisi kazanabilme.

Oyunun İşlenişi:Öğrenciler 4’er ya da 5’erli gruplar halinde el ele tutuşturulur.Bir kaçan bir de kovalayan iki öğrenci seçilir.Grup üyelerine isimler verilir.Kaçan öğrenci seçtiği bir grubun tüm üyelerinin adlarını bilmeye çalışır.Eğer bilirse grubun sonuna eklenir.Grubun başındaki öğrenci kovalayan,kovalayan öğrenci kaçan durumuna geçer.Oyun böyle devam eder.Oyun sonunda bir öğrenci tüm öğrencileri adlarını söyleyerek alanlarına göre gruplandırır.

Transfer:Türkiye’deki bölgelerin tarım ürünlerinin kavratılmasında uygulanabilir.

Tartışma Soruları:Kaçan durumundayken neler hissettin?

                              İsimleri akılda tutabilmek kolay bir beceri mi?

 

3. RİTİMLE İSİM ÇALIŞMASI

Amaç: Öğrencinin topluluk karşısında kendine güvenerek kendini ifade etmesini sağlamak.

Hedef-Davranışları: İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                                 Kendini ifade etme

               Dikkatini ritme yoğunlaştırabilme.

Oyunun İşlenişi: Öğretmen etkinliğin nasıl yapılacağını örnek olması açısından kendisi birkaç kez ismiyle ritm tutarak yapar. Yaptığı ritm çalışmasını önce birkaç kişiye yaptırır; sonra grubun tümünü etkinliğe katar. Birinci kişi ismiyle ritm tutarak etkinliği başlatır. Aynı şeyi sırayla herkes yapar. Burada önemli olan nokta ritmin bozulmadan sıranın sonuna kadar gitmesidir. Etkinlikte öğretmen isterse aktif rolde olabilir. Öğretmen etkinlik bitiminde herkese ismine uygun veya sevdiği bir şarkının ritmine kendi isimlerini uydurmalarını söyler. İsteyen öğrencilere veya kendisinin seçtiği bir öğrenci bu etkinliği yapar.

Transfer:Müzik dersinde notaların öğretilmesinde uygulanabilir.

Tartışma Soruları: İsimlerimiz olmasaydı ne olurdu?

                               İsmin senin yaptığın ritmle söylense ne hissedersin?

 

4.SES EFEKTLERİ ÇALIŞMASI

Amaç: Bireyin çevresinde duyduğu seslere karşı daha duyarlı ve dikkatli olmasını sağlamak,hayal gücünü geliştirmek,sesleri,eşyaları…. zihninde canlandırılmasını sağlamaktır.

Hedef-Davranışları: Zihinsel hafızayı güçlendirebilme.

                                 İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                                 Dikkatini bir noktaya yoğunlaştırabilme.

               Söylenen kavramları,eşyaları, olayları… zihninde canlandırabilme.

Oyunun işlenişi: Öğretmen sınıftaki herkesin rahat bir şekilde oturmalarını ve gözlerini kapatmalarını söyler. Öğrencilerden sessiz bir şekilde anlattıklarını önce zihinlerinde canlandırmalarını ve etkinliğin ikinci bölümünde anlattığı öyküdeki sesleri istedikleri gibi çıkarmalarını söyler.Bu metin veya öyküler bir kasaba,pazar yeri,taşıtların çıkardıkları gürültü vb. gibi konuları içerebilir.Etkinliğin sonunda neler hissettiklerini o anı yaşayabildiler mi?..... vb sorular sorarak etkinliği öğrencilerin değerlendirmesi sağlanır.

Transfer:Hayat bilgiis dersinde hayvan sesleri,taşıt sesleri öğretilirken uygulanabilir.

Tartışma Soruları:Bütün sesleri tek tek algılayabildiniz mi?

                             En çok hangi tür sesler ilginizi çeker?

 

5. YARDIMSEVER-ÖZÜRLÜ

Amaç: Olaylara farklı açılardan bakabilme,duyarlılık ve yardımseverlik kavramlarının çocukta gelişmesini sağlama.

Hedef-Davranışları: İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                                 Kendini ifade etme

               Kendini başkasının yerine koyabilme.

Oyunun İşlenişi:Sınıfta ikili gruplar oluşturulur. Etrafa sandalyeler dağıtılır.Ayrıca çeşitli eşyalar konulabilir.İkili oluşturulan gruplardan biri görme özürlü, diğeri onu gezdiren ve etrafı anlatan(müze,doğa…) yardımsever durumundadır.Görme özürlü arkadaşına yardım eden kişi(yardımsever) arkadaşını belinden ve elinden sıkıca tutması söylenir.Burada amaç gözü kapalı olan öğrencinin arkadaşına güvenmesi ve onun her dediğini yapmasıdır.Gezip gördüğü yerleri görmeyen arkadaşına hayal gücünü kullanarak tasvir etmesi beklenir.Sonra grup üyelerinin rollerini değiştirmeleri söylenir.Etkinliğin sonunda neler hissettikleri,zorlandıkları noktalar üzerinde durulur. Çevremızdekı özürlü ınsanlar sorulabılır ve bu oyun uygulatıldıktan sonra cocuklara özürlü insanlar hakkındaki eski ve yeni dusuncelerı sorulur ve mesela saglıklı olmanın ne kadar guzel oldugu farkına vardırılır.

Transfer:Hayat bilgisi dersinde hayvanları koruma,çevreyi koruma gibi konularda uygulanabilir.Belirli gün ve haftalarda Kızılay,Yeşilay gibi haftalarda da uygulanabilir.

Tartışma Soruları:Eski düşüncelerinizde bir değişiklik oldu mu?

                              Elimizdeki kıymetli şeylerin değerini biliyor musunuz?(Sağlıklı olmak gibi)

                              İnsanlara yardımcı olmak hakkında neler düşünüyorsunuz?

                              Kendini özürlü olarak düşündüğünüzde neler hissediyorsunuz?

 

 

6.İŞÇİ-PATRON/ANNE-ÇOCUK/ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ…VB. İLİŞKİLERİ

Amaç:Kendisini başkasının yerine koyarak onlar gibi davranma,kendisini ifade etme becerisini geliştirme.

Hedef-Davranışları: İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                                 Kendini ifade etme

                  Hızlı düşünme ve uygulama becerisi kazanabilme.

                                       Kendini başkasının yerine koyabilme.

               Dikkatini üstlendiği role yoğunlaştırabilme.

Oyunun İşlenişi: Öğretmen öğrencilere çeşitli roller verir(işçi-patron,anne/baba- çocuk,öğretmen-öğrenci…..vb).Önce ikili gruplar halinde rollere bürünürler ve çalıştıktan bir süre sonra öğretmen birkaç çifti (isteyenleri veya öğretmen istediğini) çıkartır.Etkinliğin ikinci aşamasında bu sefer bireysel olarak hem şikayet eden hem de savunucu durumunda kendileri rollere bürünür.Örneğin; bir öğrenci önce çocuğun(kendisinin) şikayetlerini,annesiyle/babasıyla çatışmasını anlatır sonra annenin/babanın savunması neden böyle davrandıklarını açıklayıcı  bir oyun sergiler.Böylece anne/babasının neden böyle davrandığını daha iyi anlar.

Transfer:Hayat bilgisi dersinde ailem,zengin,fakir ayrımı,hoşgörü,saygı,sevgi gibi kavramlar çalışılırken uygulanabilir.

Tartışma Soruları:Gerçekten rolünüze bürünebildiniz mi?Neler hissettiniz?

                             Kendinizi rahatlıkla ifade edebildiğini düşünüyor musunuz?

                             İnsanlar arasında hoşgörünün yeri önemli mi?

 

 

 

7. LİDER DEĞİŞTİR

Amaç:Öğrencide etken ve edilgen durumda sorumluluk yetisini,zihinsel ve görsel belleği geliştirmek.

Hedef-Davranışları: Görsel ve işitsel hafızayı güçlendirebilme.

                                 Grupla iletişim kurabilme.

                                 Kendini ifade etme

                  Hızlı düşünme ve uygulama becerisi kazanabilme.

Oyunun İşlenişi:Öğrencilerden daire oluşturmaları istenir.Bir lider belirlenir.Hareket halindeki öğrencilerden lider öğrencilerin söyledikleri ve yaptıklarını tekrar etmeleri istenir.Her turda lider değiştirilir.

Transfer: Beden eğitimi dersinde topa vurma tekniklerinin pekiştirilmesinde kullanılabilir.(voleyball,futbol,baskette topa vurma nasıl olur?gibi.)

Tartışma Soruları:Başkasının yerine kendinizi koyduğunuzda acaba aynı duyguları paylaşabildiniz mi?

                             Etken konumundayken mi daha rahattın,edilgen konumundayken mi?

 

 

 

 

8. SIRT SIRTA DANS OYUNU

Amaç:Öğrencileri etken ve edilmen durumda bırakarak onların neler hissettiğini tespit etme.

Hedef-Davranışları: Görsel hafızayı güçlendirebilme.

                                 Grupla iletişim kurabilme.

                                 İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                                 Dikkatini eşinin hareketlerine yoğunlaştırabilme.

Oyunun İşlenişi:Öğrenciler 2’şerli gruplara ayrılır.gözler kapalı olacak şekilde sırt sırta verirler.Bir öğrenci etken bir öğrenci edilmen olarak belirlenir.Etken olan öğrenci çeşitli hareketler yaparken edilmen olan öğrenci de bunu hissederek aynı hareketi yapmaya çalışır.Daha sonra roller değiştirilerek tekrar edilir.

Transfer:Türkçe dersinde her öğrenciye sesli ve sessiz okuma yaptırılır.Her iki durumda da neler hissettiği sorulur.

Tartışma Soruları:Oyun sırasında zorlandığınız veya hoşunuza giden ne oldu?

                              Birbirine uyum,işbirliği ve dayanışma gibi kavramlar deyince ne anlıyorsunuz?

                             Etkenken-edilgenken neler hissetiniz?

 

9.YALNIZ-BERABER-YALNIZ

Amaç:Öğrencide grupla yapıldığında gruba uyumun sağlanması,tek yapıldığında özgüvenin geliştirilmesi.

Hedef-Davranışları: Görsel ve işitsel hafızayı güçlendirebilme.

                                 Grupla iletişim kurabilme.

                                 Kendini ifade etme

                                 Hızlı düşünme ve uygulama becerisi kazanabilme.

Oyunun İşlenişi:Öğrenciler sandalyelerinde rahat bir şekilde otururlar. Öğretmen öğrencileri yönlendirir.Yalnız dediklerinde ayaklarını öne uzatmalrını,kollarını kendilerine çekmelerini,beraber deyince de bacaklar yerde,kollarını da paralel şekilde uzatmalarını ister.Önce gözler açık/kapalı olarak, öğretmen komut verir.Sonra gözler açık/kapalı olarak, sessiz öğrenci kendi kendine komut verir.Daha sonra da gözler açık/kapalı olarak, sesli öğrenci kendi kendine komut verir.Etkinlik sonunda öğretmen hangi aşamada daha rahat hissettiklerini, komutlara uyabildiklerini sorar. Buna göre öğretmen verilen cevaplara göre etken ve  edilgen öğrencileri saptayabilir.

Transfer:İlk okuma yazma dersinde herhangi bir harf kara kedi olarak belirlenir.Öğretmen bir kelime söyler.Kara kedi bu kelimenin başındaysa sağ eller,sonundaysa sol eller,ortasındaysa iki el birden kaldırılır.Yanlış yapan oyundan çıkarılır.

Tartışma Soruları:Birbirne uyum,dikkat kelimeleri neyi çağrıştırıyor size?

                              Etken durumundayken neler hissettiniz?

                              Edilgen durumundayken neler hissettiniz?

 

10.BEN ÖNEMLİYİM…(ÇANTA OYUNU)

Amaç:Muhakeme ve empati özelliğini geliştirmek.

Hedef-Davranışları: Zihinsel ve işitsel hafızayı güçlendirebilme.

                  Grupla iletişim kurabilme.

                  İletişim ve etkileşim kurmada istekli oluş.

                  Hızlı düşünme becerisi kazanabilme.

                  Benzerlik ve farklılıkları görerek sınıflandırabilme.

Oyun Şekli:konuya göre her öğrenciye bir özellik verilir.Çanta oyununda öğrencilere cüzdan,bavul,öğrenci çantası,lüks yerlere giden çanta gibi özellikler verilir.Her öğrenci kendi özelliklerini söyleyerek kendisinin diğerlerinden daha önemli olduğunu vurgular.

Transfer:Tarihte adı geçen önemli hükümdarların veya bitki çeşitlerinin öğrencilere tanıtılmasında uygulanabilir.

Tartışma Soruları:Rolünüze büründüğünüzde neler hissettiniz?

                            Bazı şeylerin hayatımızda önemli yeri vardır.Sizin hayatınızdaki en önemli şey nedir?

                             Karşınızdakinin duygularını anladığınızda çıkardığınız ders oldu mu?

 

 

 

11. BEN VE BİZ

Amaç:”Biz” de grupla hareket edebilmeyi,”ben” de tek başına hareket edebilmeyi başarmayı öğrenme.Öğrencinin duyuşsal özelliklerinin gelişmesini sağlama.

Hedef-Davranışları: Görsel belleği güçlendirebilme.

             Birlik ve beraberliğin önemini kavrayabilme.

                Grupla iletişim kurabilme.

             Kendini başkasının yerine koyabilme.

Oyun Şekli:Yere bir naylon serilir.Bu naylon okyanustaki bir tekne,öğrenciler de alabora olmuş teknede kurtulmaya çalışan yolcular olarak kabul edilir.”Biz” kavramında toplu hareket etmeyi,arkadaşlarını düşünmeyi,”ben” kavramında ise tek başına mücadele etmeyi öğretebiliriz.

Transfer:Milli Mücadele döneminde kurtuluş savaşında gösterdiğimiz üstün zafer bu şekilde anlatılabilir.

Tartışma Soruları:Hayatta tek başına kalmak nasıl bir duygudur sizce?

                              Mücadele etmek sizce önemli midir?

 Birlik ve beraberliğin sizin hayatınızdaki rolü nedir?

 

12.TAŞ

Amaç:Analiz,sentez,mukayese yeteneklerini,topluluk karşısında konuşma yeteneğini ve motivasyonu geliştirmek.

Hedef-Davranışları: İşitsel belleği güçlendirebilme.

                  Benzerlik ve farklılıkları görerek sınıflandırabilme.

                                 Kendini ifade etme

               Dinlediklerini analiz edebilme.

Oyunun İşlenişi:Öğrencilerden rahat ettiği bir pozisyon almaları ve gözlerini kapatmaları istenir.Öğretmen değişik taşları konu alan kompozisyonu anlatır.Anlattıktan sonra öğrenciler hissettiklerini ifade eder.

Transfer:Sosyal bilgiler dersinde çevre kirliliğinden etkilenen canlı cansız varlıkları konu alan bir kompozisyon hazırlanarak öğrencilerin konu hakkındaki görüşleri alınabilir.

Tartışma Soruları:Duyduklarınız zihninizde nasıl canlandı,neler hissettiniz?

                  Dikkatinizi sürekli canlı mıydı,yoksa kopukluklar oldu mu?

                              İlginizi en çok hangi kısım çekti?

 

13.TABLO VE HEYKEL

Amaç:Hızlı düşünme ve karar verme yetisini geliştirerek bir olaya farklı açılardan bakmayı sağlamak.

Hedef-Davranışları: Görsel belleği güçlendirebilme.


   Grupla iletişim kurabilme.

   Kendini ifade etme

  Olaylar arasında bağ kurabilme

Hızlı düşünme ve uygulama becerisi kazanabilme Benzerlik ve farklılıkları görerek sınıflandırabilme.


Oyun Şekli:Öğrenciler sırayla tahtaya çıkar ve vücutlarıyla birbirlerini tamamlayacak şekilde pozisyon alırlar.Diğer öğrenciler de ortaya çıkan tabloyu yorumlar.

 

Transfer:Türkçe dersinde öğrenciler vücutlarıyla birbirlerini tamamlayacak şekilde pozisyon alırlar.Diğer öğrencilerin de oluşturulan bu kompozisyonla alakalı bir öykü,şiir yazmaları veya resim yapmaları istenir.

 

Tartışma Soruları:Anlatılanlardan farklı bir şeyler düşünen var mı?

                              Bu tabloyu kendi anılarınızdan birine uyarlayabilir misiniz?

                              Hepsinin arasında bir bağ var mı?

                              İlginizi en çok çeken heykel hangisiydi?

OYUN-1:

 

KURAL:

 

1. KENDİNİ BİR HAYVAN OLARAK DÜŞÜN

2. KENDİNİ BİR BİTKİ-ÇİÇEK OLARAK DÜŞÜN

3. KENDİNİ BİR NESNE OLARAK DÜŞÜN

 

OYUN-2: AFİŞ OYUNU

 

KURAL:

• En Az 45 Dk Sürüyor Ve Sonunda Değerlendirmeye Geçiliyor.

• A/3 Kağıtlar Kullanılıyor.

• Kağıtların Görülebileceği–Sergilenebilineceği Tahta Ayarlanıyor.

• 4-5 Kişilik Gruplar Oluşturuluyor.

• Grupların Bir Temsilcisi Oluyor.

• 1 Cümlelik Vurucu Bir Tanıtım Yapmaları İsteniyor.(Çağdaşlık, Sevgi, Disiplin Vb.)

• Semboller, Resimler İle Birlikte.

 

OYUN-2: ELLE TAKİP

 

KURAL:

• 2 Kişi Tahtaya Çıkarılıyor.

• İlk Önce Birinci Kişi Elini Kullanarak Karşısındaki Kişinin Göz Hizasında Takip Edeceği Hareketler Yaparak Sürekli Yer Değiştiriyor Ve Diğer Kişinin de Onu Sürekli Takip Etmesi Gerekiyor. Daha Sonra İkinci Kişi Aynı Şekilde Hareketler Yapıyor Ve Birinci Kişi Onu Takip Ediyor.

• Paylaşıma geçiliyor.

 

OYUN-3: KÖR DÜĞÜM

 

KURAL:

• Çift Sayıda Kişilerden Oluşan Bir Grup Ortaya Çıkıyor.

• Toplam da Maximum 8 Kişiyi Geçmeyecek Şekilde Grup Sayısı Ayarlanıyor.

• Bu Grup Yada Gruplar Bir Daire Oluşturuyor.

• İlk Önce “Sağ Eller Havaya” Diye Talimat Veriliyor.

• Üyeler Karşıdaki Kişilerden İstediği Kişi İle Tokalaşıyor.

• Sonra Eller Bırakılmadan “Sol Eller Havaya” Diye Bir Talimat Veriliyor. Bu Sefer Farklı Bir Kişi İle Tokalaşmaya Çalışılıyor.

• Şimdi eller karışık bunu ellerinizi bırakmadan ve sonunda yine daire olacak şekilde çözmeye çalışın deniliyor.

• Bu çalışma sırasında grup üyelerinden kimin aktif olduğunu, kimin sessiz kaldığını, kimin yönergelere uyduğunu kimin uymadığını çözüme direk olarak mı gidildiğini yoksa uzun uğraşlardan sonra mı gidildiğini, kimlerin çözüm ürettiğini, kimlerin tembel olduğunu gözlemliyoruz.

• Paylaşıma geçiliyor.

 

OYUN-4: ONU ANLAT

 

KURAL:

Herkes ortada serbestçe yürümeye dolaşmaya başlıyor ve birden “durun” denilerek “en yakın olduğunuz kişi ile eşleşin ve 5 dakika içinde birbirinize kendinizi tanıtmaya çalışın” deniliyor.

Kişiler tanıştıkları kişi sanki kendisiymiş gibi Ahmet bey tanıştığı Mehmet beyi tanıtırken ben Ahmet demiyor da ben Mehmet diye başlıyor ve Mehmet bey i tanıtmaya başlıyor. Sonra roller değişiyor.

 

OYUN-6: ŞEKİL OYUNU

 

KURAL:


• 4 kişi den oluşan bir grup ayarlanıyor.

• Yeteri kadar uzunlukta bir ip oluyor.

• Herkesin gözlerini kapatması isteniyor.

• Konuşmak yok

• Her üyenin iki elinde de ip oluyor.

• Sırayla talimatlar veriliyor.

• Örneğin “şimdi kare olun” deniliyor ve bunu yapmaya çalışıyorlar .

• Sonra gözler açtırılıyor ve oluşturdukları şeklin ne kadar kareye benzediği tartışılıyor.

• “Şimdi üçgen oluşturun” deniliyor

• “Şimdi yamuk oluşturun” deniliyor.

• Sonra gözler açtırılıyor …….


 

 

OYUN-7: RESİM SEÇME

 

KURAL:

• Kıskançlık ve rekabetin resmi yaptırılıyor.

• Resimler ortaya konuyor ve istediğiniz resmi seçiyorsunuz.

• Seçtiğiniz resmin sahibi ile eşleşiyorsunuz.

• 4 saat süren bir etkinlik

• Paylaşım yapılıyor.

• Bunun bir yönergesi var.

 

 

OYUN-2: GRUBUN KURALINI BUL

 

KURAL:

• Gruptan bir kişi kapı dışına gönderiliyor.

• Grup kendi içinde bir kural benimsiyor

• Kapı dışına giden kişi Sınıfa girdiği andan itibaren çeşitli sorular sorarak grubun kuralını bulmaya çalışıyor.

 

Örneğin, her cevap veren kişi o anda çenesini kaşıyacak. Yada saçı ile oynayacak, yada avucunun içini kaşıyacak. Yada burnunu çekecek.

 

 

OYUN-2: GÜVEN HAVUZU

 

KURAL:

• Sahneye çıkarılan kişilerden bir grup oluşturuluyor.

• Eşleşmeler yapılıyor.

• Kişi geriye doğru yaslanmaya başlıyor ve diğer eş onu iterek doğrultmaya çalışıyor.

• Paylaşım yapılıyor. (eşimi zayıf gördüm güvenemedim vb açıklamalar yapılıyor.)

 

 

 

OYUN-2: ÜSTTEN İLETİŞİM

 

KURAL:

• Her üyeye bir numara veriliyor. 1-2, 1-2 gibi.

• Sonra el çırptığımda bir sonraki aşamaya geçilecek deniliyor.

• El çırpılıyor 1’ ler çömeliyor bu arada 2’ler de çömeliyor ve okul öncesi hayatını anlatmaya başlıyor.

• El çırpılıyor ve 2’ler bir kademe yükselerek ilkokul hayatını anlatmaya başlıyor.

• El çırpılıyor 2’ler bir kademe daha yükselerek ortaokul hayatını anlatmaya başlıyor

• Bu arada 1’ler devamlı sessizce dinliyorlar.

• Sonra 1’ler anlatıyor 2’ler dinliyor.

• Paylaşım yapılıyor.

• Önemli olan iletişimde farklı seviyelerin insanlara yaşattığı olumsuz duyguların öğrenilmesi. Çocuklarla göz hizasından kurulan iletişimin önemi.

OYUN-2: SIRAYA GİRME

 

KURAL:

• Küçük küçük kağıtlara 1-10’ a kadar rakamlar yazılıyor.

• Rastgele kişilerin arkalarına bu kağıtlar iğneleniyor.

• Kişilerin arkalarına iğnelenen rakamların ne olduğu o anda kulaklarına fısıldanıyor. Yani herkes arkasındaki rakamın ne olduğunu biliyor.

• Sonra “hadi bakalım şimdi tahtada 1-den 10- a kadar düzgün bir sıra yapın” deniliyor.

• Baş tarafın neresi olduğu söylenmiyor.hiiihhihihihi….

• Bu sırada bir etkileşim yaşanıyor.

• Herkes yerine geçiyor ve paylaşıma geçiliyor.

 

OYUN-2: KULAKTAN KULAĞA

 

KURAL:

• Kalabalık gruplarda uygulanıyor.

• Baştaki kişinin kulağına bir şey fısıldanıyor. O diğerinin omzuna vuruyor kendine dönmesini istiyor.

• Son kişiden bu fısıldanan şeyin ne oldu öğreniliyor.

• Arada bir sürü değişime uğrayan bu cümle sonuncu kişiden çok farklı bir şekilde öğreniliyor.

Mesela; “bu yıl köprüye gelen zamlar çok fazla” cümlesini 1. kişiye sessizce fısıldayın. Bunu birinci kişi sözlü olarak değil de el ve beden hareketleriyle ikinci kişiye anlatmaya çalışacak ve sonuncu kişiye kadar gelişen komik durumları gözlemleyin. Sonuncu kişi hareketlerden anladığını cümleye çevirerek seyircilere anlatmaya çalışacak. Hareketleri tekrar etme/ettirme yok. Hihihihhihihh…

Yada “portakalı soydum baş ucuma koydum” Ne söylediğimizi bir kağıda yazıp seyircilere gizlice gösteriyoruz.

 

OYUN-2: ŞEKİL OYUNU

 

KURAL:

• Bir öğretmen öğrenci rolüne giriyor ve tahtaya çıkarılıyor.

• Grubun diğer üyeleri yani öğretmenler bir öğretmen olarak öğrencilere nasıl davranıyorsa nasıl iletişim kuruyorsa o şekilde tahtadaki öğrenci rolündeki kişiye davranıyor yada sesleniyor. Aklına geldiği gibi serbest çağrışım yoluyla. ( Biraz olumsuz şeylerle ilgili ifadeler olması istenir )

• Tahtadaki Direnç gösterirse grup üyeleri o ifadeleri aralarında karar alıp topluca söyleyebilirler. Daha etkili olsun diye…

• Öğrenci rolüne giren öğretmene, yaşadığı duyguları ile ilgili paylaşım yaptırılıyor. Yaşanmış bir olayda öğretmenin birisi “bundan sonra asla öğrencilerime öyle hitaplar etmedim.” Demiş.

 

 

 

 

 

OYUN-2: DUYGULAR

 

KURAL :

• Son 3 ayda yaşadığınız duygularla ilgili olarak 5 tane temel duygunuzu yazın.

• Herkes yazdıktan sonra “sizce diğerlerine göre önemsiz 2 duygunun üzerini çizin” deniliyor.

• Daha sonra yine “kalan 3 duygunuzdan sizce diğerlerine göre önemsiz 2 duygunun üzerini çizin” deniliyor.

• Kalan sizin en temel duygunuzdur denilerek bu duygularını tek tek grupla paylaşmaları isteniyor.

• Bu oyunu saklayarak ikinci dönem tekrar uygulanması sağlanırsa arada değişen duyguların neler olduğu görülebilir.

 

 

Temel İlkeler

Burada sunulan eğitsel oyun ve etkinlikler amaçlarına uygun olarak çeşitli bölümler halinde sunulmuştur. Ancak oyun ve etkinliklerin farklı amaçlara da hizmet edebileceği dikkate alınmalıdır.

1. Katılım İlkesi Tüm oyun ve etkinlikleri temel amacı; her bir öğrencinin "okul yaşamı" ve "eğitim sürecine" katılımını, istekliliğini artırmaktır.

2. Kazan-Kazan İlkesi: Öğrencilerin her bir oyunda kendisini değerli ve önemli hissetmesinin devamını sağlamak ve hiçbir çalışmada hiçbir öğrencinin rencide olmasına izin vermemek en önemli gerekliliktir.

3. İsteklilik ilkesi: Oyun ve etkinliklerde katılıma her öğrenci davet edilir ancak zorlanmaz. İsteksiz öğrenciler için oyun ve etkinlik dilimlerinde sağlanacak güzel ve sağlıklı deneyimlerle katılım desteklenmiş olur.

 

Eğitsel Oyun Ve Etkinlik Uygulamaları I- Tanışma ve Kendini İfade Becerisi

1) Kartvizit Oyunu: Her öğrenci kendisi için bir kartvizit hazırlar. Kendiyle ilgili istediği bilgileri bu karta işler. Bu kart yakaya asılabilir sıraya konulabilir ya da daha fazla sayıda hazırlanıp birbirlerine dağıtmaları sağlanabilir. Küçük yaş grubundaki çocuklar kartvizite yazı yazmak yerine küçük resimler yapabilirler. Örneğin bir öğrenci kendisini çilekle sembolize edebilir.

 

2) 'Sevdiğim Şeyler Oyunu: Öğrenci sınıfta ortaya gelerek, adını ve hayatta en sevdiği şeyin ne olduğunu söyler. Bu her türlü nesne, kişi, duygu, davranış olabilir. Diğer arkadaşları tarafından alkışlanır.

 

3) 'Ben panosu': Her öğrenci, kendisini tanıtıcı, sevdiği şeyleri, ileride yapmak istedikleri gibi pek çok bilgiyi yazdıkları ya da resmini yaptıkları bir pano hazırlar. Kartona, bir kağıda veya sırayla tahtaya hazırlıklarını yaparlar ve daha sonra sınıfla paylaşırlar. (Bu oyun 6., 7. ve 8. sınıflar için uygundur)

 

4) 'Neşe Çemberi': Çocuklardan bir daire içinde durmaları ve kendilerini sakin ve mutlu hissettikleri bir hareket düşünmeleri istenir. İlk çocuk hareketini gösterir. Bir sonraki çocuk, hem bir önceki çocuğun hareketini, hem de kendi hareketini göstermelidir. Bundan sonraki çocuk, hem daha önceki her çocuğun hareketini hatırlamak ve göstermek, hem de kendisininkini yapmak zorundadır. Daire içinde hareketlerini sergilemiş olan çocukların sayısı arttıkça, bu hareketlerin tümünün hatırlanması zor olacaktır. Eğer çocuklardan biri belirli bir hareketi unutursa, gruptan yardım isteyebilir. Oyun, bu hareketleri keşfetmenin eğlenceli bir yoludur ve çocuğun rahatlaması ve kendini mutlu hissetmesinde önemli bir rol oynar.

Bu şekilde, hem vücudu, hem de zihni rahatlatmak için farklı yollar keşfedilmiş olur.

 

5) 'Adım saklı oyunu: Öğretmen elindeki topu birine atar. Her topu atan adını söyler. Herkes birbirinin adına aşina olduktan sonra, yine herkes topu birbirine atar ama bu defa kendi adının yerine sağındaki ve solundaki arkadaşının adını söyleyerek başka bir arkadaşına atar.

 

6) 'Ben ve sevdiğim yemek': Belli sayıda öğrenci bir araya gelir. Karışık bir sırayla isimlerini ve en sevdikleri yemeğin adını (v.b.) söylerler. Sonra farklı bir şekilde dururlar ve önceki sırayla kendi sıraları gelince yine aynı şeyi bir önceki sıralamada söyledikleri gibi söylerler.

 

 

II- Duyguları Tanıma ve İfade Etme Becerisi

7) 'Bugün kendimi nasıl hissediyorum': Her öğrenci, bir kağıda yüzünü temsilen bir yuvarlak çizer. Bu yüze o gün kendilerini nasıl hissettiklerine dair bir duygu ifadesi çizer. Sonra birbirlerine gösterirler ve arkadaşları duygu

sunu tahmin etmeye çalışırlar. Duygu ifadelerini gösteren EK 2'deki tablo duyguları zenginleştirmek veya duygu ifadelerini çeşitlendirmek için kullanılabilir.

 

8) Duygum ne?' Oyunu: Bu grup öğrenci tahtaya gelir. Öğrencilere mimiklerini kullanarak istedikleri duyguyu sergilemeleri istenir. Bir süre sonra öğretmen "dur" der ve çocuklar yüzlerindeki duygu ifadesiyle kalırlar. Sınıftaki diğer arkadaşları hangi duyguyu gösterdiğini tahmin ederler.Oyun tekrarlanarak ve tahtaya çıkanların değiştirilmesiyle devam eder.

 

9) 'Sessiz Duygu Oyunu: Öğretmen öğrencinin kulağına bir duygu söyler. Öğrenciden söz kullanmadan bu duyguyu bedeniyle ifade etmesi istenir.Arkadaşları duygunun ne olduğunu bulmaya çalışırlar.

 

10) 'Ne Hissettim?' Oyunu: Bu etkinlikte aşağıdaki roller ikili gruplar halinde sı

rayla canlandırılır:

 

- Biri ders çalışan bir öğrenciyi canlandırırken diğeri gürültü yapan kardeşini canlandırır.

- Biri ders çalışırken diğeri bağıra bağıra bir şey satan bir sokak satıcısını canlandırır.

- Biri ağlayan bir çocuğu diğeri onu sakinleştirmeye çalışan annesini/babasını canlandırır.

- Biri ev ödevini yapmayan bir öğrenciyi diğeri öğrencinin annesini/babasını ya da öğretmenini canlandırır.

Sonra canlandırma yapan öğrencilerin neler hissettiği paylaşılır.

 

11) 'Evet-Hayır' Oyunu: Öğrenciler ikişerli olarak ayrılır. Herhangi başka bir ifade kullanmadan, öğrencilerden biri "Evet" derken diğeri "Hayır" der. Birbirlerine farklı duygu ifadeleriyle sürekli olarak evet ve hayır derler.

Belli bir süre sonra evet ve hayır diyenler yer değiştirerek, bir süre de bu şekilde devam ederler. Daha sonra neler yaşadıklarını paylaşırlar.

 

III- işbirliği ve Ekip Oluşturma

12) 'Damla Oyunu: Olabildiğince geniş ve sınırları belirli bir alan seçilir. Çocuklardan biri ya da grup lideri "ebe" olarak kabul edilir. "Ebe" olmayı isteyen kişi, grupta bulunan diğerlerini ebelemeye çalışır. Ebelenen kişi de  ebe" ile el ele tutuşarak bir "damla" oluşturur. Damlada bulunan bütün çocuklar el ele tutuşarak geriye kalan oyuncuları ebelemeye çalışırlar.Tüm grup damlanın bir parçası haline geldiğinde çocuklar oyunu kazanmış olur. Bu oyun, çocuklara ortak çalışma yürütmek ve işbirliği içinde hareket etmek gibi konularda yardım etmenin eğlenceli ve enerjik bir yoludur. Bu oyunda takım çalışmasına ve iletişim kurmaya gereksinim vardır ve bir güven duygusu oluşturur.

 

13) 'Makina' Oyunu: Öğrenciler 6-8 kişilik küçük gruplara ayrılır. Her seferindeçocuklardan biri mühendis olur. Mühendis, makinenin her parçası için,bir başka çocuk seçer. Mühendis yapı taşını (başka bir çocuk) yerine doğru hareket ettirir ve çocuğu konumuna yerleştirir. Mühendis daha sonrayapı taşına basitçe tekrarlanan bir hareket (örneğin ileri ve geriye doğrusallanan bir kol) ve hareketlerle birlikte tekrarlanacak bir ses verir. Makinenin parçaları yerleştirildiğinde, mühendis yapı taşı olarak başka birçocuk seçer ve bu parçayı da makineye ekler. Birbirini takip eden her birparça, diğer parçalara dokunacak kadar yakın olmalıdır. Makine tamamlandıktan bir süre sonra, bir sonraki mühendis yeni bir inşaata başlar(Tüm çocukların makinelerinhepsinde de kullanılması zorunluluğu yoktur). Bu alıştırma, işbirliği ve fiziksel etkileşimi geliştirirve çocukların herbirinin makineyi oluşturan parçalardan biri olduğuna dair düşüncesini

somutlaştırır.

 

14) 'Yer bulma' oyunu: Yere üç farklı renkte kumaş serilir. Deniz, gök ve toprakolarak isimlendirilir. Öğretmenin komutuyla bütün öğrenciler uygun kumaşın üstüne basarlar. Öğretmen kumaşın boyutlarınıdeğiştirerek farklıbüyüklüklere sığmak için öğrencilerin yeni yöntemler geliştirmesini des

tekler. Kumaş bulunamazsa yere tebeşirle gittikçe daralan şekiller çizilir.

 

15) 'Sınıf Gazetesi': Küçük kağıtlara öğrenciler çeşitli haberler yazarlar. Haberler her konuda, gerçek veya gerçek olmayan her şey olabilir. Daha sonra küçük gruplar veya tüm sınıf için bir kartona yapıştırılarak gazete oluşturulur ve gazeteye ortak bir isim konur.

 

16) 'Sıranı bekle'oyunu: Öğrencilerin hepsi ayakta ve birbirlerini görmedikleribiçimde dururlar ve herhangi bir sıra gözetmeksizin isimlerini (v.b.) söylerler. Ancak birbirlerini duyarak ve kollayarak hızlı bir biçimde isimlerini söylerler. İki kişi aynı anda ismini söylerse başa dönülür. Birkaç tekrarla oyun devam ettirilir.

 

17) 'Sıra alma'oyunu: Bu oyunları 6'şar kişilik gruplarla uygulamak uygun olacaktır. Çocuklar balon veya top gibi sevdikleri bir malzemeyle sırayla kısa sürelerle (örn: 3 vuruş) tek başlarına oynarlar. Bir kişi oynarken mü

dahale etmemek oyunun tek kuralıdır.

 

18) 'Kelime türetme' Oyunu: Sınıf 6 kişilik gruplara ayrılır. Öğretmen tarafındanönceden bir konu belirlenmiştir. Örn: sorumluluk, paylaşma, yardımseverlik gibi. Tahta grup sayısı kadar bölünür. Grupların bu konuda belli birsürede mümkün olduğunca çok kelime türetmeleri ve tahtaya yazmaları istenir. Çalışmadan sonra herkesin birbirinden farklı kelimeleri öğreniyor olmalarındaki kazanç ifade edilir.

 

19) 'Senin için ne yapabiliriz?'oyunu: Sınıf yuvarlak bir şekilde dizilir. Öğretmenherkese "senin için şimdi ve burada yapabileceğimiz bir şey iste ve bizbunu yapalım" der. Sınıfça bu istek yerine getirilir. Öğrenciler; halay çekmek, sarılmak, tokalaşmak, başının okşanması v.b.istekleri yerine getirilir. Bu oyun dönem sonlarında ya da kısa tatillere çıkarken vedalaşmakiçin de kullanılabilinir.

 

IV- Kendini Tanıma:

 

20) 'Zıt Kutuplar' Oyunu: Öğrenciler ikişerli olarak eşleşirler. + ve - şeklinde eşleşen grupta bu iki kişi omuzları birbirine değecek şekilde dururlar. Zıtkutuplar birbirini çeker ilkesinden hareketle +'lar nereye giderse - olanlar da onları takip etmek ve bunu yaparken de omuzlarının temasını kaybetmemek zorundadırlar. Daha sonra + ve - olanlar yer değiştirir veoyun aynen tekrarlanır. Yöneten ve yönetilen konumundayken kendilerini nasıl hissettiklerini paylaşarak oyun tamamlanır.

 

21) 'Ayna'Oyunu: Grup ikişerli olarak eşleştirilir. A ve B şeklinde eşleşen grupta bu iki kişi karşılıklı olarak dururlar. Önce A olanlar çeşitli hareketler yaparlar ve B olanlar bir ayna görüntüsü gibi A'ların hareketlerini aynentekrarlarlar. Daha sonra eşlerden B olanın hareketlerini A olan aynen uygulayacaktır. Daha sonra neler yaşadıklarını paylaşabilirler.

 

22) 'Heykel'oyunu: Öğrenciler ikişerli olarak ayrılırlar. A ve B şeklinde ayrılanöğrencilerden A olanlar kendilerini rahat bir şekilde B olanların şekillendirmesi için dururlar. B olanlar heykeltraş gibi A olanlara deneyerek çeşitli şekiller verirler. Bir süre sonra eşler yer değiştirir ve A olanlar heykeltraş olurlar. Daha sonra neler yaşadıkları hakkında konuşabilirler.

 

23) 'Alışveriş Listem'Oyunu: Öğretmen tahtaya bir alışveriş listesi yazar ve öğrencilere bu alışveriş listesindekilerinin tamamını almaya yetmeyecekmiktarda paraları olduğunu söyler. Öğrencilerden bu para ile neleri almaya öncelik vereceklerini, hangilerini almasalar da olacağını belirlemeleri istenir. Daha sonra önceliklerin farklı olabileceğini tartışırlar. Buoyun öncelikleri belirleyerek kendini tanıma amaçlı kullanılabileceği gibi, problem çözme becerisini geliştirmek için de kullanılabilinir.

 

V- Hedefe Odaklanma Becerisi

24) Avluda buluşma: Grup geniş, açık bir alanda 3 metre arayla karşılıklı duracak şekilde ikiye ayrılır. Her iki grupta bulunanların da ya, gözleri bantlarla kapatılır ya da, gözlerini kapalı tutmaları istenir.Aynı zamanda, ellerini avuç içleri ilerde kendilerini, bir şeye çarpmaktan koruyacak şekildetutmaları istenir. Öğretmen, herçocuğun kulağına ayrı bir hayvan ismifısıldar. Her iki takımda da, birer çocuğa ortak bir hayvan olma görevi verilir (böylece iki köpek, iki inek, iki koyun, v.b. olur). Çocukların hepsinerol verilmelidir, böylece takımların her birinde, her hayvandan birer tane olur: Takım 1'de bir köpek var ve takım 2'de bir köpek var v.b. Çocuk

lar, takımları iç içe karıştırmak ya da öne, arkaya veya yan yana hareketetmelerini sağlamak için, kendi etraflarında yavaşça döndürülürler.Dahasonra çocuklardan, yavaşça yürümeleri ve konuşma olmadan diğer hay-

van çiftini bulmaları istenir (Birinci takımdan olan köpeğin, ikinci takımdan köpeği bulması gerekir).Çıkarmalarına izin verilen tek ses, kendilerine rolü verilen hayvanın sesidir. Eşlerini bulduklarında çocuklardan, gözlerini açmaları ve sessizce eşlerinin yanında durmaları (isterlerse el ele tutuşabilirler) ve grubun geriye kalanlarının bir araya gelişlerini izlemeleri istenir.

 

25) 'Parazit' Oyunu: Sek\z kişiyle oynanır. Oyuncular üç gruba bölünürler. Gruplardan ikisi karşılıklı olarak dizilir. Diğer grup ortada durur. 1. ve 2. grupikişer kişiden ve 3. grup dört kişiden oluşacaktır. 1. grup bir cümle belirler. Diğer kişiler bu cümleden haberdar değildir. Oyun 'Başla' komutuyla başlar. 1. grup bu cümleyi aktarmaya çalışacaktır. Bu arada 2. gruparaya girer; başka şeyler söyler; dikkat dağıtacak şeyler yaparlar. 3. grubun görevi araya giren parazitlere karşın cümleyi doğru olarak anlama

ya çalışmaktır. Cümle aktarıldıktan sonra yer değiştirirler.

 

26) 'Hedeflerim' Oyunu: Herkes bir kağıda elinin şeklini çıkarır. Her parmağınagelecekte yapmak istediği bir hedefini yazar. Daha sonrada bu hedeflere nasıl ulaşabilecekleri üzerine ayrı ayrı yazabilirler veya grup olarakntartışabilirler.

 

VI- Yaratıcılığı Geliştirme:

27) 'Hikaye tamamlama' oyunu: Öğrencilerin sonunu bilmedikleri bir hikayeyibelli bir yere kadar okuyun ve sonunu onların oluşturmasına izin verin.Her öğrenci istediği şekilde bir son yazabilir veya ortak bir son konusunda anlaşabilirler.

28) Kelimeler': Öğrencilere rast gele 10-15 kelime verilir ve her öğrencinin bukelimeleri kullanarak kendi başına bir şiir, hikaye ya da anı yazması istenir.

 

29) Sınıfımızın masalı'oyunu: Sınıf daire şeklinde dizilir. Sınıfın masalı yazılacağı söylenir ve her öğrenci bir kelime söyler. Her öğrencinin sadece birkelime söylemesi tek kuraldır. Her turda her öğrenci bir kelimeyle katkıda bulunur, istenen ve uygun yerde masal tamamlanır.

 

VII- Duyu Organlarını ve Koordinasyonu Geliştirme

 

30) 'Ne bu?'oyunu: Daha önceden öğrencilerden evden çeşitli nesneler getirmeleri istenir. Sırayla öğrencilerin gözleri kapatılır ve getirilen nesnelerkarışık olarak verilir. Nesneleri dokunarak tanımaya çalışırlar.

 

31) 'Yürüyüşe çıkma oyunu: Bu oyun açık alanda oynanır. Öğretmenin komutuyla öğrenciler sırayla önce kızgın kumlarda, sonra kaygan taşlarda,sonra balçık yolda, sonra topuklu ayakkabı ile, sonra ince bir ipin üzerin

de, sonra sallanan bir köprüde yürüdüklerini düşünürler ve öyle yürürler. Müzik eşliğinde daha etkili kullanılabilir. Müzik durdurulunca öğretmen komut verir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kategori : Drama Eğitimi

 

EĞİTİCİ DRAMANIN SAĞLAYABİLECEĞİ YARARLAR

 

 

Topla İsim Çalışması ( Lindvaag ve Moen , 1980)

Amaç : Bu grupta yer alan tüm çalışmalar genel amacı şöyle özetlenebilir : Gruptaki arkadaşların isimlerini öğrenme kendi ismini söyleme , arkadaşların isimleriyle hitap etme ,ismin önemini kavrama.

 

Malzeme : Top

 

Süreç : Top yardımı ile üç aşamalı büyük grup çalışması.

 

Bu çalışma , gruptaki çocukların tümünün katılımı üç aşamada yapılır.

 

1. Bu aşamada ; çocuklar yere daire biçiminde otururlar ve topu birbirlerine yuvarlarlar. Etkinliği öğretmen başlatır ve topu yavaşça bir çocuğa yuvarlar. Topu eline alan çocuk yüksek sesle adını söyler. ’Benim adım Erdinç ‘gibi … Sonra topu kendi seçtiği , adını öğrenmek istediği bir çocuğa yuvarlar. Çalışma bir süre(çocukların hepsi isimlerini en az bir kere söyleyene kadar ) devam eder.

 

2. Bir önceki aşamadan farklı olarak bu aşamada , topu alan çocuk , ‘ benim adım Erdinç senin adın ne?’diyerek topu diğer bir çocuğa yuvarlar. Topu alan çocuk kendi adını söyler ve ‘senin adın ne?’ diyerek başka bir çocuğa topu yuvarlar.

 

3. Bu aşamada ise , isimler biraz öğrenildikten sonra , kendine gönderilen topu alan çocuk , ‘ benim adım Erdinç senin adın Sevgi ‘ diyerek topu göndereceği çocuğun adını söyler ve topu o çocuğa yuvarlar. İsim hatırlamakta güçlük çeken çocuğa , ya öğretmen tarafından ya da diğer çocuklar tarafından , yardım edilebilir.

 

Müzik Eşliğinde Dur ve Selam Ver ( Lindvaag ve Moen , 1980 )

 

Malzeme : Kaset çalar ve müzik kaseti. Değişken ritimli hafif müzik seçilmelidir.

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Çocuklar müzik eşliğinde ( müziğe uyarak ), iç içe iki daire halinde zıt yönde yürürler. Öğretmen müziği durdurduğunda , her iki dairedeki çocuklar dururlar. Yan yana konuma gelenler , isimlerini birbirlerine söylerken el sıkışırlar.

 

Not : bu çalışma için çocukların önceden bildiği ritmik bir müzik parçasının seçilmesi uygundur. Öğretmen bazen gruplardan birinin içinden , bazen de her iki grubun dışında kalarak kenardan yönlendirebilir.

 

Müzik Aletleriyle İsim Çalışması

 

Malzeme : Ritim tutmak için çeşitli müzik aletleri ( tef , trampet , zil , düdük , ksilofon ve gazoz kapaklarıyla doldurulmuş kutu ).

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Herkes daire biçiminde oturur birinci çocuk ismini söyler , herkes tekrar eder. İkinci ve üçüncü çocuk isimlerini söyledikten sonra , tüm grup , isimleri ikişer ikişer yada üçer üçer birleştirerek belirli bir ritimle söylerler. Örneğin : Zehra , Doğan , Ayşe. Bu sırada çocuklar , el çırpar yada ellerindeki çeşitli müzik araçlarıyla ritim tutarlar.

 

Balonla İsim Çalışması

 

Malzeme : Şişirilmiş , basketbol topu büyüklüğünde bir balon.

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Çocuklar daire biçiminde ve yarım metre aralıklı olarak otururlar. Amaç balonu el ile vurarak yanındaki arkadaşına göndermek ve havada tutmaktır. Balona vurarak yanındaki arkadaşına gönderen her çocuk, balona vurduğu anda adını yüksek sesle söyler. Kendisine balon gelen her çocuk , aynı şekilde davranarak balonu yanındaki çocuğa geçirir.

 

Not : Çalışma sırasında , öğretmen de dairenin içinde oturur ve çalışmaya katılır. Çocuklara balona hafifçe vurmaları ve özellikle ayağa kalkmadan vurmaya çaba göstermeleri hatırlatılır. Ancak ara sıra bir çocuğun balona rahatça vurabilmek için ayağa kalkmak zorunda kalmasına izin verilebilir. Bu çalışma ayakta durularak da yapılabilir. Çalışma bir süre yapıldıktan sonra , balon ortamdan kaldırılarak , sanki balona vuruluyormuş gibi hareketler yapılır ve çalışmaya devam edilir.

 

Öndekinin Aynısını Yap ( Lindvaag ve Moen , 1980 )

Malzeme : ----------

 

Süreç : Büyük grup çalışması. Rol değiştirme.

Çocuklar, birbirlerinin bellerini tutarak arka arkaya sıra halinde dizilirler. Kollar uzatılarak öndekinin belinden hafifçe tutulur. Sonra , grup daire çizerek yürümeye başlar. En öndeki çocuk bazı hareketler yapar. Başını sağa eğer , sola eğer , omuzlarını kaldırıp indirir , diz çöker… Arkadaki çocuklar onun hareketini aynen taklit etmeye çalışırlar. Odada bir tur attıktan sonra en öndeki , hareketleri yönlendiren çocuk , en arkaya geçer ve arkasından gelen çocuk yönlendirme yapmaya başlar. Etkinliğe , her çocuk en az bir kez , hareketlerle gruba yön verene değin devam edilir.

 

Not : Öğretmen sıranın başında değil , sonunda yer alırsa daha iyi olur. Çünkü , başlangıçta , çocuklar hareketlerini kendileri bulmalıdır. Yönlendirme sırası kendine gelen çocuk , bir önceki yönlendiricinin hareketlerini tekrarlarsa , düzeltilmemelidir. Ancak , her yeni yönlendirici aynı hareketi yapmaya devam ederse , öğretmen hareketi değiştirmeyi önerebilir.

 

Tartışma : Etkinlik sonunda çocukları , etkinlik sırasında yaptıkları hareketlerden hangilerini hatırladıkları sorulur. Çocuklar hatırladıkları hareketleri tekrar yaparlar. Ayrıca iki ayrı rolden ( yönlendire ve izleyen ) hangisinin daha kolay olduğu , hangi rolü daha çok sevdikleri sorulur.

 

Müzikli Sandalyeler 1 – Yer Kapmaca ( Orlick , 1978)

 

Malzeme : Kaset çalar ve müzik kaseti

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Çocuklar , ortaya yan yana konularak daire biçiminde dizilmiş , çocukların sayısı kadar olan sandalyelerin çevresinde müzik eşliğinde tek sıra halinde yürüyerek dönerler. Müzik öğretmen tarafından çalınmaya devam edildikçe , çocuklar yürümeyi sürdürürler. Öğretmen müziği kesince , herkes hemen bir sandalyeye oturur. Öğretmen müziği tekrar başlatır ve bu sırada sandalyelerden birini alarak , sandalye sayısını çocuk sayısından bir eksiltir. Müzik kesilince çocukların her biri gene boş bir sandalye kapıp oturur. Ancak bu kez bir çocuk ayakta kalır. Ayakta kalan çocuk öğretmenin yanına gelerek müziğin bir sonraki çalınması ve kesilmesi sırasında öğretmene yardımcı olur. Sonunda yalnızca bir sandalye ve bir çocuk oyunda kalır.

 

 

 

Duvar – Tavan – Döşeme Boyama Çalışması ( Lingvaag ve Moen , 1980

 

Malzeme : Kaset çalar ve değişken tempolu müzik kaydedilmiş kaset ( rimski – korsakov ’ un ‘Scheherazede ‘ adlı eseri gibi ).

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Öğretmen çocuklara aşağıdaki yönergeyi verir :

‘Şimdi hepimiz , sanki elimizde fırça varmış gibi , duvar boyayacağız. Hepiniz birer renk seçin. Ben , size , içinde o renkte boya bulunan boya kutusunu vereceğim. Sonra da herkes kendi duvarını boyayacak’. Öğretmen çocuklara hayali fırçaları ve seçtikleri renkteki boya kutularını dağıtır ve çocukları odanın duvarları boyunca aralıklı olarak sıralar. Grup , öğretmen de aralarında olmak üzere çalışmaya başlar. Çocuklar hayali fırçalarını boya kutusuna batırıp duvarları boyamaya devam ederler. Duvar boyama , bir süre eldeki hayali fırçalarla yapıldıktan sonra , farklı beden kısımları ile yapılan hareketlerle boyamaya geçilir. Öğretmen çocuklara, duvarı , önce ayakla , sonra kafa ile , sırt ile ,daha sonra da kalça ile boyamalarını söyler. Çocuklar söylenen beden kısımları ile boyama hareketleri yaparlar. Boyama sırasında , herkes kendi bölgesini boyamaya , arkadaşının hayali olarak boyadığı alanı bozmamaya çalışır. Daha sonra , tavan ve döşeme , farklı beden kısımlarıyla hayali olarak boyanır.

 

Not : Bu etkinlikte , öğretmenin hem grupla birlikte çalışması hem de ara sıra yönerge vermesi (‘şimdi ayaklarınız fırça oldu duvarınızı ayaklarınızla boyayın ‘ gibi ) gerekir. Beden kısımları ile boyama yapılırken , her bir beden kısmı ile boyama yapmaları için çocuklara yeterince süre verilmesi yerinde olur. Çocuklar , etkinliği birkaç kez çalıştıktan sonra , gerçek duvarlar yerine hayali duvarları boyayabilirler. Boyarken kullanacakları ilk beden kısmını , öğretmen söyler. Daha sonra ise , fırça yerine kullanabilecekleri diğer beden kısımlarına , çocuklar kendileri karar verebilirler. Çalışma müzik eşliğinde de yapılabilir. Çocuklar , duvarı , tavanı yada döşemeyi kasetten dinledikleri müziğin temposuna uymaya çalışarak , farklı beden kısımlarıyla boyarlar.

 

Tartışma : Çocuklar , etkinlik sırasındaki boyama yaşantılarını ( hangi rengi seçtiklerini , hangi beden kısımlarını kullandıklarını , en çok hangi beden kısımlarıyla boyamaktan hoşlandıkları üç nokta ) grupla paylaşırlar. Sonra boyanan diğer nesne ve eşyaların neler olduğu üzerinde durulabilir. Eşyaların , evlerin neden boyandığı konusunda bir tartışma açılıp , çocukların düşünceleri dinlenir. Boyanın , koruyucu , güzelleştirici işlevleri vurgulanır.

 

 

Çeşitli Sesleri Dinleme ve Farkına Varma ( Oaklander , 1978)

 

Malzeme :-----------

 

Süreç : Büyük bir grup çalışması.

 

Dinleme çalışması rahatlamada sağlar. Çocuklar oturur yada yatar durumda, sadece gözlerini yumarak , sesleri dinlemeye çalışırlar. Başka bir şey yapmazlar , sadece dinlerler ilk önce binanın dışındaki sesleri duymaya çalışırlar. Öğretmen aşağıdaki yönergeyi adım adım verir.

 

‘Şimdi binanın dışındaki sesleri dinleyin. En küçük sesleri bile duymaya çalışın’…

 

‘Şimdi de bu odanın dışındaki sesleri duymaya çalışın. Binanın içinde ama bizim bulunduğumuz odanın dışındaki sesleri dinleyin ‘…

 

Şimdi bu odadaki sesleri duymaya çalışın’. Öğretmen odada yürüyebilir. Sesli sesli nefes alıp verebilir , bir şeyler yer gibi ağzını şapırdatabilir. Bir kitabın sayfalarını çevirebilir… Kağıt yırtılabilir. Ara sırada hiç bir şey yapmaz ve tam bir sessizlik sağlar.

 

Kulağını bir arkadaşının göğsüne daya ve arkadaşının kalbini dinle . Her çocuk bir arkadaşının kalbine kulağını dayayarak dinler.

 

Şimdi de herkes kendi bedeninden gelen sesleri dinlesin. Bedenini dinle. Kendi nefesini dinle. Kalbinin vuruşlarını dinle. Yaşayan , canlı olan her şeyde var olan ritmik sesi dinle.

 

Binanın dışındaki sesleri tekrar dinlemeye çalış. Gözlerini kapat ve dinle. Sesini duyduğun şeyleri , arabaları , insanları hayalinde canlandırır… Farklı otomobiller düşün… Otomobillerin şoförlerini ve yolcularını hayalinde canlandır.

 

Not : Böylece , öğretmenin yönlendirmesi ile , değişik kaynaklardan gelen sesler dinlenir. Her ses kaynağı ( bina dışındaki ortam , odadaki ortam , beden , arkadaşın kalbi ) dinlenirken , çocuklara yeterince süre verilir. Bir ses kaynağından diğerine çok çabuk geçilmez. Çalışmanın son bölümünde , gruptaki diğer çocuklar gözlerini kapatmış dinlerken , her çocuk , sırayla kendi seçtiği bir sesi yaratır. Diğer çocuklar , o sesin ne sesi olduğunu tahmin etmeye çalışırlar.

 

Tartışma : Çocuklara farklı kaynaklardan gelen seslere dinlerken ne yaşadıkları , ne hissettikleri ile ilgili olarak sorular sorulur ve konuşulur. Öğretmen çocuklardan , dinledikleri bazı sesleri ( kalp atışı sesi , otomobil sesi , anahtarlık sesi , yırtılan kağıt sesi ) ağızlarıyla taklit etmelerini isteyebilir.

 

Adı Söylenen Nesneyi Bul

 

Malzeme : Kalem , boya fırçası , pastel boya , ip parçası ,oyuncak araba , küçük plastik bebek , küçük bir ayna ve sayılan nesnelerin içine sığabileceği büyüklükte içindekileri göstermeyen , ağzı büzülebilen bezden bir torba.

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Gruptaki çocuklar ,ya sandalyelerinde yada yerde daire biçiminde otururlar. Nesneler , çocuklara gösterildikten sonra torbaya konulur ve torbanın ağzı büzülür. Çocuklardan ilkine torba verilir. Öğretmen yada gruptaki çocuklardan biri , biraz önce torbaya konulduğunu gördüğü nesnelerden birinin adını söyler. Torbayı tutan çocuk , elini torbaya sokarak görmeden , sadece elleriyle dokunarak , adı söylenen nesneyi bulup torbadan çıkarır. Çocukların hepsi , en az bir kez istenen nesneyi torbadan buluncaya kadar çalışmaya devam edilir.

 

Not : Nesneler , çocukların gözü önünde torbaya konulurken birer birer ve yavaş yavaş konulmalı , bu sırada tüm grup nesnenin adını yüksek sesle söylemeli. Malzeme olarak yukarıda sayılan nesneler yerine , alfabenin mukavvadan yada plastikten kesilmiş harfleri gene mukavva yada plastikten kesilmiş çocukları bildikleri sayılar kullanılabilir. Ayrıca , torbanın içine sert , yumuşak ,yuvarlak , üçgen , dörtgen nesneler konup çocukların elleriyle dokunarak bulmaları istenebilir.

 

Tartışma : Torbadaki her nesnenin , ne işe yaradığı , neye benzediği , hangi malzemelerden yapılmış olduğu gibi konularda soru – yanıt yöntem ile bilgi elde edilir. Öğretmen söz konusu nesnelere ilişkin olarak bazı açıklamalar yapar.

 

Dokun ve Ne İşe Yaradığını Söyle

 

Malzeme : Kalem , tarak yada saç fırçası , anahtar ,lego parçası ,mandalina ,düğme. İçi görünmeyen , ağzı büzülmeyen sayılan nesneleri rahatça içine alabilecek büyüklükte bezden bir torba.

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Çocuklar , daire biçiminde sandalyelerinde yada yerde otururlar. Yukarıda belirtilen nesneler çocuklara gösterilmeden torbaya konulur ve torbanın ağzı büzülür. Çocuklardan birine torba verilir. Çocuk , torbanın ağzını, eli girecek kadar açar ve elini içeri sokar. Öğretmen : ‘ torbanın içinden , saça şekil vermeye yarayacak bir şey bulur ’ der. Çocuk ,torbanın içine bakmadan yalnızca dokunarak ilgili nesneyi bulup , eliyle tutar ve bekler. Nesnenin adını söylemez. Öğretmen bu kez ‘ saça şekil vermeye yarayan şey nedir ?’ diye sorar. Gruptaki çocuklar tahminde bulunduktan sonra , eli torbanın içinde olan çocuk ,tuttuğu nesneyi torbadan çıkarıp gösterir. Çocukların hepsi, ne işe yaradığı söylenen nesneyi torbada dokunarak en az bir kez buluncaya kadar, etkinliğe devam edilir.

 

Not: Her çocuktan farklı bir nesneyi bulup çıkarması istenir, İlgili nesneyi bulan çocuğun, nesnenin adını söylememesi için ut-yarılmasında yarar vardır. Torbaya, çocuğun elini yaralayabilecek ucu sivri ya da keskin nesneler konulmamalıdır. Çocukların görmemesi için en iyisi, çocuklar çalışma odasına girmeden önce nesnelerin torbaya konulup ağzının kapatılmasıdır.

 

Tartışma: Torbada bulunan nesneler tek tek ele alınarak incelenir ve o nesne ile ilgili olarak soru – yanıt yöntemi ile konuşulur. Nesne ile ilgili olarak yaşantılar varsa paylaşılır.

 

Öyküde Hayvanları Seslendirme

 

Malzeme : Öykü kitabı , öyküyü anlatan renkli resimler.

 

Süreç : Büyük grup çalışması.

 

Öğretmen , çocuklara , içinde çeşitli hayvanların yer aldığı bir öyküyü , öykü kitabı yada resimlerle anlatır. Bu anlatım sırasında bir hayvandan söz ettiğinde , gruptaki çocuklar hep bir ağızdan o hayvanın sesini çıkarırlar. Aynı öykü birkaç kez tekrar edilir.

 

 

Öykü Örneği Seslerle Canlandırma

 

Güzel bir yaz günüydü. Güneş sıcacık gülümsüyor, mis kokulu çiçekler hafifçe esen rüzgârla yavaş yavaş sallanıyorlardı. Kırmızı horoz ( çocukların dikkatini çekmek için horoz kelimesi daha yüksek sesle söylenir ve çocukların horoz sesi çıkarmaları için beklenir ) kümesinden çıktı ve yürümeye başladı. Derenin kenarına geldi ve neşeyle birbirlerini ıslatan ördekleri ( vurgulama ve duraklama ) gördü. Derenin kenarındaki çiçekleri fark etti , eğilip bir papatyayı koklamak istedi. Ama o da ne? Papatyadan bal toplayan şaşkın bir arı onu görünce hemen uçup uzaklaştı. Kırmızı horoz, sonra ormana doğru yürümek istedi ama daha ilk ağacı geçince, karşısına kocaman kızgın bir kara köpek çıktı. Bunu gören kırmızı horoz, kümese geri dönmeye karar verdi. Kümesine doğru yürüdü. Kümesin kapısından girerken neşeli tavuklar onu hoş geldin diye selamladılar.

 

Not : Bu çalışmada çocuklar , öyküde adı geçen hayvanların seslerini çıkarmak üzere gruplandırılabilir. Bir grup çocuk horoz sesi , diğer bir grup tavuk sesi çıkarmak üzere öyküyü dinleyip , kendi gruplarına ait hayvandan söz edildiğinde , hep birlikte o hayvanın sesini çıkarırlar.

 

Tartışma :


Çocukların öykünün tamamını hatırlayıp anlatmaları istenir.

Öyküde geçen hayvanların neler olduğu ve hangi sesleri çıkardıkları sorulur.

Kızgın bir köpek nasıl havlar?

Karnı acıkmış bir kedi nasıl miyavlar?

Mutlu bir kurbağa nasıl ses çıkarır?

Neşeli ördekler nasıl öterler?

Bir aslan nasıl ses çıkarır?

Bir yılan nasıl ses çıkarır?

 


 

 

 

 

Kategori : Drama Eğitimi  

DRAMA UYGULAMALARI

 

Isınma Hareketleri:

 

a) Bir çember oluşturulur. Kağıttan bir top yapılıp her kesin birbirine atarak adını soyadını ve sevdiği bir yemeğin adını söylemsi istenir.

b) Bu sefer topu attığı kişinin adını soyadını ve sevdiği yemeği söylemsi istenir.

c) Herkesin birbirine topu atarak ayakkabı numarasını söylemsi istenir. Yine a şıkkında yapılan işlemler b şıkkında olduğu gibi denenir.

Bu faaliyetlerle öğrencilerin birbirine ısınması sağlanır.

 

UYGULAMA 1

Öğrencilere birer kağıt verilerek “şimdiye kadar yaşamınızda en mutlu olduğunuz gün, olay yada durum nedir?” düşünün ve elinizdeki kağıda kısaca yazın denir. Ancak öğrencilerden verilen kağıtlara kesinlikle adlarını ve soyadlarını yazmamaları söylenir.

Kağıtlar yazma işlemi bittikten sonra toplanır ve karıştırılır. Ve içlerinden rasgele birinin seçilerek sınıf içinde canlandırılması istenir.

Canlandırma sonucunda canlandırılan tiplerin duygu ve düşüncelerinin neler oldukları, bu kişilerin bu olay esnasında neler hissettikleri sınıftaki öğrencilere söz verilerek anlattırılır.

 

UYGULAMA 2

 

Her öğrenciye bir kağıt verilir. Erkek öğrencilerden babalarıyla, kız öğrencilerden ise anneleriyle anlaşamadıkları konuları yazmaları istenir. Uygulama 1’de olduğu gibi öğrencilere kağıtların üzerine adlarını ve soyadlarını yazmamaları söylenir. Kağıtlar toplandıktan sonra rasgele bir kağıt seçilerek sınıf içinde canlandırılması sağlanır. Canlandırma sonucunda canlandırılan tiplerin hangi duygu düşünce ve davranışlar içerisinde oldukları sınıftaki öğrencilere söz hakkı verilerek sınıf içinde bir tartışma ortamı oluşturulmaya çalışılır.

 

UYGULAMA 3

Öğrencilerden kendilerine verilen kağıtlara, evde çok iyi anlaştıkları yada hiç anlaşamadıkları kişi yada kişilerle neden anlaşamadıklarını yada eğer anlaşıyorlarsa anlaştıkları konuları bu kişilerin isimlerini vermeden yazmaları istenir. Bütün öğrencilerden kağıtlar toplandıktan sonra rasgele bir kağıt seçilerek sınıf içinde canlandırılır. Ve diğer uygulamalarda yapıldığı gibi canlandırma sonucunda sınıf içinde tartışma konusu açılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 * Derslerde kullanılabilecek Drama Örnekleri

İyi Haber Kötü Haber

 

Yaş grubu:                                  7-14                                               
 

Grup büyüklüğü:                  Tüm sınıf veya daha küçük bir grup

 

Gerekenler:                      Daire şeklinde oturulacak bir boşluk

 

Aktivite

Bu aktivite dairesel hikaye anlatımı şeklinde yapılmaktadır, her çocuk hikayeye sırayla bir cümle eklemektedir. Fakat bu sefer çocuklara, "iyi haber şu ki..." ya da "kötü haber şu ki..." diye başlamalarını söyleyin.

Çocukların iyi ya da kötü haberlerinin bir önceki çocuğun söylediği ile bağlantılı olmasını sağlayın. Hangi durumda iyi veya kötü haberin bu hikayeye uygunluk göstereceği bazen zor olacaktır. Bu durumda hikayeyi sizin başlatmanız ve pek çok olasılık yaratmanız işe yarayacaktır.

Örneğin;

 

Öğretmen: Bu, küçük bir köyün dışında küçük bir evde ve çok mutsuz olarak

yaşayan Ayşe, Mehmet ve ailesinin hikayesidir.

 

Çocuk A: iyi haber, daha büyük bir eve

taşınacaklarmış.

 

Çocuk B: Kötü haber, yeni evin çok odası

olmasına rağmen, odaların şimdiki

evdekinden çok daha küçük olmasıymış.

 

Çocuk C: İyi haber, aileye küçülme tozu

verilmiş ve hepsi de küçülmüşler.

 

Çocuk D: Kötü haber, bütün yiyecekleri çok yüksek bir dolaba konmuş ve

yetişemiyorlarmış.

 

Bu aktivite çocukları, bir önceki arkadaşlarını iyice dinlemelerine ve onlara cevap vermelerine cesaretlendirir. Bu beceriler grup çalışmasında çok önemlidir. Onların bu becerileri geliştikçe, siz kurallarda değişiklikler yapabilirsiniz, böylece bir önceki çocuğun söylediğinin tam:tersine fikir üretmelerini de önlemiş olursunuz.

 

Örneğin çocuk D, "kötü haber, küçültme tozu işe yaramadı" dememelidir.

 

  

Kayıp Mazeret Dilekçesi

 

 Yaş grubu:7-14

 

Grup büyüklüğü:3 kişilik gruplar

 

Gerekenler:Özel bir materyal gerekmez.

 

Aktivite

Her gruptaki üçlüye, bir öğretmen, bir müdür ve bir de öğrenci rollerini üstlenmelerini ve aşağıdaki oyunu canlandırmalarını söyleyin.

Okul yenidir ve okula gelmeyen çocuklar için katı kuralları vardır. Çocukların okula döndükten i/k gün anne veya babalarından, neden gelmediklerini açıklayan bir kağıt getirmeleri gerekmektedir.

Çocuk kendi mazeret dilekçesini bulamamaktadır. Annesi yazmıştır, fakat o belki de almayı unutmuştur. Ya da yolda düşürmüş olabilir. Öğretmene ne söylemelidir? Öğretmen çocuğa inanıp inanmamakta tereddütlüdür ve müdüre gider. Öğretmen ne söyleyecektir?

Müdür ne söyleyecek ve ne yapacaktır?

 

 

Reklamlar

 

Yaş Grubu:7-14

Grup Büyüklüğü:4-6 çocuk

Gerekenler:

Bir video kamera ve oynatıcı (İsteğe bağlı)

 

Aktivite

Çocukların yabancı olmadığı televizyon reklamlarını tartışınız ve onları neyin etkili yaptığını düşününüz.

Çocukların oluşturduğu gruplara kendi televizyon reklamlarını yaratmalarını söyleyiniz.

Yakında gerçekleşecek bir okul etkinliğinin (konser, kermes .. .vb.) ya da sattıkları bir ürünün veya hizmetin (okul tişörtü, okul kitapları veya sınıfın ürettiği bir hizmet., .vb.) reklamını yapabilirler. Reklamlar toplantıda "reklam arası" zamanında gösterilebilir ya da videoya çekilerek velilere oynatılabilir.

İzleme

Reklamlarda müşteriyi ikna etmek için kullanılan teknikleri tartışınız.

 

 

Şekil Verme

 Yaş grubu:

5-14

Grup büyüklüğü:

Çiftler

Gerekenler:

Geniş bir alan, teyp, kaset

 Aktivite

 Her çiftteki çocuklara kimin "A", kimin "B" olacağına karar vermelerini söyleyin. "A" nın bir miktar oyun hamuru görevi göreceğini, 'B" nin de "A"ya bir sekil vereceğini açıklayın.

Modellerin mutlaka belli bir şeye benzemesi gerekmemektedir. Çocuklar modelleri ile uğraşırken hafif bir müzik çalmak faydalı olacaktır. Çocuklar birkaç dakika beraber çalıştıktan sonra, "B" lere, durup kendi sanat eserlerini övmelerini söyleyin. Sonra da "A"lara, pozisyonlarını değiştirmeden odanın etrafında dolaşmalarını söyleyin. Bazıları bunu diğerlerinden daha zor yapacaklardır. Daha sonra çiftlerden rollerini değiştirmelerini isteyin.

 İzleme

Çocukların oyun hamuru ile  çalışmalarını sağlayın. Çiftleri bozmayarak birbirlerinin gerçek modellerini, hamurdan yapmalarını isteyin yapmalarını isteyin

  

Sessizlik

 Yaş grubu:

9-14

 Grup büyüklüğü:

Bütün sınıf, çiftler halinde

 Gerekenler

Geniş bir alan

 Aktivite

Her çifte bir durum örneği verin ve bunu sessiz bir drama haline getirmelerini söyleyin. Durumlar aşağıdaki gibi olabilir:

        Evde patates kızartıyorsunuz tava birden alev alıyor. Komşunuza gidip, onun telefonunu kullanarak itfaiyeyi arayacaksınız. Sesiniz kısılmış ve konuşamıyorsunuz. Söylemek istediğinizi nasıl anlatacaksınız?

        Derede bir köpek boğuluyor ama siz kendi başınıza ona ulaşamıyorsunuz. En yakındaki kişiye koşuyorsunuz ve gelip size yardım etmesini sağlamaya çalışıyorsunuz. Hiç bir kelime kullanmadan ne yapmasını istediğinizi açıklayın.

        Bir doğum günü partisi için kek pişiriyorsunuz ama yumurtayı yere düşürüyorsunuz ve başka yumurtanız da kalmamış. Komşunuzun evine gidip, hiç bir kelime kullanmadan ne istediğinizi ve neden istediğinizi açıklayın.

        Her çifte kendi sessiz dramalarını sınıfın geri kalanına anlatmalarını söyleyin.

 İzleme

Çocuklar bu şekilde çalışma konusunda kendilerine güven duyunca, benzer bir durumu kendilerinin düşünmelerini ve durumu bilmeyen bir eşle çalışmalarını söyleyin. Eş, anlatmaya çalışılan sorunu tahmin edebilecek mi?

 

YARATICI DRAMA ATÖLYE (WORKSHOP) ÇALIŞMALARI

Yaratıcı drama çalışmaları yaş ve katılımcıların özellikleri göz önünde bulundurularak yapılır. Tanışma, ısınma, oynama, pandomim ve rol oynama, doğaçlama ve oluşum drama aşamalarıdır. Bunların tamamı veya bir kısmı bir esneklik içinde drama seanslarında uygulanır.
TANIŞMA; İsminin baş harfi “A, C, D” vs. olanlar halka içinde dolaşarak tanışır, selamlaşır, konuşurlar. Üzerindeki elbisede kırmızı, mor, mavi vs. renk olanlar halka içinde dolaşıp tanışırlar. Koç, yengeç, boğa vs. burcunda olanlar anlaşarak tanışırlar. Doğum tarihi (ay olarak) aynı olanlar birbirlerini arayarak bulup tanışırlar. Aynı futbol takımını tutanlar selamlaşıp tanışırlar.
 

TANIŞMA; Grup halka olur ve oturur. Elinde top olan kişi, topu gruptan birine atarken kendi adını söyler. Adını söylerken herhangi bir özelliğini söyler.
Topu attığı kişide aynı şekilde adını ve herhangi bir özelliğini söyler.

ISINMA AŞAMASINDA YARATICI DRAMA ETKİNLİKLERİ

1-YÜRÜYEREK ISINMA;
Halka olunur, müzik eşliğinde veya tef ritmi ile önce yerinde sayma, sonra yavaştan hızlıya, daha sonra hızlıdan yavaşa yürünür. Liderin verdiği komuta göre; çamurda yürüme, sırtında yük varmış gibi yürüme, sıcak kumda yürüme, bebek gibi emekleme, buz üzerinde yürüme, cam kırıklarının arasında, pisliklerin arasında, ezilmiş domateslerin arasında yürüme.
 

2-YÜRÜYEREK ISINMA;
Grup değişik ritimle yürümeye başlar. Hızlı, yavaş yürüme, koşma, yavaşlama, yürürken duvara, çevredeki eşyalara değme, duvara yapışık olarak uzanma, gerileme, yere doğru eğilerek gevşeme (Okvuran A. 4.12.95 Drama dersi).
 

3-SERBEST YÜRÜME ;
-Gülümseyerek yürüme,
-Yürürken “merhaba” deme,
-Tokalaşma,
-Omuz ve kulaklara dokunma,
-Sarılıp bir süre bekleme ve yürüyüşe devam.
 

4-SERBEST YÜRÜME ;
-Sadece kendiniz için yürüyün,
-Bir kafesteymiş gibi yürüyün,
-Kendinize merhaba değin,
-Birine bakın ama iletişim kurmayın,
-Bir sözcük seçin (çiçek vb.),
-İletişim kurmadan sözcüğünüzü birkaç defa söyleyin,
-Söylediğiniz bir şeyi arayın ve onunla iletişim kurun,
-Randevulaşın,
 

 

5-YÜRÜYÜŞ ;
-Yürümeye başlayın,
-Kalabalık bir ana caddedesiniz,
-Uzaktan bir arkadaşınızı görüyorsunuz, ona ulaşmaya çalışın
-Ulaşın ve ikili olarak yürümeye başlayın,
-Başka bir ikili görün, onlara ulaşmaya çalışın, ulaşın ve sohbet edin, dörtlü olarak yürüyün,
-Başka bir dörtlü görüp aynı işlemi sürdürün.
 

6-HAYVAN YÜRÜYÜŞLERİ ;
Tavşan, fil, ördek, yılan, kanguru vb. seçilen hayvanların yürüyüşleri ile çıkardıkları sesler taklit edilerek, müzik veya tef ritmi eşliğinde yürünür.
 

7-RİTİM ALETLERİ İLE YÜRÜME ;
-Ortada bulunan ritim aletlerinden birer tane seçilir (Tef, zil, ritim sopaları vs.).
-Ritim aletlerini seçen katılımcılar halka oluşturur,
-Yavaş ritimden başlanarak bir uyum içerisinde hızlanılır, daha sonra ritim yavaşlatılarak yürüyüş temposu da yavaşlatılır.
-Yürüyüş, sekme hareketine, arka arkaya sıralamak, yılan salyangoz hareketlerine ritim eşliğinde dönüştürülür.
 

8-MÜZİK EŞLİĞİNDE YÜRÜME ;
Müzik başlar, serbest şekilde yürünür. Müziğin uygun yerinde liderin komutuyla “iyi günler, iyi günler” diyerek vücudun uzuvları birleşir.
1- Dizler, 5- Eller,
2- Parmaklar, 6- Omuzlar,
3- Kollar, 7- Kalçalar,
4- Ayaklar, 8- Dirsekler.

ISINMA AŞAMASINDA OYUNLAR
-MEYVE SEPETİ
Gruptakiler 3-4 gruba ayrılır. Her grup kendisine bir meyve ismi seçer, ebe seçilir. Ebe seçilen, meyve isimlerinden birini söyler (elma, armut, muz). O meyveyi seçen herkes yer değiştirip birbirinin yerine geçmeye çalışır. Ebe bazen de “meyve sepeti” der ve o zaman herkes birbirinin yerini kapmaya çalışır. Açıkta kalan ebe olur.
 

-ELMA TOPLAMA
Gruptakiler halka olur. Herkes başının üzerinde bir nokta tespit edip uzanabileceği kadar en yüksek noktaya bütün kaslarıyla uzanmaya çalışır. Liderin komuta ile gruptakiler kendilerini aşağı bırakır. Bacaklarının üzerinde esneme, başı serbest bırakma, ritim eşliğinde yavaş yavaş yukarı değin kalkma, kalkarken vücudundaki her kemiği hissedecek kadar ağır ağır hareket etme. İlk aşamada kalkma, liderin ilk verdiği komut eşliğinde yapılırken, ikinci aşamada grup esnedikten sonra hiç komut verilmez. Gruptakiler birbirlerini hissederek kendiliklerinden ritimle kalkarlar.
 

-SALYANGOZ OYUNU
Grup sıra olur. Herkes eliyle öndekinin belinden tutar. Grup ritimle yürümeye başlar. En arkadaki öndekini yakalamaya çalışır ve koşar. Yakalanan oyundan çıkar. Bazen de grup spiral hale gelmek için ortaya sıkışır, sonra açılır, bu hareket salyangoza benzer.
 

-HEYKEL OLMA
Grup daire şeklinde yere oturur, gönüllü iki kişi seçilir. Bunlardan bir tanesi gözünü kapatır. Diğeri istediği bir şekilde heykel olur. Gözü kapalı olan heykel olana dokunarak onun nasıl durduğunu anlamaya çalışır. İyice anlayınca onun olduğu şekle kendisi girer. Katılımcılar sırayla farklı duruşlarla oyunu sürdürürler.
Sonra iki kişi, üç kişi heykel olarak değişik pozisyonlarda heykel oluşturulur.
 

-AYNA ÇALIŞMALARI
Gruptakiler eşleşerek karşı karşıya dururlar. Herkes eşinin gözünün içine bakar ve yaptığı hareketi vücudu ile tekrar eder. Hareketi başlatanlar sıra ile yer değiştirir. Yönetme ve yönetilme ilişkisi gerçekleştirilir.
 

-KÖR DOLAŞTIRMA
Gruptakiler eşleşir. Sırayla eşlerden biri gözünü kapatır. Diğer eş onu hiçbir zarar vermeden dolaştırır, herhangi bir yere götürür. Hayvanat bahçesi, çiftlik, lunapark vs. orada gördüklerini gözü kapalı olan arkadaşına anlatır. Sonra gözü kapalı olan gözünü açar ve eşi gözünü kapatır, o da onu istediği bir yere götürür, gördüklerini tanıtır ve anlatır.
 

-KÖR TAVUKLAR
Grup ikiye ayrılır; liderler ve kör tavuklar. Liderlerin her biri bir köşeye gider. Tavuk olanlar gözlerini kapatır. Liderler herhangi bir seste tavukları çağırır. Tavukları istedikleri sese doğru gözleri kapalı yönelirler.
 

-MAKİNA PARÇASI
Grup halinde oynanır. Bir kişi ortaya gelir. Herhangi bir makineyi seçer ve onun bir parçası olarak hareket eder. Diğer katılımcılar sırayla makinenin diğer parçalarını hareket ve sesle oluştururlar. 3-4 kişilik gruplarla birden fazla makine olma şeklinde oynanır.
 

-OYUNCAKÇI DÜKKANI
Grup daire şeklinde oturur. Lider “Bir yılbaşı gecesi siz bir oyuncaksınız. Biraz sonra dükkan sahibi gidecek. İstediğiniz bir oyuncak olabilirsiniz ve onun gibi davranacaksınız. Her şey serbest, ses, konuşma, hareket” der. Oyun oynanır.
Oyunun diğer bir şekli; Şimdi oyuncakçı dükkanına gidiyoruz. İstediğiniz bir oyuncağı alabilirsiniz, onunla istediğiniz gibi oynayabilirsiniz.
 

-MÜZEYE GEZİ
Grup ikiye ayrılır. Katılımcılardan bir kısmı müzedeki resim veya heykel olur. Diğer kısmı müzeyi gezen turistler olur. Turistler istedikleri resim veya heykel ile istedikleri konularda konuşabilirler.

-İP ATLAMA
Gruptakiler dört ya da daha fazla katılımcıyla takım kurarlar. Bazıları ellerindeki ipi sallar diğerleri de ip atlar. Hayali olan bu ipi atlamaktan çok, sallamak konsantrasyon gerektirir.

RAHATLAMA EGZERSİZLERİ

Rahatlama egzersizleri müzik eşliğinde, gözleri kapalı olarak liderin komutuyla yapılır. Grubun hayal gücü rahatlamayı sağlar.
-Vivaldi’nin “Sonbahar” süiti eşliğinde, yere oturan gruba sonbaharda oluşan değişiklikleri düşlemelerini, rüzgarda yaprakların nasıl savrulduğunu sorun, herkesten kendini bir “yaprak” gibi hissetmesini ister.
 

Lider şu soruları sorar;
1-Yaprak olduğunuzda ne hissettiniz?
2-Ağacınızdan sizi kim koparttı?
3-Yere düşerken neler hissettiniz? ( Ömeroğlu Esra, 1990)
• Lider grupla konuşur. Liderin verdiği direktifler;
• Siz şimdi küçük bir şişe içindesiniz.
• Şişenin içinde çok sıkışık bir durumdasınız.
• Kocaman bir çöldesiniz.
• Bütün vücudunuz ağrıyor.
• Belki de yüz senedir oradasınız.
• Birisi gelse de beni kurtarsa diye düşünüyorsunuz.
• Ve bir çocuk geçiyor.
• Duruyor, şişeği görüyor, eline alıyor, sağına soluna bakıyor, kapağını açıyor.
• Önce şişeden başınız çıkıyor.
• Sonra omuzlarınızı hareket ettiriyorsunuz. Şişeden çıkmaya çalışıyorsunuz.
• Omzunuzun önce biri sonra diğeri çıkıyor.
• Bir kolunuz yukarıya doğru uzanıyor, sonra diğer kolunuz.
• Gövdenizin şişeden çıktığını hissediyorsunuz.
• Vücudunuzu yukarıya doğru çekiyorsunuz. Bacaklarınızı şişeden yukarı çıkarıyorsunuz.
• Şişeden dışarıya çıktınız. Rahatsınız. Önce başınızı sonra omuzlarınızı, gövdenizi, bacaklarınızı, bileklerinizi, ayaklarınızı hareket ettiriyorsunuz, derin bir nefes alıyorsunuz, artık özgürsünüz. İstediğiniz anda gözlerinizi açabilir hoplayıp zıplayabilirsiniz.
• Rodrigo’nun “Conciorto de Aranjuez” isimli eserinin eşliğinde grup yere oturur. Kar tanelerinin nasıl yavaş yavaş aşağıya düştüğünü sorup, müzik eşliğinde lider şu komutları verir.
• Şimdi çok yükseklerdesiniz, yavaş yavaş aşağı düşmeye başladınız.
• Rüzgar sizi bir o yana bir bu yana götürüyor.
• Yer yüzüne, çok yakın bir yere düştünüz.
• Yerleri bembeyaz yaptınız. Artık çocuklar sizinle oynayabilirler. Kardan adam yapabilirsiniz.
-Aynı müzik eşliğinde; lider gruba “Şimdi kum saatinin içindeki kumlarsınız. Komut verince kum saatini çevireceğim, önce ayaklarınız ağırlaşacak, yavaş yavaş aşağı çekiliyorsunuz. En son başınız düşüyor, şimdi tamamen döküldünüz.” Diye açıklama yapar. Lider, dökülürken neler hissettiniz diye sorar (Ömeroğlu E., 1990).
-Dalga sesi ve martı bağrışmaları efekti eşliğinde yere uzanan gruba lider açıklamada bulunur. “Yaz gelmiş, deniz kenarında kumda yatıyorsunuz. Dalgaların ve martıların sesini duyuyorsunuz, dalgalar önce ayak parmaklarınıza, ayaklarınıza, bacaklarınıza geliyor. Sonra geri çekiliyor. Tekrar gelip bu sefer kollarınıza çıkıyor. Denizin kenarında olmak ve denizin sesini duymak ne güzel.”
Gruba neler hissettikleri sorulur ( Ömeroğlu E. , 1990).
• Şimdi birisi sizi yaktı, etrafa ışık vermeye başladınız. İnsanları karanlıktan kurtardınız.
• Fakat o da ne, yavaş yavaş erimeye başladınız.
• Ben ona kadar sayacağım ve siz de eriyip yere doğru küçüleceksiniz. Bir, iki, üç,..........,on.
• Şimdi çok küçüksünüz, ama küçüldükçe etrafa çok ışık veriyorsunuz.
Daha sonra lider gruba küçülürken neler hissettiklerini sorar (Ömeroğlu E., 1990).
-Lider, gök gürültüsü ve yağmur efekti eşliğinde açıklamalar yapar;
“Çok sıcak bir gün yaz gelmiş, sokaktasınız, çok terlediniz ve susadınız. Ah! Bir yağmur yağsa diyorsunuz. O sırada gök gürüldüyor ve yağmur yağmaya başlıyor ve yağmur damlaları başınıza, boynunuza, omzunuza, kol ve bacaklarınıza oradan da yere süzülüyor.çok ıslandınız yağmurda geçti, rahatladınız. Ama ıslaklığı geçirmeniz lazım, onun için, gözlerinizi açın, kafanızı ve bacaklarınızı sallayın.” (Ömeroğlu E. 1990)
-Lider gruba komut verir “Sizi bir gezintiye çıkarmak istiyorum. Güneş ışınlarının bedeninizin içindeki bir gezinti bu. Yere yatın ve rahat olun. Karnınız rahat olsun, karnınıza bir güneş doğuyor ve büyüyor sizi ısıtıyor. Güneş ayaklarınıza iniyor. Sonra tekrar yukarı çıkıyor. Boğazınızda bir yerde düğümleniyor. Onu çıkarmaya çalışın, kollarınıza çıkıyor, ışınlarını saçıyor. Şimdi vücudunuzun istediğiniz bir yerinde güneşi barındırın (Hafif müzik eşliğinde lider devam eder).

Güneş neredeyse o bölge yavaş yavaş canlanıyor. Yavaş hareketlerle müziğe uyarak yatılan yerde dans ediliyor. Bir süre sonra dans bitiyor. Kalkabilirsini, gözlerinizi açabilirsiniz. ( San I. 1993)
 

-Lider gruptakilerin bedenlerini algılamaları için komut verir.
• Çorabınızın içindeki ayaklarınızı duyumsayın
• Ayaklarınızda çorabınızı duyumsayın
• Ayakkabının içinde ayaklarınızı duyumsayın
• Bacaklarınızda çorabınızı duyumsayın
• Bacaklarınızda pantolon ya da eteğinizi duyumsayın
• Bluzunuzun içinde sırtınızı duyumsayın
• Parmağınızdaki yüzüğü duyumsayın
• Kulaklarınızı duyumsayın
( Sokullu, Sevinç Ders Notları).

YARTICI DRAMADA PANDOMİM VE ROL OYNAMA ÇALIŞMALARI
-EYLEM GERÇEKLEŞTİRME
 

• Koşma : Yetişmek için koşma, kovalayandan kaçma.
• Durma : Durup bekleme, yürürken durma, durup çevreyi izleme.
• Çökme : Çiçek koparmak için, çökme, sevgilinin önünde diz çökme.
• Düşme : Yürürken kendi kendine tökezleyip düşme, birinin çelmesiyle düşme, olduğu ye- re yığılma.
• Sıçrama : İp atlama, yüksek bir yere ulaşmak için sıçrama, koşarken aniden fark ettiği çiçeğe basmamak için atlama.
• Dururken : Tokat atma, yumruk atma, tekme atma.
• Yakma : Soba ya da şömine yakarken güçlük çekme.
• Aramak : Kaybettiği bir şeyi arama.
• Açmak : Kapıyı hızlı, yavaş açma, sıkışmış bir pencereyi açma, güzel bir havada pencereyi açma, hediye paketi açma, kirli bir havada pencereyi kapama.
 

-Grup halka olur, gruptan biri ortaya çıkar, bir hareket yapar, gruptakiler o harekete göre ses çıkarırlar.
 

-Üç–dört kişi ile birliktelik: Grup içinde 3-4 kişilik takımlar kurulur. Takımlar hepsinin katılmasıyla kullanılabilecek bir nesne üzerinde anlaşırlar. Örnek ; bir balıkçı ağını çekmek, bir kayığı taşımak, bozulmuş bir arabayı itmek gibi ( Sokullu, Sevinç Ders Notları).
 

-Bir parça eklemek : Grup 8-10 oyunculu gruplara ayrılır. Birinci oyuncu kendisinin tasarladığı ama kimsenin bilmediği bir nesnenin bir bölümünü kullanır. Onun seçtiği nesneyi taşıyan diğer oyuncular o nesnenin diğer parçaları olurlar. Nesnenin bütünü oluşunca oyun biter. Örnek ; birinci oyuncu oturur ve bir direksiyon kullanır. İkinci ön camı siler. Üçüncüsü arabanın kapısını açar. Oyuncular bedenleriyle bütünün parçası olmazlar ama, oyun alanındaki büyük nesnenin parçaları olurlar.
 

-Küçük nesnelerle başa çıkmak: Tek tek oyuncular herhangi bir nesnenin yarattığı sorunlarla başa çıkmaya çalışırlar. Örnek; ağzı sıkı kapanmış bir kavanozu açma, takılmış bir fermuarı düzeltmek, dar bir çizmeyi çıkarmak.
 

-Bir çevre yaratmak : Her grup onar kişilik takımlara ayrılır. Her takım bir yer adı bulur. İlk oyuncu oyun alanına gider. O bulunan yer içinde bir nesne bulur. Onu kullanır, kendiside bir nesne ekler. Ancak bu nesne ile ilgili olmalıdır. Örnek; birinci oyuncu banyoda lavabo bulur, ikinci oyuncu elini yıkar ve bir havlu bulup asar. Ondan sonraki oyuncu bir kapıyı açar ve yeni bir nesne bulur.
 

-Oyuncakçı dükkanı : Grup daire olur ve oyuncakçı dükkanındaki oyuncakların neler olduğu konuşulur, lider, gruptakilerden her birinden bir oyuncak olmalarını ister, lider komutlarını verir:
• Gece yarısı oldu
• Oyuncaklar canlandı
• Bebek esneyerek uyandı, robot kollarını yavaş yavaş hareket ettirdi, balerin bebek dans etmeye başladı. Top zıp zıp dans etti. Saat 05.00 oyuncaklar yorgun argın yerlerinde dönüp uykuya daldılar.
Duyumuzla ilgili egzersizler;
 

 

GÖRME:
• İçinde kazağınızı bıraktığınız dolaba girin.
• Karanlık dolapta kazağınızı arayın.
• Odanıza kazağınızı aramak için girin
 

İŞİTME:
• Bir patlamayı işitme,
• Küçük bir çıtırtıyı duyup ne olduğuna karar verme,
• Sokaktan gelen bir müziği dinleme.
 

KOKU ALMA:
• Dışardan gelip mutfaktaki pastanın kokusunu alma,
• Bir mağazada farklı parfümlerin kokusunu alma,
• Kötü bir koku duyup ne olduğunu
 

TATMA:
• Çok lezzetli bir çikolata yeme,
• Ekşi bir elmayı ısırma,
• Hiç yemediğiniz yabancı bir yemeği yiyip karar verme.

DOKUNMA:
• Kadifeye dokunma,
• Sıcak bir sobaya dokunma,
• Bir buz parçasına dokunma,
• Sivri çivileri tutma
• -Liderin verdiği durum ve mekanları önce sessiz, sonra sesli canlandırma. Hava alanı, metro, terminal, okul kantini, sergi salonu, anaokulu bahçesi, alış-veriş merkezi.

YARATICI DRAMADA DOĞAÇLAMA ÇALIŞMALARI
-Yazın şehir dışında arkadaşlarınızla piknik yapıyorsunuz. Güzel bir gün, ormanda kır çiçekleri, böğürtlen topluyorsunuz. Sonra bir yerde durup yemeğinizi yiyorsunuz. Yemek bitince, dönmeye hazırlanırken yolu bulamayıp paniğe kapılıyorsunuz. Neredesiniz? Yola devam mı edeceksiniz, geri mi döneceksiniz? Yolunuzu bulmanızı sağlayacak bir işaret arıyorsunuz, birden aranızdan birisi yerde ezilmiş bir kır çiçeği buluyor. Onu görünce gelirken kır çiçeği topladığınızı hatırlıyorsunuz ve yolunuzu buluyorsunuz ( Sokullu, S. Ders Notları)
-Bir grup insan otobüs durağında. Herkesin farklı bir özelliği var. Torununu görmeye giden büyükanne, işe geç kalmış bir memur, okula gitmek için bekleyen bir öğrenci, otobüse binmek için bekleyen bir özürlü... Otobüs biraz gecikti. Neler olur?
-Farklı kanalları aynı akşam izlemek isteyen büyükanne, dede, anne, baba ve çocukların bulunduğu bir ailenin TV karşısındaki tartışmaları.
 

• Bir lokantaya gittiniz aşağıdaki karakterleri canlandırın:
1. 13 – 15 yaşlarında aç bir delikanlı
2. Mönüde istediklerini bulamayan iştahsız bir orta yaşlı.
3. çok aç ama, yoksul olduğu için istediklerini yiyemeyen yaşlı adam.
-Yankı oyunu: Grup ikiye bölünür, karşılıklı sıralanırlar. Gruplar sırası ile buldukları bir sesi yankı halinde çıkarırlar ve diğer guruba sıra gelir. İlk gurubun ilk oyuncusu bir ses bulur ve bunu yüksek tonda bağırır, ikinci oyuncu tonunu biraz azaltıp tekrar eder. Üçüncü daha da azaltır. Yankı olana kadar devam eder. Her ses çıkaran sıranın arkasına gider. Bir yankı bitince diğer grup başlar.
-Grup halinde “A” harfi ile çıkarılan nidalar, “O”harfi ile çıkarılan nidalar, “E” harfi ile çıkarılan nidalar, “U” harfi ile çıkarılan nidalar,
-Bir mağazada elbise almak istiyorsunuz ve prova yapıyorsunuz:
• Üzerine hiçbir şey bulamayan şişman bir kadın.
• Dansta giymek için güzel bir elbise arayan genç bir kız.
• İş yerine uygun bir elbise arayan genç kız.

-Şiir yazmak: grup dörde ayrılır.
1.Grup: Hayvanların beslenmeleri ile ilgili bir şiir yazın.
2.Grup: Hayvanların üremeleri ile ilgili bir şiir yazın.
3.Grup: Hayvanların göçleri ile ilgili bir şiir yazın.
4.Grup: Hayvanların barınakları ile ilgili bir şiir yazın.
Gruplar şiirlerini okur ve oynarlar.
 

-Öykü yazmak: Ormana kral seçilmek isteyen hayvanların öyküsü, ısırgan otunun öyküsü, Pasaklı Pakize’nin öyküsü vb. başlıklardan öykü yazma ve oynama.
Bir öykü:
Bir ülke ve bu ülkede yaşayan insanlar, bir kral ve bu kralın kızı.
-Bu kralın kızı yıllar önce dans ederken sakatlanır ve yürüyemez. Tüm tedavilere rağmen olumlu sonuç alınamaz. Kral ülkesinde eğlenceyi ve dansı yasaklar. Ülkedeki insanlar çok mutsuzdur. Çünkü eğlenememektedirler. Sonunda kralın kızını kaçırmaya karar verirler ve kaçırırlar. Onun iyileşmesi ve dans etmesi için her yolu denerler. Kraldan eğlenmenin serbest bırakılması için söz isterler, kız iyileşir.sarayda eğlence düzenlenir ve herkes yeniden eğlenerek mutlu olur.
 

RESİM YAPMA:
-Çocuklarla dünya hakkında konuşulur.
Bu dünya sizin dünyanız, bu dünyada ne olmak istersiniz? Diye sorulur. Çocuklar konu hakkındaki fikirlerini hareketlerle ifade ederler (at,dere, heykel, ağaç, güneş vb.). Daha sonra bu düşüncelerini büyük boy resim kağıtları üzerine çizerek aktarırlar ve boyarlar.
 

MASKE YAPMA:
-Çocuklardan istedikleri bir yüzü makas ile kesme veya buruşturma tekniği ile hazırlamaları istenir. Hazırladıkları maskeyi yüzlerine takarak o tipi canlandırırlar.
 

FOTOĞRAF OLUŞTURMA-FOTOĞRAF ÇEKME:
-Bir aile fotoğrafı çektireceksiniz.
-“Bir turist grubusunuz, bir ülkeyi geziyorsunuz. İlginç pozlar çekebilirsiniz” denir. Bir grup fotoğrafçı, bir grup ilginç pozlar oluşturup fotoğrafları çekilir.
YARIM ÖYKÜ TAMAMLAMA:
-Şimdi hep birlikte bir öykü yazacağız. Ben öykünün başını söyleyeceğim, sonra başka biri ona ekleme yapacak ve yaptığı eklemeyi canlandıracak.
“Bir zamanlar bir kurbağa vardı. Göl kurbağanın önündeydi ..........?............ Başka bir kurbağa geldi........?........... Üçüncü bir kurbağa daha geldi ve ikinci olanı öptü..............?.................
 

RESİM TAMAMLAMA:
Büyükçe bir resim kağıdı duvara asılır. Bir kişiden bildiği bir ev resmi yapması istenir. Diğer kişiler bu resmi tamamlarlar. İki veya üç tur resim tamamlama devam eder.
Resimden yola çıkılarak öykü oluşturulur. Öyküler grup tarafından oynanır. Tartışılıp değerlendirme yapılır.

******************* ******************* *****************

Tüm doğaçlama çalışmaları sonunda tartışma ve değerlendirme yapılır.
Değerlendirme etkinliğinin amaç ve yararları üzerinde durulur. Etkinlik sırasında neler hissettikleri, etkinliğin amacına ulaşıp ulaşmadığı, katılımcıların neler kazandığı, yöntemin amaca uygunluğu üzerinde tartışılır ve değerlendirme yapılır. Gerekirse oyun yeniden oynanır.

KAYNAKLAR:
• ADIGÜZEL Ö.  • DEVERALL   • BENNET   • NORMON   • Mc. CASLİM VE SABLER  • OKVURAN A. (DRAMA DERSİ)   • ÖMEROĞLU E.   • SAN İ.

 

 

 

ÇOCUKLAR İÇİN DRAMA ÖRNEKLERİ


Hayal kurmak ya da bir şeyleri taklit etmek küçük çocukların dünyasının önemli bir parçasıdır. Bu davranışlar en fazla oyun etkinliklerinde gözlemlenir. Drama çocukların çevrelerini keşfetmelerini sağlarken, muhakeme ve problem çözebilme gibi zihinsel becerilerin gelişmesini de destekler. Farklı drama etkinlikleri içinde çocukların dil gelişimi de artar.

Sosyal ve duygusal davranışlar, planlama ve sorumlulukları kabul etme gibi işbirliği gerektiren durumlar oyun sürecinde gelişir. Çocuk duygu ve düşüncelerini drama yoluyla ifade eder. Çocuk drama yoluyla kendini tanır.

Dramatik etkinlikler çocukları farklı rollere ve farklı bir etkinliğe katarken, motor gelişimi için elverişli durumlar sağlar. Yaratıcı drama etkinlikleri için yaratılan araç-gereçler çocukların küçük kas becerilerini geliştirir. Araçlar ve materyaller, farklı kaynaklarla oluşturulan deneyimler çocukların estetik beğenilerini geliştirmek için olanaklar sağlar.

Dramatik deneyimlerin uygun öğrenme sağlayabilmesi için, dikkatlice planlanan çevreye ve uygun seçilen etkinliklere gereksinim vardır.

Dramatik Oyun ve Rol Oyunu
Dramatik oyun çocuk tarafından başlatılır. Dramatik oyun çok iyi bir planlamayla ve yaratıcı çevre ile desteklenebilir. Çeşitli araçlar taklit oyunlarını destekler.

Örnekler:
Postacı;
Postacı çantası, posta kutusu, mektup, paket

İtfaiyeci;
Hortum, itfaiye arabası, merdiven, şapka

Bakkal/ Manav;
Önlük, sepetler, oyuncak para, yazar kasa, konserve yiyecekler ve kutular, alışveriş çantaları ve el arabası

Fırıncı;
Tava, önlük, oklava, kaşıklar, kâseler, kurabiye kalıpları, şapka

Öğrenme çevrelerinin içinde bir giyinip, süsleme köşesi geliştirin. Bir ayna, çeşitli giysiler ve tuvalet masası sağlayın. Bu köşeye kutular, alışveriş çantaları ve bavul ekleyin. Hedefler ve konulara eşlik etmeleri için köşeye değişik malzemeler ekleyin.

Evcilik köşesi rol oyunu için fırsatlar sağlar.

Evcilik köşesinde şunlar bulunabilir.
• Lavabo, raflı dolap, fırın ve buzdolabı, sandalyeler, masanın yer aldığı mutfak
• Oturulacak rahat bir yer, kitaplar, gazeteler, dergilerinde yer aldığı oturma odası
• Giysiler, sandık ve oyuncak bebek beşiği ile yatak odası
Oyuncaklar (etnik) yöresel karakterler gösteren giysilerle ve farklı ölçülerde olabilir.

Çeşitli araçlar dramatik oyunu teşvik edebilir.

Örnekler; Daktilo, eski fotoğraf makinesi, tamir araçları, saatler, süreölçer, el feneri, evrak çantası, süpürge, paspaslar, çöp kutusu, plastik yiyecekler, adres defteri, telefon rehberi, haritalar, pusula.

Rol oyunları için uygun bir blok köşesi tercih edilir. Çeşitli inşa malzemeleri gibi bir birinin içine girebilen parçalı bloklar sağlayın. Yönlendirmek için yapı aksesuarları ekleyin. Arabalar, kamyonlar, uçaklar, trafik işaretleri, artık malzemeler, hayvanlar ve mobilyalar gibi aksesuarlar ekleyebilirsiniz. Rol oyunları için uygun hareket ve inşaat yapılabilecek açık alanlar hazırlayın.

ISINDIRMA : Ögretmen sinifa üzerinde yüz ifadelerinin bulundugu kartlar getirir.Çocuklarla birlikte bu kartlar incelenip taklitleri yapilir.

DRAMA : Ögretmen sinifi iki gruba ayirir.Bir grup mutlu canavarin ,bir grup ise üzgün kusun taklidini yapar . Ögretmen mutlu yüz kartini kaldirdiginda mutlu canavarlar oynamaya ve kahkaha atmaya baslarlar.Ögretmen üzgün yüz kartini kaldirdiginda üzgün kuslar ortaya gelirler.Ögretmen müzigi kapattiginda herkes yerine geçip oturur.

OLUSUM : Ögretmen sizi mutlu eden durumlari ve sizi üzen durumlara örnek verin der.

DEGERLENDIRME : Sizce kusumuz neden mutsuz ,sizce canavarimiz neden mutlu oldugu hakkinda konusulur.

 

Örnek Drama Etkinlikleri

Isınma

Lider çocuklara “çocuklar şimdi el ele tutuşup kocaman bir halka olalım” der. Halka olunduktan sonra yere oturulur. Lider “çocuklar ben sizlerin adını bilmiyorum, siz de benim adımı bilmiyorsunuz. Şimdi sizlerle hem oyun oynayalım hem de adlarımızı öğrenelim. Adımızı, kaç defada söylüyorsak elimizi birbirine o kadar vurarak söyleyeceğiz. Örneğin, benim adım Ay-sel, kaç defada söylüyorum, iki defada, o zaman adımı söylerken iki defa elimi çırpacağım. Önce ben yapayım, sonra hep birlikte yapalım” yönergesini verir. Bütün çocuklar için tekrarlanır. Ortaya değişik renklerde kurdeleler konur (az sayıyla başlanır, sayı artırılır). Lider çocuklara “şimdi biri dışarı çıkacak biz de bu kurdelelerden birini alacağız, arkadaşımız geldiğinde eksik olan renkteki kurdelenin hangisi olduğunu söyleyecek” der, ilgiye göre oyun devam ettirilir.



Oyun / Doğaçlama vb.

“Kuşlar nasıl hareket eder, nasıl ses çıkarır. Şimdi hep beraber ayağa kalkıyoruz, herkes kuş oluyor, evet çok güzel kuşlar oldunuz. Şimdi de herkes kedi olsun..., balık olsun..., fil olsun…, tekrar kuş olalım…” denir ve çocukların hayvan öykünmeleri yapması sağlanır. Lider Ferit Avcı’nın “Kırmızı Fili Gördünüz mü?” adlı hikayesini (T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları: 1829, Çocuk Kitapları Dizisi: 167, Ankara, 1996) kitaptan çocuklara okur. Lider çocuklara “fil dışarı çıktığında nerelere gitmiş olabilir? Acaba kimlerle karşılaşmış? Dışarıda da yağmur yağıyormuş, acaba dışarıda neler yaşamış? Eve döndüğünde üzgündü ve yorgundu, neden üzülmüş olabilir? Üzülmemesi için file neler söyleyebiliriz?” gibi sorular yöneltir. Alınan yanıtlar doğrultusunda öykünün devamı oluşturulur. Lider “çocuklar şimdi biz bu filin başına gelenleri oynayalım, verdiğim kurdeleye göre de hangi hayvan olacağımıza karar verelim. Filin rengi, kuşun rengi, farenin rengi, kedinin rengi, zürafanın rengi, balinanın rengi ne olsun (çocuklardan yeni kahramanlar da gelebilir, onlar da oyuna dahil edilir)” der. Renkler belirlendikten sonra değişik renklerde kurdeleler çocuklara verilir, bileklerine bağlanır. “Şimdi omzuna dokunduğum kendisinde hangi rengin olduğunu ve hangi hayvan olduğunu söyleyecek. Evet şimdi filin başından geçenleri oynayabiliriz”. Bu sırada, minder, sandalye ve benzerlerinden yararlanılarak filin yaşadığı ev, odadaki hayvanların olduğu çerçeve çocuklarla birlikte düzenlenir. Çocukların hikayeyi tamamlamalarına göre ortamda başka düzenlemeler de yapılabilir. Çocukların hepsi (yani her bir hayvan) çerçeve içindeki yerlerini alırlar ve doğaçlamaya geçilir.

Değerlendirme

Doğaçlamalar bittikten sonra çocuklarla halka şeklinde oturulur. Lider çocuklara “neleri beğendiniz, beğenmediğiniz şeyler oldu mu?” gibi sorular yöneltir. Doğaçlamada sırasında ortaya çıkanlara göre sorular çeşitlendirilebilir.

Araçlar: Büyük mavi bir örtü
Isınma

Üzgün, mutlu duygusal yüz ifadelerinin olduğu kartlar gösterilir. Bu ifadeler üzerine konuşulur. Çocuklardan onları mutlu eden bir şey düşünmeleri ve bunu hareketleri ile göstermeleri istenir. Üzgün ifadesi için de aynı şey yapılır.

Oyun / Doğaçlama vb.

Büyük bir mavi örtü yere serilir, çocuklara “burası bir deniz, şimdi hep birlikte minderleri kullanarak bir gemi yapalım, ben gemiye çıkan merdivenleri yapıyorum vs.” denir. Geminin yapımı bittikten sonra herkes geminin dışına çıkar. Lider “ben bu geminin kaptanıyım ve birazdan güzel bir deniz yolculuğuna çıkacağız, çok değişik yerlere gideceğiz, şimdi herkes kendisine bu gemide yapabileceği bir meslek düşünsün. Düşünenler hareketleri ile mesleklerini göstersinler. Uygun bulduklarım benimle bu deniz yolculuğuna gelecekler” der. Çocukların hepsi mesleklerini gösterir ve gemiye binerler. Bütün çocukların gemiye binmeleri sağlanır. Lider “herkes işinin başına, gemi denize açıldı, artık gemiden inemeyiz” der. Daha sonra “deniz dalgalanmaya başladı, dalgalar gittikçe büyüyor, gemi sallanmaya başladı” gibi yönergeler kullanılır (deniz olarak kullanılan mavi örtü sallanır). Lider “şimdi gemimiz bir adaya yaklaşıyor” der. Adada bir inceleme gezisi yapılır, ağaçların içinden yürünür, mis gibi kokan çiçeklerin olduğu bir yere gelinir. Değişik hayvanlarla karşılaşılır. Gemide yiyebilmek için değişik yiyecekler toplanır. Lider “artık gemiye dönme zamanı geldi” der. Yolda dönerken lider “burada uçamayan bir kuş var. Bu kuş neden uçamıyor, neler yapılabilir?” der. Gelen öneriler değerlendirilir. Lider “evet çocuklar gemimize geldik, herkes işine dönsün” der ve yolculuğa bir süre devam edilir. Liderin yönergeleri ile gemi karaya yanaşır ve herkes gemiden iner.


Değerlendirme
Herkes mavi örtünün çevresine oturur. Adaya neden gittiğimiz, kuşun kanadının neden kırılmış olabileceği, oyun sırasında en çok ne zaman üzüldükleri, ne zaman mutlu oldukları vb gibi sorular sorulur.



Örnek 3
Isınma

Lider “herkes annesinin ya da babasının elini tutsun” der (Ebeveyni gelmeyen çocuk varsa büyüklerden birinin elini tutsun denilebilir). “El ele tutunca küçük gruplar olduk, şimdi kocaman bir balon olalım (yetişkin, çocuk sıralamasına dikkat edilir). Balonumuz hava kaçırıyor (yavaşça küçülünür), üfleyerek şişirelim (hızlı-yavaş çeşitlemeleri yapılır)” der. Lider bir top gösterir ve “topu sırayla herkes eline alacak, ve anne-babasının adını söyleyip yanındakine verecek” der (annemin adı Selma gibi). “Şimdi müzikle dans edeceğiz, müziği kapattığımda çocuklar kendi anne-babalarının dışında bir eş bulacaklar” (çalışma her defasında başka bir yetişkinle eş olacak şekilde devam ettirilir).

Lider “en son eş olduğunuz kişinin kim olduğuna dikkat edin, müziği kapattığımda herkes en son eş olduğu kişiyi bulup eşinin ellerine elleri ile vursun” der (bir kaç kere tekrarlanır)

Oyun / Doğaçlama vb.

Lider çocuklara “bakın burada bir gökkuşağı var” der (gökkuşağı için bir ip ya da kartondan hazırlanmış gökkuşağından yararlanılabilir). “Herkes gökkuşağının altından kendi anne ya da babası ile birlikte geçecek ama gökkuşağının bazı istekleri var. Eğer bu istekler yerine getirilmezse gökkuşağının altından geçilemeyecek. Gökkuşağının altından geçen çocuklar anne ya da baba, anne ya da babalar ise çocuk olacaklar” yönergeleri verilir.

Gökkuşağı eşlerden “bir hayvan taklidi yapmaları, aynı anda çift ayak üzerine zıplamaları, gösterilen şeklin adını söylemeleri (kartlara hazırlanmış kare, üçgen, daire vb. şekiller)” gibi isteklerde bulunur. Eşler geçtikten sonra “çocuklar gökkuşağının altından geçince anne ya da baba olmuşlardı, şimdi bu anne-babalar çocuklarına banyo yaptırsınlar, saçını tarasınlar, istedikleri bir oyunu oynasınlar, anne/babalar mutlu, üzgün, kızgın, korkmuş ifadelerini kullanarak heykel olsun, çocuklar da heykelleri incelesinler ve ne hissettiğini söylesinler” gibi yönergeler verilir.

Değerlendirme

Lider grubu gözlemleyerek uygun bir zamanda “şimdi herkes eşi ile minderlere otursun” der. “Neler yapmaktan hoşlandınız? Gökkuşağının altından geçerken neler hissettiniz? Anne-babalara “çocuk olmak nasıldı? Çocuklara “anne-baba olmak nasıldı? Anne/babanızla en çok neyi hangi oyunu oynamaktan hoşlandınız?” gibi sorularla hem çocukların hem de katılan anne ya da babaların düşünceleri alınır.

 

 


Örnek 4

Araçlar: Büyük pembe bir örtü, oyuncak kaplumbağa
Isınma

Çocuklara “şimdi el ele tutuşalım ve bir balon olalım, balonumuz küçük, haydi şişirerek kocaman bir balon yapalım. Şimdi de havası kaçıyor, fısssss... Üfleyerek tekrar şişirelim” diyerek balon oyunu oynanır. Oyun bittikten sonra halka şeklinde oturulur. Lider “bugün kaplumbağamla sizi ziyarete geldik. Kaplumbağam sizlerle tanışmak istiyor, onu eline alan adını söylesin” der.

Oyun / Doğaçlama vb.

Lider “şimdi hepimiz gökyüzündeki bulutlarız, gökyüzünde dolaşıyoruz, dolaşırken diğer bulutlara çarpmıyoruz” der. Lider “hafiften rüzgar esmeye başladı, rüzgar bulutları sürüklemeye başladı”, “rüzgar gittikçe hızlanıyor, bulutlar da gökyüzünde daha hızlı ilerliyor, birbirlerine çarpmamaya çalışıyorlar” gibi yönergeler kullanır. Lider çocuklara “bulutlar ileride gördükleri pembe dünyaya doğru ilerlemek istiyorlar (lider daha önceden pembe bir örtüyü sınıfın uygun bir yerine asmıştır), ama rüzgar bulutların ilerlemesini engelliyor. Bulutlar ilerlemeye çalışıyor, rüzgar bulutların ilerlemesini engellemeye devam ediyor”. Bir süre devam edilir. Lider “bulutlar, hep birlikte sessizce rüzgarı dinleyelim. Ben duyuyorum, eğer istediği şeyleri yaparsak bizim mavi dünyaya gitmemize yardımcı olacağını söylüyor. Acaba rüzgar bizden ne istiyor?” der ve çocuklardan (bulutlardan) gelen yanıtlar dikkate alınarak rüzgarın istekleri yapılır. Lider de bu arada “rüzgar, tek ayak üzerinde durmamızı istiyor, tek ayakla sıçrayarak gitmemizi istiyor, çift ayakla sıçrayarak gitmemizi istiyor” der ve çocukların söylenen yönergeye uygun hareket etmelerini sağlar. Lider “rüzgar artık esmiyor, bulutlarımız çok yorulmuşlar, yavaş yavaş pembe dünyaya doğru ilerlemeye devam ediyorlar. Bulutlar pembe dünyaya gelirler. Burada çok güzel oyuncaklarla karşılaşırlar ve bu oyuncaklarla oynarlar” der.

Değerlendirme

“Çocuklar oyunumuz süresince neler yaptık?”
“Bulut olunca ne hissetiniz?”
“Rüzgar esmeye başlayınca neler yaptınız?”
“Pembe dünyada hangi oyuncaklarla oynadınız?
gibi sorularla çocukların süreç boyunca yaşadıkları konuşulur

Örnek 5
Isınma
Çocuklarla halka olunur. Lider çocuklara “ben ne yaparsam siz de aynısını yapacaksınız” der. Lider eli ile burnunu tutma, ayağını tutma, ileriye bir adım atma, geriye bir adım atma gibi hareketler yapar. Sonra çocuklardan bir hareket yapmalarını, yapılan bu hareketi diğer çocukların tekrarlaması istenir. Halka şeklinde oturulur, ortaya beyaz bir karton ve üzerine de bir tane pastel boya kutusu, bir tane lego, bir tane kalem konur. Lider “çocuklar şimdi isteyen bir kişi gelecek, bu malzemelere dikkatli bir şekilde bakacak, sonrada dışarı çıkacak. Başka bir gönüllü kişi de bu malzemelerde bir değişiklik yapacak. Dışarıda olan gelip değişikliğin ne olduğunu söyleyecek ve düzeltecek” der. Gönüllü olanlar dışarı çıkar, kalan çocuklardan gönüllü olanlar da bir değişiklik yaparlar.

Oyun / Doğaçlama vb.
Lider ortaya eski gazeteler koyarak “çocuklar, şimdi bu gazeteleri yırtıyorsunuz, evet herkes buradaki gazeteleri yırtacak” der. Çocuklar verilen gazetelerin hepsini yırttıktan sonra “şimdi bunların üzerine oturalım” der. Lider çocuklara “oturduğumuz yerde neler var, biz şu anda nelerin üzerinde oturuyoruz” denilerek çocukların dikkatleri az önce yırtmış oldukları gazetelere çekilir. Sonra da “burası neresi, burada neler var, başka neler olabilir?...” gibi sorular sorulur. Yanıtlara göre sorular çeşitlendirilir. Oluşturulan öykü canlandırılır. Canlandırma sırasında ortamda düzenlemeler yapılabilir, araç-gereç kullanılabilir.

Değerlendirme
Sonra çocuklara kağıt ve boya kalemleri verilir. “sizden oynadıklarımızla ilgili bir resim yapmanızı istiyorum” denir. Resimler üzerinde konuşulur. Lider “burayı artık temizlememiz gerekiyor, nasıl temizleyebiliriz?” der ve çocuklardan gelen öneriler doğrultusunda sınıf temizlenir.
 

DRAMA UYGULAMA ÖRNEKLERİ

KONU:
Tanışma ve ısınma oyunları
 

TANIŞMA OYUNLARI
KOLAYSA YAKALA:
Sınıfa, öğrenci sayısından bir eksik sandalye getirin ve bu sandalyeleri sınıfa dağınık bir şekilde yerleştirin. Biri kedi, diğeri fare olması için iki öğrenci seçin. Diğer öğrencilere sandaiyelere oturmalarını söyleyin. Kedi, fareyi kovalamaya başlar. Fare eğer oturanlardan birinin umuzuna dokunursa oturan öğrenci ayağa kalkacak yerine fare oturacaktır. Ayağa kalkan öğrenci kedi olacak ve dana önce kedi olan ve kovalayan öğrenci fare olacaktır. Yani burada bir rol değişikliği vardır ve oyunu eğlenceli kılan bu rol değişikliğidir. Kediyken birden fare oluyorsunuz. Kovalarken kaçan durumuna düşüyorsunuz.

DOGAÇLAMA
KAPIYI KiM ÇALDı?:
Öğrencilerden oturmalarını isteyin. Öğrencilere rehberlik yapmak için oyuna ilk siz başlayın. Bu oyunun amaçlarından biri karakter yaratmaktır. Öğrencilere 'Nerede?" ''Kim?'' "Nasıl?" "Neden?" sorularını sordurmak ve bu soruların yanıtlarını bulmalarını sağlayarak bir karakter yaratmalarını sağlamalısınız. Yaratılan bu karakter sınıfın kapısına ya da duvarına vuracak ve öğrenci vurdukdan sonra "Kim vurdu?" sorusunu soracaktır. Diğer öğrenciler kapıya kimin, neden, ne zaman, nasıl vurduğunu bilmeye çalışacaklardır.
Örnek: Gece yarısı köpeklerin kovaladığı bir kadın korkarak tanımadığı birinin evinin kapısını çalar. Amacı yardım istemektir.
Öğrencilerin daha rahat anlamaları için kapıya ilk siz vurarak örnek olun.

 

 

 

 

 

 EĞİTİCİ DRAMA UYGULMALARI

1. SAYILARI ÖĞRENİYORUM:

Öğretmen eline aldığı küçük bir topu belli bir sayıya kadar elinde atıp tutarak saydırır. Daha sonra herhangi bir öğrenciye topu atar. Öğrenci ise öğretmenin kaldığı yerden saymaya devam eder. Öğretmen dur değince öğrenci topu bir başka arkadaşına atar ve bu sefer yeni öğrenci saymaya diğer arkadaşının kaldığı yerden devam eder. Oyun bu şekilde devam eder.

Örnek: 2, 4, 6, 8, .........

2. ÖYKÜYÜ DEVAM ETTİRME:

Öğretmen bir öyküyü başlatır. “ Bir gün küçük bir ülkedeki kral uykudan kalkmış ve aynaya bakmış. Bir de ne görsün............” öğretmenin seçtiği öğrenci devam eder. Daha sonra öğretmen o öğrenciye teşekkür ederek başka bir öğrenciye söz verir yada öğrenciye bir başka arkadaşını seçmesini söyler.

Not:: Öyküye yapılacak katkı bir kelime olabilir birkaç cümlede, önemli olan öyküyü bir kelimede olsa ilerletebilmektir. Öykü bir şekilde tamamlanmalıdır. Öykü tamamlanıncaya kadar bir öğrenci birkaç kere söz alabilir.

3. HAREKETLE BUL:

Öğrenciler bir çember yapılır. “ Çember nedir?” diye sorulur. İçi boş bir yuvarlak diye yanıtlanır. Daha sonra içine birkaç öğrenci sokulur. Bu sefer “Ne oldu?” diye sorulur. Daire cevabı verilir. Aynı şekilde kare ve üçgen şekilleri de öğretilebilir.

4. MEVSİMLER:

Önce mevsimler konusu sınıfta kısaca anlatılır. Sonra sınıf gruplara ayrılır. ( 4 Grup ) her gruba canlandıracağı mevsim fısıldanır. Öğrenciler kendi aralarında anlatacakları mevsimi çalışırlar. Öğretmen bu esnada öğrencilere fikir olarak yardımcı olabilir. Sunum aşamasında öğrenciler hem canlandırma yaparlar hem de sınıfa mevsim ile ilgili ipuçları verirler. Canlandırma sonunda canlandırılan mevsimi sınıfın bulması istenir. Bütün grupların canlandırması bitince gruplar birbirlerini eksikleri yönünde eleştirmeye başlarlar. En iyi canlandıran grup alkışlanır.

5. ÇÜNKÜ İLE ANLATMA:

Öğretmen yada bir öğrenci herhangi bir olayı tanımlar. Sonraki çocuk “çünkü” diyerek o olayın nedeni olabilecek başka bir olay yada kişiyi bulup söylemeye çalışır.

Örnek: Adamın ceketi ıslandı. 1- çünkü yanına şemsiye almamış 2- çünkü çok yağmur yağıyormuş.

6. MEKANİK ÇALIŞMAYI ANLATMA:

Duyu organlarının yada vücut sistemlerinin öğrencilere mekanize edilerek anlatılması.
Örnek: Sindirim sisteminin anlatılması; İki öğrenci ağız, bir öğrenci ise lokma olur. 4 öğrenci boğaz ve yutak, iki öğrenci mide, iki öğrenci özsular, dört öğrenci ince bağırsak, dört öğrenci kalın bağırsak ve bir öğrencide anüs olur. Lokma ağızdan girer ve tüm organları geçerek anüsten çıkar. Bu geçiş esnasında öğrenciler elleriyle çeşitli hareketler yaparlar. Örneğin lokma midedeyken iki öğrenci lokmayı birbirlerine doğru itip çekerler. Öğretmen gerekirse lokmanın geldiği her yeri adım adım açıklayabilir. Tabii bu esnada “Lokma şimdi hangi organda?” şeklinde sorularda sorabilir.
Günlük temizlik, selamlaşma, haberleşme, fotosentez, aile ortamı vb. konular canlandırılabilir.

UYGULAMA 1

Bu sınıfta bir kişinin dışarıda bir nöbetçi öğretmenle tartışıp ona vurup kaçtığını gördünüz. Sınıfa döndüğünüzde sınıf içindeki tavrınız ne olurdu?

1. Alkışlarız.
2. Öğretmenden özür dileyecek birkaç kişi seçeriz.
3. Hiçbir şey görmemiş duymamış gibi yaparız.
4. Arkadaşımızla konuşup özür dilemesini sağlarız.
5. Sınıfın adını kötüye çıkardığı için onunla sınıfta hiç kimsenin konuşamamasını sağlarız.

UYGULAMA 2

Sınıfta çok zor ve önemli bir dersten sınav var. Ama siz hiç çalışmadın. ( öğrencilerden ikisine hitaben söylüyoruz.) Arkadaşınla kafa kafaya verip. Kopya çekmeye karar veriyorsunuz.

Konu: Karar verme ve kopya yöntemini tartıştırıyoruz.

UYGULAMA 3

Öğrenciler 4 gruba ayrılır. Aşağıdaki tümceler yazılmış kağıtlar kendilerine verilir.
1. Acaba nasıl davranmalıyım?
2. Hani bir daha yapmayacaktım?
3. Doğru mu?
4. Anlayamadığım bir şey var mı?
5. Nasıl merak ettim biliyor musun?
6. İlk kez mi oluyor sanki?
7. Bütün bunlar gerçek mi?
8. Neden ayrıntıları anlatmak istemiyorsun?
9. Seni çok sevdiğimi biliyorsun değil mi?
10. Bunu konuyla ne ilgisi var?

Yanıtlarını birer konuyla karşılarına yazmaları istenir.
Süre sonunda gruplardan ortaya çıkan konuları sınıf içinde canlandırmaları istenir.

UYGULAMA 4

Okul yaşamları boyunca çeşitli davranış ve tutumlarıyla, olumlu yönleriyle hiç unutamadıkları ve olumsuz yönleriyle hiç unutamadıkları öğretmenlerini gözlerini kapatarak hayal etmeleri istenir. Ve ardından sorulur. Yıllar sonra bu öğretmeninizle karşılaştığınızda öğretmeninize ne söylemek isterdiniz diye sorulur.

Öğrencilerden birkaçına söz verildikten sonra sınıfta söz almayan diğer öğrencilere şu sorular yöneltilir.
11. Öğrenciler öğretmenlerini sevmedikleri için mi?
12. Dersi sevmedikleri için mi?
13. Yoksa okulu sevmedikleri için mi böyle davranıyorlar?
14. Öğretmenin öğrencilere karşı davranışı haklı mı haksız mı?
15. Öğretmen sizce nasıl davranmalıydı?
16. Sizce bu sınıfın her hangi bir problemi var mı? Eğer varsa sizce çözüm yolları nelerdir?
 

 

 

 

DRAMA PLANI :

 

DERS:Yaratıcı Drama

 

SÜRE: 80 dakika

GRUP: En fazla  20 kişi.

 

KONU: Duyu, dokunma çalışmaları, heykel ve form oluşturma.

 

HEDEFLER:

1. Drama ilkelerini, drama etkinliklerinde doğru uygulayabilme.

2. Dokunmaya yönelik oyunlarla duyularını geliştirebilme.

3. Bir temadan yola çıkarak, doğaçlamalar oluşturabilme.

4. Bir konu ya da temayı bedenini kullanarak ifade edebilme.

5. Yaratıcılığını ortaya koyma ve geliştirmede hayal gücünün kullanabilme.

6. İmgesel anlatım gücünü geliştirebilme.

7. Grupla çalışmaya istekli oluş.

8. Drama etkinliklerine katılmaktan ve izlemekten zevk alış.

 

İŞLENİŞ:

 

Isınma:

Gruptan müzik eşiğinde ritimle yürümeleri istenir. Daha sonra liderin verdiği yönergelere göre ayak

parmaklarının ucunda, topuğuna basarak, ayakların dış yanına basarak, ayakların iç yanına basarak yürünür (5’).

 

Oyun:

Önde Turna 1-2-3 oyunu:

Katılımcılardan bir ebe seçilir. Diğer katılımcılar alanın bir başka köşesinde

dururlar. Ebe yüzü duvara dönük bir şekilde “önde turna 1-2-3” diye sayarken katılımcılar ona doğru ilerlemeye

çalışırlar, ebe saymayı bitirdiğinde katılımcılar donacaktır. Ebe, saymayı bitirdiğinde arkasına doğru dönerek

diğerlerini hareket halinde yakalamaya çalışır. Ebenin hareket halinde gördüğü kişi oyun dışı kalır. Ebenin tam

arkasına gelindiğinde ona en çok yaklaşmış olan kişi, sırtına dokunarak gruptan kalan diğerleriyle birlikte geriye

doğru kaçarlar. Ebenin yakaladığı kişi yeni ebe olur. Eğer ebe herhangi birine dokunamamışsa yeniden ebe olur.

Bir başka turda yere en az bir kez dokunmadan ebeye dokunulmayacaktır yönergesi ile tekrarlanır (10-15’).

 

Don - Kurtul oyunu:

Gruptakilerden bir ebe seçilir. Diğerleri kaçarlar. Ebenin dokunduğu kişi, ebe ona hangi pozisyonda dokunmuş

ise o şekilde donar. Gruptaki diğer üyelerden herhangi biri, donmuş durumda bulunanlardan birinin karşısına

geçerek aynı biçimi alırsa, donmuş olan kurtulur. Bu sırada ebeye yakalanmamaları gerekecektir. Ebe tüm

katılımcıları yakalayıncaya kadar oyun sürdürülür(10’).(Aynı oyun ikinci oyuncunun arkadaşını kurtarmak için

onun hareketini zıt yönde yapmasıyla da denenir).katılımcıları yakalayıncaya kadar oyun sürdürülür(10’).(Aynı oyun ikinci

oyuncunun arkadaşını kurtarmak için onun hareketini zıt yönde yapmasıyla da

denenir).

 

Doğaçlama

 

Kukla – kuklacı oyunu oynanır. Grup eşit sayıda iki gruba ayrılarak, iç içe iki

çember yapılır. Dıştakiler kuklacı, içtekiler kukla olacaktır. Kuklacılar

önlerindeki tahta malzemeyi istedikleri biçimde şekillendirdikten sonra, sağa

doğru bir kayarak her bir kukla üstünde oynamalar yaparak düzeltirler. Kendi

kuklalarına geldikten sonra son düzeltmeyi yaparlar, kuklalarını el

hareketleriyle oynatırlar. Bittikten sonra içtekiler ve dıştakiler yer değiştirirler.

Aynı işlemler tekrarlanır (20’).

Gruptan gönüllü iki kişi seçilir. Bu iki kişinin birlikte sevgiyi vurgulayan bir

form oluşturmaları istenir. Gruptakilerden bir başkası ikiliden istediği birinin

omzuna dokunarak onu dışarı çıkartır, diğerinin formuna yeni bir anlam

katacak şekilde biçim alır. Tüm grup birkaç kez yapıncaya kadar tekrarlanır.

İsteksiz olan varsa lider tarafından katılımcı olmaya yönlendirilir (20’).

Gruptan serbest şekilde yürümeleri istenir. Liderin “dur” yönergesi üzerine

herkes olduğu şekilde durur. Lider seçtiği iki kişinin duruşunu yorumlatır. Bu

uygulama kişi sayısı 3-4’e çıkartılarak tekrarlanır.

Lider tarafından oluşturulacak grup sayısına göre 4-5 imge seçilir. Ardından

gruptaki diğer katılımcılara tüm imgelere bakıp, kendi seçtikleri herhangi bir

imgenin anlamını bütünleştirecek şekilde o imgeye katılmaları söylenir. Tüm

katılımcılar bir form aldıktan sonra, lider seçtiği bir kişiden düzeltme

yapmasını ister. Liderin seçtiği kişi, oluşan gruplardan bir tanesi üzerinde,

onun yüklediği anlamı bozan bir kişiyi çıkartabilecek, diğerleri üzerinde

istediği düzeltmeyi yapabilecektir. Her gruptan çıkartılanlar aynı işlemleri

diğer gruplar üzerinde tekrarlarlar. Her gruptan bir kişi çıkartılarak, belirtilen

aşamalar uygulandıktan sonra, herkes kendi düzeltme yaptığı gruba giderek

anlamı bütünleştirecek şekilde eklenir. Lider tarafından seçilen ilk kişiye

dokunulmaz. Tüm grup heykeller tamamlandıktan sonra, liderin seçtiği bir

grubun formunu bozmaması söylenir. Diğer gruplara çözülmeleri söylenir.

Donuk durumda kalan grup diğer katılımcılarla birlikte yorumlanır. Sırayla

diğer gruplar da donarlar ve yorumlanır (20’).

 

 

Oluşum:

Oluşturulan gruplara isterlerse dinledikleri yorumlara göre, isterlerse

kendi oluşturacakları yeni bir kurguya göre beden dili kullanılarak

canlandırma yapmaları istenir (canlandırmalar önce beden dili kullanılarak,

sözel anlatım bulunmadan yapılır). Her grup sırayla canlandırmasını yapar,

oluşturulan grup heykele gelindiğinde donarlar. Daha sonra tüm gruplara

dondukları andan sonrasını da kurgulamaları ve baştan itibaren sözel anlatım

da kullanarak sonuca kadar oynamaları söylenir. Grupların çalışmaları izlenir

(50’).

 

Değerlendirme:

 

Grup çember şeklinde yere oturur. Lider yapılan çalışmaların

hedefleri hakkında bilgi verdikten sonra, hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı

hakkında katılımcıların görüşlerini alır. Çalışmalar sırasında neler hissettikleri,

neler duyumsadıkları sorularak, tüm katılımcıların duygularını ve

düşüncelerini söylemesi sağlanır(10’).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tiyatro gösterisi


3 KELEBEK
İlkbahar gelmişti. Her yer rengarek çiçeklerle bezenmişti. Arılar , kelebekler uçuşmaya başlamışlardı. 3 kelebek çok iyi arkadaştı. Sarı kelebek, kırmızı kelebek ve mor kelebek, Güle oynaya uçuşuyorlardı. Ama ilkbahar işte. Güneşli hava birden bozdu ve yağmur bulutları kapladı heryeri. Gök gürlemeye başladı. Yağmur başlayacaktı. Tüm hayvanlar kaçışmaya başladılar. 3Kelebek de
KIRMIZI KELEBEK–Yağmur yağacak
SARI KELEBEK– Hemen saklanacak bir yer bulmalıyız.
MOR KELEBEK-Yoksa ıslanırız ve ölürüz.
Önce gülün yanına gittiler.
KIRMIZI KELEBEK- gül güzel gül. Yağmur başlayacak. Biz de ıslanacağız bizi yapraklarının altına saklar mısın. O zaman ıslanmayız
GÜL- ayyy ben ki çiçeklerin en güzeliyim sizi yanıma alırsam güzelliğim bozulur. Çekilin çekilin.
KIRMIZI KELEBEK- lütfen gül ıslanırsak ölürüz
GÜL- eh peki madem ama sadece sen gel. Çünkü sende benim gibi kırmızısın. Kırmızı renk çok güzel ama diğer kelebekler olmaz
KIRMIZI KELEBEK- olmaz yapamam ben arkadaşlarımı bırakamam
GÜL- ozaman sen bilirsin. Hadi gidin yanımdan aa güzelliğimi engelliyorsunuz
sonra lalaye uçtular gök gürlemeye devam ediyordu
SARI KELEBEK- lale güzel lale . Yağmur başlayacak. Biz de ıslanacağız bizi yapraklarının altına saklar mısın. O zaman ıslanmayız
LALE- hıhhh ben çiçeklerin en zarifiyim. Sizi yanıma alırsam zerafetim bozulur. gidin yanımda bile duramazsınız pis böcekler ıyyy ıyyy
SARI KELEBEK- lütfen güzel lale. Islanırsak ölürüz
LALE- eh iyi o zaman ama sadece sen gel. Diğer kelebekler olmaz. Sende aynı benim gibi sarı renksin. Ben sarıyı çok severim
SARI KELEBEK- olmaz yapamam ben arkadaşlarımı bırakamam
LALE- iyi tamam tamam. Sen bilirsin gidin ozaman yanımdan
3 kelebek üzgün şekilde mor menekşeye doğru uçarlar.
MOR KELEBEK- mor menekşe güzel menekşe Yağmur başlayacak. Biz de ıslanacağız bizi yapraklarının altına saklar mısın. O zaman ıslanmayız
MOR MENEKŞE-hah hah haha - güler- ayol ben çiçeklerin kraliçesiyim. Rengim eşsizdir. Yapraklarım kadife gibi yumuşacıktır. Sizi neden saklayayım ki
MOR KELEBEK- lütfen ıslanırsak ölürüz
MOR MENEKŞE- ee madem çok ısrar ettiniz. Ama bak söyleyeyim ben sadece seni saklarım. Rengin benimki gibi asil bi renk. Mor. Ben moru çok severim
MOR KELEBEK- olmaz ben arkadaşlarımı yalnız bırakamam
MOR MENEKŞE.- ee çekil git o zaman vaktimi harcadım sana offf
zavallı kelebekler uçıuşurken yağmur başlamış. O sırada bir ses
GÖKKUŞAĞI-pıiişşşt kelebekler buraya bakın yukarıya
3 KELEBEK AYNI ANDA – sende kimsin
GÖKKUŞAĞI- benim gökkuşağı hadi gelin saklayayım sizi yağmurda ıslanmayın
3 KELEBEK- oleyy yaşa gökkuşağı
bir süre sonra yağmur diner ve kelebekler çıkarlar ama o da ne tek renk olan kelebeklerin kanatları rengarenk olmuştur
3KELEBEK- aa rengarenk olmuşuz ama bu nasıl oldu
GÖKKUŞAĞI- ben sizi izledim. Siz isteseydiniz arkadaşlarınız bırakıp kendiniz saklanabilirdiniz. Ama yapmadınız. Aferin size işte bende sizin bu arkadaşlığınız ödüllendirdim size renklerimden verdim. Artık sizi beğenmeyen çiçeklerden daha güzelsiniz hadi uçun kelebekler
ÇİÇEKLER [kelebeklere bakarak]
GÜL- aaa bak ne kadar güzel olmuşlar
LALE -ayy sinir oldum bak şimdi
MOR MENEKŞE- renkleri ne güzel olmuş
ŞARKI hep birlikte söylenirken kelebekler kanat çırparak sahneden inerler
pır pır pır pır uçuşur kelebekler
renk renk kanatları doğayı süsler
uç kelebek bahar geldi
bütün kırlar çiçeklendi

 

 


BALON ŞİŞİRME OYUNU


Her çocuğun eline birer balon verin şişirsinler
sonra çocuklara sorun şişirilmiş balonu havaya atarsak ve ağzıda açıksa ne olur
elleriyle havası kaçmış balonu canlandırırlar fısssssssssss gibi
sonra öğretmen şimdi tek tek balonlarınızı havaya atın ve dikkatlice izleyin der
çocuklar atar ve izlerler sonra bütün vücutlarıyla balonun sönerken yani havası kaçarken yaptığı hareketleri taklid ederler çok komik oluyor deneyin konuşalım...

 

 

 

 

MEVSİMLERLE İLGİLİ ŞARKILI DRAMA


ARKADAŞLAR ARANIZDA BİLENLER VARDIR AMA BİLMEYEN ARKADAŞLARA TAVSİYE EDERİM.23 NİSAN İÇİN YAPTIRMIŞTIM ÇOCUKLARA.HER MEVSİMİN RENGİNE GÖRE ELBİSE GİYİLİP ŞARKININ SONUNDA MEVSİMİ İFADE EDEN YAPRAK,ÇİÇEK,KAR DÖKÜLÜYOR.
HEP SARIDIR ELBİSELERİM
BEN BU RENGİ ÇOK SEVERİM
SONBAHARI CİCİM ÇOK SEVDİĞİM İÇİN
HEP SARIDIR ELBİSELERİM.

HEP BEYAZDIR ELBİSELERİM
BEN BU RENGİ ÇOK SEVERİM
KIŞ MEVSİMİNİ CİCİM ÇOK SEVDİĞİM İÇİN
HEP BEYAZDIR ELBİSELERİM

HEP YEŞİLDİR ELBİSELERİM
BEN BU RENGİ ÇOK SEVERİM
İLKBAHARI CİCİM ÇOK SEVDİĞİM İÇİN
HEP YEŞİLDİR ELBİSELERİM

HEP KIRMIZI ELBİSELERİM
BEN BU RENGİ ÇOK SEVERİM
YAZ MEVSİMİNİ CİCİM ÇOK SEVDİĞİM İÇİN
HEP KIRMIZI ELBİSELERİM.

 

 

 

 

MESLEKLERLE İLGİLİ DRAMA


geçen hafta 10.sınıf öğrencilerimle okulumuz uygulama sınıfında bir drama çalışması yaptık biz çok eğlendik.Şöyle:
Öğrenciler çeşitli mesleklere göre (bahçıvan,balerin,tamirci,hemşire,ahçı vs.)kullandıkları araçlar ve kostümlerini hazırladılar.Ve çocukların meslekleri tanımalarına yardımcı olacak ipuçları ve konuşmalar hazırladılar.Daha sonra minik öğrencilerimizin karşısına tek tek çıkarak meslekleri tanıttılar.Sohbetler sırasında çok hoş dialoglar geçti.Böylece görsel ve uygulamalı bir çalışma ile miniklere meslekler konusunu verdik.siz de deneyin.
UMARIM BEĞENİRSİNİZ.....

 

AKTİF DRAMA ( ÇIĞLIK ATALIM MI ? )


Hazır mısınız önce sessiz, sonra da sesli... 

 

veee hep beraber kollarımızı öne uzatalım , avuç içlerimiz birbirine bakıyor, avuçlarımızı birbirine vurmadan yaklaştırıyoruz ve uzaklaştırıyoruz, bir kaç kez tekrar edelim ve şimdi ellerimizi çırpalım. Alkış, alkış, alkış...

 

veee şimdi oturduğumuz yerden ayaklarımızı havaya kaldıralım, iki ayağımızı birden yere yaklaştırıyoruz ve uzaklaştırıyoruz, bir kaç kez tekrar edelim, şimdi ayaklarımızı yere vuralım. Vur, vur , vur...

 

şimdiii ellerimizi yumruk yapalım, dirseklerimizden bükelim ve karnımızın hizasına çekelim. Bağırmak istiyoruz ağzımızı açtık fakat sesimiz çıkmıyor, bir kaç kez tekrar edelim, veeeee şimdi hazırmı sınız yumruklarımız sıklımış, çok sesli ÇIĞLIIIIIIIIIIIIIIIIKKK. AAAAAAAAAAAAAAAAAA...

 

Çocuklar çığlık atarken kulaklarınızı tıkamak serbest 

 

Herkese başarılar dilerim :)

 

 

MEVSİMLER


 

MATERYALLER: yeşil, mavi, sarı ve beyaz kumaşlar; şapka, atkı, süpürge
1- çocuklar yarım daire şeklinde otururlar.
2- eğitimci yeşil örtüyü alarak çocuklara ne renk olduğunu sorar.
3- yeşil cevabı aldıktan sonra eğitimci gözlerimizi kapatalım ve "kendimizi ilkbahar mevsiminde piknikte, yemyeşil çimenlerinüzerinde oturuyor olarak düşünelim" der.
4- çeşitli sesleri ve doğadaki farklı kokuları söyleyerek çocukları yönlendirir.(kuş sesi, dere sesi, çimen kokusu, çiçek kokusu, toprak kokusu vb.)
5- eğitimci şu yönergeleri verir: "ip atlayalım.", "top oynayalım."
6- "yağmur başladı!" yönergesini verir. çocuklar minderlere geçerler. yağmurun dinmesini beklerler.
7- yeşil örtü kaldırılır. yağmur diner, günler geçer havalar ısınır. yaz mevsimi gelmiştir.
8- eğitimci "haydi şimdi yüzmek için denize girelim." der. mavi örtüyü yere serer.
9- çocuklar farklı şekillerde yüzerler (yüzüstü, sırt üstü, ileri-geri vb.)
10- sonra kızgın kumlardan hplaya zıplaya geçilir.
11- tatil sona ermiş ve okullar açılmıştır. havalar soğumaya, yağmurlar yağmaya başlamıştır. sonbahar mevsimi gelmiştir.
12- eğitimci sarı örtüyü sererek "herkes şemsiyelerini açsın, su birikintilerine basmadan yürüsün." yönergesini verir.
13- rüzgar kuvvetli esmektedir ve şemsiyelerini kuvvetli utmaları gerekir.
14- ağaçlar yapraklarını dökmüştür. onların üzerinde çıtır çıtır yürümek çok güzeldir.
15- eğitimci son olarak "bembeyaz bişey yağıyor." der. kar cevabını alınca beyaz örtüyü serer.
16- kartopu oynamak için sıkıca giyinerek dışarı çıkarlar.
17- kartopu oynadıktan sonra bir arkadaşlarını beyaz örtüye sararak, kafasına şapka, boynuna atkı ve eline süpürge takarlar.
18- hep birlikte kardan adam şarkısı söylerler.
 

DEĞERLENDİRME: eğitimci tüm örtüleri yan yana dizerek "hangi örtüde nler yaşadık?" ve "bir yılda kaç mevsim varmış?" sorularını yöneltir.

 

 

 

ÖZEL GÜN VE HAFTALARLA İLGİLİ DRAMA ÖRNEKLERİ



DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ
OYUNUN ADI:BEN KİMİM
Materyal
Her öğrencinin adının yazılı olduğu kartonlar
Kağıt ve boyalar
Çamaşır ip ve mandallar
*Büyük kartonlara çocuklara çocukların isimlerini yazılır.İsim kartonları gösterilerek ismi okunan çocuk,öğretmenin yanına gelir.Selamlaşılır.Çocuğunda sınıfa selam vermesi sağlanır.Diğer çocuklar alkışlarıyla selama karşılık verebilir.En sevdiği renk,ayva,oyuncak vb. sorular sorulabilir.Teşekkür edilerek çocuk yerine gider.
*''sorulu mendil kapmaca'' oynanır.Öğretmen değişim için belirgin yönergeleri verir.Kırmızı sevenler yer değiştirsin,motosiklet sevenler yer değiştirsin,üzerinde yeşil olanlar yer değiştirsin,annesi doktor olanlar yer değiştirsin,altı yaşında olanlar yer değiştirsin vb.
*Öğretmen kaptan rolüne girer.Sağlam bir gemisi olduğunu,bir gemi yolculuğu yapmak istediğini ama koca gemide bütün işlere yetişemediğini,yardıma ihtiyacı olduğunu söyler.Gemiye alacağı her çocuğa adı,yaşı,ailesi,nerede oturduğu ve en iyi yaptığı iş hakkında sorular sorar.En iyi yaptığı işi yansılamasını ve fotoğraf karesi olarak durmasını ister.Herkez gemiye alınınca yolculuğa başlanır.Fırtına,köpek balıklarıyla çatışma,denizde yüzme gibi oyuna heyecan katacak öğeler eklenir.Bir adaya ulaşılır.Öğretmen adaya girebilmeleri için kendileri hakkında üç önemli şeyi söylemelerini ister(beni en çok mutlu eden,beni en çok kızdıran,beni en çok üzen vb..).Çocukların görevi adada daha önceden sınıfın farklı yerlerine saklanan resimleri bulmak ve sahiplerine vermektir.
*Çocuklar gemi yolculuğunda hoşlarına giden bölümü çizerler.Çamaşır ipi ve mandallar yardımıyla sınıfın bir bölümüne resimleri asmaları sağlanır


GRUP FOTOGRAFI"
Çocuklar üçer kişilik gruplara ayrılır ve her gruba bir olay ya da durum söylenir.Ve çocuklar bu durum yada olayı canlandırarak poz verirler. Öğretmen de temsili bir fotoğraf makinesi ile onların resimlerini çeker.
Daha sonra gerçekleştirilen bu drama hakkında konuşularak çocukların neler hissettikleri, neleri canlandırdıkları, nerelerde zorlandıkları vb. konuşulur. Ardından da çocuklardan canlandırdığı rolü resmetmeleri istenir ve renkli kartonlardan çerceveler hazırlanarak bu resimler sergilenir.

canlandırılabilecek örnek durumlar:
- lokantada yemek yiyenler
- tuvaletin önünde çok sıkışmış halde sıra bekleyenler
- orkestrada bir müzik aleti çalanlar
- giyinenler
- soğuk havada incecik bir bluzle dışarı çıkmış kişiler
- sıcak bir havada terlemiş olanlar . . .

" BEDENİMİZ DAİRE"
Çocuklar sandalyelerinde otururlar ve öğretmenin verdiği yönergeleri uygularlar. öğretmen ilk önce işaret parmakları ile havada daire izmelerini ister. daha sonra tek ellerini kullanarak daire yapmalarını ister, ardından iki elleri ile daire yapmalarını söyler. daha sonra sıra ile tek kolları ile, her iki kolla, tüm vücutları ile daire yapmalarını ister. daha sonra çocuklar ayağa kalkarlar. iki kişi birlikte daire yapar, ardından dört kişi birlikte daire oluşturur. daha sonra tüm çocuklar birlikte çeşitli şekillerde daireler oluştururlar.
Daha sonra yapılan bu drama hakkında konuşularak çocukların fikirleri ve yaşantıları dinlenir. etraftaki daire şekilleri sorulur, örnekler vermeleri istenir. Ardından de destekleyici etkinlik olarak kırmızı ve siyah fon kartonlarına çizilmiş daireleri keserek uygun şekilde birleştirmeleri ve bir uğur böceği oluşturmaları istenir.
aynı uygulama kare, üçgen, dikdörtgen hatta çocuklarla daha önceden çalıştıysanız beşgen, altıgen gibi diğer geometrik şekiller için de uygulanabilir.
TREN ÇALIŞMASI
Çocuklar arka arkaya sıra olurlar ve birbirlerine tutunarak tren oluştururlar. en öndeki çocuk lokomotif olur ve diğerleri de vagonlar olurlar. lokomotif ne yaparsa vagonlar da aynısını yaparlar.

Çocuklar treni oluşturduktan sonra öğretmen yönergelerle çocukları yönlendirir: “ilk önce düz bir yolda ağır ağır ilerliyor trenimiz. İlerde dik bir yokuş var; tırmanıyoruz, tırmanıyoruz. Şimdi de yokuştan inmeye başladık, gittikçe hızlanıyoruz. İlerde büyük bir viraj var...” lokomotif arada bir düdük sesleri çıkarır ve yönergelerde istediği gibi canlandırmalar yaparak gruba liderlik yapar. İsteyen çocuklara lokomotif olma olanağı verilerek rol değişimleri yapılır.

Drama tamamlandıktan sonra çocuklarla yapılan bu drama hakkında konuşulur. Etkinlik sırasında neler hissettikleri, hangi bölümlerde zorlandıkları sorulur.

Daha sonra çocuklara tren resminin olduğu çalışma sayfaları verilerek yırtma yapıştırma tekniği ile tamamlamaları istenir.

FARKLI TOPLARLA HAYALİ OYUN;
Çocuklar daire şeklinde ayakta dururlar. Öğretmen aralarına girer ve elindeki çok ağır hayali topu bir çocuğa göderir. ağır topu alan çocuk, topun ağır olduğunu bedeni ve kollarının hareketleriyle ifade ederek topu başka bir arkadaşına gönderir, bu hayali ağır top tüm çocuklar arasında elden ele dolaşır en son öğretmene geri gelir ve öğretmen bu hayali ağır topu yere koyarak daha hafif bir top alır ve elinde zıplatma hareketi yaparak bir çocuğa gönderir. yine top tüm çocuklar arasında elden ele dolaşır. Daha sonra çok büyük, çok küçük toplarla oyun sürdürülür.

Tartışma aşamasında çocuklardan yapılan çalışmaları anlatmaları istenir. neler hissettikleri, hangi toplala oynamanın daha kolay ve zevkli olabileceği farklı büyüklük ve ağırlıktaki bu toplala hangi oyunların oynanabileceği sorulur.

destekleyici etkinlik olarak da çocuklardan farklı büyüklüklerdeki toplar ya da nesnelerin resimlerini yaparak boyamaları istenebilir.

çocuklar ikişer ikişer ayrılır ve her ikili bir meyve olurlar. Çocuklar daire şeklinde ayakta dururlar ve öğretmenin ismini söylediği meyveler yer değiştirir. öğretmen arada bir meyve sepeti der; bu durumda herkes yer değiştirir sepetteki meyveler karışmış olur.

drama sonunda çocuklarla tartışma aşaması gerçekleştirilir. bu aşamada çocuklara hem drama yaşantıları hakkında sorular sorulur, hem de meyveler hakkındaki bilgilerini tazeleyecek sorular sorulur. Örneğin yaz meyveleri hangileri, kış meyveleri hangileri gibi. Ya da hangi meyveler ekşidir, hangileri tatlıdır, hangi meyveler ağaçta yetişir gibi sorular sorulur. destekleyici etkinlik olarak meyve resimleri verilerek boyamaları istenebilir.

AYNA - GÖRÜNTÜ

Öğretmen çocukları “U” şeklinde oturtur. Aralarından 6 çocuğu seçerek ikili eşler halinde karşılıklı dizilmelerini söyler. Çocuklardan üç tanesi “ayna” diğer üçü de “görüntü” olur. Görüntü olan çocuk bir hareket yapar ve ayna da onu taklit eder. Daha sonra roller değiştirilerek oyun tekrarlanır. Ardından öğretmen bir kez daha 6 kişi seçer ve drama tekrarlanır. ( tüm çocuklar bir kez ayna ve bir kez de görüntü olmalıdır)
 

TARTIŞMA BÖLÜMÜ:
1. Zihinde Canlandırma: Öğretmen çocuklardan gözlerini kapatmalarını ve soracağı soruları cevap vermeden sadece düşünmelerini ve hayallerinde canlandırmalarını ister:
“Görüntü rolünde hangi hareketleri yapmıştın?”; “ Ayna olmak zor muydu?”; “Sence oyunda ayna rolünde en başarılı olan kimdi?” . . .
2. Tanımsal Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
“Görüntü rolünde iken hangi hareketleri yaptın?” ; “ Ayna rolünde iken hangi hareketleri taklit ettin?” ; “ Ayna olmak mı yoksa görüntü olmak mı daha zor?” . . .
3. Duygusal Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
“ Görüntü olmak mı yoksa ayna olmak mı daha çok hoşuna gitti?” ; “Neden?” ; “Arkadaşının seni taklit etmesi hoşuna gitti mi?” ; “Neden?” . . .
4. Bilişsel Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
“Ayna nedir?” ; “ Ayna ne işe yarar?” ; “ Ayna nerelerde kullanılır?”
5. Yaşantısal Düzey: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
“Senin evinde nerelerde ayna var?” ; “ Ne zaman aynaya ihtiyaç duyuyorsun?” ; “ Evlerimizden başka nerelerde ayna var?” . .
6. Drama Oyununu Geliştirme: Öğretmen çocuklardan sorduğu soruları cevaplamalarını ister:
“ Hayatımızda hiç ayna olmasaydı ne olurdu?” ; “ Ayna yerine neleri kullanabilirdik?” . . .

Destekleyici etkinlik olarak da mukavva, renkli kartonlar, rölyef ya da alüminyum folyo ve pullar ile el aynaları yaptırılabilir.

 

 

DRAMATİK OYUN NEDİR NE DEĞİLDİR ???


Dramatik oyunun unsurları:

KAHRAMAN, AMAÇ, ENGEL, KRİZ, ÇATIŞMA, YARDIMCI, ÇÖZÜM

Dramatik oyun’un unsurlarını örnek vererek açıklayalım:

Önce bir KAHRAMAN a ihtiyacımız var.
KAHRAMAN: Gerçeği bulmak için okyanusa açılan denizci.

Kahraman, gerçeği bulmak için, okyanusun öbür yakasındaki Bilinmeyen Topraklara ulaşmak zorundadır; bunun için okyanusa yelken açar (AMAÇ).

Ancak denizler tanrısı Oceanos, o bölgeden kimsenin geçmesine izin vermez (ENGEL).

**Bu nedenle, kahramanımızın da geçişini engeller ve geri dönmezse, teknesini batıracağını söyler. Kahramanımız inatçıdır, yoluna devam edeceğini söyler ve Oceanos’a meydan okur (KRİZ).

Oceanos, büyük bir fırtına çıkararak, kahramanımızın teknesini çok uzaklara fırlatır (ÇATIŞMA).

Ancak, kahramanımız çok iyi bir denizci olduğundan, tekneyi batırmamayı başarır. Kahramanımız, çaresizdir, tam bu anda bir deniz kızı çıkagelir (YARDIMCI)

ve kahramanımıza bir flüt vererek, eğer bu flütü çalarak giderse, Oceanos’un ona dokunmayacağını söyler. Kahramanımız, bu deniz kızına aşık olur ve birlikte gitmeyi önerir. Kız kabul eder ve birlikte Oceanos’un bölgesini sorunsuz geçer ve Bilinmeyen Topraklara ulaşırlar (ÇÖZÜM).

 

Kendi reklemını kendin yap draması


Amaç:kendilik değerini hissetme
 

Süreç:Büyük grupta bireysel rol oynama

Drama oyunu:Grup daire biçiminde yere ya da sandalyelere oturur.Çocuklara tv deki reklamları örnek alarak,kendilerini dükkanlarda satılan bir ürünmüş gibi görüp,izleyicilere tanıtmaları söylenir.Çocuklar birer birer ortaya gelirler ve kendi reklamlarını yaparlar.Ortaya çıkan çocuk özellikle önem verdiği özelliklerini ya da yapabildiği şeyleri söyler(güzel saçlarım var,yanaklarım kırmızıdır,güzel resim yaparım,iyi takla atarım v.b).Kendinin reklamını yapan çocuk,tanıtımını tamamlayınca,gruptaki diğer çocuklar tarafından alkışlanır.Tanıtım yapan çocuğun kendini tanıtırken,övdüğü özelliklerini hareketlerle de ifade etmesi istenir.Örneğin;'saçım güzel' derken elleri ile saçlarına dokunup göstermesi,'iyi takla atarım' derken yerde takla atması istenir.Çekingen bir çocuğun,hareketlerle rol oynamadan yalnızca kendisi ile ilgili övücü ifadeler söylemek istemesine izin verilmelidir.
Tartışma Aşamaları:
Zihinde canlandırma:Çocuklar bir kaç dakika gözlerini kapayarak reklamını yaptıkları özelliklerini düşünürler.
Tanımsal düzey:Çocuklara kendilerini överken neler söyledikleri sorulabilir.Ayrıca çocuklardan bazı çocukların kendilerini tanıtırken söyledikleri özellikleri anımsayıp söylemeleri istenir.Örneğin;"Ayşe'nin iyi özellikleri nelermiş?Kim söyleyecek?"gibi.
Duygusal düzey:Çocuklara kendi özelliklerini söylerken neler hissettikleri
sorulabilir.
Bilişsel düzey:İyi insan ya da iyi çocuk olmanın gerektirdiği özelliklerin neler olduğu sorulabilir.
Yaşantısal düzey:Çocuklara,söyledikleri özellikleri ile ilgili başkalarının(anne,baba,kardeşler,arkadaşlar v.b.) ne düşündüğü, ne söyledikleri sorulabilir.
Geliştirme düzeyi:Çocuklardan kendileriyle ilgili iyi özellikleri söylemeleri istenir.Ayrıca çocuklar,sahip olmak istedikleri iyi özelliklerin neler olduğunu düşünüp söylemeye davet edilirler.
Destekleyici Etkinlik:Her çocuk grubun önünde söylediği bir özelliğinin resmini yapmaya çalışır.

DANS ET, RESİM YAP


ARKADAŞLAR SİZİNLE ÜNİVERSİTEDEYKEN DRAMA DERSİNDE ÖĞRENDİĞİMİZ BİR OYUNU PAYLAŞMAK İSTEDİM.ÇOCUKLARI BİRBİRLERİNE ÇOK YAKIN OLMAYACAK ŞEKİLDE SINIFTA DAĞINIK ŞEKİLDE YERLEŞTİRİN.HAREKETLİ BİR MÜZİK AÇIN.VE ONLARA ''ŞİMDİ HEEPİMİZ BİRER RESSAMIZ VE RESİM YAPACAĞIZ.HEPİNİZİN ÖNÜNDE BİRER RESİM KAĞIDI VAR.AMA BİZ FIRÇA YERİNE VÜCUDUMUZU KULLANACAĞIZ ''DER.SONRA MÜZİKLE BİRLİKTE ÖĞRETMENİN YÖNLENDİRMESİYLE HAYALİ RESİMLERYAPILIR.MESELA ŞİMDİ SAĞ ELLERİMİZLE ÇİZİYORUZ,ŞİMDİ SOL ELLERİMİZLE ÇİZİYORUZ,ŞİMDİ BAŞIMIZLA...,DİZİMİZLE..,AYAĞIMIZLA..,POPOMUZLA GİBİ ARKADAŞLAR DEVAM ETTİRMEK SİZE KALMIŞ.REİM YAPMA İŞLEMİ BİTİNCE ÇOCUKLARI SIRT ÜSTÜ YATIRIYORUZ VE HERKES YAPTIĞI RESMİ ANLATIYOR.

 

müzikli drama etkinliği


Arkadaşlar bu dramayı geçenlerde stajda uyguladım 5-6 yaş grubuna ve inanılmaz keyif aldık o günden sonra her gün her öğretmen ve stajyere heykel dramasını yapalım diyorlarmış:) sizlede paylaşmak istedim..
Çocuklarla halka olunur ve yere oturulur. Öğretmen 'Çocuklar şimdi sizlere kısa bir öykü anlatacağım' der ve hikayeye başlar. 'Bir bekçi varmış. Bu bekçi nerenin bekçisiymiş biliyor musunuz? Bir heykel bahçesinin. Bu bekçinin heykelleri çok yaramazmış. Bekçi bir müzik parçası çaldığı zaman dayanamaz ve dans etmeye başlarlarmış. Müzik durduğu zaman da eski pozisyonlarını hatırlayamaz ve yeni bir şekilde heykel olurlarmış. Şimdi siz bu baçedeki yaramaz heykellersiniz. Ben de bekçiyim. Dinleyin bakalım, ne zaman müzik çalacağım ne zaman duracağım'
Çocuklara müzik parçası çalınır. Ben Karamela sepetindeki heykel müziğini kullandım. Müzik durdurulur ve heykellerin arasında dolaşılır. Şu heykelimin elleri ne kdar güzelmiş ya da kim yaptı acaba bu heykelimi gibi destekleyici sözler söylenir. Bu çalışma birkaç kez yapıldıktan sonr dünyanın en komik heykelleri ya da en korkunç heykelleri olmalarını ister. Ben bunu müziği açmaya başlamadan önce 'Bekçi bir sonraki gelişinde bi de ne görmüş, bahçesindeki heykeller dünyanın en komik heykelleri olmuş' gibi cesaretlendirici cümleler kullandım.


ETKİNLİK ADI: Hareket Çalışması

(Tren Gibi Hareket Etme)

UYGULANIŞI: -Şimdi oyun parkında olduğumuzu düşünelim. -Hepimiz birer tren olalım. -Kollarımızı yanlarımızda tutalım, arka arkaya geçelim. -Tren gibi ses çıkararak hareket edelim çuf çuf çuf… -Şimdi hızlanalım. -Çocuklar, eyvah raylar koptu aniden duralım. -Başka bir yoldan devam edelim. -Şimdi durağa yaklaştık, biraz yavaşlayalım, duralım. -Yolcuları aldık devam edelim, hızlanalım, hızlanalım. -Trenimizin kömürü az kaldı, yavaşlayalım, yavaşlayalım. -Kömürümüz bitti, duralım.


ETKİNLİK ADI: Pandomim

(Trafik Lambaları)

UYGULANIŞI: -Günlerden bir gün birçok araba yoldaydılar. -Mavi ve siyah trafik lambaları da her zamanki gibi ışıklarını düzenli olarak yakıp söndürüyorlardı. -Pembe ve yeşil araba, mavi trafik lambasının olduğu yolda duruyorlardı.Mavi lamba ışığını yaktığında hareket etmeye başladılar. Arabaların acelesi var gibiydi, hızlı hızlı ilerliyorlardı. -Mor, mavi ve sarı araba siyah trafik lambasının olduğu yolda yeşil ışığın yanmasını bekliyorlardı. -Arabalar yolda ilerlerken mavi trafik lambası yeşil yaktığında siyah trafik lambası kırmızı ışığını yakıyordu. -Bir süre mavi trafik lambası kırmızı ışığını yaktı, arabalar durdu. -Siyah trafik lambası yeşil ışığını yaktı, arabalar geçti. -Mavi trafik lambası yeşil ışığını yakarken, siyah trafik lambası da kırmızı ışığını yaktı ve arabalar durdu. -Bir süre sonra trafik lambaları düzenli olarak yanmaktan sıkıldılar, birbirlerine baktılar, ışıklarını aynı anda yakmaya karar verdiler. -Birlikte kırmızı ışıklarını yaktılar. Bütün arabalar durdu. -Birlikte yeşil ışıklarını yaktılar. Arabalar hareket etti, neredeyse birbirlerine çarpacaklardı. Arabalar yavaş gittikleri için sadece birbirlerine uçları değdi. -Bunu gören trafik lambaları hemen ışıklarını değiştirdiler. -Mavi trafik lambası kırmızı ışığını yaktı bütün arabalar durdu. Siyah trafik lambası yeşil ışığını yaktı, arabalar geçti. -Trafik yeniden düzenli olarak ilerliyordu. -Lambalar bir daha aynı anda aynı rengi yakmadılar.

ETKİNLİK ADI: Yaratıcı Dans

(Çiçeklerin İlkbahar Partisi)

UYGULANIŞI:

-Güneşli pırıl pırıl bir günde bütün çiçekler uykularından uyandılar. -Bugün çok heyecanlı ve çok mutluydular. Hepsi ilkbahar partisi için hazırlandılar. -Çiçekler müziğin sesini duydular, parti başladı. -Bütün çiçekler istedikleri gibi dans ediyor, baharı kutluyorlardı. -Kimileri yapraklarını sallıyor, kimileri başlarını sallıyorlardı. Hepsi neşeyle dans ediyordu. -Çiçekler dans ederken yapraklarına yağmur damlaları düşmeye başladı. -Yağmur çok hızlı yağıyordu, bütün çiçekler kaçışmaya başladılar. -Çiçekler üzülmüşlerdi, partileri yarım kalmıştı. -Ama bu duruma sevinenler de vardı. -Müziğin sesini duyan solucanlar, yumuşayan topraktan dışarı çıkıp dans etmeye başladılar. -Bu sırada yağmur da yavaşlamıştı. -Bunu gören çiçekler, partilerine davetsiz misafirleriyle birlikte devam ettiler.

 

Örnek Drama - Türkçe (Dil – Konuşma) Eğitimi


Türkçe (Dil – Konuşma) Eğitimi
Konu: Çiftlik Hayvanları
Amaç: Çocukların hayal gücünü uyarmak, canlandırmak yakınlarındaki hayvanların hareket ve seslerini gözlemlemek için onları cesaretlendirmek.
Çalışma Alanı: Boş bir alan ya da okul salonu
Araçlar: Kaset çalar (teyp),hayvan sesleri kayıtları.
Başlangıç Alıştırmaları:
Boyun omuz kaslarına yönelik gevşeme egzersizleri. Öne doğru eğilmek, yere eller ile dokunmak, kolları sallamak, omuzları dairesel olarak hareket ettirmek, kolları tavana dokunacakmış gibi germek.
Vücut kontrolü alıştırmaları: Sol dizi dengeyi kaybetmeden olabildiğince kaldırmak. Aynı alıştırmayı sağ diz ile tekrar etmek. Normal yürürken hızlı, amaçlı yürüyüşe geçmek.
Çeşitli kol pozisyonları ile ayakta durmalı, çocukların birbirlerini gözlemlemelerini sağlayarak alıştırma, kolların pozisyonunu değiştirilerek tekrar edilir.
Vücudun çeşitli bölümleri ile yere dokunup, çocukların birbirlerini gözlemleyerek, pozisyonlarını tartışmaları istenir. Alıştırma farklı duruşlarla tekrar edilir. Pozisyon tekrar değiştirilir, çocukların sabit durma, yavaşça hareket etme ve hızla hareket etmeleri istenir.
Gelişme: Çocukların Çiftlik (evcil)ve vahşi hayvanlar arasındaki farkları anlamaya, ayırt etmeye yardımcı olmak amacı ile aşağıdaki oyun hazırlanır. Sınıf dört gruba bölünür: 2 grup yalnızca çiftlik hayvanlarından, diğer 2 grup ise vahşi hayvanlar hakkında konuşacaktır. Gruptaki her bir üyenin söz hakkı söz sırası olacaktır. Eğer vahşi hayvanların grubu, çiftlik (evcil) hayvanlarından konuşur ise bir puan kaybedecektir. En çok puan toplayan grup oyunu kazanır.
Öğretmen sözcük kullanmadan bir taklit yapar (mim). Çocuklara “Ben ne yapıyorum”? diye sorar ve çocuklar cevaplar. Daha sonra “Size ne yaptığımı söyledim mi”? diye sorar ve çocuklar hareket ile cevap verirler.
Öğretmen çocukların bir kısmında bir hareketi taklit etmeleri, diğerlerinden ise bunu tahmin etmelerini ister.
İkili Çalışma: A bir çiftçi, B ise bir çiftlik hayvanıdır. B hangi hayvan olacağına karar verir ve o hayvanın nasıl ses çıkardığını düşünür. B seçtiği hayvan gibi hareket eder ve onun sesini çıkarır. A bu hayvan ile ne yapıldığını düşünerek, bunu taklit eder. (B tavuk gibi hareket edip, tavuk sesi çıkarırken, A ona yem verir). Her defasında yeni bir hayvan seçerek çocuklar rolleri değiştirirler. Öğretmen teypteki hayvan seslerini kullanarak, çocuklardan bu seslerin hangi hayvanlara ait olduğunu isteyebilir.
Akıcı Konuşma Alıştırmaları: Çocuklar eşleşip, çiftçi ve seçtikleri bir hayvan olarak veya iki hayvan olup sohbet ederler.
Sakinleşme: Tüm çocuklar bir çiftlik hayvanı olur ve çiftlikte dolaşırlar. Güneş batmaktadır ve yorucu bir çalışma gününün sonunda, tüm hayvanlar uyumak üzere yerleşirler.
Takip Eden Çalışma: Çocuklar önce yaptıkları taklitlerin resmini çizerler. Sonra da resmin öyküsünü bir kaç cümle ile anlatırlar.
Kaynak: “ Drama Across The Primary School Curriculum”, Alfred Malla, Education Assistan-Drama, Goverment Printing Press, Malta, 1993.

 

 

DoĞaÇlama ÖrneĞİ


1)Tema: kütüphane kurallarına uyma
2)Çevre: Sınıf ortamı çocuklarla birlikte kütüphane ortamına çevrilir.
3)Çocukların rolü: kütüphaneye gelen öğrenciler, kütüphane görevlisi
4)Öğretmenin rolü: kütüphaneye gelen öğrenci
5)Çerçevenin belirlenmesi:
Kütüphane görevlisi: kütüphane düzenini kontrol eden kişi
kütüphaneye gelen öğrenciler: kütüphaneye der çalışmak, kitap araştırmak amacıyla gelen öğrenciler.
6)Odak noktası: sessiz bir ortam olması gereken kütüphanenin çok gürültülü olması
7)Eylemlerin belirlenmesi:
İki arkadaş: siz kütüphaneye kitap araştırmak amacıyla geldiniz ama çok ses yapıp diğer üyeleri rahatsız ediyorsunuz.
Kütüphane görevlileri: siz kütüphane görevlilerisiniz, kütüphanenin düzenini sağlayan kişilersiniz. Kütüphane kurallarına uymayıp çok gürültü yapan iki arkadaş var. Siz bu durumdan rahatsızsınız.
3 arkadaş: Siz kütüphaneye ders çalışmak amacıyla geldiniz. Ama kütüphane kurallarına uymayıp çok gürültü yapan iki arkadaş var ve siz bu durumdan rahatsızsınız.
3 arkadaş: siz üç arkadaşsınız kütüphaneye ders çalışmak amacıyla geldiniz. Ama kütüphane kurallarına uymayıp çok gürültü yapan iki arkadaş var ve siz bu durumdan rahatsızsınız
8)püf noktası: öğretmen 1 kere alkış çaldığında canlandırmayı başlatıp durdurur.

Isınma hazırlık:çocuklara mekan içinde serbest yürüyüş yaptırılır.drama lideri çocuklara çeşitli yönergeler vererek çeşitli şekillerde selamlaşmalarını sağlar.
—Birbirinizi gözlerinizle selamlayın.
—Birbirinizi başınızla selamlayın
—Birbirinizi ellerinizle selamlayın
—Birbirinizi dirseklerinizle selamlayın
—Birbirinizi bacaklarınla selamlayın
—Birbirinizi kalçalarınızla selamlayın

Canlandırma: bir kez alkış çaldığımda artık sınıf bir kütüphane sizlerde sınıfımızın çocukları değil aldığınız roldeki kişilersiniz.(öğretmen bir kere alkış çaldığında canlandırma başlar.)

Değerlendirme:

—Sen hangi roldeydin?
—Sizleri rahatsız eden durum neydi?
—Nasıl bir çözüm buldunuz?

 

Dramanın kökeninde oyun vardır ve dramayla oyun iç içedir.
Dramayla oyun arasındaki benzerlikleri ve farklılıkları şöyle özetleyebiliriz.
1. Dramada belirli hedefler ve amaçlar vardır. Bunlar öğretmen tarafından önceden belirlenmiştir. Bu amaçla ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirilir. Oyun da ise belirli bir amaç olmayabilir ve eğitimsel açıdan çocuğa pek fazla katkı sağlamaz.
2. Drama planlı bir çalışmadır. Oyun ise kendiliğinden başlar.
3. Gerek oyunda, gerekse dramada çocuk enerjisini ve dikkatini etkinlik üzerinde yoğunlaştırır.
4. Dramada belli kurallar yoktur. Katılımcılar kendilerinden bişeyler katabilirler, değiştirebilirler.
Kuralsız çocuk oyunu olmakla birlikte, genellikle oyundan belli kurallar vardır. Her oyuncu bu kurallara uymak zorundadır.
5. Dramanın başlangıç ve sonuç bölümü olmayabilir. O anda yaratılanlar ilk kez vardır ve doğrusu yanlışı yoktur. Bu nedenle dramada yanlış yapma korkusu yoktur. Önemli olan süreçtir.
Oyunda ise bir başlangıç ve sonuç bölümü vardır. Çoğunlukla oyunda kazanma ve kaybetme söz konusudur.
6. Drama da bir yönetici ve ya öğretmen (lider) vardır. Gruba rehberlik eder. Oyunda yönlendirmeyi genellikle oyunculardan biri üstlenir.
7. Drama etkinliği sonunda tartışma ve değerlendirme yer alır. Grup tartışması uygulanan etkinlikle ilgili bilgilerin kalıcı olmasını sağlar. Oyunda ise tartışma ve değerlendirme söz konusu değildir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DRAMA PLANI

ISINDIRICI DRAMA


ETKİNLİK ADI: Aç-kapa
Amaç 1- Bedensel koordinasyon gerektiren belirli hareketleri yapabilme.
Kazanım 1- Sözel yönergelere uygun olarak ısınma hareketleri yapar.
YAŞ:
Kavram:Açık-kapalı


MATERYAL: --


SÜREÇ:Öğretmen yönergesi doğrultusunda grup yavaşça yürürken , öğretmen ‘bacaklarını kapa‘ deyince herkes hızlıca bacaklarını kapar.Oyun hızlanır bacaklarını aç,bacaklarını kapa,ellerini aç,ellerini kapa diye komutlar verilerek oyuna devam edilir.Şaşıran çocuk hangi durumda şaşırdıysa o şekilde bekler. Oyun bittikten sonra öğretmen ellerimizi kocaman açalım yanımızda en yakın olan arkadaşımıza sarılalım kollarımızı kapayalım der.Sonra el ele tutuşalım şarkısıyla halka olunur.

ESAS ÇALIŞMA
ETKİNLİK ADI:Aç kapıyı bezirgan başı

Amaç 6- Başkalarıyla ilişkilerini yönetebilme
Kazanım 9- Etkinliklerin süresine ilişkin yönergeye uyar.
Kazanım 10- Grup etkinliklerinin kurallarına uyar
MATERYAL:-


SÜREÇ:Öğretmen bir oyun oynayacaklarını söyler ve oyunu anlatır: "Çocuklar iki kişi bezirgan başı olur ve karşılıklı durup iki ellerini tutup köprü yaparlar. Diğerler arkadaşlarımız ise arkaya sıraya geçecek ve el ele tutuşan iki kişinin altından geçecek Geçerken de tek tek her geçecek çocuk "Aç kapıyı bezirgan başı "Kapı hakkı ne verirsin? Ne alırsın? "Arkamdaki yadigar olsun" diye daha önce öğrendiğimiz şarkımızı söylüyoruz.Sonra sırayla bezirganların açtığı kapıdan geçmeye başlarlar, bu arada bezirganlarda "1 sıçan, 2. sıçan, 3. kapan" tekerlemesi bittiğinde bezirganlar da ellerini yukarı kaldırarak geçirirler veya geçirmek istemediklerini, ellerini kapayacaklar. Yakalanan arkadaşımız artik bu bezirganlardan birinin yerini alacak, diye oyunu anlattıktan sonra öğretmen de çocuklarla oyunu oynar.Oyun böyle tüm çocuklar gecene kadar ve herkes bir kere bezirgan olana kadar sürer. Oyun bittikten sonra öğretmen dinlenmeleri için minderlerine oturmalarını söyler.


RAHATLAMA ÇALIŞMASI


ETKİNLİK ADI: --

Amaç 4-Algıladıklarını hatırlayabilme
Kazanım 4-Varlıkların şeklini söyler.
Amaç 5- Varlıkları çeşitli özelliklerine göre eşleştirebilme
Kazanım 9- Eş nesnelere örnek verir
MATERYAL: Çeşitli resimler
SÜREÇ:Öğretmen çeşitli resimler gösterir açık kapı ,kapalı kapı,açık pencere,kapalı pencere,açık kutu,kapalı kutu,açık dolap,kapalı dolap,açık telefon,kapalı telefon,açık televizyon,kapalı televizyon vb.. resimleri gösterir ve çocukların resimlerdeki durumları söylemelerini ister. Çocuk açık kapalı şeylere örnek verir ve sınıfta açık ve kapalı olan şeyler söylenir.

 

 

DRAMA PLANI


ISINDIRICI DRAMA


ETKİNLİK ADI: Sessiz film

Amaç 4- Kendi kendini güdüleyebilme
Kazanım 1-Kendiliğinden bir işe başlar.
Kazanım 2-Başladığı işi bitirme çabası gösterir.


YAŞ:
Kavram: Eski-Yeni


MATERYAL: Resim


SÜREÇ:Grup , yarım çember biçiminde oturur.Öğretmen,gruptan isteyen bir kişiyi yanına çağırıp kulağına (eski kazak,yeni telefon vb.)sözcükler söyler; ondan ses kullanmadan canlandırmasını ister.Oyun bitiminde çocuklara daha önceden hazırlanan resim ( içine yayı fırlamış koltuk,güzel bir sandalye,ayağı kırık bi masa,güzel
bir çerçeve,yırtık perdeler,temiz bir halı vb..) gösterilir.Bu resimin içinden eski ve yeni eşyaları bulmaları istenir. Sonra sınıftaki eski yeni eşyalar bulunur.


ESAS ÇALIŞMA
ETKİNLİK ADI: Kıyafet giyme oyunu
ÖBB
Amaç 2- Giysilerini giyme ve çıkarabilme
Kazanım 2- Giysilerini yardımsız çıkarır.
Kazanım 3- Giysilerini yardımsız giyer.
Kazanım 5- Giysilerini katlar


MATERYAL:Kıyafetler
SÜREÇ:Öğretmen daha önceden sınıfa eski ve yeni kıyafetler getirir ve kıyafetler bir kutuya konulur. Öğretmen çocuklarla “el ele tutuşalım” şarkısını söyleyerek bir halka olur. Çocuklar 2 gruba ayrılır.Müzik açıldığında kutudan yeni kıyafetleri giyecekler yeniyi,eski kıyafetler giyecek olanlar da eski kıyafeti bulup giyerler.Müzik durduğunda oyun biter.Hangi grup en fazla kıyafet giymiş ise o grup alkışlanır. Oyun bitiminde çocuklar çıkardıkları kıyafetleri katlarlar.Ve yerdeki minderlere geçerler.
 

RAHATLAMA ÇALIŞMASI


ETKİNLİK ADI:--

Amaç 4- Kendini sözel olarak ifade edebilme
Kazanım 2- Sohbete katılır
Kazanım 5-Söz almak için sırasını bekler.


MATERYAL: ----
SÜREÇ:Çocuklarla eski ve yeni kıyafetler,eşyalar (vb.) hakkında konuşulur.. Eskiyen kıyafetlerimizi ne yaptığımızı, yeni kıyafetlerimizi nasıl kullanmamız gerektiği, Eski eşyaları ne yaptığımız vb. şryler hakkında konuşulur,Öğretmen soru sorar,konuşmak isteyen çocuklar söz alarak ve arkadaşının sözün bitirdikten sonra konuşması istenir.

 

 



DRAMA PLANI


ISINDIRICI DRAMA
ETKİNLİK ADI: Resme göre yürüme


PSİKOMOTOR ALAN
Amaç 1. Bedensel koordinasyon gerektiren belirli hareketleri yapabilme
Kazanım 4. Sözel yönergelere uygun olarak yürür.
YAŞ:
Kavram:Hızlı-yavaş
 

MATERYAL: Çeşitli kartlar
 

SÜREÇ:Çocuklar halka şekline getirtilir. Yerde ters duran kartlardan birini alarak aynı karttan en yakınında olanın yanına giderek kol kola girilir.Müzik açıldığında karttaki resmin simgelediği hıza göre yürürler. Müzik kapandığında kartlar yere ters şekilde bırakılır ve bu uygulama bir kaç defa tekrarlanır.En son olarak herkes yerdeki kartlardan birini alarak iki gruba ayrılır el ele tutuşurlar ve grupların hızına uygun şekilde dönerler.Öğretmenin komutuyla halka olunur ve öğretmen şimdide fırça olalım ve sağa sola doğru yavaş yavaş hareket edelim der ve esas çalışmaya geçilir.

ESAS ÇALIŞMA
 

ETKİNLİK ADI: Vücudumuzla resim yapma
 

PSİKOMOTOR ALAN
Amaç 1- Bedensel koordinasyon gerektiren belirli hareketleri yapabilme
Kazanım 1- Sözel yönergelere uygun olarak ısınma hareketleri yapar.
Amaç 5- Denge gerektiren belirli hareketleri yapabilme
Kazanım 4- Tek / çift ayak üzerinde olduğu yerde zıplar.
 

MATERYAL:Kendi vücudumuz
 

SÜREÇ:Resim kağıtlarımız yerlerimizde yavaş yavaş kağıtlarımıza doğru koşuyoruz,şimdi yavaşlıyoruz,şimdi tekrar hızlanıyoruz.
Şimdi kağida yerimizde zıplaya zıplaya ulaşalım,şimdi boyamaya başlayalım.Şimdi kollarımızla yavaş yavaş boyayalım,şimdi ellerimizle hızlı hızlı boyayalım.Şimdi parmaklarımızla yavaş yavaş boyayalım,şimdi ayaklarımızla boyayalım.Şimdi topuklarımızla hızlı hızlı boyaylım,şimdi sırtımızla yavaş yavaş boyayalım,Şimdi burnumuzla boyayalım,şimdi saçlarımızla boyayalım.Şimdi oturalım ve (...) diyerek rahatlama çalışmasına geçilir.
 

RAHATLAMA ÇALIŞMASI
ETKİNLİK ADI: Yaprak
DİL ALANI
Amaç 4- Kendini sözel olarak ifade edebilme.
Kazanım 6- Duygu, düşünce ve hayallerini söyler.
MATERYAL: ----
SÜREÇ:Gözlerimizi kapayalım.Minik birer yaprak olduğumuzu düşünelim.Yavaş bir rüzgar esiyor. Rüzgar gitgide hızlanıyor. Artık dalda duramıyorsunuz. Hızla esen rüzgar sizi daldan kopardı ve uçurmaya başladı. Dağları, nehirleri aştınız, hızlıca uçuyorsunuz. Aniden rüzgar kesildi ve yavaş yavaş gökyüzünde süzülüyorsunuz. Nereye konmak isterdiniz? (…)


 

DRAMA PLANI

ISINDIRICI DRAMA
ETKİNLİK ADI: --

AMAÇ -4 Algıladıklarını hatırlayabilme.
KAZANIM -4 Varlıkların şeklini söyler.
YAŞ:
 

Kavram:Kolay-zor
 

MATERYAL:Çeşitli resimler
 

SÜREÇ:Çamaşırı elinde yıkayan bayanla makinada yıkayan bayan,evini elsüpürgesiyle süpüren bayanla elektrikli süpürgeyle süpüren bayan resimleri vb. resimler çocuklara gösterilir. Hangilerinin kolay hangilerinin zor olduğu çocuklara sorulur. Çocuklardan da kolay ve zor olan şeyleri söz alarak söylemeleri istenir.Ve söylediklerini canlandırmaları için çocuğa fırsat tanınır. Her çocuk istediği kolay ve zor olan hareketi canlandırır. Öğretmen de bir canlandırma yapar çocukların bilmesini ister.Çocuklar bilince de onlara güzel bir oyun oynayalım mı çocuklar diye sorar. Ve öğretmen çocuklara; “şimdi sizinle “Bul ve Yan Yana Koy” oyunu oynayacağız diyerek oyuna geçerler.
 

ESAS ÇALIŞMA
 

ETKİNLİK ADI: Bul ve yan yana koy

AMAÇ -5 Varlıkları çeşitli özelliklerine göre eşleştirebilme
 

KAZANIM -1 Varlıkları bire bir eşleştirir.
 

MATERYAL:Kartlar
 

SÜREÇ:Öğretmen çocuklara; “şimdi sizinle “Bul ve Yan Yana Koy” oyunu oynayacağız. Torbadan herkes bir kart seçecek. Seçtiğiniz karttaki özelliğe göre ne yapmanız gerektiğine karar vereceksiniz. Bunun için arkadaşlarınızın ellerindeki kartları inceleyerek onlardan yararlanacaksınız. Örneğin, sizin elinizde çektiğiniz kartta halter kaldıran adam resmi var. Sizin, diğer arkadaşlarınızın kartlarını inceleyip halter kaldıran adam resmini bulmanız ve resmi bulunca arkadaşınızdan isteyerek yere yan yana koymanız gerekiyor” diyerek oyunu anlatır.Öğretmen oyunu çocuklara anlattıktan sonra elindeki torbayı sallayarak “Haydi kartı çek, bul ve yan yana koy” diyerek oyunu başlatır. Çektiği karta uygun olarak resimleri yan yana getiren çocuğa öğretmen resimlerin benzer ve farklı yönlerini,kolay zorluk bakımından değerlendirmeleirni sorar. Oyun çocukların ilgisi doğrultusunda devam eder. Oyun bitiminde çocuklar minderlere geçerler.
RAHATLAMA ÇALIŞMASI
 

ETKİNLİK ADI:
Amaç -4 Kendini sözel olarak ifade edebilme
 

KAZANIM -5 Söz almak için sırasını bekler.
 

SÜREÇ: Öğretmen oyunda kullandı kartları çocuklara göstererek resimler hakkında konuşma yaparlar. Çocuklar sırayla resimde gördükleri zor mu kolay mı onları tartışırlar.

 

 

 

DRAMA PLANI
ISINDIRICI DRAMA
ETKİNLİK ADI:Yönergelerle yürüme
Amaç 1-Bedensel koordinasyon gerektiren belirli hareketleri yapabilme
Kazanım 4-Sözel yönergelere uygun olarak yürür
Amaç 5- Denge gerektiren belirli hareketleri yapabilme
Kazanım1-Farklı zeminler üzerinde yürür
YAŞ:

Kavram:Yaşlı-genç

MATERYAL:--
 

SÜREÇ:Grup çember olur , liderin yönergesine göre yaşlı ve genç insan olarak yürümeye başlar. Lider : ‘Yaşlı insanın çamurda, sıcak kumlarda , topallayarak , buz üzerinde , robot gibi , cam kırıklarının üzerinde , pisliklerinin arasında , ezilmiş domateslerin üzerinde , ayaklarında topuklu ayakkabı ile , huzurlu , korkmuş , neşeli , sinirli , vb. yönergeler le ve yine genç insanın çamurda, sıcak kumlarda , topallayarak , buz üzerinde , robot gibi , cam kırıklarının üzerinde , pisliklerinin arasında , ezilmiş domateslerin üzerinde , ayaklarında topuklu ayakkabı ile , huzurlu , korkmuş , neşeli , sinirli , vb yönergelerle yürümesi istenir.En iyi taklit yapan çocuğu arkadaşları seçer.Ve bugünkü tüm etkinliklerimizdeki lider o olur.
 

ESAS ÇALIŞMA

ETKİNLİK ADI: Doğaçlama
Amaç 3-Duygularını kontrol edebilme
Kazanım 2-Yetişkin denetiminin olmadığı durumlarda da gerektiği gibi davranır.
Amaç 6-Başkalarıyla ilişkilerini yönetebilme
Kazanım 1-Kendiliğinden iletişimi başlatır.
Kazanım 8-Gerektiğinde liderliği üstlenir.

MATERYAL:Sınıf ortamı

SÜREÇ:Öğretmen seçtiğimiz liderle konuşur.Yanına yardımcı seçmesini ister. Liderin o olduğunu ve öğretmen tüm yetkiyi ona verdiğini söyler.Bir drama gerçekleştirmelerini ister.Öğretmen çocuğa konuyu verir; huzur evine gitmelerini ve genç insanların onları ziyaret etmesi,oradaki insanların mutluluğunu,oraya giden arkadaşlarımızın onlara ne götereceğini vb. durumları arkadaşlarına anlatmasını ve uygun ortamı arkadaşlarıyla beraber hazırlamasını,arkadaşlarına rolleri verip bir doğaçlama yapmalarını ister. Dramamız bittikten sonra çocuklar minderlere geçerler.
 

RAHATLAMA ÇALIŞMASI
ETKİNLİK ADI: --
Amaç 2-Duygularını fark edebilme
Kazanım 1- Duygularını söyler
Amaç 5- Başkalarının duygularını fark edebilme
Kazanım 1- Başkalarının duygularını ifade eder.

MATERYAL: ----
SÜREÇ:Öğretmen gözlerini kapamalarını söyler.Çocuklar şimdi sınıfımıza bir yaşlı dedemizin geldiğini düşünelim.Dedemiz sınıftan içeri giriyor,hepimiz mutlu oluyoruz.Sırayla dedemizin elini öpüyoruz.Dedemizle muhabbet ediyoruz,konuşmamız bittikten sonra dedemiz kalkıyor.Ama o da ne dedemiz sandalyeye takılıyor,eyvah hepimiz dedemiz için çok endişelendik.Ama hemen dedemizin yanına gittik ve dedemizin elinden tuttuk.Dedemiz bize çok teşekkür etti.Ve bizde çok mutlu olduk.Dedemizi uğurladık..Ve gözlerimizi açıyoruz. Dedemiz sandalyeye takıldığında ne hissettiniz? Dedemiz sizce o durumda ne hissetmiştir vb. sorular sorulur.

 

 

 



ETKİNLİK ADI : Ormandaki tuzaklar
YAŞ :
SÜREÇ : Tüm sınıf
B.A.D.A. AMAÇ : Verilen bir problem durumunu çözebilme
KAZANIM :Probleme çeşitli çözüm yolları söyleme
MATERYAL :Tuzak hazırlamak için ip, su birikintisi için mavi karton ve renkli fon kartonlarından hazırlanmış çiçekler.
Öğretmen daha önceden kartlara resimler hazırlamıştır. Bu resimler nesnenin nerede bulunduğunu gösteren şekildedir. Örneğin; köpeğin kulübenin içinde olması, vazonun masanın üstünde bulunması, tavuğun kümesin dışında olması vb. bu resimler büyük kartlara hazırlanır ve öğrencilere tek tek gösterilir. Öğrenciler resme bakarak varlıkların nesnelerin neresinde bulunduğunu söylerler. Nesnenin nerede bulunduğunu doğru söyleyen çocuk diğer arkadaşları tarafından alkışlanır. Etkinlik böyle devam eder daha sonra rahatlama çalışmalarına geçilir.


ESAS ÇALIŞMA

ETKİNLİK ADI : Nerede?
B.A.D.A. AMAÇ : mekanda konum kavramıyla ilgili yönergeleri uygulayabilme
KAZANIM : nesnenin mekandaki konumunu doğru olarak söyleme(Altında üstünde, önünde arkasında, içinde dışında, sağında solunda , yakınında uzağında)
YAŞ :5–6
MATERYAL : Büyük boy kartlar

Öğretmen ‘Evet çocuklar şimdi ben Kral Aslanın yaşadığı ormana onu aramaya gidiyorum. (Bir tane aslan seçilir ve o bir köşede uyuyordur.)Benimle gelmek ister misiniz? Çok eğlenceli bir orman gezisi olacak. Yalnız çok dikkatli olmalıyız! Ormanda bazı tuzaklar olabilir! Bunlara çok dikkat etmeliyiz. Birde çok sessiz olmamız gerekiyor! Aslana yakalanmamaya dikkat edeceğiz. Haydi, şimdi sessizce beni takip edin bakalım. Öğretmen daha önceden sınıfın bir köşesine tuzaklar hazırlamıştır. Tuzakların hazırlanmış olduğu bölüm orman olarak kabul edilir. İlk tuzak bir su birikintisi. Öğretmen : ‘Heeee oda ne bir su birikintisi. Eyvah! Çocuklar bu bir tuzak olabilir bunu geçmek için ne yapabiliriz?’ Diye sorar. Çocuklar cevap verir: ‘üstünden atlayalım.’ Tüm sınıf üstünden atlayarak orman gezisine devam ederler. Biraz sonra karşılarına bir tuzak daha çıkar. Bu tuzağın sadece bir işareti vardır. Öğretmen bu tuzağı ip bağlayarak hazırlamıştır. Öğretmen çocuklara tekrar sorar: ‘Eyvah çocuklar yine bir tuzak daha. Şimdi bunu nasıl geçeceğiz?’ İp biraz yukarıdan bağlıdır. Çocuklar cevap verir: ‘İpin altından geçelim.’ Hepsi birden ipin altından geçerler. Ormanda geziye devam ederler. Derken… karşılarına güzel bir çiçek bahçesi çıkar. Öğretmenin hazırlamış olduğu renkli fon kartonlarla yapılmış olan çiçekler yerdedir. Hepsi birden çiçekleri toplarlar. Daha sonra aslana ulaşırlar. Aslan olan çocuk yerinde uyumuş numarası yapıyordur. Çocuklar çiçekleri toplarken ses çıkarmışlardır. Bu arada aslan uyanıp çocukları yakalamaya çalışır. Çocuklar aslana yakalanmamak için kaçarlar. Aslanın yakaladığı çocuk ebe olur. Bu sefer aslan yakalanan çocuk olur.

RAHATLAMA ÇALIŞMALARI
ETKİNLİK ADI : Kim aldı? Nerede olabilir?
YAŞ : 5–6
SÜREÇ : Tüm sınıf

Öğretmen bütün sınıfın gözlerini kapamasını ister. Söylediği şeyleri zihinlerinde canlandırmalarını ister. Öğretmen: ‘Çok dağınık bir odanız var ve siz bu odada en sevdiğiniz bir arkadaşınızla oyun oynuyorsunuz. Bazen oyuncakları eşyaların arasında kaybediyorsunuz. Şimdi de bir oyuncağınızı kaybettiniz. Acaba nerede olabilir? Bir düşünün bakalım.’ Der ve çocuklara düşünmeleri için birkaç dakika süre verir. Daha sonra çocuklar gözlerini açarlar ve zihinlerinde canlandırdıkları düşüncelerini anlatırlar. ( Oyuncakları nerede aradıkları, nerede buldukları tartışılır.)


DRAMA PLANI

P.A. AMAÇ : Bedensel koordinasyon gerektiren hareketleri yapabilme.
KAZANIM : Sözel yönergelere uygun olarak yürüme.(Yavaş, hızlı, taklit yürüyüş vb.)
YAŞ :
SÜREÇ : Tüm sınıf grup çalışması.

AYI YÜRÜYÜŞÜ
Gövde öne bükülür, avuçlar yere değdirilir, baş yukarı kaldırılır.
LEYLEK YÜRÜYÜŞÜ
Kollar öne uzatılır, öne adım atılırken dizler karına çekilerek yürünür.
KARGA YÜRÜYÜŞÜ
Dizer bükülür, ellerle ayak bilerleri tutulur, adım atılarak yürünür.
KAZ, ÖRDEK YÜRÜYÜŞÜ
Dizler bükülür, kollar yana açılır. Sağa sola yalpa yaparak yürünür.
MAYMUN YÜRÜYÜŞÜ
Dizler yarım bükülür, gövde hafifçe öne eğilir, kollar yana sarkıtılır ve yürünür.
TAVŞAN YÜRÜYÜŞÜ
Dizler bükülür, eller yere konur. Ayaklardan hız alınır ve ileri doğru sıçranır.
KEDİ KÖPEK YÜRÜYÜŞÜ
Eller yerde, sırt kamburlaştırılmış, sessizce yürünür.

ESAS ÇALIŞMA

ETKİNLİK ADI : Müzikli hikaye

‘Karga ile tilki’nin hikayesi anlatılır. Ardından daha önce öğretilmiş olan hırsız karganın şarkısı söylenir. ( Bir gün bir hırsız karga hah hah hah hah ha ha ha / Bir parça peynir çalmış hah hah hah ha ha ha / Uçmuş bir dala konmuş hah hah hah ha ha ha / Oradan geçen bir tilki hah hah hah ha ha ha / şen sesinle öt demiş hah hah hah ha ha ha / Bizim karga gag demiş hah hah hah ha ha ha / Peyniri tilki yemiş hah hah hah ha ha ha) şarkısıyla birlikte sözlerine uygun olarak canlandırlır.

RAHATLAMA ÇALIŞMASI

ETKİNLİK ADI : Telsiz telefon
S.D.A. AMAÇ : Başkalarıyla ilişkileri yönetebilme.
KAZANIM : Grup etkinliklerinde grubun görüş ve amaçlarını benimsediğini gösterme.
MATERYAL :

Öğretmen : Ben başta oturan iki takım yanındaki arkadaşına bu cümleyi gizlice aktaracağım. Böylece yanlışsız olarak sonraki oyuncuya kadar ilerleyecek’der. Bundan sonra öğretmen üç sözcüğü geçmeyen bir cümleyi başta bulunan iki takım oyuncusunun kulaklarına yavaşça söyler. Böylece bütün çocuklar öğretmenin mesajını kulaktan kulağa son oyuncuya kadar gönderirler. En sondaki iki oyuncuda duydukları cümleyi yüksek sesle öğretmene söylerler. Oyun sonunda başarılı olan öğrenci alkışlanır. Yanlış söylenen cümle eleştirilir ve nerde bozulduğu araştırılır.

 

 

 

 

 

 

C. Eğitimde Dramada Yararlanılabilecek Kaynaklar

 

Eğitimde drama çalışmalarında, çocukların ilgisini çekerek, onları teşvik edebilecek ve kendi eğlenceli oyunlarını doğaçlamalarına yardımcı olabilecek masal, öykü, efsane, roman, şiir gibi çeşitli kaynakları kullanmak mümkündür. Bunun yanında, günlük hayatta karşılaşılan, güncel olaylar ve haberleri liderin (öğretmen) drama çalışmalarında kullanabileceği diğer kaynaklardır. Bu bölümde eğitimde drama çalışmalarında kullanılabilecek kaynaklar sırasıyla örneklenerek açıklanacaktır.

 

1. Masallar

Genellikle olağanüstü kişilere, olaylara, serüvenlere yer verilen ve ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa anlatılarak geçen hayal ürünü hikayelere masal denir.Masallar çok eskiden beri, çocukların ilgisini çeken bir yazı türü olup, gerek özgün, gerekse çeviri örnekleriyle edebiyatın içinde yerini almaktadır.

 

ÖRNEK

Derekuşu ve Çiçekler (Halk Masalı) :

Bir varmış, bir yokmuş. Bir yaz varmış ama ne yazmış. Sıcak mı sıcak. Güneş çevreyi yakıyormuş. Günlerdir bir damla yağmur düşmemiş toprağa. Bütün çiçekler boyunlarını bükmüşler. Susuzluktan ölmek üzereymişler.

Kenarda bir dere akıyormuş. Ama çiçekler derenin suyuna nasıl ulaşsınlar? Çiçekler ağustos böceğine yalvarmışlar. "Bize dereden biraz su taşı, yoksa öleceğiz" demişler. Ama böcek yerinden kıpırdamamış ve çiçeklere su taşımamış. Kelebeğe söylemişler. O da güzel kanatlarını göstererek "suya yaklaşırsam kanatlarım bozulur" demiş. Sonra uçup gitmiş. Çiçeklerin sesini bizim derekuşu duymuş ve onlara çok acımış. Gagasıyla onlara dereden damla damla su taşımış. Böylece çiçekler ölmekten kurtulmuşlar. Ama derekuşu son çiçeğe de su getirdikten sonra, yorgunluktan çimenlerin üstüne düşmüş. Orada uyuya kalmış.

Derekuşu uyurken yağmur başlamış. Çiçekler çok sevinmişler. Suya kavuşmuşlar, kurtulmuşlar ölmekten. Ama içlerinden biri, "şu derekuşu olmasaydı, yağmur yağana kadar hepimiz çoktan solmuştuk. Bizi asıl o kurtardı" demiş.

Bütün çiçekler onu haklı bulmuşlar ve derekuşunu korumaya karar vermişler. Çiçekler eğilerek yapraklarını uyuyan derekuşunun üzerine germişler. Böylece derekuşu yağmurdan hiç ıslanmamış. Rahat rahat uyumuş. Ama masal bu ya, çiçeklerin renkleri yağmurdan kuşun üstüne akmış. Derekuşunu renk renk boyamış. Uyandığında öteki kuşlar "Renkli kuş, güzel kuş sen kimsin?" diye sormuşlar. Çünkü onu tanıyamamışlar. Küçük derekuşu şaşırmış. Derenin kenarına uçup suya bakmış. Suya bakınca ne görsün? Renkli renkli tüylerle bezenmiş, güzel bir kuş olmuş. Tabi derekuşu buna çok sevinmiş."

Lider masalı çocuklara okuduktan sonra, çocukların masalı doğaçlama ile canlandırmalarını isteyebilir. Fakat amaç masalı olduğu gibi oynamak değil, masalı bir çıkış noktası olarak kabul edip, buna göre yeni çözümler oluşturabilmek olmalıdır. Böyle bir masal için maske, makyaj ve kostüm kullanılması uygun olur.

 

Lider masalın başını okuduktan sonra, sırayla kahramanları seçer. Bunun için de küçük bir oyun kullanabilir. Çünkü gruptaki herkesin derekuşu olma şansı yoktur. Örneğin, adil bir oyun olması açısından sandalye kapmaca oynanabilir ve bu oyunun sonucunda birinci olan kişi derekuşu rolü için seçilebilir. Grubun diğer üyeleri de masal kahramanları rollerini üstlendikten sonra, masal konusu doğaçlanır. Masaldaki sonuçtan farklı bir sonuca ulaşılabilir. Bütün masallar bu ve bunun benzeri tekniklerle dramatize edilebilir.

 

Masalımsı Hikayeler (Fobi) : Çocuğun hayal edebileceği olağanüstü özelliklerle süslenmiş, ancak çocuğun yaşantısında karşılaştığı olaylarla işlenmiş masalımsı hikayeler çocuklar için oldukça ilgi çekicidir. Masalımsı hikayelerde, klasik masallardaki olağanüstü kahramanlar, sihir, büyü gibi olağanüstü unsurlar mevcut değildir. Canlı ya da cansız kahramanlar, yaşamdan alınan olaylar, hayal unsurları ile süslenmiştir. Çocuğun bu hayal unsurlarını somutlaştırarak kullanması ve düşünmesi mümkündür. Örneğin, hayvan kahramanlarının okula gitmesi, dişini fırçalaması, uzayda arkadaş edinmesi, bulutların arkadaşlığı, çocuğun şemsiyesi ile konuşması gibi olaylar onlara daha ilgi çekici gelmektedir.

Burada da yine masalımsı hikayelerin dramatik oyunda kullanılması sözkonusudur. Kullanılacak masalın seslerle canlandırılması da bir drama tekniğidir.

 

 

ÖRNEK

Küçük Tren

Evvel zaman içinde bir küçük tren varmış, îki istasyon arasında gider gelirmiş. (Çocukların dikkatini çekmek için tren kelimesi yüksek sesle söylenir ve çocukların hep beraber trenin çalışma sesini çıkarmaları için beklenir). Küçük bir lokomotifi olduğu için tek bir vagonu varmış ve yalnız posta taşırmış. Bir gün yükünü almış. Yola koyulmuş, gidiyormuş. Önüne büyük bir tren çıkmış (çocukların daha yüksek bir tren çalışma sesi çıkarmaları beklenir). Büyük tren bozulmuş ve içindeki yolcular inmişler.

 

İstasyon şefi trendeki öğrencilerin okula yetişmesini istiyormuş. "Şu küçük treni öne alalım, postayı boşaltalım, sonra öğrenciler binsin. Belki onları taşıyabilir" demiş. Hemen küçük treni öne almışlar. Sonra peşine iki vagon eklemişler. Küçük tren buna çok sevinmiş. Çocuklar vagonlara doluşmuşlar. Tren düdüğünü çalmış. (Çocuklar ses çıkarır).

 

Küçük tren hareket etmiş. Başlamış çekmeye (çocuklarla birlikte önce yavaş yavaş, sonra hızlanarak trenin çuf çuf sesini çıkarırlar). Çocuklar yol boyunca sevinçle el çırpmışlar, şarkı söylemişler.

 

 

2. Hikayeler

Belirli bir zaman ve yerde bir veya birkaç kişinin başından geçen, gerçeğe uygun bir olayı anlatan veya birtakım kimselerin karakterlerini çizen ve çoğu kez birkaç sayfa tutan, kısa yazılar "hikaye" olarak tanımlanır.

 

Dramatizasyona başlarken "kimsenin daha önce duymadığı yeni bir hikaye oluşturacağız" şeklinde bir açıklama yapmak etkinliğe başlamak için iyi bir yoldur. Daha sonra gruptaki çocuklar, daire olarak yere otururlar. Öğretmen hikayeyi başlatır. Örneğin; "Bir gün bir ülkedeki kral uykudan kalkmış ve aynaya bakmış. Bir de ne görsün..." Liderin (öğretmen) sağında oturan çocuk, öyküye kendisinden bir parça ilave eder ve gruba söyler. Örneğin "saçları bembeyaz olmuş"... Daha sonra kendine sıra gelen diğer bir çocuk, öyküye bir cümle daha der ve çalışma böylece devam eder. Oluşturulan hikaye çocuklar tarafından oynanır.

 

3. Efsaneler

Doğa üstü varlıkları, hayali olayları konu alan ve bir halkın yaşadığı olayların ya da o halkın aile düzeni ve toplumsal ilişkilerini temellendiren yapıların anılarını düşselleştirerek yansıtan halk ya da edebiyat anlatışına efsane (mit) denilmektedir.

 

Efsanelerin içerikleriyle ve birçok kuşak arasında yayılma biçimleriyle önemli toplumsal işlevleri vardır. Ayrıca efsaneler sık sık ayinlerle de birleşirler. Örneğin, Afrika'da belli bir yaş sınırı için düzenlenen geçiş ayininde, aşiretin kurucusu olarak görülen ilk insanın efsanesi yinelenir.

 

ÖRNEK

Ar akne

Eski çağlardan birinde Arakne adında çok iyi dokuma yapan bir kız yaşarmış. Arkadaşları dışında kimse onun çok iyi dokuma yaptığını bilmezmiş. O ülkenin bir de dokuma tanrısı varmış ve tanrı kendi dokumalarının dünyanın en iyi dokumaları olduğunu söylermiş. Fakat Arakne kendi dokumalarının da tanrının dokumaları kadar güzel olduğunu düşünüyormuş. Arakne çevresindekilere kendi dokumalarının tanrılarının dokumalarında daha güzel olduğunu söylemeye başlamış. Bir gün bu sözler tanrının kulağına gitmiş ve Arakne'yi bulup onu cezalandırmaya karar vermiş. Tanrı Arakne'yi bulmuş ve ona, başkasının kılığına girerek bu düşüncesinin halen devam edip etmediğini sınamış. Arakne ısrarla kendisinin dokumalarının daha güzel olduğunu iddia etmiş. Bunun üzerine tanrı onu ölümle cezalandırmış. Halk ve arkadaşları buna çok üzülmüş ve tanrıya gidip yalvarmışlar. Tanrı düşünmüş, taşınmış ve Arakne'yi dünyaya bir örümcek olarak tekrar getirmiş. Bu yüzden de örümcekler kendi evlerini çok güzel dokurlar.

Efsaneler öykü ve hikaye de olduğu gibi dramatizasyon ile canlandırılabilir. Bununla birlikte efsanenin bir kısmı okunup kalan kısmının çocuklar tarafından tamamlanarak doğaçlanması yapılabilir.

 

 

4. Romanlar

Daha çok insanların serüvenlerini, karakterlerini, düşünce ve duygularını ayrıntılarıyla, kendine özgü bir biçimde anlatan uzun düz yazılara verilen isimdir.

Romanda anlatılanlar hayali veya gerçek hayat durumlarına dayanabilir. Roman konuları,

 

Roman konuları,

Yakın çevre ile ilgili,

Hayvanlarla ilgili,

Mizahi,

Serüven ile ilgili,

Duygusal konularla ilgili,

Tarihi konularla ilgili,

Gezi ile ilgili olabilir.

Hikaye ve roman edebiyat türü olarak birbirlerine çok benzerler. Ancak ha-bakımından farklıdır. Yani romanlar sayfalara yazılabilirken, hikaye birkaç sayfadan oluşur. Çocuklar romanlarda, çeşitli konulara ilişkin olarak çözülmesini gerekli gördükleri sorunların karşılığını, olayların sebebini açıklayan bilgileri ve yorumları bulabilirler. Romanlar çocuğun hayat tecrübelerini zenginleştirir, türlü insan tipleri üzerinde düşünmelerine imkan sağlar. Geliştirmekte oldukları değer yargılarının daha açıklık kazanmasına yardımcı olur.

 

5. Şiirler

Şiirler hayal gücü, duygusallık, uyum ve ölçü gibi kendine özgü anlatım biçimi olan edebiyat türüdür. Çocuğa güzellik, insanlık duyguları kazındırır. Şiirler ritm ve ahenk sağladığından çocuklar tarafından sevilir. Kafiyeler, kelime oyunları, çocuklardaki ritm ihtiyacını besler.

 

Olayların, insanların, cansız varlıkların duygulu, renkli ve etkili bir biçimde ildiği şiirler her dönemde olduğu gibi, okulöncesi dönemdeki çocukların da duygusal ihtiyaçlarına cevap verir ve onlara duygusal zenginlik sağlar. Şiirler zamanda çocuğa düşünce zenginliği ve esnekliği de kazandırır.

 

Çocukların şiirle ilişkisi önce dinlemekle başlar. Sonraları kendileri okuyarak, ezberleyerek bu ilişkiyi sürdürürler. Şiirler zevkli tekerlemelerle başlayıp, ileri yaşlarda estetik duygusunun gelişmesine neden olur. Çocukların sevdikleri şiirler canlı, hareketli, melodik, vezin ve kafiyeli şiirlerdir. Bu yüzden öğretmen şiir seçerken, çocuğun düşünme ve olayları algılayış biçimini, duygularını ifade ediş biçimini, sözcük dağarcığını, dikkat süresi gibi özelliklerini dikkate almalıdır. Seçilen şiir çocukta anlama ya da söylemede güçlük yaratacak olursa, çocuğun şiire karşı olumsuz tavır geliştirmesi söz konusu olabilir.

 

Şiirler okulöncesi çocukların anlayabileceği kadar basit ve ilgi çekiciyse hemen öğrenilip ezberlenebilir. Bu tip şiirlerin içine "parmak oyunu" denilen tekerleme türü şiirler de girmektedir. Parmak oyunları söylenirken, parmak ve vücut hareketlerinin de yapılması drama ile ilişkilendirilebileceğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte parmak oyunları oldukça yalın bir dramatizasyon türüdür. Okunan ve dinlenen basit durumların eylemleştirilmesinde bu tür seçilir. Eylemleştirmenin tamamı parmakla yapılır. Öğretmen önce kendisi yaparak çocukların parmak hareketlerini nasıl yapacaklarını gösterir. Parmak oyunları dra-manın diğer türlerine bir geçiş olarak da düşünülebilir. Başka bir deyişle, okulöncesi dönemdeki çocuklarla yapılan çalışmalardaki rahatlama ve ısınma çalışmasında bu teknik kullanılabilir.

 

ÖRNEK l :

İki ev

Tepede iki ev var (iki el yumruk yapılır, öne uzatılır). Bu evde Ayşe oturur (Bir yumruk öne uzatılır, baş parmak çıkarılır). Bu evde Ali oturur (Diğer el yumruk yapılır, öne uzatılır ve baş parmak çıkarılır). Bir gün Ayşe evinden çıktı. (Baş parmak gösterilir). Tepeye tırmandı, tepeden aşağı indi. (El yukarı, aşağı hareket ettirilir). Fakat kimseleri göremedi. Ayşe evine girdi. Kapısını kapattı. (Baş parmak avuç içine saklanır). Ertesi gün Ali evinden çıktı. (Yukarıdaki sözler ve aynı hareketler tekrarlanır). Bir başka gün Ayşe ile Ali evlerinden çıktılar (İki elin baş parmaklan kaldırılır). Tepeye tırmandılar, birbirlerini gördüler.

Ayşe Ali'ye "Günaydın nasılsın?" dedi (baş parmaklar hareket ettirilir). Sonra el e tutuştular ve okula gittiler (İki baş parmak birleştirilir).

Yaratıcı dramada şiir çalışmaları bireyin imgelem gücünü geliştirmedeki önemli anahtarlardan biridir. İmgelem gücünü geliştirmeye yönelik şiir çalışmaları genellikle daha büyük yaştaki gruplarla uygulanan bir tekniktir. Bu sayede rey, düş gücünü de harekete geçirir. Şiir çalışmaları aynı zamanda bireyin sözcük dağarcığını da geliştirir. Bireyin kelime hazinesine yeni sözcükler katar. Günlük dili eskimiş sözcüklerden arındırır. İletişimsel becerileri artırır. Şiir okuyucusu ve dinleyicisi olarak bireyi geliştirir.

 

ÖRNEK 2:

Öğrenciler dört gruba ayrılır. Her grup için kendilerine verilen şiirlerin okun-ısı sağlanır. Şiirlerin okunması bitince, gruptan bu şiiri canlandırmaları ister. Canlandırdıkları şiirler için her gruba, tek sözcükten oluşan bir başlık bulmaları söylenir. Gruplar tarafından bulunan başlıklardan yola çıkarak her öğrencinin kendi şiirini yazması istenebilir. Seçilen sözcüklere ve belirlenen satırlara üç satır örnek olarak verilebilir.

 

"Çocuktum, güzellik, doğa,

Yaşam, sevgi, bekleyiş,

Bahar, mutluluk, aşk"

 

Bu sözcüklerden ve belirlenen satırlardan sonra yazılan şiire Sare Ünal'ın yazdığı örnek verilebilir.

 

Çocukluğum doğada güzelliklerle geçti,

Bekleyiş dolu sevgili yaşam,

Aşk mutluluktur, baharsa sevgi.

 

Öğrencilerin kendi şiirlerini yazmaları için belli bir süre verilir. Daha sonra isteyenlerin kendi şiirlerini gruba okumaları sağlanır.

6. Güncel Olaylar

Kitle iletişim araçları, bireylerin dış dünya ile ilişki kurmalarını, bilim ve teknikteki gelişmeleri izlemelerini, çok uzaklarda meydana gelen toplumsal, kültürel ve politik olaylardan, çağdaş sorunlardan haberdar olmalarını sağlar. Drama sürecinde kitle iletişim araçlarım düşsel olarak yararlanmak çocuklar için zengin yaşantılar sağlar. Diğer taraftan bu araçlar hakkındaki olumsuz algılamaların düzeltilmesi ya da varolan düşüncelerin analiz edilmesi konusunda yeni fırsatlar oluşturur. Birey bu süreci yaşarken, mevcut resim, fotoğraf, gazete kupürleri gibi malzemeleri farklı biçimlerde değişik amaçlar için kullanır. Bu çalışmalar içinde öğrenir.

 

ÖRNEK l:

Öğrencilerin sırtlarına kitle iletişim araçları yoluyla tanınan siyasetçi, sporcu, sanatçı, gazeteci, öykü yazarı, sunucu, şak gibi kişilerin resimleri bantla yapıştırılır. Oyunun her öğrencinin kendi sırtındaki resmin kime ait olduğunu buluncaya kadar sürdürüleceği söylenir. Resmin kim olduğunu bulmada önemli olan kural, yanıtı evet ve hayır olan değişik soruları, istediği arkadaşlarına sormaktır. "Türk müyüm, yaşıyor muyum?, kadın mıyım?, son kitabım ödül aldı mı?" gibi sorular sorulabilir.

ÖRNEK 2:

Öğrenciler dört eşit gruba ayrılır. Her gruba, gazete ve dergilerden kesilmiş çeşitli renklerde ve büyüklüklerdeki resimler verilir. Gruplardan bu resimleri çeşitli biçimlerde sıralayarak ya da gruplayarak televizyon programları oluşturmaları istenir. Bunu yaparken görüntünün arkasındaki seslerin kendileri olacağı, programın türüne göre konuşmacıların bu resimleri kullanacakları anlatılır. Her grubun bulunduğu alanın bir televizyon stüdyosu olduğu hatırlatılır. Çocuklara kendi televizyon haberlerini oluşturmaları için gereken süre verilir.

Öğrencilerin hazırladıkları sonra dört ayrı televizyon kanalının programlan ırayla izlenir ve alkışlanır. Daha sonra, her öğrenciden izlediği televizyon programları ile ilgili eleştiri, öneri ve dileklerini yazmaları istenir. Daha sonra bu eleştiri ve öneriler okunur. Bir sonraki aşamada da mektubu yazan kişilere nasıl ir cevap verileceği konusunda tartışılır. Grubun kararına uygun olan cevap azılır. Bu aşamaların tümünde her gruba canlandırmalar için belli bir süre verir.

Roket07-16-2007, 07:27 PM

1.ISINMA ÇALIŞMALARI

 

Isınma çalışmaları , rahatlama ve devinim çalışmaları olarak ta adlandırılır. Bu çalışmalarda kişiye beş duyuyu kullanma , gözlem yapma alıştırmaları ile bedensel ve dokunsal alıştırmalar yaptırılır. Genellikle öğretmen, seçtiği konu üzerinde grupla birlikte kısa bir ısınma çalışması yapar . Bu çalışma yaş gruplarına göre değişir. Çalışmalar sırasında beş duyuyu kullanma, devinime dayalı alıştırmalarla bedenini tanıma ve gruba uyum sağlama etkinlikleri yaptırılır. Bu çalışmalar , öğrencilerin bedensel açıdan kendilerini ve karşısındakilerini tanımasını , birbirleriyle iletişim kurmasını amaçlar. Rahatlama ve gevşeme alıştırmaları da ısınma çalışmalarına girer.

 

Isınma çalışmaları ;

 

1. Duyuşsal ve bedensel açıdan kendini tanıma ,

2. İletişim kurma ve giderek daha çok kişili iletişim ve etkileşime geçme ,

3. Grup dinamiğini oluşturmayı sağlar.

 

a. Fiziksel Isınma

 

Hareket , bebelikten itibaren başlar ve bir gelişme gösterir. Çocuklar hoplar, uzanır, koşar, enerjilerini yönlendirecek bu becerilerini geliştirirler. Çocuk önceleri hareket ederken bütün bedenini kullanır. Daha sonra bedeninin bu birbirinden farklı devinim olanakları olan parçalarını fark eder. Çocuğa kendi bedeninin bu özelliklerini tanıması için yardım etmek gerekir. Sınıfta genellikle çalışmaya tüm grupla başlanılması önerilir. Çocuklar ayakta durup, ayaklarını hafifçe açıp yere sağlam basmalıdır. Bedenin herhangi bir yeri gergin olmamalıdır. Önce boyun çalıştırılır, sonra omuz ve kollar , sonra bel bölgesi çalıştırılır. Kalça , dizler ve ayaklarla çalışmalar tamamlanır. Isınma baştan ayağa ya da ayaklardan yukarı doğru başlatılabilir. Bu ısınmalar sırasında müzik veya ritmik ses kullanarak çalışmanın verimi arttırılır. Soluk, ağız ve buruna alınıp ; karın boşluğuna gönderilerek diyafram çalıştırılır. Bu sırada ağız açık olmalı.

Yukarıda anlatılanlara örnek olabilecek bazı çalışmalar şunlardır:

 

1. Elma toplama

Ayaklar omuz genişliğinde açılır , derin bir soluk alınır ve baş mümkün olduğu kadar geri konuma getirilir. Bu durumda ağız hafifçe açıktır. Yukarıdan belli bir nokta seçilir. Bütün bedenini gererek önce sağ elle sonra sol elle yukarıda hedeflenen noktaya parmak uçları ile dokunacakmış gibi uzanılır, elma toplarmış gibi yapılır.

 

2. Salyangoz oyunu

Grup sıra olur. Herkes eli ile önündeki arkadaşının belinden tutar. Grup ritimle yürümeye başlar .En öndeki en arkadakini yakalamaya çalışır ve koşar . Yakalanan oyundan çıkar.

 

3. Ad söyleyerek top atma

Grup halka olup yere oturur. Herkes kendi adını söyleyerek karşısındakine topu atar. Adlar öğrenildikten sonra herkes karşısındaki kişinin adını söyleyerek topu ona atar. Top , en son lidere atılarak oyun bitirilir.

 

4. Top bende değil oyunu

Müzik eşliğinde , eşler birbirine düşse , gerçek bir top ya da balon atar . Atarken top bende değil diye bağırır. Lider müziği durdurunca elinde top kalan oyundan çıkar. En sona kalan kişi oyunu kazanmış olur.

 

5. Haydi tanışalım

Öğretmenin el çırpmasıyla , karşımıza çıkan ilk insana ‘günaydın’ diyoruz. Daha sonra karşılaştığımız bir başka kişiye ‘günaydın’ der ve adımızı söyleriz.

 

6. Fırça

Öğretmen ‘Sizler ünlü bir ressamın fırçaları olacaksınız ve çok değerli resimler çizeceksiniz. Sizin yaptığınız resimler sergilenecek ve dünyaca ünlü ressamlar gelip sergiyi gezecekler.’ Der.

 

‘Fırçalar ayağa kalkıyor ve önlerindeki imgesel tuvale doğru yavaş yavaş ilerliyor. Şimdi hızlı koşuyoruz (…), şimdi yavaşlıyoruz(…). Kağıdımıza zıplaya zıplaya ulaşım ve resmimize başlayalım. Önce kağıdımızı başımızla boyamaya başlayalım(…),kollarımızla boyayalım (…),ellerimizle(…),parmaklarımızla akan boyaları silelim(…). Sırtımızla resmimize devam edelim (…),diz kapaklarımızla ,ayaklarımızla , topuklarımızla (…)kağıdımızı boyayalım. Şimdi ayrıntıları yapmak için çok duyarlı olan kirpiklerimizle boyayalım (…),dilimizle düzeltmeler yapalım (…),burnumuzla renkleri karıştıralım (…), saçımızla son bir kez kağıdımızı boyayalım. Resmimiz sergilemek üzere hazır sırt üstü yatalım ve eserimizi seyredelim. Mükemmel bir resim ! Gözlerimizi kapatalım , sergideki çok değerli resimler olduğumuzu düşünelim (…). Ünlü ressamlar sergide sizleri satın alıyorlar(…).

 

7. Yürüyerek Isınma

Grup çember olur , müzik eşliğinde liderin yönergesine göre yürümeye başlar. Lider : ‘ Çamurda , sırtında yük varmış gibi , sıcak kumlarda , yürümeye yeni başlamış bebek gibi , topallayarak , buz üzerinde , robot gibi , cam kırıklarının üzerinde , pisliklerinin arasında , ezilmiş domateslerin üzerinde , ayaklarında topuklu ayakkabı ile , huzurlu , korkmuş , neşeli , sinirli , vb. yönergeler verir.

 

8. Eşini Bul

Gruptakiler ikili eşleşirler. Lider herhangi bir müzik aletiyle yada elleriyle ritim verir. Gruptakiler eşlerini bırakarak karışık olarak yürür. Lider ‘eşini bul’ deyince herkes eşini bulup ellerinden tutarak çömelir. Geç oturan çift oyundan çıkar.

 

9. Ayağını Yerden Kes

Liderin yönergesi doğrultusunda grup yavaşça yürürken , lider ‘ayağını yerden kes ‘ deyince herkes hızlıca yere oturup ayaklarını kaldırır. Ayaklarını en son kaldıran oyundan çıkar.

 

10. Çamura Batma

Gruptakilerden bir ebe seçilir. Ebe, gruptakileri kovalar ve dokunduğu kişi donar , bacaklarını ve kollarını iki yana açar. Diğer bir oyuncu , donan kişinin bacakları arasından geçerse onu özgürleştirir.

 

11. Kafesteki Kuş

Grup , bir halka oluşturur. Grup çok büyükse iki halka olabilir. Her halkanın ortasına bir ebe girer ve halkayı yarıp kaçmaya çalışır. Ancak el ele tutuşan oyuncular ebenin alttan yada üstten kaçmasını engellemek için kollarını aşağı yukarı hareket ettirir. Engellenemeyen ve halkadan kaçan oyunca yeni bir ebe seçer.

Dikkat : ( … ) işareti kısa bir süre beklenileceğini ifade etmektir.

 

12. Gazete kapmaca

Sınıf sayısına göre gruplar üçer , beşer ya da yedişerli ayrılır . Lider her bir grubun önüne bir gazete parçası koyar. Gruplar müzik eşliğinde gazete çevresinde dans ederler . Müzik durunca hızla gazetenin üzerine atlarlar . Gazetenin dışında kalanlar oyundan çıkarlar.

 

b. Grubun Birbirine Isınması

Oyun , çocukların kendini ifade etme yollarından biridir. Drama etkinlikleri de çocuğun her alanda kendini daha fazla tanımasına olanak vererek , onun sosyal yaşamından rahat ve güvenli hareket etmesini sağlar. Eğitimde drama bir grup çalışmasıdır. Öğrenciler bu nedenle grup dinamiğinin oluşturulmasına katkıda bulunur. Önemli olan drama çalışmalarına neden katıldıklarını kavramış olmalıdır. Drama grubunda birlikte üretme , yaşama ve paylaşma süreçleri vardır. Grup içinde katılımcılar kendilerini böyle geliştirme fırsatı bulurlar. Drama çalışmaları , bireylerde empati duygusunu gelişmesi için en rahat ve en uygun ortamı sağlayabilir. Değişik rolleri alarak farklı kişiliklere bürünen öğrenci , kendini ve çevresini daha kolay tanır.

 

Grubun yukarıdaki anlamda birbirine ısınması için aşağıdaki çalışmalar yapılabilir:

1. Güven yürüyüşleri

2. Gözü kapalı çember olma

3. Gözler kapalı sese yönlenme

4. Şapka kimdeyse

5. Kim sakladı bil bakalım

6. İkili heykel çalışması

 

c. İletişimi artırıcı ısınma çalışmaları

İletişim ; bir düşüncenin duygunun paylaşımıdır ya da anlamları ortak hale getirme sürecidir. Darama süreçlerinde gerçekleştirilen tüm etkinlikler birer iletişim etkinliğidir . Dramada çocuklar ; okuma ve dinlemeyle anlama , konuşma ve yazma ile anlatma becerilerini kazanırlar.

 

Yukarıdaki anlamda iletişimi artırıcı aşağıdaki çalışmalar yapılabilir :

 

1. Sıra oluşturma

Örneğin ; cadde de karşıdan karşıya geçerken, birbirini hiç tanımayan birçok insan aynı anda trafik lambasında ki yeşil ışığın yanmasını bekler . Bankada emekli maaşı almak için insanlar sıraya girerler. ‘ başka hangi durumlarda buna benzer davranışlar gösterip birlikte hareket ederiz? ’ sorusu sorulabilir.

 

2. Sessiz film

Grup , yarım çember biçiminde oturur. Öğretmen , gruptan bir kişi çağırıp kulağına bir sözcük , bir kitap adı veya bir film adı söyler ; ondan ses kullanmadan canlandırmasını ister.

 

3. Köşe kapmaca

 

 

9. SOSYAL YAŞAMA İLİŞKİN OYUNLAR

 

Sosyal yaşama ilişkin konular özellikle dramanın alanına girer. İnsanlar belli bir çevrede yaşarlar. Sürekli iletişim ve etkileşim halindedirler. Sosyal yaşamın canlandırılması için otobüs ortamı , hastahane , terminaldeki karmaşa ortamı , resmi dairedeki telaş gibi ortamlar , durumlar çalışma içine alınabilir. Doğru ve gerçekçi olan roller desteklenir. Gerekirse oyunlar karşılaştırılmalı olarak yeniden oynanır. Karşılaştırmalı rol oynama , doğru ve gerçekçi olanı buldurmak amacı ile yapılır. Abartılı , yapmacık oynanan roller çocukların doğru ve gerçekçi yanı kazanılması gereken davranışı görmesi için çok uygun değildir. Ancak oyuna eğitsel boyut kazandırmak üzere her rolü değişik biçimlerde oynamak doğru bir yaklaşım olabilir.

 

Sosyal yaşama ilişkin oyunlara aşağıdaki örnekler verilebilir:

 

1. Grup serbest bir şekilde etkinlik alanında dolaşırken öğretmen , öğrencilere yönergeler vererek çalışmayı başlatır. Ayaklarınızın altında çeşitli meyveler , sebzeler var. Bunlar rengarenk , taptaze ve hoş kokuludur. Canınız istiyor , ağzınız sulanıyor. Ancak yiyemiyorsunuz. Sadece dokunabiliyorsunuz. Aralarında dolaşıyorsunuz. Hem yürüyorsunuz , hem de elinize alıp atıyorsunuz. Alın , atın. Alın , atın … Yavaş atın.

 

2. ‘ Belediye Otobüsündesiniz. ’ lider tarafından verilen bu konunun öğrencilerce anında oynanması istenir. Üstlenilecek rollerin şunlar olması beklenir:

* köyden yeni gelen şaşkın yolcu

* özürlü bir yolcu

* hamile bir kadın

* okula giden öğrenciler

* şoför , vb.

 

10. İMGELEMİ GELİŞTİRİCİ OYUNLAR

 

İmgeler hemen her zaman nesnel , resimsel birer görüntüdür, bir tür zihinsel resimdir. Çocuğun imgelerle düşünme gibi temel bir gereksinimi okulda kısıtlanmaktadır. Çünkü eğitim sistemimizde sözel anlatım egemendir. Zihinsel süreçlerden biri olan düşünme sürecinde imgelerden yararlanırız. Düşünme olayı , yalnızca kavramlarla düşünme değildir. Yaşantı , deney ve algılarımızın çoğu imgelere dayalıdır. Fikirleri çağrıştıran ve düşünceyi resimleştiren zihnimizde oluşan sayısız imgelerdir. Yaratıcı drama etkinliklerinde çocuk çevreyle etkileşim içine girerek imgelem gücünü gerçekleştirir. Yaşantılarından elde ettiği sonuçlar yoluyla eski imgelerini seçerek , tekrar düzenleyerek yenileriyle birleştirir ve buradan kavramlara geçerek yeni fikirler üretir. Çıkış noktası olarak nesneler , sözcükler , müzikler kullanılabilir. Nesnelerden yola çıkılarak yapılan dokunma duyusunu geliştirici oyunlar , seslerin çağrıştırdıklarını canlandırma , resimsel olarak göz önüne getirme ve seslerle öykü yaratma çalışmaları bu tür drama aşamalarıdır. Klasik müzikle düşsel yolculuklar yapmak , düşsel ortamlarda kendi oyunlarını oynamak , çocuğun kendisini özgürce ifade etmesini ve bağımsız hareket etmesini sağlar.

 

11. OYUN KURMA ÇALIŞMALARI

 

Oyun kurmak , çocuk oyunlarında kullanılan bir deyimdir. Çocuk , oynayacağı oyunu kendisi belirler, düşüncelerini arkadaşlarına açar , grubu oluşturur ve bilinen bir oyunu birlikte oynarlar. Bu bir oyun kurmadır. Çocukluk çağı oyunlarının grubun kaynaştırılmasında önemli bir rolü vardır. Sınıf ortamında bildikleri oyunları birbirine öğretmeleri çocuklardan istendiğinde , kendi oyunlarını kendileri kurmuş olurlar. Drama sürecinde bir oyun kurmak söz konusu olduğunda , öğretmen oynatacağı oyunu konusunu ünitelerden veya o günlerde sınıfta yaşanmış bir sorundan yola çıkarak çocuklarla birlikte saptayabilir. Oyun kurmada başvurulabilecek bir yol da grup üyelerinin anılarının oynanmasıdır. Her grup kendi içinde bir arkadaşının önemsediği bir anısını dinler ve bunu oynar. Okula geldiği ilk gün , karne aldığı gün , tatilde yaşadığı bir durum veya arkadaşları ile paylaşmak istediği özel bir anı oyun konusu olabilir.

 

12. PANDOMİM ( SÖZSÜZ OYUN )

 

Pandomim ‘genellikle bir masalı , bir öyküyü sadece bedensel devinimlerle iletme sanatı ya da aracıdır.’ Diye tanımlanır. Jest ve hareketler konuşmadan önce gelir. Küçük çocuklar istek ve duygularını , korkularını sözcüklerle ifade etmeyi öğrenmeden önce jestler ve hareketlerle bildirirler. Pandomimler genellikle öğretmenin yönlendirilmesiyle yapılır. Yönlendirme komutları değişik duygu durumları içermelidir. Bu pandomimler ısınma yapılabileceği gibi imge ve devinim oyunları içinde de yer alabilir.

 

Bazı Atasözleri veya Deyimler İle Pandomim Çalışması

 

Öğretmen , çeşitli atasözlerini küçük kağıtlara yazar ve katlayarak bir torbaya atar. Bütün öğrenciler torbadan bir kağıt çeker. Kağıttaki yazılar , yazıldığı şekli ile konuşmadan canlandırılır.

 

Bazı Atasözleri ve Deyimler:


* Dilimde tüy biti

* Ayaklarıma kara su indi

* Saçını süpürge etti

* Gözünü dört aç

* Tüylerim diken diken oldu

* Okulu asmak

* Ayakları geri geri gitmek

* Aç ayı oynamaz

* Kafası bozulmak

* Kafasını taşlara ( duvara ) vurmak

* Ayağını yorganına göre uzatmak

* Başına çorap örmek

* Başını bağlamak

* Surat asmak

* Yüz vermek

* Ağzı var dili yok

* Ağız aramak

 


13. KUKLA

 

Kukla ile yapılan canlandırma oyunları dramaya katkı sağlayabilir. Kukla oyunundaki konu ve konuşmalar , ikili diyaloğa dayalı öyküler öğretmen tarafından seçilir. Kukla çalışmalarında malzeme olarak, kağıt kuklalar ve kartonlara çizilmiş hayvan resimleri kullanılabilir. Bu materyaller öğrencilerle birlikte de hazırlanabilir. Sahne olarak ters çevrilen bir masa ve basit bir perde gibi sınıf içi araçlardan yararlanılır. Öğrencinin kendi oynattığı kuklanın karakterine girmesi , onun duygularını anlamasını ve empati kurmasını sağlar.

 

 

Daire Oyunları :

 

  1.                KEDİ VE FARE :

Öğrenciler bir veya iki halka üzerinde sıralanır. Yüzleri içe dönüktür. Bir oyuncu kedi olarak seçilir. Bu dairenin dışında kalır. Diğeri ise fare olarak dairenin ortasındadır. Kedi ; "Ben kediyim" diye seslenir.

 Fare : "Ben de fareyim" der.

 Kedi : "Seni yakalayacağım."

 Fare : "Yakalayamazsın."

Oyun bundan sonra başlar. Kedi diğer oyuncuların engellemelerine rağmen fareyi yakalamak ister. Fare yakalanmamak için kaçar. Dairedeki çocuklar farenin kaçmasını sağlamak için ona yol verirler. Fare yakalanınca oyuna yeniden başlanır.

 

  1.               OYUNCAK OYUNU :

Bütün çocuklar bir halka üzerinde sıralanırlar. Birisi ortadadır. Bütün öğrencilere birden altıya kadar numaralar verilir. Sonra öğretmen numaralara isimler verir.

Örneğin ;  1. ler Bebekler,

  2. ler Trenler,

  3. ler Toplar,

  4. ler Tahta askerler,

  5. ler Uçaklar,

  6. lar Taksiler.

 Bundan sonra ortadaki oyuncu, "Trenler" diye bağırır. Tren olan ikiler, geriye doğru bir adım atarak halka etrafında koşarlar ve tekrar yerlerine gelirler. Yerine ilk gelen öğrenci elini yukarıya kaldırır ve ortadaki ile yer değiştirerek, ikinci oyunu o başlatır.

 

  1.               BENİMLE GEL :

Bütün öğrenciler bir halka üzerinde yüzleri içe dönük olarak dururlar. Bir kişi dairenin dışındadır. Dışarıdaki oyuncu halkanın etrafında koşmaya başlayınca oyun başlar. Koşan oyuncu bir arkadaşının sırtına hafifçe dokunarak " Benimle gel." der. Dairenin etrafında bir kere koşu, arkadaşının yerini almaya çalışır. Vurulan oyuncu, arkadaşı kendi yerine gelinceye kadar dokunmaya çalışır. Bunda başarısız olursa ebe olur ve başka birisini koşturur. Eğer arkadaşına yerine gelmeden önce dokunursa kendi yine yerine geçer. Arkadaşı ikinci defa ebe olur.

 

  1.               MENDİL DÜŞÜRME :

Bütün öğrenciler el ele tutuşur, yüzleri merkeze dönük olarak halka bir yaparlar. Elinde mendil olan bir oyuncu, halka etrafında koşmaya başlar. Mendili bir arkadaşının arkasına bırakır, koşusuna devam eder. Yakalanmadan arkadaşının yerini almaya çalışır. Arkasına mendil konulan öğrenci, mendilin farkına vardığı anda onu alır ve ebenin arkasından kovalar. Eğer kendi yerine kadar arkadaşına dokunamazsa ebe olur. Oyunu tekrarlarlar. Eğer arkadaşına dokunmaya muvaffak olursa kendi yerini alır, arkadaşı ikinci kez ebeliğe devam eder.

 

  1.               GÜNAYDIN ( BENİMLE GELME ) :

Öğrenciler bir halka üzerinde, yüzleri merkeze dönük olarak durur. Bir ebe halkanın dışındadır. Halkanın etrafında koşarken hafifçe bir arkadaşına dokunarak, "Benimle gelme." der. İki oyuncu ters istikamette koşarlar. Karşılaştıkları zaman birbirlerini eğilerek selamlarlar ve "Günaydın" derler ve boş kalan yeri kapmak için koşularına devam ederler. Boş yeri kapamayan öğrenci ebe olur ve oyunu tekrarlar.

 

  1.               OYUNCAK KORUYUCUSU :

Öğrenciler yüzleri merkeze dönük olarak bir halka oluştururlar. Dairenin merkezine bir oyuncak veya bir eşya konur. Bir çocuk bunun muhafızıdır. Bu öğrenci, elindeki topu halkada bir arkadaşına atar. Halkadakiler topla oyuncağı devirmek isterler. Bunu kim devirirse o muhafız ile yerini değiştirir, böylece oyun devam eder.

 

 

 

  1.               TOP ATMA :

Öğrenciler yüzleri ortaya dönük, bir halka üzerinde yer alırlar. Ortada, elinde voleybol topu ile bir çocuk bulunur. Oyun başlayınca ortada bulunan oyuncu halka üzerindekilere topu iki elle, tek elle veya voleyboldaki gibi vuruşlara yaparak atar. Yandaki oyuncular da aynı şekilde topu oradaki oyuncuya atmaya çalışırlar. Öğretmen bir süre sonra ortadaki oyuncuyu değiştirir.

 

  1.               BAHÇEDEKİ MİDİLLİ :

Çocuklar el ele tutarak, bir halka yaparlar. Yüzler ortaya dönüktür. Midilli olan çocuk ortadadır.

Dairedeki çocuklar ; " Midilli, sen bahçemize nasıl girdin ?"

       Midilli ; " İçeriye atladım."

Dairedeki çocuklar ; "Nasıl çıkacaksın ?"

       Midilli ; " İşte böyle."

 Dedikten sonra Midilli, halkadakilerin kolları altından çeşitli denemeler yaparak halka dışına çıkamaya çalışır. Midilli dışarı çıkar çıkmaz, halka üzerindeki oyunculardan 3,4 tanesi koşucu olurlar ve Midilli'yi yakalamaya çalışırlar. Midilliyi ilk yakalayan bir sonraki oyun için  Midilli olur.

 

  1.               YUVARLANAN TOPTAN KAÇ :

Oyuncular bir halka yaparlar. Ayrılan bir tanesi merkezde durur. Halkadaki çocuklar bir voleybol topunu ortadaki çocuğa doğru yuvarlayarak onu vurmaya çalışırlar. Vuran oyuncu ile vurulan oyuncu yer değiştirerek oyuna devam edilir.

 

  1. Çizgide Oynanan Oyunlar :

 

  1.                ESİR ALMA VE VERME :

Oyuncular karşılıklı iki sıra olur. Aralarında 7-8 metre mesafe vardır. Her sıra sağdan numara sayar. A sıranın bir numarası karşıya gider. O sıranın önünden geçerken bir kişinin herhangi bir yerine dokunur ve yakalanmadan kendi sırasına doğru kaçar. Kendisine dokunulan oyuncu bunu öbür sıranın hizasına kadar kovalamaya başlar. Eğer oyuncuyu yakalarsa, yakalanan oyuncu B sırasına esir olarak gider, o sıranın en sonuna eklenir. Dokunulmadan kaçarsa B sırasındaki kovalayan oyuncu esir olur ve A sırasının en sonuna eklenir. Belli bir süre sonra hangi sıra daha fazla ise o taraf oyunu kazanır.

 

  1.               TAVŞAN KOŞ :

Çocuklar, tavşanlar ve tilkiler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Tavşan grubunun başına bir "Anne Tavşan" seçilir. Tilkilerin kenarda bir evi olur ve bu civarda tilkiler saklanır. Anne tavşan çocuklarını geziye çıkarır ve tilkilerin evine doğru ilerler. Anne tavşan tilkilerin evine iyice yaklaştığı ve onların farkına vardığı zaman ; "Koş Tavşan, Koş ! " diye bağırır. Tavşanlar da evlerine doğru koşmaya başlarlar. Yakalananlar tilki olur. Oyun bir kaç defa böyle devam eder.

 

  1.               HENDEK ATLAMA :

Birbirine paralel olmayan iki çizgi çizilir. Bir ucun açıklığı 50 cm, diğerinin ise 2 metre kadardır. Öğrenciler tek sıralı derin kolda dizilir. Çocuklar önce dar yerden atlamaya başlarlar. Atlayanlar sona kadar devam ederler. Atlayamayanlar yeniden kendilerini denerler.

 

  1.               İTFAİYECİ :

Birbirlerinden 15 metre uzaklıkta paralel iki çizgi çizilir. Bütün öğrenciler çizginin biri üzerinde, yüzleri diğer çizgiye dönük olmak üzere yer alırlar.  Karşı çizginin biraz gerisinde "İtfaiyeci" bulunur. Öğrencilerin hepsine 1'den 4'e kadar numara verilmiştir. Örneğin İtfaiyeci ; "Yangın ! Yangın ! 1 numaralı istasyon " diye bağırır. Bir numaralar karşı çizgiye kadar koşup geri dönerler. Diğer gruplar da bu şekilde çağırılır. Bazen itfaiyeci ; "  1 numaralı istasyon " diye bağırır. Bir numaralar karşı çizgiye kadar koşup geri dönerler. Diğer gruplar da bu şekilde çağırılır. Bazen itfaiyeci ; " Yangın ! Yangın ! Alarm var !" diye bağırır. O zaman bütün öğrenciler karşıya kadar koşup geriye dönerler.

 

 

  1.               HAYVANAT BAHÇESİ :

Bütün öğrenciler eşit olarak iki gruba ayrılırlar. Aralarında 4-5 metre mesafe olacak şekilde karşılıklı iki paralel çizginin üzerinde, yüzleri birbirlerine dönük olarak dizilirler. Bir grup kendilerine ( kendi aralarında seçerek ) bir hayvan ismi alır. Diğer gruba doğru yaklaşırlar. İki -üç adım kala ismini aldıkları hayvanın taklidini yapmaya başlarlar. Karşı taraftan herhangi bir oyuncu bunun hangi hayvan olduğunu tahmin ederse, hayvan ismi alan grup kendi çizgilerini geçinceye kadar kaçar, hayvanın ismini bilen grup kovalar. Yakalananlar, yakalayan gruba geçer. Oyun sıra ile devam ettirilir.

 

  1.               KÖPEKLER VE TOP :

Bütün çocuklar gruplaşır, birer köpek ismi alırlar. Örneğin ; Finolar, Buldoklar, Çobanlar, Av köpekleri vb. hepsi bir çizgi üzerinde sıralanarak tek sıralı safta toplanırlar. Bir çocuk bir voleybol topu alır, bir grup köpeğin ismini çağırarak topu ileriye doğru yuvarlar. O ismi alan köpekler , topun arkasından tutmak için koşarlar. Kim önce topu yakalarsa, o atıcı olur ve oyun böylece devam eder.

 

  1.               TOP OYUNU :

Çocuklar, sayısı kadar gruba ayrılırlar. Her gruba bir top verilir. ( şimdi bir grubun nasıl oynayacağını izleyelim ) Her grupta 7 kişi olduğunu kabul edelim. 6 kişi bir çizgi üzerine dizilir ve 7 numaralı öğrenci bunların 4-5 adım ilerisinde onlarla yüz yüze gelecek şekilde yerini alır. 7 numaralı oyuncuda top vardır. Bu topu sırasıyla 1,2,3,4 diye sayarak en baştaki oyuncuya atar. O da tekrar 7 numaralı oyuncuya atar. Bu atıp tutma sırasında topu oyuncu tutamazsa en arkaya geçer, sıradaki oyuncu onun yerine geçer.

 

Not : Bu mesafe yakın görülürse uzatılabilir.

 

  1.               SENİ TUTABİLİR MİYİM ? :

Bir öğrenci lider olur ve çizginin üzerinde durur. Diğerleri sarı, kırmızı, siyah, beyaz renklerini alırlar. Renk ismi alanlar liderden 4-5 metre mesafede dağınık olarak dururlar. Çocuklar seslenir ; "Ali seni tutabilir miyiz ?" Lider ;"Eğer beyazsanız ?" der. Beyazlar Ali'yi ( Yani lideri ) tutmak için koşarlar. Hangisi önce Ali'ye dokunursa o lider olur ve oyuna böylece devam edilir.

 

  1.               HOPLA MİDİLLİ :

Bütün çocuklar bir çizgi üzerinde sıralanır. İçlerinden birisi Midilli olur. Midilli iki ayağı ile hoplaya hoplaya bir kaç adım ileri giderken, diğerleri de onu taklit ederek takip ederler. Birden bire Midilli "Dur" der ve gerideki çizgiye kadar arkadaşlarını kovalayarak onları vurmaya çalışır. Yakalananlar, Midilli'nin yardımcısı olur ve bir dahaki seferde onlarda arkadaşlarını vurmaya çalışır. En son kalan oyuncu bir dahaki oyun için Midilli olur.

 

   10- BAHÇE YARIŞI :

Başta bir lider olmak üzere bütün oyuncular bir çizgi üzerinde toplanırlar. Liderde bir top vardır. Diğer çocuklar gruba yaklaştırılıp 3-4 sebze ismi verilir. ( Biber, lahana, domates, havuç ) Lider topu sahaya doğru yuvarlarken ismi konmuş sebzelerden birini çağırır. Bu isimdeki sebzeler topu yakalamak üzere koşarlar. Kim önce topu yakalarsa liderle yer değiştirir. Diğerleri ilk yerlerine gelir, lider yeniden oyunu tekrarlatır.

 

  1.   Alan Oyunları :

 

  1.                AĞAÇLARDAKİ SİNCAPLAR :

Bütün çocuklar 7-8 kişilik gruplara ayrılırlar. Her grup el ele tutarak bir daire yapar. Bir kişi ortada bulunur. Birisi de ebe olarak dışarıdadır. Daireyi oluşturan çocuklar bir ağacı temsil eder. Dairenin ortasındaki öğrenciler sincaplardır. Ebe olan öğrenci de sincaptır. Öğretmenin düdüğü ile sincaplar, kendi dairesinden çıkar ve başka daireye giderler. Bu sırada ebe olan sincap da kendisine bir ağaç bulur. Dışarıda kalan ebe sincap olur. ( Öğretmen bütün çocuklara sincap olma olanağı vermelidir.)

 

 

 

 

  1.               ÇÖMELİK EL SENDE :

Öğrenciler bahçeye dağılırlar. Bir kişi ebe olur. Öğretmen düdük çalınca ebe hariç diğer çocuklar leylek gibi tek ayakları üzerinde dururlar. Ebe dokunmak üzere leyleklere yaklaşır. Leylekler bir ayakla sekerek kaçarlar. Kime dokunursa o çömelir. En son kalan leylek, ebe olur.

 

  1.               ÜÇ AYI :

Oyunculardan biri çocuk ayı, diğeri anne ayı, öteki baba ayı olur. Bahçenin bir köşesine gider, sırtlarını arkadaşlarına dönerler. Diğerleri bahçenin başka bir ucundan başlayarak ayılara yaklaşırlar. İçlerinden bir sorar ;

  •                                Evde kim var ?
  •                                Çocuk ayı.

Başka biri sorar ;

  •                                Evde kim var ?
  •                                Anne ayı.

Ve başka biri sorar ;

  •                                Başka kimse yok mu ?
  •                                Baba ayı var.

Bunun üzerine üç ayı arkadaşlarını kovalamaya, diğerleri de kaçmaya başlar. Yakalanan öğrenci olduğu yere oturur. Son üç kişi kalana kadar oyuna devam edilir. Sonraki oyunun ayıları bunlar olurlar.

 

  1.               KOYUNLAR VE KÖPEKLER :

Öğretmen bütün kahverengi ayakkabılılar koyundur der. Diğerleri de köpek olurlar. Bundan sonra öğretmen ; "Kaçın koyunlar" der ve koyunlar kaçmaya başlar. Bir kaç saniye sonra köpeklere          " Yakalayın koyunları " denilir. Köpekler koyunların arkasından gider ve onları yakalayıp geri gelirler.

 

  1.               LİDERİ İZLE :

Bütün çocuklar eşit sayılarda 7-8 gruba ayrılır. Bir grup 7 kişiden fazla olmamalıdır. Her grup derin kolda toplanır. 1 numaradakiler grubun lideridir. Öğretmenin işaretiyle oyun başlar. Lider çeşitli yürüyüş ve hareketler yapar, diğerleri onu takip ederler. 3-5 hareketten sonra öğretmen yine düdük çalar ve lider değişsin der. Bu komutla 1 numaradaki lider en arkaya geçer ve 7 numaralı oyuncu olur. 1.numaradakiler liderdir. ( Yani önde olan lider olur.) Öğretmen her çocuğa bir lider olma şansını tanımalıdır.

 

  1.               İHTİYAR SİHİRBAZ :

Bir çocuk "İhtiyar Sihirbaz" olarak seçilir. Diğerleri bir kaç adım mesafeden onu izlerler. Çocuklar sihirbazla alay ederler ; "İhtiyar sihirbaz, sihrini kaybetti !" ,  "sözde zengindi ama yerden 5 kuruşu bile alıyor !" derler. Sihirbaz kızar ve döner ; "Sizler kimin çocuklarısınız ?" diye sorar Çocuklar ; "Bakkalın Çocuklarıyız" ,  "kimsenin çocukları değiliz" , " Bekçinin çocuklarıyız " gibi değişik şeyler söylerler.

En sonunda birisi ; " Senin " der.

Sihirbaz kızar ve onları kovalamaya başlar. Kime elini değdirirse o çocuk sihirbaz olur, diğerlerini tutmak için o da sihirbaza yardım eder.

 

  1.               SIKI SIKI SARILALIM :

Bütün öğrenciler dağınık olarak bahçede dolaşmaya başlarlar. Bir yandan da öğretmenin vereceği komutu izlerler. Öğretmen düdüğü çalar ve aynı anda kollarından birini havaya kaldırarak parmaklarıyla herhangi bir sayı gösterir. ( 1,2,3,4 veya 5 ) Düdük sesini duyan öğrenciler öğretmenin hangi sayıyı gösterdiğine bakarak bu sayıyı tamamlamak üzere arkadaşlarına sıkı sıkı sarılır. Bir süre sonra öğretmen oluşan grupları kontrol eder, sayıyı tamamlayamayan veya tek kalan öğrencileri eler ve oyuna devam edilir. (1 sayısı işaret edildiğinde öğrenciler tek başlarına hazır olda beklerler.)

 

  1.   Sınıf İçi Oyunlar :

 

  1.                KİM SAKLADI ? :

Bütün öğrenciler yerlerinde otururlar. Bir öğrenci kara tahtanın önüne getirilir. Diğerlerine arkası dönüktür ve gözlerini kapatır. Diğer bir çocuğu sınıfta bir yere saklar veya dışarı çıkarırlar. Öbür çocuklar da yerlerini değiştirerek karışık otururlar. Bundan sonra tahtada bekleyen öğrenciye  "Kim saklandı ?" derler. Gözlerini yuman çocuk arkasını dönerek kimin dışarıya çıktığını veya saklandığını bulmaya çalışır. Bulamazsa ebe değiştirilir ve böylece oyun devam eder.

 

  1.               ALİ KUTUDA :

Bütün çocuklar sıra aralarındaki boşluklarda ayakta dururlar. Öğretmen ; "Ali kutuda." dediği zaman herkes çömelik vaziyet alır. "Ali kutudan çıktı." deyince herkes ayağa kalkar. Öğretmen bu tempo ile giderken bazı komutlarda değişiklik yapar. Bu değişiklikte yanlış yapanlar yerlerine otururlar. En sona kalan sınıfın birincisi olur.

 

  1.               SİNCAP VE CEVİZ :

Bütün öğrenciler yerlerinde otururlar. Bir öğrenci sincap olur ve ceviz olarak eline silgiyi alır. Diğer öğrenciler, başlarını sıralarının üzerine koyarlar ( Uyuyormuş gibi ). Yanlız bir elleri, avuçları açık olarak yandadır. Sincap, cevizle arkadaşlarının arasında dolaşırken, Cevizi ( Silgiyi ) bir arkadaşının eline bırakır ve yerine oturmak üzere kaçar. Yerine ulaşıncaya kadar yakalanamazsa kurtulur. Eline ceviz konulan öğrenci sincabı yakalayamazsa kendisi bir sonraki oyun için sincap olur.

 

  1.               EŞYA VE YER :

Bütün çocuklar sıralarında otururlar. Öğretmen bunlardan 6-8 tanesini çağırarak yazı tahtasının önünde yüzleri arkadaşlarına dönük olarak tutar ve hepsine bir isim verir. ( Örneğin ; Renkler, Kuş isimleri, Şehir ismi veya oyuncak isimleri gibi ) Bundan sonra oturanlar sıralarının üzerine başlarını koyarak gözlerini kaparlar. Öğretmen tahtadakilerin yerlerini değiştirir. Bundan sonra herkes bakar, bir kaç gönüllü istenir. Bu gönüllüler arkadaşlarının yer ve isimlerine göre onları tekrar dizerler.

 

  1.               ÜÇ KÜÇÜK KUZU :

Bir çocuk ( Büyük Kurt ) sınıfın önünde ve ayaktadır. Diğerleri yerlerinde oturmuştur. Kurt, sıraların arasında dolaşır. Üç küçük kuzunun ellerine vurur ve yine sınıfın önüne gelerek ; "hurr, hurr" der. Bu kelimeler ile birlikte ellerine vurulan üç kuzunun yerlerini değiştirmesi gerekir. Kutr da bu kuzulardan birinin yerine oturmaya çalışır. Ayakta kalan kuzu bir sonraki oyun için Kurt olur. Oyun böylece devam eder.

 

  1.               KARŞILA VE GEÇ :

Öğretmen sınıfın önünde ve ortadadır. İki elinde birer silgi veya fasulye torbası tutar. Sağ ve sol gerisinde iki öğrenci vardır. İşaret verildiğinde bu iki öğrenci öğretmenin elindeki silgileri alır ve sıraların yanında koşuya başlar. Bu öğrenciler arkada karşılaşırlar. Öğretmene silgiyi önce getiren oyunu kazanır.

 

  1.               BEKÇİ KÖPEĞİ :

Bir yere bir cisim ( Nesne ) konur. Yanında gözleri kapalı bir bekçi köpeği durur. Diğer öğrencilerden birisi sessizce nesneyi oradan almaya çalışır. Eğer köpeğin haberi olmadan onu alabilirse, bir dahaki oyun için "Bekçi Köpeği" olur. Eşya alırken köpek farkına varırsa "hav hav" diyerek arkadaşını yakalar. O zaman yeni bir bekçi köpeği seçilir.

 

  1.               FASULYE TORBASINI BULMA :

Çocuklar elleri arkada olmak üzere omuz omuza bir daire yapar. Bir çocuk ortadadır. Birisine bir fasulye torbası verilir. Dairedeki öğrenciler bunu elden ele verirler. Ortadaki öğrenci fasulye torbasının nerede ( kimde ) olduğunu bulmaya çalışır. Eğer tahmini çok uzun sürerse başka bir oyuncu ile değiştirilir.

 

  1.               MEYVE SEPETİ :

Bir öğrenci sınıfın önünde durur. Diğerleri yerlerinde otururlar ve hepsine 4 çeşit meyve ismi verilir. Öndeki öğrenci " Elmalar " deyince adı elma olanlar ayağa kalkar, yerlerini değiştirir. Bu arada ayaktaki oyuncu kendine bir yer bulmaya çalışır. İkincide başka grup meyve ismini söyler. Bu kez de bu meyveler yer değiştirir. Eğer ebe " Meyve Sepeti " derse her cins meyvenin yerlerini değiştirmesi gerekir.

 

 

10-AVCI ADAM :

Bir lider seçilir. Bu lider, herhangi bir yöne doğru yürür ve " Kim benimle ördek ( Ayı,Tilki, Geyik ) avlamaya gelir ?" der. Bütün çocuklar arkasına dizilir ve aynı şekilde lider (avcıyı) izlerler. Avcı dönüp hepsini görünce silahını onlara çevirir ve " Bumm " der. Bunun üzerine ayaktaki çocuklar koşarak kendi yerlerine otururlar. Kim yerine önce oturmuşsa bir dahaki sefere o lider ( Avcı ) olur.

 

 

 

 

 

 

 

 İşlev oyunları, kreşlerde ve evlerde uygulanır. Anaokulunda uygulanan oyun ve benzeri etkinliklerin kapsamı dışında olmakla birlikte, işlev oyunlarına, eğitimciler tarafından bilinmesinde yarar görülmektedir. İşlev oyunları, "Süt çağı işlev oyunları ve özerklik çağı işlev oyunları" olmak üzere iki kesimde ele alınabilir.

 

a)- Süt çağı işlev oyunları ( 0-1 yaş )

 Bu çağdaki çocuğun ağzını, burnunu, kulağını, gözünü, yüzünü ve elini tanımasına ve tepkilerini geliştirmesine yardımcı olan oyunlar aşağıda gösterilmiştir. Bu oyunlar, anne, baba, abla, eğitici ya da bakıcı tarafından uygulanır. Uygulatıcı, aşağıda gösterilen sözleri tartımlı ( kimilerini de ezgili ) olarak söyler; çocuğun, oyun gereği dokunulacak yerlerine elleriyle dokunur, çocukta olumlu tepkiler yaratmaya çalışır. Tekerleme söylenirken sözler arasında durak yapılmaz; devinimler tekerleme süresi içinde, duraksamadan ve aksatılmadan yapılır.

 

  1.    Araba Oyunu :

Araba (denir çocuğun çenesine dokunulur)

Maraba (denir çocuğun çenesine dokunulur)

Cip (denir çocuğun çenesine dokunulur)

Bip (denir çocuğun çenesine dokunulur)

 

  1.   Bip Bip Oyunu :

Araba oyunu gibi oynanır; sözler söylendikçe, çocuğun aynı yerlerine dokunulur.

Araba geldi,

Durakta durdu,

Bip bip.

 

  1.   Köşe Bakkalı Oyunu :

Köşe bakkalı ( denir, çocuğun çenesi elle tutulur )

Kapalı çarşı ( denir, ağız gösterilir )

Horhor çeşmesi ( denir, burun tutulur )

Elmacılar ( denir, yanaklara değilir )

Aynacılar ( denir, gözler gösterilir )

Kemancılar ( denir, kaşlar sıvazlanır )

Düz bayır ( denir, alna dokunulur )

Karışık çayır ( denir, saçlar karıştırılır )

 

  1.   Çevren çevren çemberlik oyunu :

Çevren çevren çemberlik ( Parmakla, avuç içine halkalar çizilir )

Ortasında pınarcık ( Parmakla, avuç ortasına vurulur )

Bir kuş gelmiş su içmiş ( Parmak avuç ortasına vurulur, yukarıya kaldırılır,kuşun su içerken yaptığı gibi )

Sonra pırrr diye uçmuş ( Denir, elle kuşun uçup gitmesi canlandırılır )

 

  1.   Beş kardeş oyunu :

Beş minik kardeş varmış  ( Beş parmak gösterilir )

Bir gün ava gitmişler

Bir kuş görmüşler

Bu tutmuş ( Baş parmak tutulur, sağa sola sallanır )

Bu temizlemiş ( İşaret parmağı tutulur, sallanır )

Bu pişirmiş ( Orta parmak tutulur, sallanır )

Bu yemiş ( Yüzük parmağı tutulur, sallanır )

Bu da ( Küçük parmak tutulur )

"Hani bana, hani bana ?" demiş. ( Küçük parmak sallanır )

"Yok sana, yok sana" demişler.

"Ben de gider ararım, Ben de gider ararım" ( Bu sözler yinelenirken, uygulayıcı ikinci ve üçüncü parmakları ile yürüyüş öykünmesi yaparak, çocuğun bileğinden koluna doğru parmaklarını yürütür ve koltuk altına vararak çocuğu gıdıklar, gıdıklarken de aşağıdaki sözleri söyler : )

"gıdı gıdı, gıdı gıdı "

 

  1.   Tel sarar oyunu :

Tel sarar Ayşe tel sarar ( Eller yukarı kaldırılarak, sağa sola döndürülür )

Tel bulamazsa ne sarar ( Ellerle soru devinimi yapılır )

Komşunun oğlunu sarar ( Çocuğa sarılma devinimi yapılır )

Not : Ayşe yerine, çocuğun adı neyse o söylenir. Çocuk erkekse son satırda "Komşunun kızını sarar" denilir.

 

  1.   Sar makarayı oyunu :

Sar sar makarayı ( Eller önde tutulur, birbiri çevresinde yün sarar gibi döndürülür )

Çöz çöz makarayı ( Devinim tersine yapılır )

On kilo yağ ( İki el on parmak açılarak ileriye uzatılır )

On kilo bal ( Aynı devinim yinelenir )

Yala yala bitmez ( Avuçları yalama devinimi yapılır )

Beşi sana ( Beş parmak açılır ve çocuğa gösterilir )

Beşi bana ( Beş parmak açılır ve göğse konur )

Kediye cık cık ( Yok anlamına gelen cık cık sesi çıkarılır, Baş ve ellerle yok devinimi yapılır )

Yukarıda verilen tekerlemeli örneklerden başka tür işlev oyunları da uygulanabilir. Örneğin top oyunu, gazete oyunu vb.

 

  1.   Top oyunu :

Oturabilen bir çocuğun önüne topu yuvarlayınız. Çocuğun bu topu tutmaya size doğru yuvarlamaya çalışacağını görürsünüz. Çocuk emekleyebiliyorsa, bu kez de topu yakalayabilmek için ona doğru sürünmeye çalışacaktır. Bunlar gibi başka devinimler de oyun sırasında bulunabilir.

 

  1.   Gazete oyunu :

Çocuk, bir yetişkinin gazete sayfalarını çevirirken çıkan kağıt hışırtısını duyarsa, gazeteyi yakalamaya çalışacak; başarabilirse, aynı hışırtıyı duyabilmek için kendisi de gazeteyi tutmayı ve sayfa çevirmeyi deneyecektir. Başka gazeteler bulsa, kağıt hışırtısının kendisine vereceği heyecanı yeniden tatmak için gene gazeteyle oynayacaktır.

 

b)- Özerklik dönemi işlev oyunları ( 1-3 yaş )

 Bu çağdaki çocuklar, genellikle kendi başlarına oynarlar. Oynadıkları oyunlar ya saldırganlık, kirletme, kırma gibi güdüleri doyuran oyunlardır ; (su, çamur, kil vb. ) ya da işlev ve "ben" oyunlarıdır. Bu dönemde çocuklar, kendi başlarına "düş gücü" oyunları da oynarlar.

 

Parmak Oyunları

  1.    Parmaklarım

Sağ elimde beş parmak ( Sağ elin beş parmağı gösterilir )

Sol elimde beş parmak ( Sol elin beş parmağı gösterilir )

Sen de istersen say bak

Say bak, say bak, sayy bak.

Bir-iki-üç-dört-beş ( Sağ elin parmakları sırayla açılarak sayılır )

Bir-iki-üç-dört-beş ( Sol elin parmakları sırayla açılarak sayılır )

Hepsi eder on parmak ( Her iki elin parmakları açılarak gösterilir )

Sen de istersen say bak

Say bak, say bak, sayy bak.

Bir-iki-üç-dört-beş-altı-yedi-sekiz-dokuz-on ( Her iki eldeki parmakların tümü sırayla açılarak sayılır )

 

  1.   Çal Kapıyı

Çal kapıyı çal ( Sağ elin işaret parmağıyla alna vurularak, kapı çalma öykünmesi yapılır )

Bak pencereden ( her iki elin işaret ve baş parmakları iki gözün önünde birleştirilir, gözlük gibi halka yapılır )

Çevir mandalı (Burun el ile bükülür )

Gir içeri ( sağ elin işaret parmağı, ağzın içine sokulur )

Al bir iskemle ( Kulak memelerinden biri tutulur, çekilir )

Otur şuraya ( Öteki kulak memesi tutulur, çekilir )

Nasılsın bu gün Ayşe ? ( Çene tutulur, sallanır )

        ( Ayşe adı, çocuğun adına göre değiştirilerek söylenir )

 

  1.   Ben bir ağacım ( Öykünme )

Ben bir ağacım ( Ayakta, eller yanda, dik durulur )

Dallarım var benim (kollar, başın yukarısına kaldırılır, avuçlar kapatılır )

Dallarım BİR çiçek açtı ( Bir parmak açılır )

Dallarım İKİ çiçek açtı ( ikinci parmak açılır )

Dallarım ÜÇ çiçek açtı ( üçüncü parmak açılır )

Dallarım DÖRT çiçek açtı ( dördüncü parmak açılır )

Dallarım BEŞ çiçek açtı ( beşinci parmak açılır )

Dallarım ALTI çiçek açtı ( altıncı parmak açılır )

Dallarım YEDİ çiçek açtı ( yedinci parmak açılır )

Dallarım SEKİZ çiçek açtı sekizinci parmak açılır )

Dallarım DOKUZ çiçek açtı dokuzuncu parmak açılır )

Dallarım ON çiçek açtı ( onuncu parmak açılır )

Bir rüzgar çıktı Yukarıdaki kollar, bedenle birlikte öne doğru eğilir, sağa sola sallanır ; rüzgardan sallanan ağaç öykünmesi yapılır )

Vuvvv… vuuuvvv..  vuuuuvv… ( sesle rüzgar öykünmesi yapılır )

Yağmur yağdı ; şıp şıp şıp ( parmaklarla yağmur öykünmesi yapılır )

Tüm çiçekler döküldü ( parmaklar, kollar indirilir )

 

  1.   On Parmak

Benim on parmağım var ( iki elin parmakları açılarak gösterilir )

Tümüyle benim ( eller, parmaklar açık olarak göğüste kavuşturulur )

Onlarla ben her şeyi yaparım.

Sımsıkı kapar ( her iki el yumulur )

Kocaman açarım ( iki elin parmakları açılır )

Birbirine kavuştururum ( eller kavuşturulur )

Arkama saklarım ( eller arkaya saklanır )

Yukarıya kaldırır ( kollar yukarıya, gerinerek kaldırılır )

Aşağıya indiririm ( kollar bedenin iki yanına sarkıtılır )

Sonra kucağımda dinlendiririm ( eller rahatça kavuşturulup kucağa konur )

 

  1.   Ali ile Ayşe

Bu oyun, iki elin baş parmakları ile oynanır. Sağ elin baş parmağı "Ali", sol elin baş parmağı "Ayşe" olur. Avuç kapalı durur.

Bir gün Ali evden çıkmış ( Baş parmak yumuk elden yukarı kaldırılır )

Sağa bakmış kimse yok

Sola bakmış kimse yok

Aşağı bakmış kimse yok

Yukarı bakmış kimse yok ( sağa, sola, aşağı, yukarı bakma işlemleri, baş parmakla yapılır )

Girmiş içeri

Biraz sonra

İkisi birden evden çıkmışlar ( iki baş parmak avuç içinden çıkartılır )

Sağa bakmışlar kimse yok

Sol bakmışlar kimse yok

Aşağı bakmışlar kimse yok

Yukarı bakmışlar kimse yok ( her iki baş parmak, aynı devinimleri yapar )

Karşılıklı bakışmışlar ( baş parmakların iç kısımları, birbirini görecek biçimde karşı karşıya getirilir )

Günaydın ALİ

Günaydın AYŞE

demişler… ( baş parmaklar birbirine değdirilir )

Oynamışlar, oynamışlar ( baş parmaklar oynama öyküntüsü yaparak, oynatılır )

 

Yorulmuşlar… ( parmaklar durur )

Ayşe'nin annesi çağırmış

Ali'nin annesi çağırmış

Hoşça kal ALİ

Hoşça kal AYŞE

demişler… ( baş parmaklar birbirine değdirilir )

Evlerine girmişler. ( baş parmaklar avuç içine saklanır )

 

  1.   İnsanlar

İnsanların özelliklerini belirten aşağıdaki sözlerin her dizesi söylendikçe, o dizede belirtilen insan tipi, öğretmen ve çocuklar tarafından, el, kol, beden devinimleri ve yüz mimikleriyle canlandırılmalıdır.

 

Öğretmen : Boyu uzun insan nasıl olur ?

Çocuklar : Böyle olur ( öykünerek gösterirler )

 

Öğretmen : Boyu kısa insan nasıl olur ?

Çocuklar : Şöyle olur ( öykünerek gösterirler )

 

Öğretmen : Şişman insan nasıldır ?

Çocuklar : Şişman insan böyledir ( öykünerek gösterirler )

 

Öğretmen : Zayıf insan ( sıska insan ) nasıldır ?

Çocuklar : Şöyledir ( öykünerek gösterirler )

 

Öğretmen : Üzüntülü insanın yüzü nasıldır ?

Çocuklar : Böyledir ( yüz mimikleriyle öykünerek gösterirler )

 

Öğretmen : Neşeli insanın yüzü nasıldır ?

Çocuklar : Şöyledir ( yüz mimikleriyle öykünerek gösterirler )

 

Öğretmen : Yağmur yağarken insanlar nasıl gider ?

Çocuklar : Çabuk çabuk giderler ( parmak devinimleriyle öykünerek gösterirler )

 

Öğretmen : Tembel insanlar nasıl davranırlar ?

Çocuklar : Ağır ağır davranırlar ( ağır ağır beden ve el, kol devinimleriyle )

 

Öğretmen : Çalışkan insanlar nasıl davranırlar ?

Çocuklar : Canlı canlı, çabuk çabuk davranırlar ( el, kol, beden devinimleriyle )

 

  1.   Üç Topum Var

Benim üç topum var.

İşte en küçük topum ( baş parmak ve işaret parmağı birleştirilerek bu iki parmakla halka yapılır, gösterilir )

İşte ortanca topum ( iki elin baş parmakları birbirine, iki elin işaret parmakları birbirine birleştirilir,                         ortanca topu simgeleyen bir halka yapılır, gösterilir )

İşte bu da kocaman topum (iki kol öne uzatılır, ellerin uçları birbirine birleştirilir, halka yapılır, gösterilir)

Haydi gelin bu üç topu

Bir kez daha gösterelim ( aynı sözlerle, aynı devinimler yinelenir )

 

  1.   Dedemin Gözlükleri

Uyurken dedem

Gözlükleri gözündeymiş ( iki elle yuvarlak gözlük işareti yapılır ve eller gözlerin üzerine konur )

Unutmuş gözlüklerin gözünde olduğunu

Uyanınca başlamış aramaya ( sağa, sola bakılarak arama öykünmesi yapılır )

Aramış, taramış bulamamış ( eller arkaya saklanır )

Bir de bakmış ki

Gözlükler gözündeymiş ( eller gözlük gibi yapılır ve gözlere konur )

 

  1.   Gözüm kulağım, elim ayağım

İşte gözüm ( sağ göz, sağ elle kapatılır )

İşte kulağım Sağ kulak, sağ elle tutulur

Bu görmek için ( baş parmak ve işaret parmağı ile yuvarlak yapılır, göze yerleştirilir )

Bu duymak için ( el kulağın arkasına konularak, ses duyuyormuş gibi yapılır )

İşte elim ( sağ el gösterilir )

İşte ayağım ( sağ ayak gösterilir )

Bu tutmak için ( sağ elle bir şey tutuluyor gibi yapılır )

Bu yürümek ve koşmak için ( durduğu yerde yürür gibi, koşar gibi yapılır )

 

  1. Minik Arı

Anneme minicik bir arı götürüyorum ( iki elin avuçları birleştirilip, yuvarlak yapılır. İki el içinde bir şey varmış gibi tutulur )

Çok sevinecek

Kim bilir ne diyecek ?

Ufff…soktu elimi ! ( arı sokmuş gibi yapılır, acıyla parmaklar açılır, eller silkelenir )

 

  1. Sağ El, Sol El

İşte sağ elim ( sol el ile sağ ele dokunulur, sağ el gösterilir )

Bu da sol elim ( sağ el ile sol ele dokunulur, sol el gösterilir )

Bu sağ kolum ( sol el ile sağ kola dokunulur, sağ kol gösterilir )

Bu da sol kolum ( sağ el ile sol kola dokunulur, sol kol gösterilir )

İki kolumu havaya kaldırırım ( iki kol yukarıya kaldırılır )

Ellerimi, avuçlarımı birbirine vurur

İşte böyle şap şap yaparım. ( iki el havada, avuçlar birbirine vurularak ses çıkarılır )

 

  1. Saat

Bir saatim var minicik ( iki elin avuçları, içinde bir şey varmış gibi birbirine çapraz olarak birleştirilir )

Kulağıma koyarım ( birleştirilmiş eller kulağa götürülür )

Tik tak'ını duyarım

Tik tak, tik tak ( denirken, dinliyormuş gibi yapılır )

Çocuklar dinleme öykünmesi yaparlarken öğretmen şunları söyler ;

"Haydi şimdi çocuklar………………oyununa başlayalım."

( bunun üzerine çocuklar da, avuçlarındaki saati bir kenara koyar gibi yaparlar. Öğretmenin adını söylediği oyuna başlanır.)

NOT : Bu parmak oyunu, bir başka oyuna başlamadan önce oynanır.

 

  1. Tavşan

Bir minik tavşan varmış ( sağ elin işaret ve orta parmakları, tavşan kulakları gibi tutulur )

Bu kafeste yaşarmış ( sol el, portakal tutar gibi yuvarlak yapılır )

Gezerken bir ses duysa

Hemen diker kulaklarını ( sağ elin kulak öykünmesi yapan parmakları dimdik tutulur )

Hop… diye kafesine

Koşar atlarmış… ( parmaklardan yapılmış kulaklar, "hop" deyince, öteki elin avuç içine konur ve sıkıca tutulur )

 

  1. Hoşgeldin Memo

İki elin parmakları açılır ; iki el karşılıklı tutulur.

-Tak tak tak ( iki elin baş parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )

-Tik tik tik ( iki elin işaret parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )

-Kim o ? Kim o ? ( iki elin orta parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )

-Benim Memo ! ( iki elin yüzük parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )

-Hoşgeldin Memo

-Hoşgeldin Memo ( iki elin serçe parmakları birbirine vurulur, birleştirilir )

   ( iki elin bütün parmakları birbirleriyle birleştirilmiş olur )

-Hoşbulduk, hoşbulduk ( derken çocuklar ellerini çırparlar.)

 

  1. Minareli Cami

İşte bir cami ( iki elin parmakları, birbirine kenetlenir )

Çifte minareli ( iki elin işaret parmakları kenetlenmeden çözülür, yukarıya kaldırılır, karşılıklı birleştirilir, minare gibi dik tutulur )

Kocaman cami

Kocaman cami ( parmakların kenetlenmesi açılmadan, iki elin ayaları birbirinden uzaklaştırılır, açılır, cami kümbeti gibi yapılır )

Nerde bunun insanları ?

İşte burada insanları, işte burada ( öbür parmaklar, kenetlenme çözülmeden, aşağı yukarı kımıldatılır )

 

  1. Neyim Var ?

Bu oyunda, öğretmen her dizeyi söyleyişte, o dize içinde geçen organı gösterir ; çocuklar aynı dizeyi yinelerler, öğretmenin devinimlerini öykünürler.

Bir ağzım var minnacık

Bir burnum var hokkacık

Yanaklarım elmacık

İki kulak, iki kepçe

Gözlerim boncuk boncuk

Bu oyun öğrenildikten sonra, çocuklar kendi başlarına ya da öğretmenle birlikte söylenerek de oynanabilir.

 

  1. Mikrop

( A: Anlatan, Ç : Çocuk, M : Mikrop )

  1.              Bir mikrop varmış… yürümüş… yürümüş…

( sağ elin baş parmağı, sol kol üzerinde yukarıdan aşağıya doğru yürütülür.)

Bir evin kapısından içeriye girmiş…

( baş parmak, yürüye yürüye avuç ortasına getirilir )

Bir de bakmış ki, merdivenler var, başlamış merdivenlerden çıkmaya…

( sol el parmakları açılarak tutulur, bunlar merdiven sayılır. Sağ elin baş parmağı, sol elin küçük parmağından başlayarak birer birer merdivenleri çıkar. Sol elin sırtına varır. )

Üst kata çıkınca kapıyı vurmuş…

( sol elin sırt kısmına sağ elle vurulur )

       M- Tak tak tak…

       Ç- Kim o ?

 ( kim o sesleri, çocuk sesi öykünülerek söylenir )

       M- Benim, ben, Mikrop

 ( sağ elin baş parmağı sallanır )

        Ç- Ne istiyorsun ?

 ( Çocuk sesiyle sorulur )

        M- Seni hasta etmeye geldim

 ( sağ baş parmak yine sallanır )

Ç- Yooo… beni hasta edemezsin ; ben temiz bir çocuğum, yemeklerimi yerim, uykumu uyurum, aşı da                 oluyorum… Sen beni hasta edemezsin…

         M- Öyleyse ben gidiyorum.

 ( Merdivenlerden sağ baş parmakla geri dönülerek inilir )

  1.                 O sırada, çocuğun annesi evde sabunlu su ile temizlik yapıyormuş, mikrobun ayağı kaymış ve merdivenlerden aşağı yuvarlanmış.

( Yuvarlanma devinimi yapılır )

Mikrop kendini kapının dışında bulmuş.

( Sağ baş parmak, avuç dışına atılır )

 

  1. Evimiz

İşte evimiz ( iki, elin parmakları açılır, ucuca değdirilir, sonra iki elin parmakları, tırnaklar birbirine değecek biçimde bükülür, baş parmakların da tırnakları yan yana gelecek biçimde tutulur ) 

Şu bacası ( işaret parmakları yukarıya kaldırılıp, birleştirilir )

Bu da kapısı ( baş parmaklar kaldırılarak birbirinden uzaklaştırılır, devindirilir )

Bu da kapıdaki zil ( sağ baş parmakla, sol baş parmağın tırnağına bastırılır )

Zırrr… zırrr diye ses çıkarır. Eve gelen konuklar, geldiklerini bize zil ile duyururlar.

Evimizde kocaman bir saatimiz var. ( Baş, saat olur )

Tik tak, tik tak diye çalışır. ( tik taklarla birlikte baş sağa sola sallanır )

Bazen zırrr… diye ses çıkarır.

Hemen sustururum. ( işaret parmağıyla burna basılır, zil susar )

Bir de küçük kedimiz var ( sağ el parmakları yerde gezdirilerek kedi öykünmesi yapılır )

Miyav miyav diye bağırınca süt veririm.

Lıkır lıkır içer sütünü ( avuçla süt kabı yapılır, sütü dille içme devinimi yapılarak, kedinin süt içmesine öykünülür )

Hemen musluğu açarım, şırrr şırrr diye su akar, elimi yüzümü yıkarım(el yüz yıkama devinimi yapılır)

Evimiz tren istasyonuna çok yakındır.

İşte bak, yine tren geçiyor… çuf… çuf… çuf… çuf… ( el ve ayaklarla tren öykünmesi yapılır )

Bip bap, bip bap… bak şimdi de araba geçiyor. ( direksiyon çevirir, araba kullanır gibi yapılır )

Hav hav hav… Bu da bizim küçük köpek  ( köpek öykünmesi yapılır )

Kapımızı kapatayım da girmesin içeriye. ( Kapı kapatma öykünmesi yapılır )

Aaaa. Annem beni çağırıyor. Haydi hoşça kalın çocuklar

 

  1. Hayvanat Bahçesine Gezi

Emre yatağında uyuyormuş ( gözler kapanır, uyur gibi yapılır )

Sabah olmuş, Horoz ötmüş ( çocukla,r horoz ötüşüne öykünürler ü ürü üüüü )

Emre kalkmış, gerinmiş ( gerinme öykünmesi yapılır )

Sonra elini, yüzünü yıkamış, dişlerini fırçalamış ( el yüz yıkama, diş fırçalama öykünmesi yapılır )

Yavaş, yavaş giyinmiş ( önce gömlek, sonra pantolon, daha sonra da ceket giyme devinimleri yapılır )

Annesi kahvaltıya çağırmış, bir güzel kahvaltı yapmışlar ( çay içme, kahvaltı yapma öyküntüsü )

Babası ona "Haydi Hayvanat Bahçesine gidelim" demiş. Yola çıkmışlar. Yürümüşler, yürümüşler ( yürüme öykünmesi yapılır )

Emre yürürken başını yukarı kaldırmış ( başlar yukarı kaldırılır )

Gökyüzünü, güneşi ve uçan kuşları görmüş, sonra yoluna devam etmiş, yol kavşağına gelmiş.

Karşıya da geçmek için sağına bakmış ( baş sağa çevrilir ) araba yok ;

Soluna bakmış ( baş sola çevrilir ) araba yok.

Babasıyla Emre, çabuk çabuk geçmişler yolun karşı kıyısına, Hayvanat Bahçesine gelmişler.

Bir de ne görsünler…

Her tarafta çeşit çeşit hayvanlar

Bir kafeste kediler ( her hayvan adı söylenişte, çocuklar, o hayvanın sesini ve devinimlerini öykünme ile göstermeye çalışırlar )

Bir kafeste köpekler ( havlama….)

İleride kurtlar da var ( uluma….)

Bak burada tavuklar ( gıdaklama….)

Ördekler de şuradalar ( vak vak'lama…)

Tavşanlar zıp zıp zıplar ( ciyik ciyik….)

Ya kaplumbağalar nasıl, evini sırtında taşır, yavaş yavaş yürürler… ( tısss )

Ötede kocaman aslan ( kükreme….)

Yakınında bir kaplan ( kükreme….)

Kepçe kulaklı bir fil  ( fil öykünmesi…. )

Upuzun bir zürafa ( uzun boy öykünmesi…) vb.

Derken Emre yorulmuş ( yorgunluk öykünmesi )

Zaten akşam da olmuş

Babasıyla birlikte

Evin yolunu tutmuş ( eve dönerken devinimler yinelenir )

Anne evde merakta

Kurulmuş güzel sofra

Onları bekliyormuş

Emre öyle acıkmış, öyle acıkmış ki, bütün yemekleri hapur hupur yemiş. ( hapur hupur yeme öyküntüsü, aç ve ivecen çocuk tavrıyla )

Sonra uykusu gelmiş ( esneme öyküntüsü, gerinme vb..)

Uzanmış yatağına ( uzanma öyküntüsü )

Mışıl mışıl uyumuş ( uyuma öyküntüsü )

 

  1. Benim bir ninem var

Benim bir ninem var

Gözünde gözlük ( iki elin işaret ve baş parmakları gözlük yuvarlağı gibi yapılır ve gözlere konur )

Başında baş örtüsü ( ellerle baş örtüsü sarılır gibi yapılır )

Elinde baston ( baston tutuyormuş gibi yapılır )

Sırtı biraz kamburca ( kambur öykünmesi yapılır )

Tin tin yürür, gezer ( nine yürüyüşü öykünmesi yapılır )

Ninemin bir ineği var ( İnek sesi çıkarılır )

Ninem onu çok sever

Her sabah erken kalkar

Önce ineğe bakar

Yem verir, yedirir ( Yem teme öykünmesi )

Su verir, içirir ( su içme öykünmesi )

Sırtını sıvazlar ( kaşağılama öykünmesi, sevme öykünmesi )

Sonra kovayı alır

İneğinden süt sağar ( iki elle süt sağma devinimi yapılır )

Fışşş, fışşş, fışşş…

Koyar sütü tencereye ( sütü kovadan tencereye dökme öykünmesi )

Fokur fokur kaynatır ( sütün kaynamasını canlandırma öykünmesi )

Ninem sütü çok sever

Sabah, akşam süt içer ( lıkır lıkır içme devinimi yapılır )

Ninem diyor ki bana ;

"Süt içersen benim gibi ( sözlere göre öykünme yapılır )

güçlü olur, çok yaşarsın…"

Sağlığınla, aklınla

Her engeli aşarsın."

Ben ninemi çok severim ( sözlere göre öykünme yapılır )

Her sözünü dinlerim

Süt bulunca hiç kaçırmam

Lıkır, lıkır içerim…

 

  1. Bedenim, Organlarım

İş yapmak için iki elim var ( iki el çırpılır )

Resim yaparım ( resim yapma devinimi )

Flüt çalarım ( flüt çalma devinimi )

Toprak kazarım (toprak kazma devinimi )

Ağaç dikerim ( ağaç dikme devinimi )

Her işi ellerimle yaparım ( çeşitli işlere ilişkin devinimler )

Koklamak için bir burnum var ( burunla koklama öykünmesi yapılır )

Yemek kokusunu duyarım ( öykünme yapılır )

Çiçek koklarım ( öykünme yapılır )

Kötü kokuları hiç sevmem ( öykünme yapılır )

Her kokuyu burnumla hemen duyarım ( çeşitli öykünmeler yapılır )

İşitmek için kulaklarım var ( gösterilir )

Annemin sesini kulaklarımla duyarım

Müzik dinlerim

Her çeşit sesi ben, kulaklarımla duyarım

Soluk almak için ciğerlerim var ( derin soluk alma yapılır )

Ciğerlerimi korurum

Onlar olmasa, soluk alamam, yaşayamam ( çeşitli devinimler yapılır )

Düşünmek için bir aklım var benim ( başın üst kısmı gösterilir )

Aklım benim her şeyim

Onunla öğrenirim her şeyi ( çeşitli devinimler yapılır )

Bilgiyi, yaşamayı, sevmeyi ( çeşitli devinimler yapılır )

Oynamayı, gülmeyi ( çeşitli devinimler yapılır )

Aklımla bilirim var olduğumu ( çeşitli devinimler yapılır )

İşte böyle

Benim güzel ve işe yarar

Bir bedenim ve organlarım var…

 

  1. Organlarım ( ağzım, burnum, gözüm, kulağım..)

İki gözüm var benim ( iki elle gösterilir )

İki kulağım var ( iki elle gösterilir )

Bir burnum var, iki delikli ( sağ elle gösterilir )

Bir ağzım var (Sağ elle gösterilir )

Bunlar benim dudaklarım (dudaklar ileriye doğru uzatılarak gösterilir )

Gülünce görünür dişlerim ( dişler gösterilir )

Ağzımı açınca görürsünüz dilimi ( ağız açılır, dil uzatılır )

Yemeğin tadını dilimle anlarım

Tatlı yerken yüzüm güler ( tatlı yeme öykünmesi )

Ekşi yersem buruşur ( ekşi limon öykünmesi )

Acı yakar dilimi ( acı yeme, dilin yanması öykünmesi )

Ağzımı kapatsam dilim görünmez ( ağız kapatılır, dil saklanır )

Ağzımı açarım ben ( ağız açılır )

Yemek yemek, su içmek, ( yemek yeme, su içme öykünmesi yapılır )

Bir de konuşmak için ( konuşma öykünmesi yapılır )

Ya şarkı söylemek için !…

İşte en güzeli bu

Gel şarkı söyleyelim. ( oyunun burasında bir şarkıya başlanır )

 

  1. Minik Arılar

Sağ elin baş parmağı avuç içinde olmak koşuluyla, sağ el ile yumruk yapılır. Beş küçük arı kardeş varmış ; mışıl mışıl uyuyorlarmış. Sabah olmuş, en küçük arı kardeş uykusundan uyanmış :

Günaydın kardeşlerim, demiş ( küçük parmak kaldırılır ve oynatılır )

Öteki küçük arı kardeş uyanmış.

Günaydın kardeşlerim, demiş ( yüzük parmağı kaldırılır ve oynatılır )

Sonra ortanca arı kardeş uyanmış.

Günaydın kardeşlerim, demiş ( ortanca parmak kaldırılır ve oynatılır )

Sonra da öteki kardeş uyanmış

Günaydın kardeşlerim, demiş ( işaret parmağı kaldırılır ve oynatılır )

En sonra uyanan da kardeşlerine ;

Günaydın kardeşlerim, demiş ( baş parmak kaldırılır ve oynatılır )

Beş kardeşin tümü birden musluğa koşmuşlar. ( aşağıdaki sözler için gereken öykünmeler yapılır )

 

Sıra sıra durmuşlar

Ellerini, yüzlerini

Bir güzel yıkamışlar

 

Sonra birlik olmuşlar

Sofrayı da kurmuşlar

Her türlü yiyeceği

Hapur hupur yutmuşlar

 

Sonra vız vız demişler

Uzaklara uçmuşlar

Çiçek çiçek dolaşıp

Bal toplayıp dönmüşler

 

  1. Yün Örme

Aman ne soğuk ( üşüme, titreme devinimleri yapılır )

Ninem bana yünden giyecekler örecek

Çorap örecek ( ayaklar gösterilir )

Eldiven örecek ( eller gösterilir )

Atkı örecek ( boyun gösterilir )

Kazak örecek ( beden gösterilir )

Başlık örecek ( baş gösterilir )

Örmeye başlamış bile

Ninem atkımı ( şişle yün örme devinimleri yapılır )

-Oooo… ne kadar da uzun örmüş ( uzun atkı varmış gibi yapılır, boyna sarılır )

-Dur nine bu yünü de ben sarayım ( yün sarma devinimi )

İşte şimdi başlıkta sıra

Hem de tığla örüyor ( işaret parmaklarıyla tığ örme devinimleri yapılır )

Ne de çabuk örüyor.. bitti bile ( başlık başa giyilir gibi yapılır )

Ben de ninemden çorap örmesini öğreneceğim ( çorap örme devinimleri yapılır )

Ördüm… bitti… oh ne sıcacık ( çorap giyme devinimi yapılır )

Herkesin bir yün giysisi olsa

Oh ne güzel

Kışın giyer, hiç üşümez

 

  1. Araba Sürme

Benim bir arabam olsa

Arabama oturup direksiyonu tutarım ( sıraya, iskemleye oturur, ellerle direksiyon tutma devinimi yapılır )

Sağ ayağımla gaza basarım ( gaza basma devinimi yapılır )

Yürür arabam

Durmak için frene basarım ( frene basar gibi yapılır )

Durur arabam

Şimdi düz yolda gidiyorum ( direksiyon çok küçük devinimlerle sağa, sola oynatılır, araba sesi öykünmesi yapılır )

Şimdi sola dönüyorum ( direksiyon sola çevrilir )

Şimdi de sağa dönüyorum ( direksiyon sağa çevrilir )

Şimdi yine düz yolda gidiyorum ( düz yolda gidiş devinimi, yukarıdaki gibi )

"Düüttt… düüttt…"

Çekilin yoldan ( hızlı gitme öykünmesi yapılır )

Uçuyor arabam ( hızlı gitme öykünmesi yapılır )

Düüttt… düüüüttt…

 

  1. Küçük Bahçe

Bizim bir küçük bahçemiz var

İlkbaharda bahçeyi

Özene bezene kazarım ( kazma sallama devinimleri yapılır )

Sonra otlarını ayıklarım ( bahçenin çeşitli yerlerinden ot koparılıp alınıyormuş gibi yapılır, ot toplanır )

Daha sonra da bir tırmık alır ( parmaklar tırmık gibi yapılır )

Toprağı tırmıklarım ( tırmıklama devinimleriyle toprak düzeltilir )

Her yeri dümdüz olur

İşlenmiş toprak ne güzel olur; Çiçek tohumları alır, buraya ekerim. ( çiçek tohumu ekme devinimi yapılır )

Yağmur yağacak ( iki elle yağmur yağma devinimi yapılır )

Güneş açacak ( iki el yanlardan havaya doğru kaldırılır )

Tohumlarım büyüyecek ( küçük tohumun büyümesi, öykünmeyle anlatılır )

Fidan olacak

Çiçek açacak ( iki elin tabanları baş üzerinde birleştirilir, parmak kısımları açılır, çiçek benzetmesi yapılır )

Sonra kış gelecek ( yağmur, kar öykünmesi yapılır )

Çiçekler saklayıp tohumları ( yine çiçek benzetmesi yapılır, sonra iki elin parmakları birleştirilip, eller birbirinden ayrılmadan, önden aşağıya indirilir )

Yatacaklar uzun bir kış uykusuna ( uyuma öykünmesi yapılır )

Sonra yine bahar gelecek.

Güzel renkli çiçekler yine açacak ( çiçek açma devinimi yapılır )

Yanına yöresine

Güzel koku saçacak ( koklama ve beğenme devinimleri )

-Yine bahar gelecek

-Yine çiçek açacak…

 

  1. Yeni Yıl

Yeni yılın kutlu olsun Emre

Yeni yılın kutlu olsun Elif ( öğretmen, öteki çocukların da adlarını söyleyerek yeni yıllarını kutlar )

Hepiniz birbirinizin yeni yılını kutladı mı çocuklar ? ( çocuklar serbest olarak birbirlerinin yeni yılını kutlarlar )

Çocuklar size bir şey soracağım, yanıtlar mısınız ?

Yeni yılda büyüdük mü ? ( yanıt büyüdük olacak )

Ne kadar büyüdük ? (Her çocuk kendine göre yanıtlasın )

Yeni yıl geldi diye, sınıfımızı süsledik mi ?

Haydi gelin süsleyelim ( süslenmiş ise çocuklar; süsledik diye bağrışırlar )

Bir de takvim aldık, gördünüz mü ? ( yeni yıla ilişkin takvimi gösterir )

Bakın bu bir takvim, bir çok yaprağı var. ( gösterilir )

Her yaprak, bir günü gösterir

Bir gün biter

Bir yaprak kopar ( bir yaprak koparılır )

Bir gün biter

Bir yaprak daha kopar ( bir yaprak daha koparılır )

Bir gün nedir biliyor musunuz ?

Sabah kalkarız ( uyanma, kalkma  öykünmesi yapılır )

Kahvaltı yaparız ( kahvaltı öykünmesi )

Okula gelir ( okula geliş öykünmesi )

Güler oynarız ( oyun ve gülme öykünmesi )

Eve gider ( eve gidiş öykünmesi )

Yemek yer ( yemek yeme öykünmesi )

Sonra yatar uyuruz ( yatma uyuma öykünmesi )

Bir gün böylece biter…

Bir gün bitince

Bu takvimimizden bir yaprak kopar ( bir yaprak koparılır )

Hep böyle olur

Bir gün bitince

Bir yaprak kopar ( yaprak koparma devinimleri )

Yapraklar kopar, yapraklar kopar ( boyuna yaprak koparma devinimi yapılır )

Ve bir gün

Takvim de biteeerrr. ( bitmiş takvim öykünmesi yapılır )

Takvim bitince, eski yıl da bitmiş oluuurrr. ( yeni takvim alma öykünmesi yapılır )

 

Yeni bir yıla hemen başlarız.

Her yeni yılda, bir yaş büyürüz. (büyüme öykünmesi )

Bir yaş büyürüz, bir yaş büyürüz.

İlkokula gideriz. ( uygun öykünmeler bulunur, yaptırılır )

Büyürüz, büyürüz; ortaokula gideriz ( uygun öykünmeler bulunur, yaptırılır )

Sonra başka okullara gider, başka işler yaparız. ( uygun öykünmeler bulunur, yaptırılır )

Kocaman adam olur, kocaman bayan oluruz ( büyük insan öykünmesi yaptırılır )

Ama şimdi ne güzel.

Hepimiz birer çocuğuz ( sevinçle… )

Gelin yeni yılı birlikte kutlayalım

Bir yaş daha büyüdük

Birlikte oynayalım. ( bundan sonra,"Yeni Yılın, Yeni Yaşın Kutlu Olsun" şarkısı söylenerek, oyun oynanır )

 

  1. Kış Baba

-Tak tak tak…

-Kim o ?

-Benim…

-Sen kimsin ?

-Ben kış babayım ( çocuklar üşüme öykünmesi yaparlar )

Soğuk, yağmur, kar ( sözcüklere göre öykünürler )

Tümü bende var

-Ne getirdin bana

Soğuk kış baba ?

-Neler getirmedim ki !

Mandalina, porakal,

Havuç, kereviz, enginar,

Daha neler, neler var.

Bir de soğuk getirdim. ( çocuklar bırrr diye üşüme öykünmesi yaparlar )

-N'olur  çabuk git ama ( aşağıdaki sözler için uygun devinimler ve öykünmeler aranır, bulunur, uygulanır )

 

Donuyoruz kış baba

-Hemen gidemem çocuklar

Daha üç ayım var

Şimdi Aralık'tayız

Ocak, Şubat, Mart  da var.

-Eyvah, eyvah Kış baba

Çok üşüyeceğiz ama

-Kalın giyinirseniz

İyi beslenirseniz

Hiç korkmayın çocuklar

Size gelmez bir zarar.

Kışın ayrı tadı var.

 

29-Örümceğin Öyküsü

Bu oyunda öğretmen, uygun göreceği dizeler için gerekli bulduğu devinimleri ve öykünmeleri arar, bulur, uygulatır. Metnin okunuş tarzı, masalımsı olmalıdır.

 

Bir varmış, bir yokmuş              Karnımı doyurayım"

Evvel zaman içinde    Demiş kendi kendine

Kalbur saman içinde    

Bir örümcek yaşarmış    Başlamış tırmanmaya

Küçük bir ağ içinde    Tıkır tıkır da tıkır

       Tıkır tıkır da tıkır

Bir gün karnı acıkmış 

Açlıktan canı çıkmış    Açmış sonra kapıyı

       Bakmış, bir de ne görsün ?

Demiş kendi kendine    

"Dışarıya çıkayım    Yağmur dinmiş, güneş açmış

Kendime av bulayım."    Aç örümcek çok sevinmiş

 

Başlamış tırmanmaya    Hemen çıkmış dışarıya

Örgüden merdivene    Başlamış av aramaya

Tıkır tıkır da tıkır     Görmüş tembel bir böcek

Tıkır tıkır da tıkır     Yemiş onu örümcek

 

Açmış sonra kapıyı    Ama karnı doymamış

Bakmış bir de ne görsün !    Başka bir av aramış

 

Yağmur yağar şakır şakır    Bakmış miskin bir sinek

Rüzgar eser püfür püfür    Ne uyur, ne uyanık

      Yaklaşarak onu da

Hemen örtmüş kapıyı    Hemen yutmuş örümcek

Dönmüş eski yerine

       Karnı doymuş, gerinmiş

Tıkır tıkır da tıkır     Neşelenmiş, sevinmiş

Tıkır tıkır da tıkır     Başlamış oynamaya

 

Açmış, kitap okumuş    Şıkır şıkır da şıkır

Sonra müzik dinlemiş    Şıkır şıkır da şıkır

Derken merken çocuklar   

Bizim minik örümcek    Örümceğin öyküsü

Daha çok acıkmaz mı ?    İşte böyle son bulur

      Tembel, miskin olanlar

Ne yapsın zavallıcık ?    Başkasına yem olur.

"Bir daha deneyeyim

 

 

ÖRNEK DRAMA ÇALIŞMASI

ÇAĞDAŞ  DRAMA  DERNEĞİ   KURSU

(  AFYON - 09  / 13  EYLÜL  )

 

Eğitmenler :     Fatma   AKFIRAT,           Aynur    EĞİTMEN

 

Pazartesi

         Isınma   Çalışmaları :

 

  •                    Önce  serbest  sonra  komutlu  yürüme: Yukarı  uzanma,  ayak ucunda yürüme,  topuk ile yürüme,  ayaklar içe - dışına basılarak yürüme,  popo çıkarılarak  yürüme,  sekerek yürüme.

 

  •                    Halka şeklinde durulur.  Ayaklar kapalı olarak; Ayak ucunda yükselme,  diz  çekme,  ayaklar omuz hizasında açılarak başı öne – arkaya – sağa-sola hareket ettirme,  dik duruş,  eğri duruş,  kollar  yana sarkıtılarak  yorgun duruşu,  yana  eğilmeler,  ayak ucuna  ellerle dokunmalar,  popoya  ellerle vuruşlar,  kalçayla dairesel hareketler...

 

  •                    Sağa  dönülerek  tek  sıra  olunur.  Küçük  adımlarla  koşulur.  Lider  elini bir  kez  çırpar.  Ters  yönde  koşmaya  devam  edilir.   İki  defa  çırpınca  kendi  etrafında  iki kez  dönüp,  koştuğu  yönde  koşmasını  sürdürmeye  çalışır.  Ayaklar  kalçaya  vurdurularak  koşmaya  devam  edilir.  Yavaş  adımlarla  yürünür.  Sağ  ayak karına  20  kez  çekilerek  yere  indirilir.  Ancak  hiç  yere  basılmaz. Sonra  sol  bacağa  geçilir.  Kollar  kullanılarak  üç  kez  derin  nefes  alınarak  nabız  atışları  kontrol  edilir. 

 

    -    TANIŞMA  TOPU  OYUNU :   Yere oturulur.  Bir  küçük top  ya da top  şekil  verilen  kağıt  oyun  aracıdır.   Kendi  ismini elinde top olan oyuncu söylerken,  bir taraftan grup oyuncularından  birinin   gözünün içine  bakarak  topu ona doğru  fırlatır.   Bütün oyuncular oyuna katıldıktan sonra oyunda değişiklik yapılarak bu defa  kimin ismi hatırlanıyorsa onun ismi söylenerek top ona atılır. 

 

  •                    Farklı  hareket,  jest ve  mimiklerle  kendini  tanıtma  oyunu  ile devam  edilir.   Örneğin : İsmini ritmik  hareketlerle söylerken ellerini şıklatma, el çırpma,  ayağa kalkarak  selam verme,  kollar ile hareketlerle isim söyleme  gibi...

 

  •                    İkişer  eş olunur.   Basit cümlelerle eşine  herkes  birbirini  tanıtır.

 

  •                    Dörtlü  grup  oluşturulur.  Eşler  karşılıklı  değiştirilir.  Bir az önce eşinden dinlediklerinin kendine ait bilgilermiş  gibi yeni eşine anlatır.

 

  •                    DUYDUKLARINI  HATIRLAMA :  ( Dönüt  verme )  Grup lideri  ve tüm grubun diğer  üyelerine  son duyduğu kişiye  ait  özellikleri  kendi özellikleri

 

 

 

  •                    gibiymiş gibi anlatma  çalışması ile dikkat geliştirme,  doğru  hatırlama ve  algılama  çalışması  yapılır.

 

  •                    RESİM  ÇEKELİM :  Bulunulan  mekana  ait 3 fotoğraf  çekilmesi  istenir.   Resmini çeken  oturur.   Mekanı  anlatan  dip  notlar  ve  neden o mekanın fotoğrafının çekildiği   fotoğrafçılar  tarafından  açıklanır.   ( Mekana  uyum,  dikkat  ve  güven  çalışmasıdır. )

 

  •                    İNSAN  RESİMLERİ  ÇEKELİM :  Ayağa  kalkılır.  Gruptan  3  kişinin  fotoğrafının çekilmesi  istenir.  Bu  işlem  yapılırken  başka  fotoğrafçıların  kimin resmini çektiklerinin anlamaması  gerekmektedir.   Neden  o  kişilerin  resimlerinin  çekildiği  fotoğrafçılar  tarafından  açıklanır.   ( Sosyometri )

 

  •                    KAYNAŞMA   ÇALIŞMASI :  Bir  ebe  seçilir.  Herkes  mekana dağılır.   Ebe bir diğer kişiyi ebelemek isteyince  en yakınındaki  kişi ile sırt sırta  verilir.  El ele tutuşulur ya da kol kola girilir. Böyle  bir  pozisyonda ebe  onu yakalayarak ebe yapamaz.   ( Bireylerin  birbiri ile yakınlaşmasına  yarar. )

 

  •                    NEFES   ÇALIŞMASI :  Derin  derin,  sık sık  nefes  alıp verilir.  Ritimli  nefes  alınıp  verilir.   Çiçek  koklanır.  ( Hayali )    Doğum günlerinin olduğunu düşünülmesi istenir.   Derin  bir nefes  alınır.  Öne doğru  belden 90’ açı yapılarak  öne  eğilerek   nefes  verilir.   (Mum söndürür  gibi...)

 

  •                    PAYLAŞMA,  BİREYİ  İKNA  ETME  ÇALIŞMASI :  İkili    olunur.  Eşlerden  biri  eline  para  alır.  O  para  onundur.  Diğerinin  amacı  o  parayı  elde etmektir.  Çünkü  o para  onun  için hayati  önem  taşımaktadır.  Eş çeşitli  yollar  kullanarak  parayı  elde etmeye  çalışacaktır.  Oyun rol  değişimi ile devam  eder.   

Değerlendirme :   Oyun  sonunda  neler  hissedildiği,  parayı  elde  etmek  için  hangi  yollara  başvurulduğu  değerlendirilir.

 

         Rahatlama   Çalışması :

 

Klasik  müzik  eşliğinde  özgünce  dans  edilir.    Sonra  eşleşilerek     dansa  devam  edilir.  3.  aşamada  ritme  uyularak  dans  edilir.

 

    -    Tüm   vücut  yere temas  edecek  şekilde  sırt  üstü  yere  yatılır.  (Göz  kapatılmayabilir. )    Klasik  müzik  çalınır.   Küçükken  bizde  iz  bırakan  bir  hikayenin  düşünülmesi  istenir.    Müzik  sesi  kapatılırken  yumuşak  bir  ses tonu ile  yavaşça  oturulması  istenir.   Sıra  ile  düşünülen  hikaye  ve  neden  o  hikayenin hayatımızda  kalıcı  iz  bırakmış  olabileceği  yine kendisi   tarafından   açıklanır.      (Çocukluğa  dayanan  korku,   kaygı,  sevinç,  üzüntü  gibi  duyguların  açığa  çıkarılması  amaçtır.    Bu  çalışma  ön  hazırlık  çalışması  olarak ta kullanılabilir. )

 

 

-   5 –6   kişilik  gruplar  oluşturulur.  Her  grup  kendi  arasında  bilinen  bir  masalı  seçerek  rol   dağılımı  yapar.   Masal  dramatize  edilerek  oynanır.

 

-   KURT -  KUZU  OYUNU :   Daire  olunur.  El ele  tutuşulur.  Kurt  halkanın  dışına  çıkar.   Kuzu  içerde  kalır.  Değişiklik : Kuzunun  halkanın  dışına  çıkması  yasaktır.  Kurdun  içeriye  girmemesi  gerekir. Girdiğinde  kuzunun  yakalanmama  şansı  yoktur.    ( Üstün  dayanışma  sağlamak  için  uygulanabilecek  oyundur. )    Yine  oyunun sonunda  değerlendirme  yapılır.  Kuzunun  yakalanma  nedenleri  ve  yakalanmaması  için nelerin  yapılıp –yapılmaması gerektiği  tartışılır. 

 

-   NELER   GÖRDÜM ?   :     Pencereden  dışarıya  belirli  bir  süre  bakılır.  Eğer  grup  üyeleri  yazı  yazmayı  biliyorsa  kağıda  not  tutabilir.  Bilmiyorlarsa  gördüklerini akılda  tutarlar.   En  fazla  kimin  not  tuttuğu  araştırılır.  Okuması  istenir.  Ya  da  parmakları ile  sayarak söylerler.  Diğer  üyelerin  söylenenden  farklı  olarak  gördüklerinin neler  olduğu  araştırılır.  Bir  sonraki  birey  önceden söylenmiş  nesneyi  söylememeye  özen  gösterir.   Değerlendirme :   Söz almayanlardan  neden söz almadıkları  sorulur.  Ortak  görüşün olduğundan  bahsederek  söz  almama  nedenini açıklar.    Farklı  özelliklerin  görüldüğü  bunun aynı  yere  bakıldığı  halde  neden  farklı  şeyler  görülmüş  olabileceği  tartışılır.   (Bakılan  nesneyi  fark edebilme,   ayrıntıyı  bulma  çalışması. )

 

      NESNEYİ  DOKUNARAK  TANIMA   OYUNU:    İçi  görünmeyen torbaya   herkes  bir  nesne  koyar.  Diğer  üyelere  göstermez.  Ya da  lider  bu  seçimi  kendisi  önceden  yaparak  hazırlar.   Oyuncular  çember  olarak  yan  yana  yere  oturur.  Lider  herkesin   gözlerini  kapamasını  ister.   Sıra  ile  oyuncuların  eline,  belirli  sayıdaki  nesneler  verilir.  Oyuncu  dokunarak  tanımaya  çalıştığı  nesneyi  sağında  oturan  arkadaşına  uzatır.  En  son oyuncuya  gelen  nesne,  lider  tarafından  alınarak tekrar  torbaya  koyar.  Oyuncular  tahmin  yürüterek  nesnenin adını  söylerler.  Adı  söylenmeyen  nesne  olup  olmadığı,  kaç  tane  nesneye  dokundukları  sorulur.    Poşet  yere  boşaltılır.   Görmeleri  sağlanır.  Yanıtlarının doğru  olup  olmadığına  yine  kendileri  karar  verirler.  ( Tanımlama,  algılama, düzgün  cümle  kurma  becerilerini  geliştirme  oyunudur. )

 

-    YENİ  BİR  ÖYKÜ  OLUŞTURMA :    Üçlü  gruplar  oluşturulur.  Yerdeki  nesnelerden  birini,  oluşturulan  grupların  liderleri  seçerek   gruplarına  geri  dönerler.  Nesne  ile  ilgili  bir  öykü  oluşturulur.  Roller  paylaşılır.  Nesneyi,  seyredenlerin tanımasını sağlayacak  öykü  dramatize  edilir.  ( Sosyal  gelişim:  Sorumluluk  alma,  aldığı  sorumluluğu  yerine  getirme,  bireyler  arası  iletişim  ve  estetik  duyguların  gelişimi. )

 

-   Rahatlama   Çalışmaları :

     Serbest  dolaşılır.   Sırt sırta  eşli  grup  oluşturulur.   Eller  tutulmaz.   Konuşulmaz.   Klasik  müzik  çalınmaya  başlar.   Sırtlar  ayrılmadan,  elele  tutuşmadan  özgün  dans  edilir.  Arada  istenirse  eşlerden  biri  gözlerini kapatabilir.  Diğeri  dansı  yönetir.

 

 

Salı

           Isınma   Çalışmaları :

 

           Derin  nefes  alınır.  Bırakılır.   3  kez  tekrarlanır.  Önce  başı öne,  arkaya,  yanlara  hareket  ettirerek boyun,  sonra  omuz  ( bana ne bana ne ),   bel,  dizleri  bükmeden  ayak  ucuna  dokunma,  zıplayarak kol – bacak  hareketleri  ( eller  başın  üzerindeyken bacaklar  zıplayarak açılır,  kollar  yana indiğinde  bacaklar zıplayarak  kapatılır. )  Derin  nefes  alma ile  kalp  atışları  normale getirilir. 

 

           1. MENDİL  KİMDE ?   Yan  yana  bitişerek  minderlere  oturulur.  Dizler  hafif bükülür.  Eller  dizlerin altında  tutulur.  Ebe  seçilir.  Çemberin  ortasına  geçer.  Ebe  gözlerini  kapatır.  Lider   mendili çocuklardan  birinin   eline  verir.  Ebe  gözünü  açar.  Oyuncular  ebeye  hissettirmeden  mendili  elden ele dolaştırırken  yakalanan  yeni  ebe  olur.

 

          2. ELLERİMDEN  BENİ  TANI :   Ayakta durulur.    seçilir. Eşler  birbirinin ellerini  dokunarak,  bakarak  incelerler.  Bir  süre  sonra  halka  olunur.  Ebe  ortaya  geçer.   Gözlerini kapatır.  Herkes  yer  değiştirir.   Oyuncular  ellerini ebeye  uzatırlar.  Ebe, dokunarak  eşini  bulmaya  çalışır.    ( Algı  geliştirme. )

 

          3.  EV – KİRACI  OYUNU :  Üçlü  gruplar  oluşturulur.  İki  çocuk  el ele  tutuşur.  ( ev olurlar. )  Bir  çocuk,  iki çocuğun  oluşturduğu halkanın  ortasına  geçer.  Bu  kiracıdır.  1 – 2  çocuk  evsizdir.  Bunlar ebedirler.   Lider:   ‘’1-2-3  kiracılar  ev  değiştir ‘’    deyince    ebe  ya  da  ebeler   boşalan evlere girmeye  çalışır.  Açıkta  kalanlar  yeni  ebelerdir.  ( Düşünme,   çabuk  karar  verme,  kaynaşma  çalışmasıdır.  )

 

          4.  NE  KADAR  DİKKATLİYİM?   Serbest  dolaşılır.  Gezerken  arkadaşlar  incelenir.   Liderin  komutu  ile  durulur.   En  yakınında  ya  da  arkada  bulunan  arkadaşla  eşleşilir.  Sırt  sırta  durulur.  Görmeden  eşini  tarif  eder.  ( Saç  biçimi,  rengi,  kıyafeti,  çorap,  ayakkabı  vb...  )  Sonra  diğer    tarif  ederek  oyun  sürer.   En  iyi  tarif  eden  eşli  grup   tespit  edilir.

 

          5.   HAMUR  OYUNU :  Oyuncular  halka  şeklinde  yere oturur.  Bir  ebe  ortaya  geçip  oturur.    O   HAMURDUR.   Oyuncular  hamura  tek  hareketle  şekil  verirler.   Hamur  değiştirilerek  oyuna  devam  edilir.

         -  Hamura  bu  defa  duygu  anlatacak  biçimde  durma  pozisyonları  oyuncular  tarafından   verilir.  

         -   Son  kez  iki  hamur  seçilir.  İki  hamur  birbirleri  ile  bütünleştirilecek  şekilde  yine  tek  hareketle  oyuncular  hamura  şekil  verirler.  ( Grupta  kız – erkek kaynaşması  için  kullanılabilecek  oyundur. )

 

          6.  LİDER  NE  YAPIYOR ?    Oyun;  eşarp,  oklava,  2lt’ lik pet  şişe  ile  oynanabilir.   Halka  olunur.   Oyuncular  sağa  dönerler.  Ellerinde  bu  araçlardan  birini  alırlar.  ( Aynı  araç  istenmelidir. )    En  öndeki  oyuncu  liderdir.   Lider 

 

 

oklava  ile  hangi  hareketi  yaparsa  arkasındaki  oyuncuda  onun  önündeki  oyuncuya  bakarak  aynı  hareketi  yapmaya  çalışır.   (Lider  hareketleri  yaparken  bir  taraftan da    sağa  doğru  yürür.)  Oyun  lider  değişimi ile  devam  eder.

 

          7.  SİHİRLİ  EL :    A  ve   B    olur.   A,    B ‘nin  sihirli  elidir.     A sihirli  eli  ile,  eşinin  herhangi  bir  yerine  dokunur.   O  bölge  sihirlidir.  ( Mıknatıs  çekimi  gibi. )   Elini  nasıl,  nereye  hareket  ettirirse  B vücudunun  o  bölgesini  elin  hareketi  doğrultusunda  yapmaya  çalışır.  Bu  kez   B   sihirli  el  olur.   Teybe  klasik  müzik  konur.  Oyun  bu  şekilde  sürdürülür.  ( Hedef  davranış:  Başkalarının  liderliğini  kabullenme,   mıknatısın da  aynı  şekilde  çektiğini  oyunla  kavratabilme. ) 

 

 

-   Rahatlama   Çalışmaları :

 

Serbest  yürünür.  Lider:  ‘’ İki  adım  at,  karşında  kim  varsa  ona  sarıl.  Kalp  atışını  dinle.

Serbest  yürümeye  devam  edilirken  jest  ve mimiklerle bir  duygu  anlatılması  istenir.    Heykel  olunur.  Hangi  duyguyu  anlattığı  sorulur.  Neden  bu  duyguya  bürünmüş  olabileceği  sorularla  araştırılır.

6’lı  grup  oluşturulur.  Lider  gruplara birer  duygu  verir.  ( Nefret, kin,  sevgi,  üzüntü,  kaygı,  korku...)   Grup    birliği  yaparak  bu  duyguyu  heykel  olarak  nasıl  anlatacaklarını  kararlaştırırlar.  Her  grup  sıra ile  kendilerine  verilen  duyguları  jest  ve  mimiklerle  heykel  olarak  anlatmaya  çalışırlar.

 

 FARE   OYUNU :   Halka  olunur.   Lider  gruba  yerde  fare  olduğunu  söyler.   Fare  ayaklarının  altından  geçen  zıplar.

 

GÜVEN  YÜRÜYÜŞÜ :     seçilir.  Kol  kola  girilir.  Eşlerden biri  gözlerini  kapatır.   Diğer  eşin  gözleri açıktır.   Gözü  açık  olan  eşini  gezdirirken  eşinin  başkalarına  ve  çevredeki  nesnelere  çarpmasını  engelliyerek  gezdirir.   Eşler  rol  değiştirir.  Oyuna böyle  devam  edilir. 

  1.                                                        Eş  gezdirirken  değişiklik yapılabilir.  Örn  avuç  içleri  teması ile  yürüyüş,  kollar  arkada  tutularak  yürüyüşler  gibi...
  2.                                                         Eşler  ortak  bir  ses  seçerler.   Eşler  ayrılır.  Ebe  olan  eşini  sesinden  tanımaya  çalışır.

 

( Bu  oyun da  kaynaşma  çalışmasıdır.  Başkalarına  güven  duymayı  geliştirir. )

 

       ÇAMURA  BATMA  OYUNU :  Oyun  alanına  oyuncular  dağılır.  Ebe  seçilir.  Ebe  oyuncuları  yakalamaya  çalışır.  Yakalanan  çamura  batmış  olur.  Ayağını  açarak  bekler.  Oyunculardan  biri  ayağının  arasından  ebeye  yakalanmadan  geçerse,  onu  çamurdan  çıkarmış  olur.   Ebenin  amacı  herkesi  çamura  batırmak,  çamurdan  çıkarılmayı  engellemektir.   Bunu  başarınca  yeni  ebe  seçilerek  oyuna  devam  edilir.

 

 

 

Çarşamba

           Isınma   Çalışmaları :

 

             seçilir.  Eşler  birbirine  sırası ile :  Başına,  omuzlarına,  parmak  uçları ile  sırtına,  beline  otururken  masaj  yapar.  Sonra  yere  uzanır.  Avuç  içi  ile  omuzlarına,  bacaklarına  masaj  yapar.  Ellerinin yanını  kullanarak  hafif  vuruşlarla  masaja  devam  eder,  avuç  içini  hafifçe  bastırarak  yapacağı  masajla  bitirir.

 

  •                                     Karışık  serbest  yürünür.  Yanından  geçenlerle  göz  kontağı  kurulur.   (Anne,  sevgili,  düşman,  sevilmeyen  kişi olarak  komutlar  verilir. )
  •                                     Karşılıklı  iki  gruba  ayrılarak paralel  durulur.  Karşı  gruptan    seçilerek  onun  önüne  yürünür.  Tekrar  geri  dönülerek  gruptaki  yere  geçilir.  Sonra  diğer  grup  karşı  gruptan  birinin önüne  giderek  durur.  Tekrar  yerine  geçer.  Kimlerin  birbirlerini  seçtikleri  değerlendirilir.

 

EMPATİK    DÜŞÜNME

  •                                     Karışık  yürünür.  En  çok  kullanılan  ya  da  sevilen  eşyanın  düşünülmesi  istenir.
  •                                     Oturulur.  Kağıda  bu  eşyanın  ismi  ( mikser,  kitap,  ayakkabı  vb...)  yazılır.  Lidere  verilir.    seçilir.  Eşlerden  biri  liderdeki  kağıtlardan  birini  seçer.  Örn  kağıtta  sigara  yazmış  olsun.  Eşlerden  biri  sigara  olur.  Diğeri  de  onu  içen  kişi.  İkisi  arasında  empatik  sohbet  kurulur.   (Empati  kurma  için  ön  hazırlık  oyunudur. )   Rol  yapılırken  tıkanma  durumunda  izleyenlerden  farklı  düşünceler  üreten  onların  yerini  alarak  oyun  sürer  ya  da  sona  erdirilerek  başka  bir  nesne  ile  devam  edilir. 

 

DEĞERLENDİRME :

 

BU  OYUN  OKUL  ÖNCESİ  KURUMU  İÇİN  UYGUNMU ? 

-  Çocuklar  eşya  ismini  söyleyebilirler.   Lider  tarafından  bu  isim  başka  çocuklara  verilebileceği  gibi  aynı  ismi  kullanmalarına da  izin  verilebilir.   Bu  yaş  çocuklarında  görülen  bencilik  duygusunun  çözümlenerek  başkalarını  anlaması  bu  oyun  aracılığı  ile  sağlanabilir.

 

TOP  BENDE  DEĞİL :   Ebe  seçilir.  Ebenin  amacı;  elindeki  topu  başkasına  veremeyene  dokunarak onu  ebe  yapmaktır.  Kural: Top  atılmaz.  Atan  oyundan  çıkar.  Bir  takım  çalışmasıdır.  Top  elinde olanın  yanına  ebe  geldiği  anda,  hemen  en  yakınındaki  kişi, top  elinde olanı  ebe olmaktan  kurtarmak  için  topu  alır ve  ‘’TOP  BENDE  DEĞİL’’  diyerek  ebelikten  kurtulur.  Yani  topun  sürekli  el  değiştirmesi  gerekir.

 

BİLİNEN  BİR  MASALI  BİRER  CÜMLE  İLE  ANLATMA :  Bilinen  bir  masal,  birer  cümle  ile  anlatılır.  En  sondaki  oyuncu  masalın  sonunu  söyler.

 

 

 

 

MASAL  OLUŞTURMA :   Daire  olunarak  oturulur.   Herkes  sıra  ile  bir   tümce  kurarak  masal  anlatmaya  başlar.  Dairenin  en  sonundaki  masalın  sonunu  söyler.   Oluşturulan  bu  öykü  not  alınır.  Bir  başka  gün  değişiklik  yapılarak  yeniden  gündeme  getirilir.   ( Olayları  oluş  sırasına  göre  söyleme  davranışı  kazandıran  bir  tekniktir. )

 

DRAMATİZASYON :  Bilinen  masallar  seçilir.  Gruplar  oluşturulur.  Masal  kahramanlarının  duyguları  sorulur.  ( İyi,  kötü gibi...) Örn Pamuk  prenses  masalda  iyi  kalpli  iken  burada  kötü  kalpli  olduğu  düşünülür.  Ne  gibi  kötülük  yapabileceği  grup  üyeleri  tarafından  tasarlanır.  Gruplar  masal  kahramanlarını,  değiştirdikleri  yeni rolleri  ile    dramatize  ederler.

 

SON  ÇALIŞMA :  3  masal  seçilir.   Masallardan  üç  kahraman  alınır.   3-5  kişilik  gruplar  oluşturulur.   Tartışılır.  Roller  alınır.  Yeni  oluşturulan  masal  grupça  dramatize  edilir.

 

 

 DRAMADA :

 

1-ISINMA  ÇALIŞMALARI :  Serbest  yürüme,  değişik  şekillerde koşma,  çamurda,  kumda  yürüme,  yüzme  gibi  çalışmalar  yer  alır.

 

2- KAYNAŞMA  ÇALIŞMALARI : Bireylerin  bulundukları  ortama  adapte  olmalarını  sağlar.  Sosyalleştirir.  ( Grup  oyunları )

 

3- DEĞERLENDİRME :  Oyun  oynanmasının  temel amacının  düşünülmesi,  hissedilenlerin  açıklanması  açısından  önem  taşır.  Oyuna  konsantre  olan  çocuğun  açıklamaları  oyun  doğrultusunda  olurken,  kendini  dramanın sihirli  büyüsüne  kaptıramayan  bir  şey  hissetmediğini  söyleyecektir. )

 

4-  RAHATLAMA  ÇALIŞMALARI :   Bireyin  gerginliklerinden  uzaklaştırılmasını  amaçlar.  Dramanın  en  son  ya  da ilk bölümünde  yer  alır.  (Hafif  ya  da  klasik  müzik  eşliğinde masajlar,  yere  uzanmalar,  lastik  oyunu,  hamur  oyunu  gibi...)

 

OKUL  ÖNCESİ  DÖNEM  İÇİN  MASALLARDA :

1- Giriş   ( tekerleme ile )

2- Temel ( kahramanlar,  yer )

3- Gelişme  ( AMAÇ: Engel,  olay,  çözüm  yolları )   =    KURGU

4- Sonuç     ( tekerleme,   ana  tema )

 

 

 

Perşembe

           Isınma   Çalışmaları :

 

           Halka  olunur.  Ayaklar  omuz  hizasında  açılır.  Eller  bele  konur.  Baş;  sağa,  sola,  öne ,  geriye,  yarım  daire,  tüm  ekseni  etrafında  çevrilir.

           Teybe  klasik  müzik  konur.  Parmak  ucunda,  topukla, ayaklar  içe - dışa basarak  yürümeler  yapılır. 

             olunur.  Eller  tutulur.   Çekme – itme,  sarılma,  kucaklama  uygulanır.

 

           DUŞ  ÇALIŞMASI :  Ebe,  halkanın  ortasına  geçip  oturur.  Gözlerini  kapatır. Oyuncular  sıra ile  ebenin  yanına  giderek  parmak  uçları ile  ona  dokunur.  Ebe  değiştirilerek  oyun  sürer.  ( Rahatlama  çalışması )

 

            LİDERİ  BUL :   Oyuncular  dağınık  şekilde  ayakta  dururlar.  Ebe   dışarı  çıkar.   Lider  seçilir.   Lider  hem  gezinir,  hem de  değişik  hareketler  yapar.   (Farfara  filli  oyunundaki  gibi)  Oyuncular  liderin  yaptığı  hareketleri  yaparlarken  ebe  lideri  bulmaya  çalışır.  DEĞERLENDİRME :Büyük  yaş  gruplarınca  oynanması  daha  uygundur.  Liderin   gezerek  hareket  yapması  oyunu  güçleştirir.  Okul  öncesi  çocuğunun  lideri  bulabilmesi  zordur.  Çok  dikkat  gerektirir. 

 

            EŞİNE  RESİM  ÇİZDİR :   Eşleşilir.   Kağıt  alınır.  Ayşe  eline  kalem  alır.  Gözünü  kapatır.   Ahmet  Ayşe’ nin  elini tutarak  ona bir  resim  ( yüz )  çizdirir.    Yeni  bir  kağıt  alınarak  roller  değiştirilir.   Yapılan  resimler  değerlendirilir.  Çizilen yüz  ifadeleri  incelenir.  Resimler; mutlu,  üzgün  gibi  yüz ifadelerine  göre  gruplandırılır.   Kalem  tutanlara  gerçekte  böyle  bir  ifade  taşıyan  resim mi  çizmek  istedikleri  sorulur.   Neden  çizemedikleri  tartışılır.   ( Bu  çalışma başkalarının  yönlendirmesine göre;  lideri  izleme,  lider  olma  davranışını  geliştirmeye  yönelik  bir  çalışmadır. ) 

 

        MASKE   YAPIMI :   Bir  dosya  kağıdı  dikey  olarak  ikiye  katlanır.  Yüze  tutularak  göz  oyukları,  çene,  dudaklar,  burun  yeri  belirlenir.  Yüz  ovaline  uyacak  şekilde  elle  yırtılarak  şekil  verilir. Boyalar  kullanılarak  özgün  bir  maske  oluşturulur.  Maskeler  ortaya  konulur.  Yüz  ifadeleri  değerlendirilir.  Birbirine  benzeyenler  benzeyiş  özelliklerine  göre  gruplandırılır.   Maskeler  alınır.  Kulakların  bulunduğu  yere  birer  paket  lastiği  takılır.   Oyuncu  maskesini  takar.  Oluşturduğu  karakteri,  hareketlerle  canlandırır.   Seyredenler  yorumlama  yaparak  kimi,  neyi  canlandırdığını  bulmaya  çalışırlar.  ( Şımarık  çocuk,  palyaço,  kedi  gibi...)

        Maskelerle  rolün  gerektirdiği  hareketle  poz  verilir.  ( Toplu olarak )

Fotoğraf  çekilir.  Gruplar  oluşturulur.  Roller  paylaşılır.  Senaryo  oluşturulur.  Doğaçlama  yapılarak  karakterler  canlandırılır.

 

 

 

Cuma

 

           Isınma   Çalışmaları :

 

  •                                     Elele  tutuşarak halka  olunur.  Eller  bırakılır.  Hafif  müzik  çalınır.Sağa  dönülür.  Önündeki  arkadaşın  omuzlarına,  omurgasına  parmak  ucu ile,  avuç  içi  ile  masaj  yapılır.  Sola  dönülür.  Aynı  hareket  daha  önce  arkada  olan  arkadaşa  uygulanır. Herkes  birbirinin  belini  tutar.  Yılan,  salyangoz  oyunu  oynanır.  Kopmamaya,  düşmemeye  çalışılır.  Aynı  oyuna  bacaklar  açılarak  devam  edilir.  Hareket  etmenin  zor  olduğunu  değerlendirirler.
  •                                     Ayaklar  öndeki  arkadaşın  ayağına  değdirilerek  yürümeye  çalışılır. 
  •                                     Durulur.  Öndeki  arkadaşın  omuzuna eller  konur.  Gözler  kapatılır.  Dik  durulur.  Bacaklar  kapatılır.  Bir  süre  müzik  dinlenir.

 

           FIRÇA  ÇALIŞMASI :   Ayakta  kollar  yana  açılarak  birbirine  değmeyecek  şekilde  durulur.  Hayali resim; avuç içi ile,  dirseklerle,  ayaklarla,  dizlerle,  baş ile  yapılır.

 

           LASTİK  OLALIM :    Yere sırt  üstü  yatılır.  Kollar  baş  hizasında  gerilir.  Ayaklar  gerilir.  Tüm  vücut  gerilir.  Lider :  -  Bir  lastiksiniz.  İki  ucunuzdan  sizi  çekerek  gerdim.  Şimdi  bırakıyorum. ‘’    der.    Bırakınca  eller  vücut  yanına  getirilir.  Vücut  gevşetilir.  Birkaç  kez  tekrarlanır.   ( Rahatlama  çalışmasıdır. )

 

  •                                     Lider  esner,  hapşırır,  öksürür,  ellerini  çırpar,  parmaklarını  şıklatır,  karnı  ağrıyormuş  gibi  yapar...   Oyuncular  hareketlere  uygun  sesler  çıkarırlar.   
  •                                     Kağıt  dağıtılır.   Oyuncular, duydukları  seslerden  hangisinden etkilendiyse  onun  resmini  yapar.  ( Sesleri  dikkatle  dinleme,  sesleri  hatırlama,  anlamlandırma,  duygularını  resim  yolu  ile  anlatma )

 

         MEYVE  SEPETİ :   Halka  şeklinde  minderlere  oturulur.  Meyve  isimleri  verilir.  Bir  ebe  seçilir. Lider  örn  elma  dediğinde  elmalar  yer  değiştirirken  ebe  kendisine  yer  bulmaya  çalışır.   ‘’Meyve  Sepeti ‘’    dediğinde  bütün  meyveler  yer  değiştirir.   ( Pasif  bireyi,  girişken  yapmayı  amaçlayan  bir  oyundur. )

 

 

        ŞİK – ŞAK   OYUNU :   Halka  şeklinde  minderlere  oturulur.  Lider  oyunla  ilgili  ön  açıklamayı  yapar.  (  İki  kez  ellerle  dize  vurulur.   İki  kez  eller  çırpılır.   El şıklatılır.  1. şıklatmada  kendi  ismini,  2.  şıklatmada  arkadaşının  ismini  söyle.  )    Şaşıran  oyundan  çıkar.

        Okul  Öncesi  çocuklarına  öğretilirken  öncelikle  el  çalışmaları  yapılmalı.  Yanındaki  arkadaşının  ismini  söylemesi  istenmeli.  Böylece  çocuğun  oyuna  adaptasyonu  daha  kolay  olur.   ( Dikkat,  çabuk  cevap  verme  becerisi  gelişir. )

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ÖĞRETİM STRATEJİLERİ

1) TAM ÖĞRENME MODELİ

Her öğrencinin en üst düzeyde öğrenmesine olanak sağlar. Her öğrenciye gereken süre sağlanarak, ağır öğrenen öğrencilerin bile öğrenimine olanak sağlar. Bu öğrenim modelinde önce öğrencilerin belirlenen hedef ve davranışları kavraya bilecek durumda olup olmadıkları test yapılarak belirlenir. Eksik olan davranışlar için tamamlama öğretimi yapılır. İstenilen düzeye gelen öğrencilere ünitedeki yeni davranış