3.sınıf 300 soruluk paragrafı anlama sorusu

3.sınıf 300 soruluk paragrafı anlama sorusu dosyası 25-02-2018 tarihinde İlköğretim-3 kategorisinin.
Açıklama 3.sınıf 300 soruluk paragrafı anlama sorusu
Kategori 3. Sınıf Matematik
Gönderen bhridemirci
Eklenme Tarihi 25-02-2018
Boyut 84.85 K
İndirme 7

Dosyayı İndir

Dosyaya puan ver
1 / 5 (toplam 1 oy)

 

            PARAGRAF SORULARI  

 

 

              1.  “Okuma zevki, eline ne geçerse, gelişigüzel değil, iyiyi kötüden ayırt ederek, kaliteliyi ayırarak, seçerek okumaktır.”  cümlesine göre, okuma zevki nasıl kazanılır?

 

       A) Gelişigüzel okuyarak                                   

  B) Eline ne geçerse okuyarak.

       C) İyiyi kötüden ayırt etmeden okuyarak        

  D) Seçerek, en yararlı olanı okuyarak.

 

       

  Ben giderim adım kalır.

       Dostlar beni hatırlasın.

       Düğün olur bayram gelir,

       Dostlar beni hatırlasın.

 

  2. Şair bu dizelerinde ne dilemektedir?

 

       A) Yolculuğa çıkmayı              B) Unutulmamayı

       C) Güzel günler görmeyi          D) Dostlarıyla görüşmeyi

 

 

 

  Yaşamalıyız mutlulukla,

       Arı gibi çalışmalıyız.

       Sırasında vermeliyiz can,

       Bizimle var olur, şenlenir vatan.

 

  3. Şiirden aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

 

  A) Mutlu yaşamak gerektiği                    

  B) Çalışkan olmak gerektiği

  C) Nüfusumuzun artması gerektiği        

  D) Fedakarlık yapılması gerektiği

             

                                   

 

       İnsanlar yüzyıllardan beri düşündüler, konuştular, sonunda yazmayı öğrendiler. Böylece düşündüklerini, yaptıklarını tarihe mal etme olanağına kavuştular. Bilgilerini ve deneyimlerini geleceğe aktararak, sonraki kuşaklara ışık tuttular.

 

  4. Paragrafa göre, insanlar bilgilerini gelecek kuşaklara nasıl aktarmışlardır?

 

       A) Uzun uzun düşünerek           B) Kendi aralarında konuşarak

       C) Yazıyı icat ederek              D) Düzenli çalışarak

 

           

 

  Vardığım evde emekleme çağında bir bebek vardı. Yerinde duramıyor, köşe bucak odayı karıştırıyordu. Annesi, afacan bebeğe bağırıyor; arada bir kolundan tutup sarsıyordu. Ben pencere önündeki divana oturdum. Çocuk beni iyice süzdükten sonra yaklaştı ve kucağıma geldi. Bir süre beni inceledi ve iki eliyle gözlerime saldırdı. Ellerini tuttum.  “Amcanın gözlerini çıkaracaksın.” dedi babası. Sonra pencereye yüzünü dayadı. Karşı dağları, dağlar üzerinde kıpırdaşan bulutları gösterdi.

 

 

  5. Sözü edilen bebek için aşağıdaki özelliklerden hangisi en uygun düşer?

 

  A) Hareketli  B) Hasta  C) Çekingen  D) Sevimsiz

 

      

 

       P-1-5

    Büyük şehirdeyim

      Kimse bilmez nerde olduğumu şimdi

      Kimse bilmez nasıl özlediğimi

      Küçük şehirdeki dostlarımı...                                                                                                                                            

 

  6. Şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

     A) Yalnızlık çektiği                B) Hasretle dolu olduğu

     C) Büyük şehri yadırgadığı          D) Dertleşerek ferahladığı

 

 

 

  “Ilgaz Dağı, koca Ilgaz Dağı, ne güzel ne heybetliydi. Şimdi Çankırı’ya doğru bayır bayır inmeye başlamıştık. Çamlıklar seyrekleşiyor, kırmızı topraklı tepeler sıra sıra uzanıyordu. Başımı arkaya çevirip baktım. Anadolu’nun bu yüksek dağı, bu eşsiz ormanlığı, aynı büyüklük ve güzellikle yerinde duruyordu.”

 

  7. Yukarıdaki parçaya göre aşağıdakilerden hangisi Ilgaz Dağı’nın özelliklerinden değildir?

 

  A) Su kaynaklarının çok olması       B) Yüksek bir dağ olması

  C) Tepelerin sıra sıra dizilmesi       D) Ormanlarla kaplı olması

 

 

 

  Çocukluğumuzun anılarda kalan o güzelim oyunları yok artık. Saklambaç, körebe, birdirbir, istop, uzuneşek… gibi birçok oyun bilgisayar oyunları karşısında eski önemini yitirmiştir. Bilgisayarın gerçek olmayan dünyasında oynanan oyunlar çocuklarımızın arkadaşlık kurmalarını ve insanlarla olan ilişkilerini olumsuz etkiler. Eskiden oynanan oyunlarda çocuklar birbirleriyle kaynaşıp, arkadaşlık ilişkilerini güçlendirirken, şimdi bilgisayarın arkadaşlığını tercih ediyorlar.

 

  8. Yukarıdaki paragrafa göre eskiden oynanan oyunların çocuklara en büyük yararı nedir?

 

  A) Arkadaşlık ilişkilerini güçlendirmesi

  B) Yaratıcı olmalarını sağlaması

  C) Zekalarının gelişimine yardımcı olması

  D) İnsanları tanımalarına katkıda bulunması

 

 

  Vietnam’da savaşıp yurduna dönen bir Amerikalı: “Bana orada bir milyonluk tankı teslim ettiler, şimdi arabalarını bile yıkatmıyorlar.” demiş.

 

  9. Yukarıdakini söyleyen kişinin içinde bulunduğu durum için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

  A) Kendine çıkar sağlamaya kalkma.        

  B) Beceriksizliğine bahane arama.

  C) Ulusal bir görevden karşılık bekleme.       

  D) Düş kırıklığı.

 

         

  İçimiz çirkinse, sırmalar giyinsek süslenemeyiz. Kabaysak, hoyratsak, budalalığa gönül vermişsek, insan erdemlerine ulaşamayız. Kişi ancak kalbiyle güzel olabilir! Yalnız ahlakla büyük olabilir! İçinde gizlediği zenginliklerle göz alabilir, insan kalplerini kazanabilir. Bunlar da ancak bir incelikte, terbiyede, iç güzelliğinde belirebilir, gerçek sabırlarda, fedakarlıklarda dile gelebilir.

 

 10. Parçaya göre “içiniz çirkinse” sözünü anlamca yerini tutabilecek en uygun söz aşağıdakilerden hangisidir?

 

     A) Kötü düşünceli olmak              B) Sabırsız olmak

      C) Kaba davranmak                    D) Bencil olmak

          

       P-6-10

  

 

 

 

 

 En bildiğim konularda bile ne diyeceğimi şaşırıyorum. Sandalyeler dizilmiş, dinleyiciler bekliyor. Sen çıkacaksın karşındakileri bir saat, yarım saat oyalayacaksın. Sıkmadan, bıktırmadan. Hep kaçarım böyle durumlardan.

 

 11. Bu sözleri söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?

 

       A) Kalabalıklar karşısında konuşmaktan çekinen  

       B) İnsanlara saygı duymayan

       C) İnsanları kandırmaktan hoşlanmayan                    

       D) Kendine çok güvenen

        

 

12. Aşağıdakilerden bir paragraf oluşturulduğunda, hangisi bu paragrafın ilk cümlesi olur?

 

  A) Böylece her zaman haksızlıklara uğrayabileceğimizi anladım.

  B) Hiç kabahatim olmadığı halde iftiraya uğradım.

  C) Geçenlerde canımı çok sıkan bir olay oldu.

  D) İnsanlara karşı kırgınlığım bir kat daha arttı.

 

                            

 

  Köyde kış hazırlığı bitip tükenmek bilmiyor. Soğanlar kurutuldu. Dibeklerde günlerce bulgur kırıldı. Buğdaylar öğütüldü. Bunlardan deste deste yufka yapıldı. Derken kuru yemişlere sıra geldi. Aman, o ne kadar ceviz!..

 

 13. Paragrafın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

 

  A) Soğanların nasıl saklandıkları       

  B) Bulgurun nasıl öğütüldüğü

  C) Köyde kış hazırlıkları                      

  D) Yufkaların yapılış biçimleri       

 

 

  Ne olur, ne olmaz diye iki ekmek aldı. Yolculuk dedi, araca bir lastik daha aldı. Zaten hep böyledir. Yarını sürekli düşünür, başına gelecek olası bir olay için o bu günden hazırdır.

 

 14. Tanıtılan kişinin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

 

       A) İleri görüşlü     B) Savurgan 

  C) Tedbirli     D) Kaygılı

          

  

 

  Servetini kaybeden zarar eder. Arkadaşını kaybeden daha çok zarar eder. Fakat cesaretini kaybeden her şeyini kaybetmiş demektir.

 

 15. Yukarıdaki cümlelere göre bu dünyada en önemli  olan nedir?

 

       A) Anne – babadır     B) Arkadaştır   

  C) Cesarettir      D) Zenginliktir

 

       P-11-15

       

       Ben hasta ruhları ve sinirli insanları daima yüzlerinin tebessümlü olup olmamasıyla değerlendiririm. Sinirli insanların yüzü gülmez. Dostlar arasındaki samimiliği gösteren tebessümdür.

 

 16. Yukarıdaki parçaya göre dostlar arasında nasıl bir yüzle dolaşmalıyız?

 

       A) Ciddi  B) Güler yüzle  C) Laubali  D) Asık suratla

           

 

 

  

 

 İndirin balkonlardan çocukları,                  

     Haklarıdır baharı yaşamak.                         

     Güneşi görsünler, toprağı görsünler,        

     Avuçlarında ufalsın toprak.                           

       

 İndirin balkonlardan çocukları,

      Hayatı kılmayın yasak.

      Yoksa kentin kafesinde çocuklar,

      Ebediyen ağlayacak.”

 

 17. Şiirde, çocukların nasıl yaşamaları isteniyor?

 

      A) Doğa ile iç içe    B) Arkadaşlarıyla birlikte 

 C) Hiç ağlatılmadan    D) Toprakla oynayarak

 

           

 

 

 Atam, inan isteklerin                     

     Gelecektir yerine

     Biz hep beraber ant içtik

     Bu büyük eserine.

 

 18. Yukarıdaki dörtlükte vurgulanan hangisidir?

 

     A) İnatçılık    B) Kararlılık  

 C) Tutarlılık    D) İsteklilik

 

        

 

     Ben bir yetim çocuğum

     Kavgalardan doğmuşum

     Kan içinde büyümüş

     Acıyla yoğrulmuşum.

 

 19. Şiirde çocukla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?

 

 A) Babasız büyüdüğünden                B) Kavgayı sevdiğinden

 C) Savaş ortamında yaşadığından       D) Çok acılar çektiğinden

 

           

 

 

  “Öğretim kuru, sıkıcı ve ezbere dayalı bilgileri depolamak değil; o bilgileri hayatımızın yaşayan, bize zevk veren bir yönü – hem de vazgeçilmez bir yönü – olarak kavrama ve uygulama sürecidir.“

 

 20. Böyle diyen bir yazar, aşağıdakilerden hangisini söylerse kendisiyle çelişir?

 

 A) Öğretim, kişiye tat verebilmelidir?

 B) Öğretim, hayatımızın bir parçasıdır.

 C) Ezber, öğrenimi kolaylaştıran bir yöntemdir.

 D) Sadece depolanmış bilgilerin bir yararı yoktur.

 

         

      P-16-20

  Ben öğretmenim. ”Öğretmenim!” diyen her sesle coşarım. Ben öğretmenim! Her el öpenim olanda bir ölür, bin yaşarım. Ben öğretmenim; her düşünen kafada biraz vefa ararım. Selam vermeyen Fatma’yla emeğime yanarım. Öyle geniştir ki iyimserlik ölçüm, vefasızlığın adını, zamansızlık koyarım. Başarı merdivenine çocukla tırmanırım. Mutsuz olan Ayşe’de mutsuzluğu yaşarım. Kaderim bu benim, sevgiyi paylaşırım.”

 

 

 

 

 21. Paragrafta geçen, “Selam vermeyen Fatma’yla emeğime yanarım.”  cümlesiyle  anlatılmak istenen nedir?

 

  A) Fatma adlı öğrencinin saygısızlığı  

  B) Bazı öğrencilere kırgın olduğu

  C) Olumsuz sonuçlara üzüldüğü          

  D) Öğrencilerinden anlayış beklediği        

 

 

  Gürsulu kasabasında “Kendinden yana Halime” adında bir kadın yaşardı. Halime Kadın her konuda yalnız kendi çıkarlarını gözetirdi. Kasabada şenlik, düğün, ölüm, doğum gibi olaylar olunca, evinden çıkmazdı. Hiç kimsenin acısını ve sevincini paylaşmak istemezdi. Kendinden ve tek oğlundan başka hiç kimseyi sevmezdi.

 

 22. Parçaya göre, Halime Kadın için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

     A) Özverili  B) Bencil  C) Duyarsız  D) Uyumsuz

           

 

  Öylesine tatlı, öylesine huzurlu bir geceydi: bir yanda ciğerlerimizi dolduran ıhlamur kokusu, diğer yanda ıhlamur ağaçlarının dalları arasında bizi süzmekte olan aydede ve yanı başımızdan akan dereciğin çağıltısı...                                                   

 

 23. Parçada hangi duyumuzla ilgili ayrıntıya yer verilmemiştir?

 

     A) Dokunma  B) İşitme  C) Görme  D) Koklama

 

         

 

  Oturduğum apartmanın altında bir sütçü, onun karşısında iki marangoz vardır. Marangozlara hiç işim düşmedi. Nasıl geçindiklerine şaşar kalırım. Akşamlara dek uğraşırlar. Demek herkes benim gibi değil. Öyle ya tam kırk sekiz senedir marangoza işim düşmedi. İstanbul’da marangoza işi düşecek insanlar olmasına şaşar kalırım. Şu İstanbul denilen yerde  kim bilir kaç marangoz vardır?

 

 24. Yazar için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

     A) Şikayet ettiği    B) Merak ettiği

 C) Tembel olduğu    D) Marangozları sevmediği

          

 

 

 Sökülsün, dağların buzu sökülsün

      Öne insin çöl ovaya dökülsün

      Erzurum Dağı’nın karı çekilsin

      Ak koyunlar yürüsün de gidelim.

 

 25. Şairin asıl söylemek istediği nedir?

 

 A) Bütün dağların karla kaplı olduğu  

 B) Erzurum Dağı’na çok kar yağdığı

 C) Yöre halkının hayvancılık yaptığı  

 D) Yola uygun bir zamanda çıkmak gerektiği

        

      P-21-25

  Dönemeçte ansızın karşıma, araba genişliğinde bir su çıkıyor; incecik bir şırıltı duyuluyor ara sıra. Pirina fabrikasının altında zeytin sularıyla katran gibi oluyor güzelim su. Batak kokuyor, yazık...

 

 26. Paragrafta asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Suyun şırıltısının duyulduğu                   

 B) Dönemeçten sonra suyun görüldüğü

 C) Fabrika artıklarının suyu kirlettiği         

 D) Şairin suyu sevdiği

        

 

 

 Gelin canlar bir olalım,

     İşi kolay tutalım.

     Sevelim, sevilelim

     Bu dünya kimseye kalmaz.

 

 27. Yukarıdaki şiirin teması (ana duygu) nedir?

 

 A) Birbirimizi koruyalım, sevelim   B) Kolay işleri yapalım                  

 C) İnsanları birbiriyle tanıştıralım   D) Herkes ölecektir.       

         

 

 

 Kitap yaraya merhem,

     Kitap dertlere çare.

     Kitapsız kalan insan

     Garip, mahzun, biçare.”

 

 29. Yukarıdaki dörtlüğe göre, kitapla ilgili olarak hangisi söylenemez?

 

     A) Çaresizliği giderdiği              B) Üzüntüleri hafiflettiği

     C) Yalnızlıktan kurtardığı           D) İnsanı coşturduğu

 

 

  Okumak insana olgunluk, konuşma canlılık, yazma da açıklık verir. Bazı kitapları sadece tatmak, bazılarını tamamen yutmak, pek azını ise çiğneyip sindirmek gerekir.

 

 30. Yukarıdaki paragraftan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

  

 A) Kimi kitaplar tadımlıktır.   

 B) Bazı kitapları sindirerek okumak gerekir.

 C) Gereksiz kitaplar okunmamalıdır.

 D) Bazı kitapları ezberlercesine okumak gerekir.

         

       P-26-30

 

  Beyazıt kıraathanelerinden birinde bir arkadaş bekliyordum. Kıraathane pek tenha idi. İki üç kişi sönmüş sobanın yanında alçak sesle dertleşiyor; bir ihtiyar memur, burnunda gözlük, elinde bir gazete ile uyukluyordu.

 

 31.  Parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

 

 A) İnsanların neler yaptığına                    

 B) Kıraathanenin nerede olduğuna

 C) Yazarın orada ne amaçla bulunduğuna    

 D) Kıraathanenin kime ait olduğuna

         

 

       Kimi insanlar, nerede konuşursa konuşsun “ben” diye söze başlar. Hep ne yaptığını yapacağını anlatır. Kendisi gibi düşünmemeyi de cahillik olarak yorumlar. Şöhretliyse iyice ipin ucunu kaçırır, ısrarlı ve kırıcı olur.

 

 32. Parçada tanıtılan kişide aşağıdakilerden hangisi bulunmaz?

 

      A) Bencillik     B) İnatçılık   

 C) Alçak gönüllülük   D) Kendini beğenmişlik

           

 

  Bir gazetenin görevi, ülkedeki ve dünyadaki gelişmeleri zamanında ve doğru olarak yayımlamak, haberleri herhangi bir düşünceye bağlı kalmadan ve etkilenmeden yansız biçimde geniş halk kitlelerine duyurmaktır.

 

 33. Bu parçada, bir gazetenin sahip olması gereken özelliklerden hangisi vurgulanmaktadır?

 

      A) Tarafsız olma.    B) Haberleri yorumlama 

 C) İnsanları yönlendirme    D) Güncel olma

 

 

 

  Toplumların küçükleri için okul ne ise büyükleri için de tiyatro odur. İstediğimiz kadar küçükleri okutalım. Büyüklerin eğitimi unutulursa küçükler de karanlığın etkisi altında kalacaklardır. Bu bakımdan tiyatro okul kadar, hastane kadar önemlidir. Gövde hastası ölür, ruh hastası öldürür.

 

  34.Yukarıdaki parçada tiyatronun hangi özelliği anlatılmaktadır?

 

 A) Büyüklerin eğitimi ve ruh sağlığı üzerindeki olumlu etkisi.

 B) Çocukları eğlendirilmesi.

 C) Çocukları eğitmesi.

 D) Büyükleri güldürmesi.          

   

 

       Edremit Körfezi cephesindeki yangın, canım ormanları yok ettikten sonra Altınoluk taraflarında zeytin sahasına gelir gelmez sönmüş. Eminim ki halkın birçoğu bunu zeytin ağacının kutsallığına vermiştir. O inançta olanların hakları da yok değil. Zeytin, bütün devirler boyunca kutsal sayıldı.

 

 35. Paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

 

      A) Halk inancına göre zeytin kutsaldır.        

      B) Yangın ormanlarımızın düşmanıdır.

      C) Yanan ormanlar tarım alanları açıyor, bu yararlıdır. 

      D) Halkın bazı inançlarına saygı duyarız.

 

     P-31-35                 

 

 

  Okuma kültürü küçük yaşlarda edinilir. Çocuğa daha iki üç yaşlarında iken, bol bol resimli kitaplar göstererek bu resimleri bıkmadan bir bir anlatarak, yine kitaplardan kısa kısa hikayeler, masallar okuyarak, onlarda kitaba karşı bir merak uyandırmak gerekir.

 

 36. Parçada aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

 

      A) Çocuklara resimli kitaplardan hikayeler okunmalı.

      B) Okuma alışkanlığı küçük yaşlarda kazanılır.

      C) Yaş günlerinde çocuklara kitap armağan edilmeli.

      D) Kitaplardaki resimler bıkmadan anlatılmalı.

           

 

 

  Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden

       Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?

       Ey deniz, şöyle bir gün sana bakacak mıyım?

       Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?

 

 37. Yukarıdaki dizelerde asıl vurgulanan hangisidir?

 

      A) Doğa özlemi     B) Bahçe özlemi  

 C) Deniz özlemi     D) Memleket özlemi

 

         

  Kişi yaptığı işi seviyorsa, o alanda yeteneği de varsa başarılı olma olasılığı yüksektir. Bu da kişide doyum sağlar, kendini gerçekleştirme umudunu güçlendiren insanın ruh sağlığı da iyi olur.

 

 38. Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Sevdiği işi yapan insanlar mutlu ve başarılı olur.

      B) Başarılı olmanın yolu çok çalışmaktan geçer.

      C) Mutlu olmak için her şeye iyi yönüyle bakmamız gerekir.

      D) İnsan isterse her şeyde bir mutluluk bulabilir.

 

          

 

       Okumayı severim ya, çok okumuş bir kişi olduğumu söyleyemem.  Şimdiye dek okuduğum kitaplar, öyle sanıyorum, dört beş yüzü geçmez. Oysa ben yaşta, bin beş yüz kitap okumuş olmalıydım. Neden okumazdım, okuyamadım? Ancak tat aldığım kitapları okurum. Çoğunlukla biraz karıştırdıktan sonra, sıkıyor beni diye, bırakıveririm.

 

 39. Paragraftan aşağıdaki düşüncelerden hangisi çıkarılamaz?

 

      A) Kitap okumaktan sıkılabiliyor.

      B) Eline geçen her tür kitabı okuyabiliyor.

      C) Okuduğu kitap sayısı, yaşına göre azdır.

      D) Kitap okuyamamanın nedeni çözülmüş değil.

 

                                                                                    

 

 Kitap en iyi arkadaştır,

     Bana neyi sorsam söyler.

     Ne anlatsa en sonunda

     Çalış, iyi, doğru ol der.”

 

 40. Yukarıdaki dörtlükte, kitapla ilgili olarak hangisinden söz edilmemiştir?

 

      A) Bilgi kaynağı olduğundan  

      B) Yalnızlıktan kurtardığından.

  C) Yol gösterici olduğundan.     

    D) İyi kullanılması gerektiğinden.

 

     P-36-40      

 

 Cana can katıyor bahçende

      Kendi elimle kazdığım su yolları.

      Meltem okşuyor gönlümüzü

      Geziyor güzelim şölen yerinde

      Kol kola el eleyiz.

 

 41. Şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

      A) Birlikte olmaktan mutludur.                                    

      B) Gelecekten endişe duyuyor.

      C) Yaptığı işlerin sonucu onu neşeli ve dinç kılıyor.    

      D) Rüzgarın yüzünü okşayışını seviyor.

 

        

 

 42. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur?

 

      A) Üstelik, böyle bir yapıtı bu zamanda yayınlamak zor.

     B) Sonra, birden yağmur bastırdı, hepimiz perişan olduk.

      C) Oysa oyunu dikkatle izlediğimizde böyle bir şey yok.

      D) Her olay, insanda ayrı bir izlenim uyandırmaz.

 

          

 

  Bazıları o zamanlarda yapılan işlerin birçoğunu bana ve başkasına mal ederler. Bu yanlıştır. Bir kişinin, beş kişinin, elli kişinin böyle büyük davalarda ne önemi olur ki? Gönlünde vatan muhabbeti taşıyan her vatansever o günlerde bizim gibi düşünmüş, bizim gibi duymuş ondan sonra da bizimle beraber olmuştur. Milli Mücadele’de aslan payını kendine ayırmakta hata vardır. Bir elin şamatası olur mu ki?”

 

 43. Bunları söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

 

      A) Dayanışmanın bilincinde olan         B) Yurtsever             

      C) Kendini beğenmiş                    D) Alçakgönüllü                  

          

 

 

 44. Aşağıdakilerden bir paragraf oluşturulduğunda, hangisi bu paragrafın ilk cümlesi olur?

 

 A) Bereketli bahar yağmurları toprağın yüzünü güldürmüş.  

 B) O yıldan sonra bu ilke, hep  “Yeşil Yağmurlar Ülkesi” diye anılmış.

 C) Komşu ülkelere bile yardım etmişler, öylesine dolup taşmış ambarlar.

 D) O yıl öyle bereketli bir yıl olmuş ki, kentin ambarları ürünle dolmuş.

 

          

 45. Aşağıdakilerden bir paragraf oluşturulduğunda, hangisi bu paragrafın ilk cümlesi olur?

 

      A) Bu toplantılar birer edebiyat olayı sayılabilirdi.

 B) Çoğu kez, yeni bir sanat ve şiir anlayışı ortaya atılır, bunun üzerinde ateşli tartışmalar yapılırdı.

     C) Akşamları birimizin evinde fakat daha çok bizim evde toplanırdık.

     D) Çünkü bu samimi toplantılarda şiirler okunur, müzik dinlenir, tartışmalar yapılırdı.

 

            

      P-41-45

  Çevremdekilerin söylediklerine kulak asmam. Davranışlarımı onların söylediklerine göre düzenlemem. Kafama koyduğum her işi eninde sonunda yaparım. Bir işe girmeden önce iyice düşünür, o işle ilgili hesaplar yaparım. Böylece başarısızlık oranını en aza indiririm.

 

 46. Kendini böyle anlatan bir kişi, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilemez?

 

 A) Tedbirli   B) Korkak   C) Kararlı   D) Planlı 

 

          

 

  Konfüçyüs şöyle diyor: “Sen bana bir yumurta versen, ben sana bir yumurta versem, ikimizin de birer yumurtası olur. Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi verse, ikimizin de ikişer bilgisi olur.”

 

 

 47. Konfüçyüs’ün bu sözünden aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

 

 A) İnsan, bildiklerini başkasına da öğretmelidir.

 B) Bildiklerini başkasıyla paylaşan kişi kayba uğramaz.

 C) Maddi olanakların tersine, bilgi paylaşıldıkça çoğalır.

 D) Maddi zenginliğe önem vermek doğru değildir.

 

        

  İzmir yazın, imbatla nefes alırdı. Şimdi alamıyor. Boğazı sıkıldı. Esinti artık kentin içine giremiyor. Çin Seddi’nin yüksekliği on metre, İzmir sahil surlarının yüksekliği ise otuz metre. Deniz çalındı güzelim kentten.

 

 48. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Yazar kent için üzülmektedir.

 B) Kent eski görüntüsünü yitirmiştir.

 C) Kentin, denizden yararlanması engellenmiştir.

 D) Yapıların çoğalmasına karşı çıkılmıştır.     

 

     

 

  Okulumuza çok güzel bir kütüphane yapılmıştı. Bu kütüphanede ders çalışmak bizim için büyük bir keyifti. Kütüphanedeki tek olumsuzluk, kitap çeşidinin az olmasıydı. Nurettin Çakıroğlu’nun katkılarıyla kütüphanemizdeki kitap sayısı büyük bir artış gösterdi. Bu, mutluluğumuzu ikiye katladı.

 

 49. Bu parçada yazarı asıl mutlu eden aşağıdakilerin hangisidir?

 

 A) Okumayı çok sevmesi        

 B) Okulda başarılı bir öğrenci olması

 C) Kütüphanedeki kitap sayısının artması  

 D) Kütüphanede ders çalışabilmesi

 

        

 

  Gençken ailemin uyarılarını dinlemez, burnumun dikine giderdim. Annemin ve babamın hiçbir şey bilmediğini düşünürdüm. Baba olduktan sonra onları çok iyi anladım. Daha önceleri kendimi onların yerine koyamıyordum çünkü.

 

 50. Bu parçaya göre, yazarın ailesini daha iyi anlamasını asıl nedeni aşağıdakilerin hangisidir?

 

 A) Ailesinin bir şey bilmediğini düşünmesi

 B) Kendisine yapılan uyarıların yetersiz olması

 C) Yazarın, anne ve babası gibi ince düşünememesi

 D) Baba olduktan sonra, benzer olayları kendisinin de yaşaması

           

     P-46-50

  Televizyon programları, bizim için eğitici olabileceği gibi, zararlı da olabilir. Bu sebeple, televizyon izlerken seçici olmalıyız... Yararlı olduğuna inandıklarımızı izlemeli, diğerlerini izlememeliyiz.

 

 51. Parçada vurgulanan asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Televizyon izlemek yanlıştır.

 B) Televizyon hayatımızın en önemli araçlarındandır.

 C) Televizyon programlarında seçici davranmalıyız.

 D) Her evde mutlaka televizyon olmalıdır.

 

         

 

  (1) “Mutluluk” ne güzel bir sözcük. (2) Bizim yaşama olan bağlılığımızı artırıyor. (3) Bazı insanlar mutlu olmayı bilmezler. (4) Bize yaşamı armağan ediyor.

 

 52. Bu parçada numaralanmış tümcelerin hangisi konunun akışını bozmaktadır?

 

 A) 1.    B) 2.    C) 3.    D) 4.

 

          

 

  Büyükler de zaman zaman masal dinlemekten hoşlanır; ama masalın asıl sevenleri çocuklardır. Çocuk, küçük yaşta anadilinin bütün özelliklerini, ayrıntılarını ancak masal dilinden öğrenebilir. Masal, çocuğa dilini öğreten bir öğretmendir.

 

 53. Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

 

 A) Masalların çocuklar tarafından sevildiğine

 B) Çocukların, anadillerinin özelliklerini masallardan öğrendiklerine

 C) Büyüklerin de masal türünden hoşlandıklarına

 D) Masalları söyleyenlerin bilinmediğine

 

       

 

  İster öğrenci isterse yetişkin olsun, bugün herkes dünden daha çok okumak zorundadır. Öğrencilikte yüksek bir okul başarısı, yetişkinlikte de iyi bir iş sahibi olmak ve bu işte yükselebilmek; her zaman olduğundan daha çok okumayı gerektirmektedir.

 

 54. Bu paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) En çok okuması gerekenler öğrencilerdir.  

 B) Okumanın yaşı ve zamanı yoktur.

 C) İş sahibi olmak için okumak gerekir.

 D) Boş zamanı okuyarak değerlendirmelidir.

         

 

 

  

 

 

  Tarihi boyunca savaşlar vermiş, ülkeler fethedip sürekli düzenler kurmuş, acı, tatlı günler görmüş bir milletiz. Mutluluklarımızı olduğu kadar acılarımızı da paylaşmasını bilmiş, kimi zaman kaderimize boyun eğerken, kimi zaman silkinip şahlanmışız.

 

 55. Paragraflarda aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

 

 A) Mutluluk ve acılarımızı paylaştığımıza

 B) Savaşlar yapıp ülkeler fethettiğimize

 C) Düzenli ordular kurduğumuza

 D) Bazen kaderimize boyun eğdiğimize

       

      P-51-55

  Ankara başkenttir, İstanbul inci

  Buğday üretmede Konya birinci

  Zorluklar olsa da bitmez direnci

  Uygarlık beşiği birlik Türkiye’m

 

 56. Dörtlüğün teması aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Ulus sevgisi    B) Doğa sevgisi  

 C) Yurt sevgisi    D) İnsan sevgisi

 

         

 

  Dünyanın falan yerinde bir rahatsızlık varsa, bana ne dememeliyiz. Böyle bir rahatsızlık varsa, tıpkı kendi aramızda olmuş gibi onunla ilgilenmeliyiz. Böyle bir davranış, ulusları bencillikten kurtarır.

 

 57. Bu parçada aşağıdakilerin hangisi vurgulanmıştır?

 

 A) Hoşgörülü olmak       B) Alçakgönüllü olmak

 C) Yaşadığı topluma ayak uydurmak     D) Duyarlı olmak

 

         

 

  Gülten Akın, Murathan Mungan için: “Bana şu iki dizesini versin, benim bütün şiirlerim onun olsun.”

 

 58. Yukarıdaki tırnak içindeki sözü söyleyen şairin, diğer şaire olan duygusu aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Hayranlık     B) Kıskançlık   

 C) İkiyüzlülük     D) Şaşkınlık

 

       

 

  Her dersten sıkılırdım. “Bir bitse de bahçeye çıksak.” derdim. En çok kimya dersine aklım ererdi. Yazık ki okulu bitiremedim. Galatasaray Lisesi’nin dördüncü sınıfından ayrıldım. Yani şimdi orta okulun son sınıfı ile, lisenin birinci sınıfı arasında bir şey. Okusaydım doktor olmak isterdim.

 

 59. Bu parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

 A) Okul yıllarında, ders dinlemek ona sıkıcı gelmiştir.

 B) Okulu bitiremediği için üzgündür.

 C) Tahsilini sonradan farklı şekilde tamamlamıştır.

 D) Kimya dersinde daha başarılı olmuştur.

 

          

 

  Çok ciddi bir yazı yazacaksam, konu üzerinde yoğunlaşabilmem için, evde çıt çıkmamalıdır. Ayrıca dikkatimin uyanık olması için çalışma odamın sıcaklığının da on altı dereceyi geçmemesi gerekir. Bunun için yaz aylarında ciddi yazılar yazamam; yazmaya kalktığımda da yazılarım sıcağın etkisiyle mizah ağırlıklı olur.

 

 

 

 

60. Parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Yazma zorluğu     B) Yazma ve yetenek ilgisi 

 C) Yazma ortamı        D) Konu seçimi

           

       P-56-60

           

  İlk dizelerimi okul defterimin arkasına yazdığımda, on üç on dört yaşlarımda olduğumu anımsarım. İlk şiirim yayımlandığında yirmi bir yaşındaydım,şimdi de altmış bir yaşındayım. Varlık, Yücel, Ufuklar, Türk Dili gibi başlıca dergilerde yayımlanmış şiirlerim, denemelerim, inceleme yazılarım, iki de romanım var.

 

 61. Bu parçadan yazarla ilgili olarak aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Şiir yazmaya okul yıllarında başlamıştır.

 B) Edebiyatın değişik dallarında eser vermiştir.

 C) Edebi çalışmaları değişik dergilerde yayımlanmıştır.

 D) Son yazdığı edebi tür romandır.

 

 

 

  Korlaşan güneş altında toprakla savaşan bütün bu insanların ümitleri pamuktadır. Kışın edilen borçlar pamukla ödenecek, yavuklular pamuktan sonra birleşecektir. Ocaklar bu pamukla tütecek, ambarlar pamuktan gelecekle dolacaktır. Giyim kuşam ve bütün arzular, hep bu pamuğa bağlanmıştır.

 

 62. Paragrafta sözü edilen insanlarda belirgin olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Heyecan   B) Sevinç   C) Korku   D) Umut

 

          

 

 63. Aşağıdakilerin hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?

 

 A) Okula başladığım gün, yağmurlu bir gündü. 

 B) Öykücü, işte bu türlü okurlar için yazar.

 C) Gözlerim bir kitaba dalmış, düşünüyordum. 

 D) Onun düşüncesini anlamak çok zor.  

       

 

 

  Bir aydın yabancı dil bilmese de olur, çok kitap okumasına da gerek yoktur. Yeter ki anadilini gerçekten bilsin. Kelimeleri anlam incelikleriyle tanısın. İyi olanları kötülerinden ayırabilsin.

 

 64. Bu parçada vurgulanan temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Anadili eğitimi küçük yaşlarda başlamalıdır.

 B) Kitap okuyan kişiler anadillerini daha iyi bilirler.

 C) Bir aydın her şeyden önce anadilini iyi bilmelidir.

 D) Anadili eğitimi bir yabancı dille birlikte sürdürülmelidir.

   

        

         

 65. Aşağıdakilerden hangisi  bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?

 

 A) Onlar da zamanla unutulup gitti.  

 B) Bütün bunların özünde cahillik yatar.

 C) M. Cevdet Anday, mükemmel bir şair, yazar ve denemeci.

 D) Bu görevin yetkililerce yerine getirilmesi gerekir. 

        

       P-61-65

  

 

 

 

 

  1. Başlayalı çok oldu ama henüz bitiremedim.

  2. Her şeye rağmen en kısa zamanda bitireceğim.

  3. Bu, şimdiye kadar okuduklarımın en güzelidir, diyebilirim.

  4. Birkaç gündür bir roman okuyorum.

 

  66.Yukarıdaki cümlelerle oluşturulacak bir paragrafta ilk cümle hangisi olur?

 

 A) 1   B) 2    C) 3    D) 4

  

      

 

 

  Kalktım sabahı dinledim;

  Dudaklarımda okuldan kalma bir şarkı

  Hani yorgundum, yeniktim, çaresizdim.

  Dündü, evet dün.

  Dün bir kentti; geride kaldı.

  Bu sabah bir başka kentte indim.

 

 67. Aşağıdakilerden hangisi, ozanın yeni bir günde hissettiklerinden değildir?

 

 A) Mutluluk  B) Endişe   C) Neşe   D) İyimserlik

 

      

 

  Büyük kentlerin dışında edebiyat dergisi çıkarmanın zorluğunu tahmin edebiliyorum. Yazılar toplanamaz, toplananlar gereği gibi gözden geçirilemez, dergi vaktinde çıkarılamaz... İyi de bu zorluklar onlara birbirlerinin kopyası olma hakkını tanımaz ki!

 

 68. Bu parçada taşrada çıkarılan edebiyat dergileri ile ilgili olarak asıl yakınılan aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Zamanında yayımlanamamaları.   

 B) Nitelikli yazılar bulunmayışı.

 C) Çıkarılmalarında zorluklar yaşanması. 

 D) Birbirine çok benzemeleri.

 

      

 

  (1) “Mavi ve Kara” Sabahattin Eyüboğlu’nun ilk kitabıdır. (2) Kitapta toplum sorunları üzerinde duruluyor daha çok. (3) Yurdumuzun durumuyla ilgili günlük konular ele alınıyor. (4) İnsanoğlunun tabiatla, toplumla, bireylerle kişisel ilişkilerinden söz ediliyor.

 

 69. Bu paragrafta numaralı cümlelerden hangisinde kitabın içeriğinden söz edilmemiştir?

 

 A) 1     B) 2   C) 3   D) 4

 

      

 

  1. Halbuki kişi, bir işi ustasından öğrenir.

  2. Bu büyük şairi daima sevdim.

  3. Sanatın görevi topluma ayna tutmaktır.

  4. Bununla beraber sanat insanı değiştirmeli, iyiye yöneltmeli.

 

 70. Yukarıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın ilk cümlesi olabilir?

 

 A) 1    B) 2    C) 3    D) 4

       

      P-66-70

  

 

 

 

 

(1) Gömüldüğüm karlardan çıktım. (2) Sallana sallana asfalta indim.

(3) Bir kahveye kadar yürüdüm. (4) Sıcak bir çay içtim. (5) Bu çay hoşuma gitmiş, kendime gelmemi sağlamıştı. (6) Üstümü başımı sobada kuruttuktan sonra köye gitmek üzere yola koyuldum.

 

 71. Paragrafın kaçıncı cümlesi bir duygu anlatmaktadır?

 

 A) 2    B) 4    C) 5    D) 6

 

         

 

  İlkokuldan beri Ömer Seyfettin’in öykülerini okumuş, onun sürprizli sonlarla biten öyküleriyle dolmuş olan bir genç, farklı bir yazarın öyküsünü okuyunca “Bu da ne?” diyecektir. Onunla tatmin olmayacaktır.

 

 72. Parçanın ana düşüncesi nedir?

 

 A) Hep aynı yazarın eserlerini okuyan kişi, farklılığı gördüğü zaman şaşıracaktır.

 B) Ömer Seyfettin okunulması gereken tek öykücümüzdür.

 C) Öyküde tekdüzelik bıktırır.

 D) Okuyucuya hitap etmeyen öykü kalıcı olamaz.

        

 

 

  Yazdığım eserlerde hüzün, gözyaşı, ölüm, acı yoktur. Bana göre en umutsuz hasta bile yarın için planlar kurmalıdır. İşte o zaman insan yaşama bağlanabilir.

 

 73. Bunları söyleyen bir yazar, aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?

 

 A) Sabırlı  B) İyimser  C) Titiz  D) Karamsar

      

 

 

  Sanatçı denince ilk akla gelen sancıdır. Onu yazmaya zorlayan, yüreğini kemiren de sancıdır. Yazmak, bu sancıyı sakinleştirir. Kalem denilen yatıştırıcı sanatçının yaşamasını sağlar.

 

 74. Parçaya göre sanatçıyı sancılardan uzaklaştıran temel etken nedir?

 

 A) Sanatçının yaşaması     

 B) Sanatçının yazı yazması

 C) Sanatçının kendisini zorlaması  

 D) Sanatçının sakinleşmesi

      

 

 

  Zamanla nasıl değişiyor insan!

  Hangi resmime baksam ben değilim.

  Nerde o günler, o şevk. O heyecan?

  Bu güleryüzlü adam ben değilim

  Yalandır kaygısız olduğum, yalan.

 

 75. Bu dizelerde aşağıdaki duygulardan hangisine yer verilmemiştir?

 

 A) Hayret  B) Özlem  C) Hüzün  D) Ümit

      

      P-71-75

  Nerede eski komşularımız, eski mahalle bakkalımız, yoğurtçu Baki amca, yazlık sinemalar?.. Nerede gençliğim ve o eski İstanbul?

 

 76. Bu parçaya hakim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Ümitsizlik  B) Özlem  C) Karamsarlık  D) Pişmanlık

       

 

 

 77. Aşağıdaki cümlelerden anlamlı bir paragraf oluşturulursa, hangisi ilk cümle olur?

 

 A) Geri dönünce herkes çok şaşırmış.  

 B) Bir zamanlar dedem anlatmıştı.

 C) Gençliğinde dört yıl askerlik yapmış.  

 D) Onu öldü zannetmişler.

     

 

 

 78. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?

 

 A) Bir yapıtın eleştirilmesi için önce onun tam olarak anlaşılması  gerekir.

 B) Kelimelerde kuş motifinin çok kullanılmasının nedeni de budur.

 C) Güney Afrika’da zengin altın, elmas, kömür ve uranyum madenleri vardır.

 D) Mektup, edebiyatımızda yaygın olmayan bir türdür.

      

 

 

  İçimden hep iyilik geliyor

  Yaşadığımız dünyayı seviyorum

  Kin tutmak benim harcım değil

  Çektiğim bütün sıkıntıları unuttum

  Parasız pulsuzum ne çıkar

  Gelecek güzel günlere inanıyorum.

 

 79. Bu dizelerde işlenen “tema” aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Karamsarlık  B) Umut  C) Yalnızlık    D) Fakirlik

 

   

 

  Sokakta bir kedicik,

  Islak, aç, yorgun,

  Üşümüş ve minicik.

  Titrek ayaklarında

  Yaşamın sillesi var.

 

 80. Yukarıdaki dizelerde hakim olan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Özlem  B) Acıma   C) Sevinç   D) Ümit

  

      P-76-80

  1. Nankör hayvanlar olarak bilinirler

  2. Sokaklarda beslenebilirler

  3. Temizliklerini kendileri yaparlar

  4. Evlerde fare barındırmazlar

  5. Köpeklerle anlaşamazlar

 

 81. Yukarıdaki cümlelerin hangilerinde kedilerin yaşadığı ortamla ilgili ayrıntılara yer verilmiştir?

 

 A) 2 ve 3   B) 1 ve 2   C) 2 ve 4   D) 3 ve 5

 

           

 

 82. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?

 

 A) Biz de vatan ve millet konusunda heyecan duyuyoruz.

 B) Fakat bu olay yangını söndüremedi.

 C) Bu sıralarda en güzel şiirlerini yazar.

 D) Hayatını feda etmek kahramanlığı doğurur.

 

      

 

  Bir yapıtta önce yazarın okuruna ileteceği önemli bir söz olmalıdır. Yazının kurulması, biçimi, temel sözden sonra gelir. Yazar ileteceği sözü en iyi biçimde anlatmalı ve belirtmelidir.

 

 83. Parçada anlatılmak istenen düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Yazarın okuruna ileceği bir mesaj olmalıdır.   

 B) Eserin yapısı sağlam olmalıdır.

 C) Eserde olaylar gerçeğe uygun olmalıdır.    

 D) Yalın bir anlatıma özen gösterilmelidir.

 

      

 

  Ben yaşamımda sevinçlerimden çok öfkelerimi hatırlıyorum. İnsanlarla çok iyi geçindiğim söylenemez. Ama bu öfkemin içinde pek kini bulamıyorum. Bana göre kin, öfkenin durulmuş halidir. Benim öfkem hiç durulmuyor ki kinim olsun.

 

 84. Bu parçada sözü edilen kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Duygularımı açıkça söylemekten çekinmez.  

 B) Özeleştiri yapmaktan kaçınmaz.

 C) Yaşamında sevinçler daha az iz bırakır.    

 D) Kendisine hiçbir zaman güvenilmez.

     

 

 

  Şairin şiirlerinde işlediği öz, hiç değişmemiştir. Toplum sorunlarının hepsini onun şiirlerinde görebilirsiniz. Şiirlerinde Anadolu’nun bütün dertlerini ve özelliklerini bulabilirsiniz. Düzyazıyla ele alınan konuları o, şiirle yansıtmıştır bize. Ülkesinin insanını doğasıyla kaynaşarak bizlere sunmuştur.

 

 85. Parçada anlatılan sanatçıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

 A) Şiiri düzyazı gibi yazmıştır.

 B) Ülke sorunlarına duyarlı davranmıştır.

 C) Şiirlerine Anadolu’nun bütün özelliklerini ele almıştır.

 D) Genelde toplumsal sorunları şiirlerine yansıtmıştır.

       

       P-81-85

 

  Yazılarını düşünceleriyle duygularını birleştirerek ve çok düşünerek yazardı. Yazılarının eleştirilmesini isterdi. Bir cümleyi defalarca değiştirir, onunla uğraşırdı. Sözcüklerle sanki bir resim çizerdi.

 

 86. Aşağıdakilerden hangisi paragrafta sözü edilen yazarın özelliklerinden biri değildir?

 

 A) Yazılarına duygu ve düşüncelerini yansıtmak. 

 B) Eleştirilmekten korkmamak.   

 C) Halkın yaşam biçimini yansıtmak.      

 D) Kusursuz yazmaya çalışmak.

 

      

 

  Toplumumuzda evler, yollar nasıl hızlı bir şekilde plansız, programsız çoğalıyorsa, romanımız da bundan farklı değil. Bugün romancımız da yalnız sayısal artışla yetinmektedir. Nasıl olursa olsun, çok yazmak, bir an önce bir roman ortaya çıkarmak çabasındadır. Bu da romanımızı çıkmaza sokmaktadır.

 

 87. Bu parçanın yazarı aşağıdakilerin hangisinden yakınmaktadır?

 

 A) Plansız kentleşmenin insanı bunaltmasından.

 B) Romancılıkta kaliteye değil, sayısal çokluğa önem verilmesinden.

 C) Okuyucunun gereken niteliğe sahip olmamasından

 D) Sanatçının üzerinde baskı olmasından

 

        

 

  Bir şeyler öğrenmek için roman veya şiir okunduğunu sanmıyorum. Sanatçı bir şeyler öğretmek, bazı doğruları göstermek amacıyla yazmamıştır ki okuyucu öğrenmek için okusun! Fikir eseri ile sanat eserinin ayrıldığı nokta işte burada!

 

 88. Fikir eseri ile sanat eserinin ayrıldığı nokta aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Fikir eseri insanları eğitmek, bilgilendirmek için yazılmamıştır.

 B) Fikir eseri insanların iç dünyalarına seslenmek amacıyla yazılır.

 C) Sanat eseri bilgi vermek amacıyla yazılmaz.

 D) Sanat eseri eğitici yönü ile tercih edilir.

    

 

 

  Kapıyı açtığımda karşıma şirin mi şirin bir oda çıktı. Kenarları pomponlarla süslenmiş bembeyaz yatak örtüsü, beyaz tül perdeler, yerdeki küçük çiçekli halı, dopdolu kitaplık ve küçük bir çalışma masası vardı. Minicik oyuncak hayvanlar, yemyeşil gözlü, sarı saçlı bebekler oraya buraya serpiştirilmişti.

 

 89. Paragrafa göre aşağıdaki yargılardan hangisine varamayız?

 

 A) Oda bir çocuğa ya da gence aittir.    

 B) Oda son derece karışıktır.

 C) Odada kitaplık ve çalışma masası vardır. 

 D) Oda sevimlidir.

     

 

 

  Öpünce annem beni

  Gökten yıldızlar yağar

  Rüzgar yıkmaz bir şeyleri

  Ellerimi üşütmez kar.

 

 90. Yukarıdaki dizelerin teması (ana duygu) aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Doğa sevgisi     B) Rüzgârın yıkıcılığı  

 C) Direnme gücü     D) Anne sevgisi

     

      P-86-90

  Bir gün nehirler gibi çağlayacak derinden

  Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?

  Ey deniz, şöyle bir gün sana bakacak mıyım?

  Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?

 

 91. Yukarıdaki dörtlükten aşağıdaki duyguların hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Özlem  B) Sevgi  C) Ayrılık  D) Pişmanlık

       

 

 

  Bir yılın önemini gidin sınıfta kalmış bir öğrenciye sorun. Bir haftanın önemini gidin haftalık bir gazetenin editörüne sorun. Bir günün önemini gidin gündelikle çalışan bir işçiye sorun. Bir dakikanın önemini gidin uçağını o dakika kaçırmış bir işadamına sorun. Bir saniyenin önemini gidin ölümcül bir kazadan kıl payı kurtulana sorun. Bir mili saniyenin önemini gidin olimpiyatlarda gümüş madalyayla yetinmek zorunda kalan sporcuya sorun.

 

 92. Yukarıdaki alıntı size hangi kavramın önemini vurguluyor?

 

 A) Haftanın  B) Yılın   C) Günün   D) Zamanın  

 

      

 

  ...... Sonra birden bastırıverdi kasvet... Kalleş bir gölge, ağır ağır sokuldu dolunayın nurdan yüzüne... Birkaç dakika içinde kara bir şal gibi tamamen örttü üzerini gece güneşinin... Bir süre kıvranıp durdu ay ışığı, sonra tutulup kaldı aniden... Karanlık hükümranlığını ilan etti dağ yamaçlarında... Bozkır, siyaha teslim oldu.

 

 93. Bu parçada neden söz edilmektedir?

 

 A) Çevrenin mutsuzluğundan      

 B) Hayatın zorluklarından

 C) Karanlığın kişi üzerindeki etkilerinden  

 D) Ay tutulmasından    

         

 

 94. Aşağıdaki cümlelerden bir paragraf oluşturulduğunda hangisi ilk cümle olur?

 

 A) Böylesine taze kalmış yapıtlardan her okuyuşta yeni bir tat alır, yeni bir şeyler öğreniriz.

 B) Savaş ve Barış’ı yeniden okuyorum.

 C) Konuyu biliyorum, kişileri tanıyorum; ama bu durum merakımı hiç azaltmıyor.

 D) Üçüncü okuyuşumdur bu.

 

      

 

  Çevremde, dayak kadar zararlı olduğunu gördüğüm eski bir eğitim yöntemi de öğüt vermektir. Hiçbir çocuğun öğütlere kulak astığını görmedim. Oğluna durmadan yalan söyleyen babanın, doğruluk öğütleri vermesinden daha gülünç ne olabilir?

 

 95. Bu parçada, aşağıdakilerden hangisi üzerinde durulmamıştır?

 

 A) Eğitimde dayağın yerinin olamayacağı 

 B) Öğüt vermenin yararsızlığı

 C) Yalan söylemenin yanlışlığı

 D) İnsanın çevresinden etkilenmemesi gerektiği

      

      P-91-95

  Bambaşka bir ülkede, bambaşka insanlar arasında akla hayale sığmaz maceralar içinde yaşamak ister misiniz? Buyrun size iki yüz ciltlik bir kütüphane!  Şaşırdınız mı? Şaşıracak bir şey yok bunda. Evet evet, kütüphanenin bütün kitaplarının yazarı aynı kişi! Doğru duydunuz! Evet hepsini aynı adam yazdı: Ahmet Mithat.

 

 96. Bu parçada Ahmet Mithat’ın hangi özelliği vurgulanmıştır?

 

 A) Yapıtlarının geniş kitlelerce beğenildiği 

 B) Yazma konusundaki üretkenliği

 C) Eserlerinin konusunun aynı olduğu   

 D) İnsanları eğitmeyi amaçladığı

      

 

 

  Kasabaya yeni atanan genç öğretmen, kısa sürede öyle olaylara tanık olmuştu ki: “Bir ay içinde, bir ömürde öğrenebileceklerimin hepsini öğrenmiş gibiyim.” diyordu.

 

 97. Bu sözleri söyleyen kişinin durumu, aşağıdakilerin hangisiyle nitelendirilebilir?

 

 A) Yaşamın gerçeklerini kabullenmekle  

 B) Deneyimsizliğinden utanmakla

 C) Ortama uyum sağlayamamakla   

 D) Yaşam deneyimi kazanmakla

     

 

 

  İkindi aydınlığı toparlanıp gitmiş, odaya sessizlik ve karanlık çökmüştü. Nezihe, işlediği örtü de  bir sıkıntının büyüdüğünü gördü. Örtüyü elinden bırakıp, pencereye doğru yürüdü. Evler, sokağa asılmış çamaşırla pazar yerinden dönen yorgun kadınlar ve beklemeyi anımsatan bir çınar... Annesi şu sokağın başında görünüverse, yeniden başlayacaktı yaşam.

 

 98. Parçaya göre Nezihe’nin sıkıntısının nedeni nedir?

 

 A) Sessizlik ve karanlıktan korkması

 B) Komşuların Nezihe’ye ilgi göstermemesi

 C) Yaptığı işten bıkıp usanması  

 D) Annesinin eve dönmemiş olması.

 

 

       

     Sabahları gazete satıyormuş. Bazen beş, hatta - bana nasıl etki ettiğini görmek için başını çevirdi - yedi milyon kazanıyormuş. Öğleden sonra paket taşıyormuş. Akşamları yine gazete satarmış. Her gün on üç, on beş, yirmi  milyon lira bile kazanıyormuş.”

 

99. Yukarıdaki parçada yazar, hangisini anlatmıştır?

 

    A) Gözlemlerini    B) Duygularını 

 C) Düşüncelerini    D) Duyduklarını

 

 

  Aç bir tilki, çardaktan salkım salkım üzümlerin sarktığını görmüş. Ağzı sulanmış, yemek istemiş, zıplamış; ama üzümlere yetişememiş. Yetişemeyince de: “Bunlar daha koruk, zaten yenilmez.” demiş.                           

 

100. Yukarıdaki öykünün ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Kişi, başaramayacağı işe hiç girişmemelidir.

 B) Kişi açgözlü olmamalıdır.

 C) El ele vermeyince bazı konular başarı sağlamaz.

 D) Kişiler becerisizlikleri nedeniyle başarısız olursa, hemen o işi  kötülerler. 

 

       P-96-100

 

 Kuşcağızın tüyleri o kadar beyaz ki... Dokunuyorum... Kanatlarının kemikleri belli oluyor. Ayakları kırmızı. Kaçmak için çırpınmıyor, şaşırmış. Gözleri yusyuvarlak. Kırmızı gagasının kenarında sanki sarı bir şey yemiş de bulaşığı kalmış gibi sarı bir iz var. Boynunu uzatarak etrafa bakmaya çalışıyor.”

 

101. Yukarıdaki paragrafı oluştururken yazar, aşağıdakilerden hangisinden yararlanmaktadır?

 

     A) Okuduklarından         B) Başkalarından işittiklerinden

     C) Gözlemlerinden          D) Duygularından

 

 

 

  Bu sokaktan geçme artık

  Geçme bu sokaktan simitçi.

  Küçük alıcıların artık uzakta.

  Şimdi bomboştur evimin içi.

 

102. Yukarıdaki dörtlüğe göre, şair için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

 A) Yalnızlıktan hoşlandığı 

 B) Çocuklarının gurbette olmasından üzüntü duyduğu.

 C) Yoksulluk içinde yaşadığı.                                                                                                     

 D) Simitçileri sevmediği

 

 

 

  Hani benim yuvam, vatanım,

     Hani orman, hani dağlar, ovalar?

    Ben öterim; fakat kalbim kan ağlar;

     Kafes güzel; fakat, benim zindanım.”

 

 

 

 

103. Yukarıdaki dörtlükten hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Vatan özlemi                      B) Tutsaklık üzüntüsü

     C) Özgürlük isteği                    D) Arkadaş özlemi

 

      

                                         

 

  Vadi daralmıştı. Kalın bir sis perdesi kaleyi gizlemişti. Hava giderek soğuyordu.

 

104.Yukarıdaki cümlede, sözü edilen varlıklardan hangisinin herhangi bir özelliği söylenmemiştir?

 

 A) Vadinin  B) Kalenin  C) Sisin         D) Havanın

 

 

 

  Yılgınlık nedir bilmezdi. Onu hiçbir zaman pes etmiş durumda göremezdiniz. Düşüncelerini kabul ettirmek için  inatla ve sabırla çalışırdı.

 

105.Yukarıdaki paragrafta anlatılan kişinin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Titiz  B) Kararlı  C) Uyumsuz  D) Dürüst

 

       P-101-105

     Türküler çınladı kulaklarımızda. Yağmur yüklü bulutlarda dökülen iri damlalar tozlu yolu kahverengi lekelerle donattı. Ortalık ıslak toprak koktu. Uzaklarda, gökyüzünün derinliklerinden gürültüsüz bir şimşek çaktı. Gözlerim kamaştı.

 

106.Bu parçada hangi duyuya yer verilmemiştir?

 

 A) Dokunma   B) Görme   C) Koklama  D) İşitme

 

 

 

     Haydi resmimi çek fotoğrafçı amca              

     Bugün ne kadar sevinçliyim bir bilsen:        

     “Pekiyi” ile geçtim sınıfımı.                           

     Hele sen bir karnemi görsen!                       

     Ne olur çek fotoğrafımı.

     Bir bakan bir daha baksın,

     Beni tanıyanlar yüzümden

     İyi bir çocuk olduğumu anlasın.

 

107. Yukarıdaki şiire göre, aşağıdakilerden hangisi, çocuğun  fotoğraf çektirmek  istemesinin nedenlerinden değildir?

 

 A) Fotoğraf çektirmeyi sevmesi               

     B) Sınıfını başarıyla geçmesi

     C) İyi bir çocuk olduğunun bilinmesi 

     D) Fotoğrafını başkalarına göstermek istemesi

 

 

  Ekim ayının ilk günlerinde, bu bahçede gördüğüm şey, elleri ceplerinde, çantası omzunda mini mini bir adamcık, serçe kuşu gibi sıçraya sıçraya okula giden bir çocuktur. Bu çocuğu, yalnız aklımla görüyorum; çünkü o, bir gölgedir. Yirmi beş yıl önceki “ben”in bir gölgesi.”

  O, kitapları omzunda, topacı cebinde zıplaya zıplaya yürür;  biraz sonra arkadaşlarına kavuşacağını düşünerek sevinirdi. Onun o vakit gördüğü şeyleri, bugün de görüyorum. Gök o gök, toprak o toprak. Yalnız, çocuk o çocuk değil.

 

108. Yazarın bahçede gördüğü nedir?

 

 A) Kendi çocukluğu                  B) Herhangi bir öğrenci

     C) Kendi çocuğu                    D) Sınıf arkadaşı

 

       

 

  Ekim ayının ilk günlerinde, bu bahçede gördüğüm şey, elleri ceplerinde, Çantası omzunda mini mini bir adamcık, serçe kuşu gibi sıçraya sıçraya okula giden bir çocuktur. Bu çocuğu, yalnız aklımla görüyorum; çünkü o, bir gölgedir. Yirmi beş yıl önceki “ben”in bir gölgesi.”

     O, kitapları omzunda, topacı cebinde zıplaya zıplaya yürür; biraz sonra arkadaşlarına kavuşacağını düşünerek sevinirdi. Onun o vakit gördüğü şeyleri, bugün de görüyorum. Gök o gök, toprak o toprak. Yalnız, çocuk o çocuk değil.

 

109. Çocuğun o zamanki gördüklerinden, şimdi hangisi değişmiştir?

 

 A) Gök         B) Her şey      C) Toprak         D) Kendisi

 

 

          

     Oradan kalkıp buraya oturuyor, gözünü saatten ayırmıyordu. Sokaktan gelen en küçük bir gürültü bile onu pencereye götürüyordu. Sokağın ucundan bir görünüverse...

 

110. Paragrafta sözü edilen kişi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

      A) Yorgun  B) Endişeli  C) Kızgın   D) Karamsar

                  

       P-106-110

                 

 

111. “Küçük olmak, güçsüz olmak demek değildir. Öyle küçükler vardır ki kendilerinden büyük olanlardan daha güçlüdür.” cümlesi  aşağıdaki seçeneklerden hangisinin  açıklaması olabilir?

 

      A) Sinek küçüktür ama mide bulandırır.

      B) Şahin küçüktür ama turnayı gökten indirir.

      C) Büyük lokma ye, büyük söyleme!

      D) Bacasız evden duman çıkmaz

 

 

 

      Ağaçların baharda nasıl değiştiğine hiç dikkat ettiniz mi? İskelet gibi kupkuru bir ağaç, bir sabah karşımıza çiçeklerle donanmış, taze bir gelin çehresiyle çıkar. Bu değişim hiçbir gürültü uyandırmadan, hiçbir şekilde göze çarpmadan meydana gelmiştir.

 

112. Bu parçada ağaçların kış ve bahardaki görünümleri nelere benzetiliyor?

 

 A) Kışın iskelete, baharda çiçeğe.       

 B) Kışın iskelete, baharda geline.                                                       

 C) Baharda iskelete, kışın geline         

 D) Baharda çiçeğe, kışın geline.

 

 

 

 Korka korka yemektense

      Lüks sofrada havyar, peynir

      Yavan aş yemek köyde

      İnan daha lezzetlidir.

 

113. Bu dörtlükte asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Yavan aş daha lezzetlidir.

      B) Köyde yaşamak, kentte yaşamaktan daha iyidir.

      C) Havyar, peynir gibi pahalı yiyecekler daha besleyicidir.

      D) Önemli olan, ne yenmesi değil, huzur içinde yenmesidir.

 

                                           

 

 

 

 

   Bağlıyım candan sana ben

      İçimde bin renktesin sen

     Ciğerimi tazeleyen

      Bir hava var toprağında...

 

114. Yukarıdaki şiirde beliren duygu aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Doğa özlemi                     B) İnsan sevgisi

      C) Arkadaş özlemi                  D) Yurt sevgisi

 

 

           

 

  Ev, mal, mülk, yığınla tunç ve altın;

      Yarasına merhem olmaz

      Vücudunda, ruhunda dert olan adamın,

      Elindeki nimetleri tadabilmesi için

      Keyfi yerinde olmalı insanın.

 

115. Yukarıdaki şiirde asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Sağlık, zenginlikten daha önemlidir.

      B) Zengin olmanın tadını çıkarmak gerekir.

      C) Varlıklı kişilerin dertleri eksik olmaz.

      D) Keyifli bir yaşam için zengin olmak şarttır.

 

       P-111-115

      

  Mustafa Kemal Paşa, sivil giyinmiş, ortadan biraz daha boylu, zayıf ve sarışın bir kişiydi. Kendisi gazetelerde gördüğünüz resimlerden daha sevimli, daha canlı, seçkin bir insandı. Elmacık kemikleri çıkık, ağız kemikleri kuvvetli, alnı sertti.

 

116. Yazar bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yararlanmıştır?

 

 A) Bir gazetede okuduklarından         B) Gördüğü resimlerden

 C) Başkalarından işittiklerinden          D) Gözlemlerinden

 

               

 

  İnsan gücünü yerinde ve ne kadar kullanabileceğini iyi hesaplamalıdır. Aksi takdirde çevresindekilere zarar verir.

 

117. Aşağıdaki cümlelerin hangisi bu parçadan çıkarılamaz?

 

      A) İnsan kendi gücünü kontrol etmelidir.        

      B) İnsanlar güçlerini kullanmamalıdır.

      C) Kontrolsüz güç zarar verebilir.                    

      D) Gerektiği yerde güç kullanılmalıdır.

 

 

       Bu bahar havası bu bahçe;

       Havuzda su şırıl şırıldır.

       Uçurtmam bulutlardan yüce,

       Ne güzel dönüyor çemberim;

       Hiç bitmesin horoz şekerim!

 

118. Yukarıdaki dörtlüğün teması nedir?

 

    A) Horoz şekerine duyulan özlem   

 B) Bahçe sevgisi                                          

 C) Çocukluk günlerine duyulan özlem        

 D) Uçurtma sevgisi

 

 

     Pastör, iyi yürekli, merhametli bir adamdı. Hayvanları da çok severdi. Ama kendisi bilim araştırmaları için hayvanlar üzerinde deneyler yapmaktan  bıkıp usanmazdı. Bakınız bunun için ne diyor: “Ben zevk için karınca bile öldürmek istemem. İnsan hayatı gibi hayvan hayatı da benim için kutsaldır. Ama insanı kurtarmak söz konusu olunca, bir çok hayvanı feda etmekten çekinmem.

 

119. Bu parçadan aşağıdaki sonuçlardan hangisi çıkarılamaz?

 

     A) Pastör, bir araştırmacı bilim adamıydı.

     B) Pastör, deneylerini insan üzerinde yapardı.

     C) Pastör, hayvanları da çok severdi.

     D) Pastör, hayvanları insanlar için feda etmekten çekinmezdi.

 

 

                          SİMYACI

  ... Ama rüzgar hiçbir yerden gelmiyor ve hiçbir yere gitmiyordu ve işte bu yüzden çöl kadar güçlüydü. Bir gün çöle ağaç dikilebilir, dahası çölde koyun beslenebilirdi; ama rüzgara egemen olmanın kesinlikle olanağı yoktu.

 

120. Bu parçada ne vurgulanmaktadır?

 

 A) Çölde hayvan beslenebileceği                          

 B) Rüzgarı etkisiz hale getirmenin olanaksız olduğu

 C) Çeşitli bitkiler yetiştirilebileceği               

 D) Rüzgarın güçlü bir şekilde estiği

 

      P-116-120

              

  Konuşma, yazılı anlatımdan önce gelişmiştir. Konuşma birbirine söz söylemektir ve bir gereksinmedir. Konuşmadaki söz, tavır, ses tonu, içtenlik insanlar arasında dostlukların, kırgınlıkların, sevgilerin doğmasına neden olur. Konuşma kişiliğin belirtisidir. Yazılı anlatımdaki başarı ise bir yetenek işi olduğu kadar çok okumaya da bağlıdır.

 

121. Bu parçada yazılı anlatımla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinden söz edilmemiştir?

 

     A) Konuşmadan sonra geliştiğinden

     B) Bir yetenek işi olduğundan

     C) Bol okuma sonucu olarak geliştiğinden

     D) İçten okumaya bağlı olduğundan

 

  

 

       Ağaçlar da insanlar gibidir.

       Seveni olur sevmeyeni...

       Kesersiniz ağlarlar

       Tıpkı dövülen insan gibi.

 

122. Şiirden, ağaçlarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

 

      A) Kin güttükleri     B) Üzüldükleri  

 C) Sevildikleri      D) Acı duydukları

 

 

 

       Bütün çabalaman neden

       Karnını doyurman içinse bir diyeceğim yok

       Üstün başın, çoluğun çocuğun içinse gene

       Ama çok paralı bir adam olmak içinse

       Kıyma güzel ömrüne, değmez.”

 

123. Şair bize neyi öğütlemiyor?

 

      A) Yetinmeyi bilmeyi                B) Yeterli çalışmayı

      C) Zengin olmayı                             D) Çocuklarına bakmayı

          

 

 

  Kahve pek tenha idi. İki üç kişi sönmüş sobanın yanında alçak sesle dertleşiyor; bir ihtiyar memur, burnunda gözlük, elinde bir gazete ile uyukluyordu. Kahvenin ortasında duran adam dikkatimi çekti. Yanında altın başlı bir erkek çocuğu, çocuğun elinde de bir kafes vardı.

 

124. Paragrafta aşağıdaki varlıkların hangisinin özelliği belirtilmemiştir?

 

      A) Kahve   B) Soba   C) Çocuk   D) Kafes

 

        

 

 

   Bilirim sıkılır evde boş duran; 

       İdmandır uyuşuk kanı coşturan

       Yangına baş açık seni koşturan

       O işin keyfidir, parası değil!..

 

125. Dörtlükte asıl anlatılmak istenen nedir?

 

      A) Para kazanmak herkes için önemli değildir.

      B) İnsanlar sevdikleri işlerde daha iyi çalışırlar.

      C) İnsanlar boş durmaktan sıkılmazlar.

      D) Hareketli işler insanı yorar.

 

     P-121-125

 Hep aydın günlerimiz olmalı,

      Milletçe, el ele, beraber.

      Geniş ovalarında yurdumun,

      Buğdaylar yükselmeli sarı sarı;

      Bire bin vermeli başaklar,

      Ambarlar dolup dolup taşmalı,

      Genç, ihtiyar, çoluk çocuk

      Çalışmalı, çalışmalı.

 

126. Yukarıdaki şiirde şair, aşağıdakilerin hangisini dilememiştir?

 

      A) Ulusça birlik ve beraberlik içinde olmamızı.

      B) Buğdayların bire bin vermesini

      C) Ulusça herkesin çalışmasını

      D) Topraklarımızın genişlemesini

 

 

 

       Dolunayı saran bulut

       Başında yaşmak ninemin.

       Bebelere tek dileğim

       Yaşını aşmak ninemin.

 

127. Dörtlüğe göre şairin isteği nedir?

 

      A) Bebeklerin büyüyüp uzun yıllar yaşaması.

      B) Ninesinin başına yaşmak örtmesi

      C) Bulutun dolunayı sarması

      D) Ninesinin daha fazla yaşaması

 

 

 

       

 

 

 

 

 

 Yemyeşil ağaçlarla çevrili köyün, kıvrıla kıvrıla dönen toprak yolunda, kara kuru kısa bir adamın gölgesi göründü.

 

128. Yukarıdaki paragrafa göre aşağıdakilerden hangisi yolun özelliğidir?

 

 A) Yemyeşil ağaçlarla çevrili olması 

 B) Gölgelik olması

      C) Kısa olması                         

 D) Kıvrıla kıvrıla dönmesi

 

 

 

   Hayvanları, işlerine yaradıkları için sevenler vardır; ben ona hayvan sevmek demem. Kasabın koyunu sevmesi gibi... Şu hayvanı güzel, bu hayvanı çirkin bulanlardan değilim ben. Cennet kuşunun parlak tüylerine hayran olup da kargayı küçümseyenleri anlamam.

 

129. Paragraftan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

 

      A) Çıkara dayanan sevgi, sevgi değildir.

      B) Her hayvan sevilmeye layıktır.

      C) Sevginin ölçüsü dış görünüş değildir.

      D) İnsanlar kendi hayvanlarını daha çok severler.

 

 

 

 Atım daha sağlam oldu,

 Ama usta da yoruldu.

      Anladım ki iyi işler,

      Çalışıp yorulmak ister.

 

130. Dörtlükte anlatılmak istenen nedir?

 

      A) Her işin bir ustasının olduğu.        

 B) İyi sonuçlara çalışmakla ulaşılacağı.

      C) İşlerin çok yorucu olduğu.                

 D) Ustaların çok çalışması gerektiği.

 

      P-126-130

 

       Sizin gibi koşmak, koşuşmak dilerim,

       Sanki yeryüzü altınızda salıncak...

       Beni de aranıza alın çocuklar,

       Beni de,

       Sizlerle bulurum çocukluğumu ancak...

 

131. Şiire göre şairin ruh hali için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

      A) Endişeli olduğu                B) Üzüntü duyduğu

      C) Meraklı olduğu                D) Özlem duyduğu

 

 

 

  Bu adaya 30 Eylül 1659’da geldim. Bu direğin yanlarına her gün bir çentik açıyordum. Bu suretle bir takvim meydana getirmiş oldum. Gemiden kurtardığım eşya arasında dürbünler, gemiciliğe ait kitaplar, hesap aletleri, pergeller vardı. Köpeğimiz bu kazadan sonra gemiden atlayıp yüzerek gelmiş, beni bulmuştu. Bu köpek yıllarca yanımda sadık bir hizmetçi ve arkadaş olarak kaldı; bana faydalı olmak için sezisinin bütün inceliklerini gösteriyordu, istediğim bir tek şey vardı: Onu konuşturmak...

 

132. Paragrafta anlatılan kişinin özlemini çektiği şey hangisidir?

 

      A) Takvim  B) Konuşmak  C) Hizmetçi  D) Gemi

 

 

 

   Başarıya ulaşmak için eser, hangi türde olursa olsun bir plan dahilinde yazılmalıdır. Yazar öyle bir plan yapmalıdır ki uygulama sırasında onun dışına çıkamasın ve buna gerek de duyamasın.

 

133. Paragrafta planla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?

 

      A) Konu dışına çıkılmasını önlediğinden.

      B) Başarılı olmayı sağladığından

      C) İyi yapılması ve aynen uygulanması gerektiğinden

      D) Zaman kaybını önlediğinden

 

 

 

            

       Koyun meler, kuzu meler,

       Sular hendeğine dolar,

       Ağlayanlar bir gün güler,

       Gamlanma gönül, gamlanma.

 

 

134. Yukarıdaki dizelerdeki gibi düşünen bir kişiyle bağdaşan  nitelik hangisidir?

 

      A) İyimser  B) Karamsar  C) Öfkeli   D) Kaygılı

 

 

 

135. Aşağıdakilerden bir paragraf oluşturulduğunda, hangisi bu paragrafın ilk cümlesi olur?

 

 A) Yatakhanenin hangi penceresinden baksak alevler görünüyordu.

 B) Yangın Fatih’te çıkmış.

    C) Gece yataklarımızdan fırladık.

      D) İkinci sınıfta iken yangın çıktı.

 

      P-131-135

      Bahçede benden önce gelmiş olan çocuklar, ya oradan oraya koşuyor ya birbirlerine yüksek sesle bağırıyor ya da kümeler oluşturmuş, söyleşiyorlardı. Ben, biraz mahcup, biraz sıkılgan, çevreme bakınıp dururken, birden adımın çağrıldığını duydum.

 

136. Aşağıdakilerden hangisi yukarıdaki parçanın son cümlesi olarak kullanılamaz?

 

      A) Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi heyecanlandım.

      B) Emin olmak için çağrının yinelenmesini bekledim.

      C) Ne yapacağımı şaşırdım.

      D) Kimi çağırıyorlar acaba diye meraklandım.

 

 

 

       Bilinmez dünya hali

       Zamanla değişebilir insan

       Belki dönersin bir akşam vakti

       Bulutlarla o uzak diyarlardan.

 

137. Şiirde vurgulanan duygu aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Hüzün     B) Kırgınlık    

 C) Endişe     D) Ümit

 

                          

 

 

 

 

 

138. Aşağıdakilerden bir paragraf oluşturulduğunda hangisi bu paragrafın ilk cümlesi olur?

 

 A) Kimileri hastalıktan, kimileri de yazın kavurucu sıcaklarından kuruyup gitti.

      B) Ancak bunların birçoğunun meyve verdiğini göremedi.

      C) O yine de yılmadı, gece gündüz çalıştı.

      D) Babam, binlerce ağaç dikip yetiştirdi.

 

 

 

       Gurbette ömrüm geçecek

       Bir daracık yerim de yok

       Oturup derdim dökecek

       Bir vefasız yarim de yok

 

139. Aşağıdakilerden hangisi, dörtlükte yakınılanlardan biri değildir?

 

      A) Yalnızlık  B) Evsizlik  C) Ayrılık  D) İşsizlik

 

 

 

  Sürekli çalışmalarınız sırasında birçok güçlüklere katlandığınızı biliyorum. Özellikle, çok şikayet ettiğiniz ve üzüntü duyduğunuz engelin, parasızlık olduğu belli. Bu engel karşısında size söyleyeceğim şudur: umutsuzluğa düşmeyiniz.

 

140. Parçanın yazarı, okurlarına aşağıdaki öğütlerden hangisini vermez?

 

      A) Para her kapıyı açan bir anahtardır.                         

      B) Umudunuzu yitirmeyiniz.                                                                                       

      C) Engellerle savaşma gücünü kendinizde arayınız.   

      D) Güçlüklerden yılmayınız

 

      P-136-140

       Ne hasta bekler sabahı,

       Ne taze ölüyü mezar,

       Ne de şeytan günahı,

       Seni beklediğim kadar.

 

141. Yukarıdaki dörtlüğün şairi için aşağıdakilerden hangisinin söylenmesi doğrudur?

 

 A) Korku içindedir    B) Endişe duyuyor  

 C) Mutludur     D) Özlem duyuyor

 

 

 

142. Aşağıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturulmak istense, hangi cümle paragrafın ilk cümlesi olur?

 

      A) Kültürü oluşturan da bu alışveriştir.

      B) Ama tabi alırken, ne aldığını bilen var; bilmeyen var.

      C) Her şeyi birbirinden alır ressamlar.

      D) Tıpkı, doktorlar, kunduracılar, tüccarlar gibi.

    

 

 

143. Aşağıdakilerden bir paragraf oluşturulduğunda hangisi bu paragrafın ilk cümlesi olur?

 

      A) Bütün karma sergilerimde bunu yaptım.

      B) Genç kuşak sanatçıları için bir tanıtma fırsatı görüyorum ben bunu.

      C) Benim, düzenlediğim sergilerde bir prensibim var.

      D) Ünlü ressamların yanına, onlar kadar tanınmayan genç sanatçılar koymak.

 

 

 

  

Büyük mimarlarımız, eserlerinin yanı başında birkaç çınar veya serviyi hiç eksik etmezlerdi. Bazıları, daha ileriye gider, cami ve medrese avlusunun ortasında, çınarın, servinin yetişmesi, sarmaşığın halkalanması için yer ayırırdı. Zaten eski Türk bahçesi, böyle ağaçlı, çiçekli bahçe idi. Mimarlık ile ağacın bu işbirliğinin en iyi örneği, Süleymaniye Müzesi’nin avlusudur.

      A) Cami avluları               B) Süleymaniye Müzesi’nin avlusu


 C) Medrese avluları           D) Türk bahçeleri

144. Parçaya göre, ağaçlarla yapıların işbirliğinin en güzel örneği neresidir?  


 

      

 

 

       (1) Büyük kapı akşama doğru gürültüyle açıldı. (2) İki kişi konaktan çıkarak sağa doğru yürüdü. (3) Öndeki beyaz saçlı, kısa boylu, ihtiyar adam dedeleriydi; ancak daha genç olan siyah saçlı adamı ilk defa görüyorduk. (4) Köşe başında kendilerini bekleyen arabaya binip gittiler.

 

145. Yukarıdaki numaralanmış tümcelerin hangisinde, ötekilerden farklı bir duyu organı aracılığıyla algılanan ayrıntıya yer verilmiştir?

 

 A) 1    B) 2    C) 3    D) 4                                                                                                                                                                                                                                                                                                                                            

         P-141-145

         

  Kara kocaman ağızlı tünellerden geçerken duyulan koku. Çığlık çığlığa bir düdük sesi. Hat boyunca kayalardan kayalara atlayarak, kendini bir o kayaya bir öbür kayaya çarparak parçalayan bozbulanık su.

 

146. Bu parçada hangi duyuyla ilgili ayrıntı yoktur?

 

     A) Görme  B) Dokunma  C) İşitme  D) Koklama

 

 

     

     Yaşamak güzel şey doğrusu

     Üstelik hava da güzelse

     Hele gücün kuvvetin yerindeyse

     Elin ekmek tutmuşsa bir de.

     Hele tertemiz gönlün,

     Hele kar gibiyse alnın.

     Yaşamak güzel şey doğrusu.

 

147. Şair yaşamın güzelliğini aşağıdakilerden hangisine bağlamamıştır?

 

 A) İş güç sahibi olmaya                  B) Sağlıklı olmaya

 C) Kötü duygulardan uzak olmaya     D) Şık ve temiz giyinmeye    

 

 

 

 

    Yaşamak güzel şey doğrusu

     Üstelik hava da güzelse

     Hele gücün kuvvetin yerindeyse

     Elin ekmek tutmuşsa bir de.

     Hele tertemiz gönlün,

     Hele kar gibiyse alnın.

     Yaşamak güzel şey doğrusu.

 

148. Bu şiirde “yaşamanın güzel olması için” gerekli olanlar sıralanmıştır. Şair, hangisine yer vermemiştir?

 

 A) Kimseye muhtaç olmamaya         B) Havanın güzel olmasına

 C) İyi yürekli olmaya                   D) Çok arkadaşı olmaya

 

       

 

 

     Şimdi zil çalıyor bütün okullarda

     Sınıflarda bir koku mayıs yeşilinden.

     Kendini unutmuş biri tahta başında

     Döküyor en içten, en özden bildiklerini.

     Gözlerde şekiller, kafalarda bilgi tomurcukları

     Yazışlar Atatürkçe, bakışlar umut dolu.”

 

149. Yukarıdaki şiirde hangisinden söz edilmemiştir?

 

 A) Öğretmenin ders anlatmasından

 B) Öğrencilerin umut dolu olduğundan

 C) Öğretmenin yeni göreve başladığından

 D) Atatürk ilke ve devrimlerinin uygulandığında

 

 

 

150.  Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olabilir?

 

 A) Şairlerin okur gözünde büyük bir yeri vardır.

 B) Fakat, alay etmek adettir şairlerle.

 C) Gene de alay edenler bile şairde bir kutsallık bulurlar.

 D) Nesir yazana öyle bir saygı göstermezler.

     

     P-146-150                     

  

  Her yerde yeşil vardır. Fakat bütün bir Bursa edebiyatını, sonra Yeşil Cami’nin adını ve canım çinilerini doldurduğu için mi nedir, Bursa’da yeşil, insana her yerdeki yeşilden daha yeşil geliyor! Üç defa yeşil!

 

151. Yukarıdaki paragrafta, Bursa ile ilgili hangi özellik vurgulanıyor?

 

 A) Yeşilin apayrı bir güzelliği olduğu.       

 B) Yeşil ve güzel bir kent olduğu.

 C) Halkının yeşili çok sevdiği.                   

 D) Eserlerin yeşil çinilerle süslendiği.

 

 

     Ben öğretmenim. ”Öğretmenim!” diyen her sesle coşarım. Ben öğretmenim! Her el öpenim olanda bir ölür, bin yaşarım. Ben öğretmenim; her düşünen kafada biraz vefa ararım. Selam vermeyen Fatma’yla emeğime yanarım. Öyle geniştir ki iyimserlik ölçüm, vefasızlığın adını, zamansızlık koyarım. Başarı merdivenine çocukla tırmanırım. Mutsuz olan Ayşe’de mutsuzluğu yaşarım. Kaderim bu benim, sevgiyi paylaşırım.”

 

152. Paragrafta öğretmenle ilgili olarak hangisinden söz edilmemiştir?

 

 A) Öğrencilerle bütünleştiğinden.

 B) Öğrencilerin mutluluğunu paylaştığından

 C) Emeğinin sonucunun görmek istediğinden.

 D) Sevgiye layık bir insan olduğundan.

 

        

 

     Vardığım evde emekleme çağında bir bebek vardı. Yerinde duramıyor, köşe bucak odayı karıştırıyordu. Annesi, afacan bebeğe bağırıyor; arada bir kolundan tutup sarsıyordu. Ben pencere önündeki divana oturdum. Çocuk beni iyice süzdükten sonra yaklaştı ve kucağıma geldi. Bir süre beni inceledi ve iki eliyle gözlerime saldırdı. Ellerini tuttum. “Amcanın gözlerini çıkaracaksın.” dedi babası. Sonra pencereye yüzünü dayadı. Karşı dağları, dağlar üzerinde kıpırdaşan bulutları gösterdi.

 

153. Parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmiyor?

 

 A) Annenin ne iş yaptığından 

 B) Yazarın nereye oturduğundan

 C) Bebeğe kimin bağırdığından 

 D) Çocuğun neleri gösterdiğinden

 

 

 

     Koca Ali, akşam namazından sonra mandıraya giden yolun geçtiği tahta köprüde durdu. Kenara dayandı, daldı gitti. Geniş derenin dibine akseden yıldızlar parlıyordu. Saatlerce kımıldamadı.

 

154. Paragrafa göre, Koca Ali için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

    A) Sevinçlidir     B) Öfkelidir 

 C) Telaşlıdır     D) Düşüncelidir

 

 

 

155. “Her zaman, güldeki dikeni değil; dikendeki gülü görmeye çalışırdı.”  sözüyle, tanıtılan kişiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi vurgulanmak istenmiştir?

 

     A) Umutlu  B) Kararlı  C) İyimser  D) Çalışkan

 

      P-151-155

     Nerede o dünkü ateşli nabız

     Nerede yastıkta kıvranan başım?

     Bu sabah içimde çelikten bir hız,

     Bu sabah en mutlu en şen yurttaşım.

 

156. Dörtlüğe göre, şair için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

     A) Rahatsız olduğu                         B) Yatağından kalkamadığı

     C) Mutlu olmak istediği            D) Sevinçli olduğu

 

          

  

 

     Bir düşünüre sormuşlar: “Bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız, ilk işiniz ne olurdu?” Şöyle yanıt vermiş: “Önce dili düzeltirdim. Dil kusurlu olursa düşünceler iyi anlatılmaz. Ülkenin töresi ve kültürü bozulur. Adalet bozulur. Halk ne yapacağını şaşırır.”

 

157. Paragrafın konusu nedir?

 

 A) Ülke yönetiminde dilin önemi                          

 B) Töre ve kültürün korunması

 C) Düşünürlerin ülke yönetimine verdiği değer    

 D) Millet hayatında dilin önemi

 

 

 

              

     Ah bu türküler, köy türküleri!

     Ne düzeni belli, ne yazanı,

     Altlarında imza yok ama,

     İçlerinde yürek var.

 

158. Şiirde asıl anlatılmak istenen nedir?

 

     A) Köy türkülerinin düzensiz olduğu

     B) Köy türkülerini kimsenin sahiplenmediği

     C) Köy türkülerinin herkes tarafından bilindiği

     D) Köy türkülerinin içten olduğu

 

 

  

  

 

 

 

 Geleceğin mirasçıları

      Sizler varsınız

      Çaresiz değiliz artık

      Kirletip bu çevreyi bıraktık size

      Laf ürettik, attık tuttuk durmadan

      Çevreyi korumak olsun ilkeniz

      Er geç başaracaksınız

      Verip hep birlikte el ele,

      Resimdeki yeşile can,

      Evrendeki maviye hayat vereceksiniz

      Küçücük yüreğinizle

 

159. Şair için aşağıdakilerden hangisi söylenir?

 

     A) Umutlu     B) Heyecanlı      C) Kaygılı      D) Uyumlu

 

 

 

  Çiçekleri izleyerek seranın sonuna varmıştım. Ne kadar da yumuşaktılar. Hayat meğer ne kadar güzelmiş. Birden çok mutlu oldum. Seradan bu duygularla uzaklaşırken hala o kokuyu teneffüs ediyor ve bunu çok net duyuyordum.

 

160. Yukarıdaki parçada hangi duyumuzla ilgili ayrıntıya yer verilmemiştir?

 

     A) Görme       B) Koklama        C) Dokunma          D) İşitme

 

     P-156-160

     Ne olmuş, çiçek mi açmış ağaçlar?

     Nereye gitmiş bu kadar hayvan?

     Bu ne göz alan beyazlık böyle;

     Basmaya kıyamıyor insan...

 

161. Dörtlükte aşağıdakilerin hangisinden söz edilmektedir?

 

     A) Ağaçların çiçek açtığından.              

 B) Bahar mevsiminin güzelliğinden.

     C) Beyazlığın insanı rahatsız ettiğinden. 

 D) Kış mevsiminde doğanın görünümünden.

 

 

 

 

 Benim dostlukların değişmeyen dostluklarım.

      Anılar denizinde duygu kuşlarım

      Ders bitmiş, zil çalmış

      Bahçedesiniz işte,

      Belli ki bahar geldi yine.

 

162. Şair nasıl bir duygu içindedir?

 

      A) Hayalleriyle başbaşa     B) Sevgi dolu   

 C) Özlem dolu      D) Üzüntülü

 

 

        

 Seni gezdim karış karış,                        

     Ak ceylan gördüm dağında,                   

     Seyrettim deli gönlümü                          

     Kızıl yeşil ırmağında.                             

      Bağlıyım candan sana ben.

      İçimde bir renktesin sen

      Ciğerimi tazeleyen

      Bir bahar var toprağında.”

 

163. Şiire hakim olan duygu hangisidir?

 

     A) Doğa sevgisi      B) Yaşama sevinci     

 C) Yurt sevgisi       D) Gezme tutkusu

 

                         

 

 

  Seni gezdim karış karış,                        

   Ak ceylan gördüm dağında,                   

   Seyrettim deli gönlümü                          

   Kızıl yeşil ırmağında.                             

 

      Bağlıyım candan sana ben.

      İçimde bir renktesin sen

      Ciğerimi tazeleyen

      Bir bahar var toprağında.”

 

164. Şair için Aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

     A) Hoşgörülü          B) Sevgi dolu         

 C) Coşkulu                 D) Mutlu

 

 

 

     

     Hep aydın günlerimiz olmalı

      Milletse, elele, beraber.

      Okumayan, yazmayan kalmamalı.

      Bu vatan, cennet vatan

      Kalkınmalı, kalkınmalı.”

 

165. Yukarıdaki dizelerde anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

    

 A) İnsanların birlik ve beraberlik içinde huzur dolu günler geçirmesi

 B) Toplumun tüm bireylerinin iyi bir eğitimden geçmesi

 C) Ulusumuzun, kalkınmış uluslar arasındaki yerini alması.

 D) Hayatımızın mutluluk ve neşe dolu günler içinde geçmesi

 

     P-161-165

 

     

       Hep aydınlık günlerimiz olmalı,

       Milletçe, elele beraber,

       Bütün köylerinde yurdumun,

       Okumayan, yazmayan kalmamalı

       Bu vatan, cennet vatan

       Kalkınmalı, kalkınmalı.

 

166. Şairin asıl isteği nedir?

 

      A) Hayatın neşeli ve güzel olması     

 B) Ülkenin her yönüyle gelişmesi.

      C) Birlik ve beraberlik içinde yaşanması.  

 D) Herkesin eğitimden geçmiş olması.

     

            

     

       (1) Kekemeymişcesine dura dinlene konuşuyordu. (2) Uzun, soluk bir yüzü vardı. (3) Sevecen ama çabucak kırılmaya hazır, kaçamak bakışlarıyla karşısındakini sakınarak davranmaya yöneltirdi. (4) Konuşmaktan çok susmayı yeğleyen ve yaşlıların ağırbaşlılığına sahip bu gence içim kaynamıştı.

 

 

 

167. Parçada numaralanmış cümleden kaçıncısı tanıtılan gencin fizik özelliklerinden söz etmektedir?

 

      A) 1         B) 2        C) 3        D) 4

 

      

 

       Onu dost olarak kabul etmiştim. Zamanla yanıldığımı anladım. Bana dost olarak davranmadı. Bu duruma şaşmadım desem yalan olur. Şaşkınlığım hala devam ediyor. Ben dostluktan kuşku duymak istemiyorum.                         

 

168. Yukarıdaki cümleleri söyleyen kişi, aşağıdaki duyguların hangileri içindedir?

 

      A) Telaş – korku   B) Korku – heyecan  

 C) Yanılgı – şaşma   D) Karamsarlık – öfke

 

 

          

       “Gerçek“ bizim kendi düşüncemizle kavradığımız şeydir, başkasından öğrenilemez. Başkalarının yardımıyla öğrenilemez demiyorum; ama öğretmen çocuğun anlamasına yardım eden adamdır, ona ezberleten değil.

 

169. Aşağıdakilerden hangisi paragraftaki görüşlerle çelişir?

 

      A) Öğretmenin görevi düşünmeye yardımcı olmaktır.

      B) Gerçeğe ancak başkalarının yardımıyla ulaşılır.

      C) Gerçeğe kendi katkılarımızla ulaşırız.

      D) Ezber, düşünmeyi engeller.

 

         

 

170. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın başlangıç cümlesi olabilir?

 

      A) Bu yönüyle tartışma diğer anlatım biçimlerinden ayrılır.

      B) Onun için görmek ile bakmak arasındaki ayrımı unutmamalıyız.

      C) Şiir, sözcüklerle güzel şekiller kurmak sanatıdır.

      D) Bazıları bu görüşleri benimsemek istemez.

 

       P-166-170

 

       Bize bir gün bile: “Yerdeki kağıtları toplayın, yere çöp atmayın.” demedi. Bir gün olsun, Yere çöp atanı – görmüşse bile – azarlamadı. Yalnız her teneffüste, okula yeni girenlerin şaşkın bakışları arasında yerdeki çöpleri, kağıtları toplardı.

  Bizler de o gün bugündür yere minicik kağıt parçasını bile atmaz olduk; korkudan değil saygıdandı bu.

 

171. Bu parçada sözü edilen öğretmenin belirleyici özelliği, aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Öğrencileriyle senli benli olmaktan kaçınma.

      B) Başkalarının yapacağı işleri de kendisi üstlenme

      C) Öğrencilerinin ilgisini çekmeye çalışma.

      D) Öğrencilerine davranışlarıyla örnek olarak onları eğitme.

 

 

 

       Bakıp imreniyorum akınına

       Şehrin üstünden geçen bulutların.

       Belki gidiyor onlar yakınına

       Rüyamızı kuşatan hudutların.

 

172. Dörtlüğün şairi için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

      A) Özlem duyduğu    B) Kıskanç olduğu  

 C) Mutlu olduğu     D) Coşkulu olduğu

 

         

       Vücudu, ipek gibi tertemiz, sıcak, güzel; gözleri çocuksu, burnu pembe. Yumuşacık bir hayvandı. Kısık kısık miyavlar, sonra gerinir, sobanın yanına uzanırdı.

 

173. Parçada hangi duyumuz ile ilgili ayrıntıya yer verilmemiştir?

 

      A) Koklama  B) Dokunma  C) Görme  D) İşitme

 

 

 

        

       İnanıyorum ki yavrularım

       Yarın

       Yepyeni bir hayat sürecekler

       Bizden aldıklarını

       Daha ileri götürecekler

       Ki ben onların adıyla başlıyorum.

 

174. Yukarıdaki şiirde hangi duyguya yer verilmiştir?

 

      A) Kuşku         B) Umut           C) Coşku           D) Mutluluk

 

 

 

       Ünlü yazarın cenaze töreninde birkaç yazardan başka kimse yoktu. Romanlarını çeken tanınmış yönetmenler, sağlığında birlikte fotoğraflarını boy boy gazete sayfalarını süsleyen sinema oyuncularından kimse katılmamıştı. Okurları da yoktu. Bir şair arkadaşım en doğru yargıya varmıştı: artık nasırlaşan bir toplum olduk.

 

175. Yukarıdaki parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Toplumun giderek duyarsızlaşması

      B) Yazarlara saygı gösterilmemesi

      C) Sinema oyuncularının yazarlara değer vermemesi

      D) Okurların, sevdiği yazarın ölümüne kayıtsız kalması

 

      P-171-175    

 

      O günlerin Bodrum’u henüz keşfedilmemişti. Bodrumlular süngercilikle, mandalinacılıkla günlerini gün ediyorlardı, bir lokma bir hırkanın talimcileriydiler. Şimdi hayatları renkli ve zengin; ama eski güzellikleri arıyorlar.

 

176. Yukarıdaki parçadan Bodrumlularla ilgili olarak aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Geçmişe özlem duydukları         B) Eskiden ne ile geçindikleri

 C) Her zaman mutlu yaşadıkları      D) Yaşam düzeyleri

 

 

 

 

 Benim dostluklarım değişmeyen dostluklarım.

      Anılar denizinde duygu kuşlarım

      Ders bitmiş, zil çalmış

      Bahçedesiniz işte,

      Belli ki bahar geldi yine.

 

177. Dostlukları değişmeyen dostlar kimlerdir?

 

      A) Bebekler  B) Çocuklar  C) Akrabalar   D) Komşular

 

                                            

 

  

 

 

 

 Rüzgar, bahar kokusu taşıyor uzaklardan. Kırlar yeşilin türküsünü söylüyor. Mavi kanatlı kelebek zambağın tepesine konuyor. Bugün baharın düğünü diye geçiriyorum içimden. Kocaman arı beyi vızıldayarak uçup gidiyor. Güneşin şarkıları uyandırıyor doğayı öğle uykusundan. Her tarafta bir telaş...

 

178. Yukarıdaki parçada aşağıdaki duyulardan hangisi söz konusu değildir?

 

      A) Görme        B) İşitme         C) Koklama          D) Tatma

 

 

 

       İlk öykümü yazdığımda lisedeydim. Aşağı yukarı on yıl oluyor. Önceleri yalnız öykü yazardım, sonra şiire, oyuna merak sardım. Şiirlerimi okuyucu önüne çıkarılamayacak kadar kötü buluyorum. Oyunlarım iyi mi kötü mü, onu daha anlayamadım.

 

179. Yukarıdaki parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?

 

 A) Yazarlığa hangi türle başladınız?          

 B) İlk öykünüzü ne zaman yazdınız

 C) Şiirlerinizi beğeniyor musunuz?        

 D) Oyunlarınızı niçin beğenmiyorsunuz?

 

 

     Ah, benim sevgili öğretmenim! Seni hiç, hiç unutmayacağım. Bir okulun yanından geçerken bir bayan öğretmenin sesini işitirsem senin sesini duyar gibi olacağım. Seni iki kez hasta yorgun gördüm. Öyleyken gene güler yüzlüydün. Kusurlarımızı hep boş gördün. İçimizden birinin yazı yazmakta zorluk çektiğini görünce üzülürdün öğretmenim.” Bize karşı hep çok iyi davrandı. Seni hiç unutmayacağım, sevgili öğretmenim.

 

180. Yukarıdaki parçanın anlatımında, aşağıdakilerden daha çok  hangisi ağır basmaktadır?

 

      A) Gözlemler  B) Düşünceler  C) Duygular  D) Hayaller

 

      P-176-180

  (1) Akan bir suyun üzerinde salla gitmek gibidir yolculuk. (2) Suyun üzerinde hareket halindesinizdir; ama suyun içinde yıkanmıyorsunuzdur. (3) Çünkü aranızda sal vardır. (4) Sal, ilkel bir ulaşım aracıdır. (5) Saldaki kişi yolculuğu yapan; su ise yolculuk sırasında geçilen yerler, ülkelerdir.

 

 

181. Numaralanmış tümcelerden hangisi, bu parçanın bütünlüğü içinde yer almamalıdır?

 

 A) 2.    B) 3.    C) 4.    D) 5.

  

 

              

 

  Bir İspanyol yazar: “Ben sanatçıların ilham (esin) alarak yapıt yarattıklarına inanmıyorum. Yapıtlar, çok çalışılarak, günlerce, aylarca uğraşılarak meydana getirilir. Bunun ilhamla (esin) ilgisi yoktur!” demiştir.

 

182. Bu parçada vurgulanmak istenen nedir?

 

      A) Her sanatçının farklı yöntemler kullandığı

      B) İlham (esin) gelmeden yapıt yaratılamayacağı

      C) Sanatsal yeteneğin çalışılarak kazanıldığı

      D) Güzel yapıt meydana getirebilmek için çok çalışmak gerektiği

 

 

   

       

 

 

 

 

 

 

 

 Bir karmakarışıklık yaşıyoruz. Kimse kimseyi aramıyor, sormuyor. O, eski sevinçler, yaşama tutkuları yitip gitti. Beslediğimiz o ilk gençlik umutları sert rüzgarlarda dağıldı.

    Bizler, Atatürk çağının çocuklarıyız, gençleriyiz. Zor dayanıyoruz çağdışı bu gidişe...

 

183. Bu parçadaki kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?

 

 A) İçinde yaşadığı toplumdan mutsuz olan   

 B) Geleceğe umutla baka

 C) Geçmişin güzelliklerinden kopamayan    

 D) Gençliğe özlem duyan

 

 

 

  Kitap okumaya zaman yok. Kış aylarında yağmur çamur, işe git gel, kitap okumaya zaman kalmıyor. Yaz ayları, bilindiği gibi, insanın kafasını dinlendireceği zamanlar. Baharlara gelince, nasıl başlayıp nasıl bittiği anlaşılmıyor. Bence bütün bunlar bahane, asıl neden kitap okuma alışkanlığımız yok.

 

184. Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Yaşamın temposu içinde kitap okumanın zorluğu

      B) İstedikten sonra her zaman kitap okunabileceği

      C) İşlerin kitap okumaya zaman bırakmadığı

      D) Yorgunlukların kitap okuma isteğimizi azalttığı

 

 

 

  Pencereden vuran güneşin yüzüme yaydığı tatlı sıcaklık, sokaktaki çocukların neşeli gürültüleri, bu eski mekan beni çocukluk günlerime götürdü.

 

185. Bu paragrafta hangi duyumuzla ilgili ayrıntı yoktur?

 

     A) Görme  B) İşitme  C) Koklama  D) Dokunma

 

       P-181-185

 Hep aydın günlerimiz olmalı

      Milletçe, elele, beraber.

      Bütün köylerinde güzel yurdumun

      Okumayan, yazmayan kalmamalı.

      Bu vatan, cennet vatan,

      Kalkınmalı, kalkınmalı.

 

186. Yukarıdaki dizelerde, dile getirilen duygular aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Korku – üzüntü    B) Yalnızlık – pişmanlık 

 C) Birlik – iyimserlik    D) Karamsarlık – özlem

 

         

       

  İşte çocukların dostu geldi! Dün akşamdan beri lapa lapa kar yağıyor. Sanki gökten pamuklar dökülüyor. Bu sabah da, okulda, karın pencerelere serpilişini, çerçevelerin dibine birikişini sevinçle seyrettik. Öğretmen de bakıyor, ellerini ovuşturuyordu. Hepimiz kartopu oynamayı, sular buz tutunca üzerinde kaymayı, sonra da eve dönüp ocağın başında ısınmayı düşünüyorduk.

 

187. Parçada aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir? 

 

 A) Çocukların hastalanmasına yol açtığından   

      B) Çocukların karı sevdiğinden                    

      C) Karın birçok eğlence olanağı yarattığından        

      D) Çocuklara mutluluk verdiğinden

 

 

 

 

  İnsanları olduğu gibi kabul etmenin erdeminden söz ederler hep. Ben buna katılmıyorum. Çünkü insanları olduğu gibi kabul etmek, kimi zaman yanlış ve yalanı da doğru kabul etmektir. Yanlış ve yalanı olduğu gibi kabul edecek var mı? Varsa erdemsizliğine kılıf arıyordur. Bu kılıf niçin ben olayım? Niçin çirkinlikleri, ikiyüzlülükleri hoşgörüyle örteyim?

 

188. Yukarıdaki parçada vurgulanmak istenen nedir?

 

      A) Hoşgörülü ve anlayışlı olmak insanı yüceltir.

      B) Hoşgörü adına yanlışlıkları onaylamamalıyız.

      C) Çevremizdeki insanların hatalarını düzeltmeye çalışmalıyız.

      D) Sevgi, hoşgörü ve anlayışın olduğu ortamda gelişir.

 

 

   İyi bir dinleyici sabırlıdır. Konuşmacıyı sonuna kadar izler. Konuşanla aynı fikirde olmayabilir. Eğer soracakları varsa, bunları konuşma bittikten sonra sorar.

 

189. Bu parçanın konusu nedir?

 

      A) Dinlemenin yararları              B) İyi dinleyicinin nitelikleri

      C) Soru sormanın önemi              D) Görgü kuralları

 

 

 

      Bilmezler yalnız yaşamayanlar,

      Nasıl korku verir sessizlik insana.

      İnsan nasıl konuşur kendisiyle;

      Nasıl koşar aynalara,

      Bir cana hasret,

      Bilmezler.

 

190. Yukarıdaki şiirde en belirgin duygu aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Özlem  B) Yalnızlık  C) Çaresizlik  D) Korku

 

        P-186-190

 

      Mustafa Kemal, bir fikre saplanıp kuvvet ve kudretini onu söktürmeye sarf eden küçük bir kibir değil; dinlemekten, sormaktan, aramaktan ve kesin kararını en sona saklamaktan çekinmeyen büyük bir gurur sahibi idi. Sevdiği şey, itaat edilmekten fazla, inanılmaktı.

 

191. Bu parçada, Atatürk’le ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

 

 A) İkna etmeyi önemsediğine        

 B) Başkalarının görüşlerine değer verdiği

 C) Bilim ve sanata önem verdiği    

 D) Doğrulara ulaşmayı hedeflediğine

 

        

 

  Hiç sarhoşa canınızı, ruh hastasına çocuğunuzu emanet eder misiniz? Elbette etmezsiniz. Ama ediyorsunuz. Çünkü siz bilemezsiniz bu meslekteki insanlardan hangisinin sağlıksız, hangisinin sarhoş, hangisinin uykusuz olduğunu. Bilmesi gerekenler de ne yazık ki görevlerini yeteri kadar önemsemiyorlar. Sonra Azrail yollarda kol geziyor.

 

192. Paragrafta hangi sorundan söz edilmiştir?

 

     A) Trafik   B) Eğitim  C) Güvenlik  D) Ulaşım

      

 

 

 

 

 

 

  İlk senelerde bir çöl çocuğu gibi büyümüşüm. İşte o sıralarda bu köye gelmişiz. Fatma beni her sabah yiyeceğimizle beraber bir ağaçlığa getirir, suya sokarmış. Akşama kadar alt alta boğuşur, türkü söyler, yiyecek yermişiz. Sonra uykumuz geldiği vakit, kumları kümeleyerek yastık yapar uyurmuşuz.                   

 

193. Paragrafın çocukla ilgili asıl vurgulamak istediği, aşağıdakilerden hangisidir?

 

      A) Türkü söylemeyi sevdiği                            

 B) Yiyeceklerini dışarıda yediğini

      C) Fatma’nın onunla yakından ilgilendiği

 D) Çocukluğunun sorumsuz ve mutlu geçtiğini  

 

 

 

  Derken bir yeşil patladı! Ceylanpınar topraklarına girdik. Topraklarına değil, Harran Ovası’nda bir yeşil cümbüşü... Su kuleleri, tertemiz evler, homurtulu makineler, dönüm dönüm bereketli toraklar... Ceylanpınar Devlet Üretme Çiftliği, Güney Anadolu’da bir ışıktı. Bir bereket anıtıydı. Tren durdu. Çiftlik deyince böyle olmalı.

 

194. Parçadan aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

 

      A) Güney Anadolu’da bereketli topraklar vardır.

      B) O yörede devlet eliyle hayranlık duyulacak işler yapılıyor.

      C) Yöre, makineleşmiştir.

      D) Bölgede, yeşil, yeterince korunamamıştır.

 

         

 

 Sisler Bulvarı’nda seni kaybettim

      Sokak lambaları öksürüyordu

      Yukarıda bulutlar yürüyordu

      Terkedilmiş bir çocuk gibiydim.”

 

195. Şair nasıl bir ruh hali içindedir?

 

      A) Şaşkın              B) Neşeli           

 C) Umutlu                D) İyimser

 

     P-191-195

 

  Özlediğim nedir diye sorsanız;

  Kıyısında çimenlerle bir dere

  Ve berrak gökyüzünde ebemkuşağı,

  Kirliliğinden, makine

  Gürültüsünden uzak;

  Beton yığınlarından azade,

  Tabiatın kucağında yaşamak,

  Şu üç günlük hayatı...

 

196. Şair için aşağıdakilerden hangisi söylenir?

 

 A) Hayattan zevk almadığı       B) Bozulmamış bir çevre istediği

 C) Rahatına düşkün olduğu       D) Şehir hayatını sevdiği

 

     

 

  Özgürlük, her zaman gönülden duyulur. Bir ulusun gerçek hazineleri; ne topraklarının altındaki madenlerdir, ne üstündeki yapı yığınları ve doğa güzellikleri. Gerçek zenginlik, halk yolunda, özgürlük uğrunda çalışanların inanma gücüdür; bunlardır toprağın altına da üstüne de değer veren...

 

197. “Özgürlük her zaman gönülde duyulur “ düşüncesini hangisi açıklamaz?

 

      A) Özgürlük ruhsal bir olaydır.

      B) Özgürlük duygusal bir yapıya sahiptir.

      C) Özgürlüğü elinden alınacak insanların içinden, bu duygu kolaylıkla çıkarılabilir.

      D) Özgürlük insanın yüreğinde yaşayan köklü bir varlıktır, sökülüp atılamaz.

       

 

198. Aşağıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturulduğunda, hangisi ilk cümle olur?

 

 A) Kişiliğimizin başka parçaları da vardır.

 B) Fiziksel görünüm, hiç kuşkusuz kişiliğimizin önemli bir parçasıdır.

 C) Ama unutmayalım ki yalnızca bir parçasıdır.

 D) Bunlardan en önemlisi duygu ve düşünce dünyamızdır.

 

 

 

 Damlardaki kar, saçaklardaki buz

      Kanı kaynayan suya dar geliyor.

      Haberin var mı? Oluklardan akan

      Su sesinden bahar geliyor.

 

199. Yukarıdaki kıtada, aşağıdakilerden hangisinden söz edilmiyor?

 

 A) Yağmurun yağışından        B) Karların erimesinden

 C) Baharın gelişinden          D) Suyun oluklardan akmasından

 

 

 

      

      İndirin balkonlardan çocukları,                   

     Haklarıdır baharı yaşamak.                                                                      

     Güneşi görsünler, toprağı görsünler,                                                             

      Avuçlarında ufalsın toprak.                                                                       

      İndirin balkonlardan çocukları,

      Hayatı kılmayın yasak.

     Yoksa kentin kafesinde çocuklar,

      Ebediyen ağlayacak.”

 

200. Şair için, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

 

     A) Şaşkın  B) Endişeli  C) Öfkeli  D) Kırgın

 

 

      P-196-200    

 


201. Aşağıdakilerden hangisi, bu cümledeki düşünceyi desteklemez?

 

 A) Sınırsız bir hoşgörü, insanlara yarar yerine zarar getirebilir.

 B) İnsanların önemli yanlışları, hoşgörü adına görmezden gelinemez.

 C) İnsanlara karşı hoşgörülü davranmak yanlış bir tutumdur.

 D) İnsanları oldukları gibi kabullenmenin dozu iyi ayarlanmalıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

202. Aşağıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturulduğunda, hangisi ilk cümle olur?

 

 A) Kişiliğimizin başka parçaları da vardır.

 B) Fiziksel görünüm, hiç kuşkusuz kişiliğimizin önemli bir parçasıdır.

 C) Ama unutmayalım ki yalnızca bir parçasıdır.

 D) Bunlardan en önemlisi duygu ve düşünce dünyamızdır.

 

 

     

  Dünyaya hoş geldin bebeğim

  Karamsarlığa kapılma

  Mücadele et kötüyle

  Senin gibi hoş gelenlerle birlikte

  Senden sonrakilere dünyayı hoş bırak

 

 

203. Bu dizelerden, aşağıdaki düşüncelerin hangisine ulaşılamaz?  

  

 A) Gelecek nesillere kötülüklerden arınmış bir dünya teslim edilmelidir.

 B) Haksızlık ve zulüm karşısında boyun eğilmemelidir.

 C) Her yeni doğanla dünya masumiyetini yenilemelidir.

 D) Yarınlara umutla bakılmalı, yüzler karartılmamalıdır.

          

 

  Çocukluk oyun, deneme, fantezi kurma ve keşifler için geçecek zamandır. Onda her şey yenidir. Her şey ilgimizi çeker. Pek azımız, bir çocuğun buluşlarını izlerken şaşkınlığa düşmekten kaçınabilmişizdir. Çocuğa göre hiçbir engel aşılamaz değildir. Çocuk, hep kendinde yeni şeyler arar; kendini tanımaya çalışır.

 

204. Parçadan aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Çocukluk dönemi oyun, deneme, fantezi ve keşifle geçer.

 B) Çocukları izlerken çoğu kez şaşkınlığa düşmemiş değilizdir.

 C) Çocuğun araştırmasının engellenmesi onu şaşkına çevirir.

 D) Çocuk sürekli keşfeder, öğrenir.

 

 

 

  Dağlara, denizlere, ovalara

  Uzansaydık yağarak iplik iplik,

  Tohumları susamış tarlalara

  Bahar, gölge ve yağmur götürseydik.

 

205. Yukarıdaki dörtlükte hangi konu işlenmiştir?

 

 A) Çevreyi tanıma arzusu   B) Faydalı olabilme isteği

 C) Dost bulabilme çabası   D) Başarıya ulaşma hırsı

 

      P-201-205

 

  O gün her zamankinden biraz daha soğuktu. Dışarı çıktığımda uzaklardan köpek seslerinin geldiğini duydum. Az ileride bir adam tatlı tatlı bir hayale dalmış, denizin şırıltısında huzuru arıyordu.

 

206. Yukarıdaki parçada hangi duyuya yer verilmemiştir?

 

 A) tatma   B) dokunma   C) işitme   D) görme

 

 

 

  

 

 Hiçbir başarı rastlantı değildir, şans değildir, yıldızın parladığı an değildir, kader değildir. Başarı bilinçli bir seçimdir. Ödenmesi gereken bedelleri vardır, sıkıntıları vardır, engelleri vardır, tuzakları vardır. Başarı, eğer bilinçli bir seçim olabilirse bütün bunlar aşılacaktır.

 

207. Bu parçada, aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

 

 A) Başarmak için bilinçli hareket etmek gerektiğine

 B) Başarının, emek harcamadan elde edilemeyeceğine

 C) Başarılı insanların rahat bir yaşama kavuştuğuna

 D) Başarıyı yakalamanın pek kolay olmadığına

 

        

  İnsan: “Orada bir köy var uzakta / O köy bizim köyümüzdür.” demekle yetinmemelidir. “O köyün toprağına terimiz damlamazsa / O köy bizim köyümüz değildir.” demelidir.

 

208. Bu parçanın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Köylerimiz, ilgiden ve sevgiden yoksun bir durumdadır.

 B) Bir şeyi sahiplenmek için, ona emek vermek gerekir.

 C) Bilinçli bir insan, her zaman yurduna sahip çıkar.

 D) İnsan yüreğindeki en kutsal sevgi yurt sevgisidir?

 

        

  Dünyanın en başarılı ressamlarından biriydi. Birçok şeyin resmini duygularıyla birleştirerek yapmış, büyük bir renk uyumuyla resim severlere sunmuştu. Sadece “sevgi”nin ve “huzur”un resmini yapamadığından yakınıyordu. Daha sonraları, bu iki duygunun sadece yaşanabileceğini anladığını söyledi.

 

209. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Resim, zor bir sanattır.

 B) Başarılı ressamlar, her şeyin resmini yapmak için güçlü bir istek duyarlar.

 C) Bazı duygular renk ve çizgiyle anlatılmaz, yaşandıkça anlam kazanır.

 D) Bir ressamın ustalığı konu seçimiyle ölçülür.

 

 

 

  İnsanların düşüncelerini değiştirmeye çalışmam. Bu düşünceleri öncelikle anlamaya çalışırım. Eğer işime gelmediyse bunu karşımdakine nedenleriyle anlatırım. Bunları anlatırken de o kişiyi kırmamaya özen gösteririm.

 

210. Bu parçada kendisinden böyle söz eden kişi aşağıdakilerin hangisiyle nitelendirilemez?

 

 A) Hoşgörülü     B) Duyarlı   

 C) Açık sözlü     D) Kendisini beğenmiş

 

      P-206-210

 

  ... Ben de böyle düşünürüm; çünkü her başarı, bence kazanılmış büyük bir zaferdir. Bu zaferle kendimi mutluluğun diyarlarına atarım.

 

211. Düşüncenin akışına göre bu parçanın başına getirilebilecek en uygun tümce aşağıdakilerin hangisidir?

 

 A) Başarının yaşamımıza mutluluk kattığı söylenir.

 B) Her çalışmanın başarıyla sonuçlanmayacağı sanılır.

 C) Başarısızlıklarımızın bizi başarıya taşıyacağı düşünülür.

 D) Başarılı insanların toplumda saygın bir yeri olduğu bilinir.

 

 

 

  Ben eserlerimde hep yaşadığımız, kendi ellerimizle biçimlendir-

diğimiz, tanık olduğumuz gerçeklere bağlı kalırım. Aramızda dönüp duran, bizi de etkileyen olayları değiştirip abartmadan anlatırım. Çünkü ben, yalnızca bu özellikteki eserlerin yüzyıllar boyunca değerini koruyabileceğine inanırım.

 

 

 

212. Aşağıdakilerden hangisi, bu paragrafta anlatılmak istenene anlamca en yakındır?

 

 A) Bir yazarın başarısı, çok okuyucu bulan kitaplar yazmasına bağlıdır.

 B) Tuhaf, sıra dışı olayları anlatmayan bir yazar, güzel eserler  ortaya koyamaz.

 C) Bir yazar, öncelikle olayların gizli yönlerini okuyucuya aktarmalıdır.

 D) Her şeyi olduğu gibi yansıtan gerçekçi eserler beğenilir ve kalıcı olur.

 

         

  Gelin tanış olalım

  İşi kolay kılalım

  Sevelim sevilelim

  Dünya kimseye kalmaz.

 

213. Bu dörtlükte aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

 

 A) Dünyanın geçici olduğuna  

 B) Dostluğun yararlı olduğuna

 C) İnsan sevgisinin önemine  

 D) İnsanlar arasındaki eşitliğe

 

 

 

  Şairlerin “şiir” üstüne yazdıklarını her zaman ilgiyle okurum. Şiir sanatında bizlere yol gösterenler, şairlerdir; yalnız şiir yazarak değil, şiir üzerine düşüncelerini bizlere ulaştırarak... Yazınımızda şiir üstüne yazılmış şair yazıları, o kadar çok değildir. Bununla bir gerçek ortaya çıkmış olur, o da...

 

214. Bu parçanın sonuna, düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilebilir?

 

 A) şiir sanatı üzerine ürün vermenin, gün geçtikçe kolaylaşması.

 B) şairlerimizin büyük bir bölümünün “şiir üzerine düşünmek” ten pek hoşlanmadıkları.

 C) günümüzde, düzyazının daha ön planda yer alması gerçeği.

 D) şairlerimizin şiir üzerine yazdıklarını, yayımlamadıkları.

 

 

 

  Bayrak, milli bağımsızlık için ne kadar önemliyse dil de milli kültür için o kadar önemlidir. Bayrak, dalgalandıkça; milli bağımsızlık, devam eder. Dil, zengin ve güçlü olduğu sürece de milli kültür gelişir ve büyür. Bu nedenle milli bağımsızlığın ilk adımı, bayrağı dalgalandırmak; milli kültürü geliştirmenin ilk adımı da dili güçlü ve zengin kılmaktır.

 

215. Bu paragraftan çıkarılacak en kapsamlı yargı, aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Ulusal bağımsızlığımız, anlamını göklerde dalgalanan bayrağımızla bulur.

 B) Bayrak, milli bağımsızlığın; dil ise milli kültürün birer ifadesidir.

 C) Ulusal kültürümüz, dil ile ifadesini bulur.

 D) Kültürün gelişmesi, dilin güçlü ve zengin olmasına bağlıdır.

 

     P-211-215

 

  Sanat ve kültür çevresinin, tüketicisi değiştiği için, değer ölçütleri de değişiyor. Satış, tek ölçüt olmuş durumda. Pazarlama yöntemleri, isteyelim istemeyelim, okuru da yazarı da zorluyor; hatta yozlaştırıyor. Direnç azalıyor ve teslim olmak zorunda kalınıyor.

 

216. Bu paragraftan, aşağıdaki yargıların hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Sanat çevreleri, zamanla değişmektedir.

 B) Pazarlama yöntemleri, yazarları etkilemektedir.

 C) Pazarlama yöntemlerine direnen sanatçılar, yozlaşmaktadır.

 D) Sanatsal ve kültürel ürünlerin niteliği, satış miktarlarıyla ölçülmektedir.

 

         

  Nihat Behram, halkın dilini, değerlerini gözden kaçırmıyor. Ne var ki ve ne güzel ki şiirin estetik sorunlarını ele alarak yapıyor bunu. İşlenmemiş tek bir dize bulamayız Behram’ın şiirlerinde. Dizeleri sağlam, imgeleri güçlüdür.

 

217. Bu parçada sözü edilen sanatçıyla ilgili olarak, aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

 

 A) Şiir dili üzerinde titizlikle durur.

 B) Ülkesinin insanlarının kültürünü göz ardı etmez.

 C) Tutarlı bir şiir dii vardır.

 D) Şiirleriyle, ülke insanlarını eğitmeye çalışır.

 

         

  

  Yaşam biraz düşe benzer

  Kuş beslemek gibidir

  Farkı yoktur bir acıyı yazmaktan

  Bak, bir çocuk ağlıyor

  Bir gelincik açmış taşın dibinde

 

218. Bu dizelerde “yaşam”, aşağıdakilerin hangisine benzetilmemiştir?

 

 A) taşın dibinde açan gelinciğe    B) kuş beslemeye

 C) bir acıyı yazmaya     D) düşe

 

 

  Sigara içmeyen ancak duman altı olanlarla ilgili yapılan araştırmalar, bu kişilerde astım ve solunum yolu hastalıkları riskinin yüksek olduğunu ortaya koydu. Lancet tıp dergisinde yer alan araştırmada, sigara içmeyenlerin, içenlerin dumanına maruz kalmaları durumunun birçok ülkede ve özellikle iş yerlerinde yaygın olduğu belirtildi.

 

219. Aşağıdakilerden hangisi bu parçadan çıkarılacak sonuçlardan bir olamaz?

 

 A) Sigara içilen ortamlardan uzak durulması gerektiği

 B) Sigaranın, yalnızca içenlere zarar verdiği

 C) Sigara içenlerin çevresindeki insanlara zarar verdiği

 D) Sigaranın birçok hastalığa davetiye çıkardığı

 

 

 

 Okul bahçeleri beton ve asfalt kaplı. Ayrıca özellikle merkezlerdeki okulların bahçesindeki araç sayısı, ağaç veya çiçek sayısından fazla. Halbuki okul bahçelerini, bahçe haline getirebilirsek, çocuklarımız bitkiyi, ağacı, çiçeği tanır. Çevre ve yeşil sevgisi, eğitim süreci içinde gelişirken, çocuklarımız korumayı ve büyütmeyi de öğrenir.

 

220. Bu parçada okul bahçeleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisinde değinilmemiştir?

 

 A) Nasıl düzenlemeleri gerektiğine  

 B) Bahçe niteliğinden yoksun bulunduklarına

 C) Bahçe işlevinden çok oto park olarak kullanıldıklarına

 D) Yeterli büyüklükte olmadıklarına

 

      P-216-220

 

         

  Akdeniz Bölgesi’nde bir il. Yüksek ve engebeli alanlarda kışlar uzun, çok soğuk ve karlı; yazlar kısa ve sıcaktır. İlin toprakları, dağlık alanları, kıyı şeridi, ovaları ve tepecikleriyle farklı iklim özellikleri gösterir.

 

221. Bu parçada sözü edilen yerle ilgili aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?

 

 A) Coğrafi konumundan    B) Bitki örtüsünden  

 C) İklim özelliklerinden    D) Yeryüzü şekillerinden

 

          

  

 

 

 

 Denizi ve avlanmayı sevenlerin hani balığını avlarken çok dikkatli olmaları gerekir. Çünkü bu balık yaşamı boyunca cinsiyet değiştiriyor. Dişi olarak doğuyor, birkaç yıl sonra metamorfoza uğruyor ve erkeğe dönüşüyor. Eğer bu balık çok erken, dişiyken avlanırsa türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak. Nitekim bugün hani balığı erken avlanma nedeniyle bazı ülkelerin sahillerinde tamamen ortadan kalkmış durumda.

 

222. Bu parçada “hani balığı” ile ilgili olarak aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?

 

 A) Neslinin tükeneceği     B) Üreme biçimi 

 C) Avlanma zamanı     D) Yaşadığı yerler

 

 

  Sanma bir gün geçer bu karanlık

  Gecenin ardında yalnız gece var.

 

223. Dizelerinin şairi için hangisi söylenemez?

 

 A) Karamsar   B) Ümitsiz   C) Pişman   D) Çaresiz

 

 

 

  Zamanının çoğunu kasabanın dışındaki kulübesinde geçirir. Yazın bağda, kışın küçük zeytinlikte durup dinlenmeden çalışır. Bir gün bile halinden şikayetçi olmamıştır.

 

224. Bu parçada sözü edilen kişinin en belirgin özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Çalışkanlığı      B) Eylemsizliği  

 C) Yalnızlığı      D) Doğa sevgisi

 

 

 

  İnsan, bütün varlıklar içinde işlenmeye ve gelişmeye en elverişli olanıdır. Yeter ki yetiştirilmesine gereken önem verilsin ve bu konuda titizlik gösterilsin. İnsanını ihmal eden bir milletin ekonomisi de, sosyal ve kültürel hayatı da ihmal edilmiş olur.

 

225. Bu parçada insanın hangi özelliğinden söz edilmektedir?

 

 A) Çağdaş teknolojiyi çok iyi uygulayabilmesinden

 B) Yetiştirilmeye uygun bir yapıda bulunmasından

 C) Düşünen ve duygulanan bir varlık olmasından

 D) Okumayı ve yazmayı çabucak öğrenebilmesinden

 

       P-221-225

        

226. Aşağıdakilerden hangisi bir paragrafın giriş cümlesi olamaz?

 

 A) Bir ulusun en değerli varlığı, tarih boyunca kurduğu, geliştirdiği bir uygarlıktır.

 B) Tarihte hangi millet, bilimi kendine kılavuz yapmışsa; o millet, medeniyette ileri gitmiştir.

 C) Bunlar arasında bizi en yararlı amaçlara, en sağlam şekilde götüren bilimdir.

 D) Her türlü değişim ve yükselme için başarı yolu önümüzde açıktır.

 

      

  Uçun kuşlar uçun burda vefa yok,

  Öyle akarsular, öyle hava yok,

  Feryadıma karşı ses seda yok,

  Bu yangın yerinde sade kül vardır.

 

227. Bu dörtlükten aşağıdaki anlamların hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Geçmişin yaşatılmaya çalışıldığı

 B) Şairin bulunduğu yerde vefasızlığın olduğu

 C) Şairin memleketindeki doğa güzelliklerinin kalmadığı

 D) Artık duyarlı insanların bulunmadığı

 

 

 

  Hatırlar mısın? Sen doğduğunda ağlıyordun ama etrafındakiler gülüyordu. Hayatta yaptığın işler öyle olsun ki sen yaşama gözlerini kapatırken çevrendekiler ağlasın; sen ise tebessüm ediyor ol.

 

228. Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Hayatı güle oynaya geçirmelidir.

 B) Hayat dolu dolu yaşanmalıdır.

 C) Hayatı insanlar yararlı bir şekilde geçirmelidir.

 D) Hayatta hiçbir şey insanın moralini bozmamalıdır.

 

           

 

  Yazar, yaşam serüveni içinde köye yeterince girememiş, köyün soluğunu içine gerektiği gibi çekememiştir. Ama iyi bir gözlemci, iyi bir araştırmacıydı sanırım. Eserinde, bir köyde geçen ve tanık olmadığı bir olayı; bu araştırmacı yanıyla işlemiş, gözlemci yanıyla da yörenin dilini, kişilerin davranışlarını yakalamıştı.

 

229. Bu paragrafın yazarı için aşağıdakilerin hangisi söylenemez?

 

 A) Araştırmaya önem vermesi  

 B) Köyü ve köylüyü tanımaması

 C) Yaşadığı olayları anlatması 

 D) Gözlem yeteneğinin bulunması

 

 

         

  Gözyaşları hiçbir zaman neşeyi sürükleyip götürecek sel olmamalıdır. İçimizdeki bulutlu ve yağışlı anlar geçtikten sonra doğan parlak güneşin, iç alemimize vereceği berrak, billur renklerin zevkini duymak için geçici fırtınalara katlanmalıyız.

 

230. Bu parçada, aşağıdakilerden hangisi anlatılmak istenmiştir?

 

 A) İnsan, yerine göre neşelenip üzülmeyi bilmelidir.

 B) Neşeli bir yüz, herkes için mutluluk vericidir.

 C) Gözyaşı döken insanlar mutsuz olmaya mahkumdurlar.

 D) Acılar asla yaşama sevincini yok etmemelidir.

 

       P-226-230

 

  Hava sabahleyin pek güzeldi. Fakat öğleden sonra başlayan hafif bir yağmur gittikçe artıyor, bir sağanak halini alıyordu. Yollarda akan suların şırıltısı evlerden duyuluyordu. Yerden keskin bir toprak kokusu etrafa yayılıyordu.

 

231. Paragraftaki anlatımda hangi duyu organından yararlanılmamıştır?

 

 A) Görme  B) Duyma  C) Koklama  D) Dokunma

 

        

 

  Astımlı, midesinden dertli, derisinin hassaslığı yüzünden sabun bile kullanamayan, banyo yaptığında yirmi değişik havluyla kurulanacak kadar titiz; yükseklerde dolaşmaktan, yolculuğa çıkmaktan ve farelerden korkan; pek gürültücü bulduğu komşularından nefret eden, annesinden başkasına güvenmeyen bir adamdı Proust.

 

232. Paragrafta sözü edilen Proust’un duygusal özellikleri hangi seçenekte verilmiştir?

 

 A) geçimsiz – paylaşımcı – korkak 

 B) titiz – korkak – geçimsiz 

 C) inatçı – nüktedan – neşeli    

 D) kinci – korkak – neşeli

 

 

 

  Küçük bir çocukken dünya benim için burası demekti. Biriktirdiğim para elimde, buradaki kitapçılara koşardım. Hani nerede onlar? Ben, hep bu kaldırımlar üzerinde, bu dükkanlar arasında, bu sokağın havası içinde büyümemiş miydim? Bu kaldırımlar üzerinde bütün düşlerimi dolaştırmamış mıydım? Onlar, bütün dileklerim bu cadde üzerindeki yaşamda toplanmıyor muydu?

 

233. Yukarıdaki parçada aşağıdakilerden hangisi vurgulanmaktadır?

 

 A) Çocukluk günlerine duyulan özlem.

 B) Çocukken elde edilemeyen şeylere duyulan istek.

 C) Çocukluk anılarını düşünerek yaşanılan mutluluk.

 D) Düş kırıklıklarını hatırlamanın gereksizliği.

 

          

  

  Birikimsiz uygarlık olmaz. Birikim, birinin bıraktığı yerden ötekinin alıp daha ileri götürmesiyle mümkün olur. Bu, bize bizden önce yapılanlardan yaralanıp ufkumuzu daha iyi görebilme avantajı sağlar.

 

234. Parçada üzerinde durulan konu nedir?

 

 A) Yeni nesil ve eski nesil arasındaki çatışma.

 B) Uygarlığın bilgi ve deneyim aktarımıyla gelişmesi.

 C) Uygarlığın insanlara sağladığı kolaylıklar.

 D) Kuşaklar arası deneyim ve bilgi farkı.

 

 

 

  Bu sabah uyandım, düşünüp durdum

  Dünyada benzerin var mıdır annem

  Elvan elvan çiçek toplayıp gelsem

  Değerin bununla ölçülmez annem

 

235. Dörtlüğün ozanı için aşağıdakilerden hangisini söylememiz uygun olmaz?

 

 A) Değerbilir      B) Paylaşımcı   

 C) İçten      D) Sevgi dolu 

 

 

      P-231-235

                             

  Atasözleri, atalarımızın uzun deneyimlerine dayanan yargılarını genel kural, bilgece düşünce ya da öğüt olarak düsturlaştıran ve kalıplaşmış biçimleri bulunan, halk tarafından benimsenmiş sözlerdir. Kimileri açıkça öğüt vermeyip faydalı şeyler öğretir, kimileri de gelenek ve göreneklerimizi bir kural haline getirir.

 

236. Bu parçada atasözlerinin hangi özelliğine değinilmemiştir?

 

 A) Her zaman bir öğüt verme amacı taşıdığına 

 B) Halk tarafından benimsendiğine

 C) Uzun deneyimlerin bir ürünü olduğuna   

 D) Kalıplaşmış bir nitelik taşıdığına 

 

 

 

  Yıllar önce Ankara Lisesi’nde öğrenciydiler. Liseyi bitirdikten sonra okul arkadaşlıkları ortak bir sevgide pekişti: Edebiyat. Kimi ünlü bir şair olmuş, kimi şiirde arkadaşlarıyla bir yenilik dönemi açmış, kimi de hikayeleriyle edebiyat tarihine geçmişti. Yıllar sonra bir araya gelen bu edebiyat gönüllüleri koyu bir sohbetle o yıllara döndüler. Saçlarındaki aklara rağmen hala liseliydiler.

 

237. Yukarıda sözü edilen kişiler için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

 A) En büyük ortak yönlerinin edebiyat sevgisi olduğuna

 B) Geçen yıllara rağmen genç bir ruh taşıdıklarına

 C) Her birinin ünlü bir şair olduğuna

 D) Edebiyatın değişik dallarında söz sahibi olduklarına

 

 

 

  Çarşıya çıkarken, kocasını şiir yazması için hayalleriyle baş başa bırakan bir kadın, Pazar dönüşü kocasına şunu sormuştur: “Şiirini bitirdin mi?” Bunu hayalimi zorlayıp da çıkaramıyorum. Bir şairimizin başından geçmiştir. Mayonezin veya soğan salatasının hazırlanması bile zaman gerektirirken, sanat eserinin oluşturulmasını dakikaya vuran bu anlayıştan, doğrusu ben korku duymaktayım.

 

238. Bu parçanın yazarı, hangi tür insanların anlayışından korku duyuyor?

 

 A) Sanattan ve sanatsal yaratıcılıktan hiç anlamayan

 B) Aceleci olan

 C) Sanata eserini yorumlayamayan

 D) Düşüncesizce davranan

 

 

 

  Yazar, romanında ”İnce Memed” tiplemesiyle bütün insanlığa bir sevgi ve hoşgörü anlayışı yansıtır. Bu yüzden eser, evrensel bir boyut kazanmıştır. Eserin dünyaca tanınıp birçok yabancı dile çevrilmesinin nedeni de budur.

 

239. Bu parçadan söz konusu eserle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

 

 A) Sevgi ve hoşgörüyü yansıtmaktadır.

 B) Evrensel bir nitelik taşımaktadır.

 C) Birçok dile çevrilmiştir.

 D) Dünyaca ünlü bir yazar tarafından kaleme alınmıştır.

 

       

 

  Kültürlü bir insan için okumak, kalıcı bir uğraştır. Okuma, düşüncelerimizi geliştirir. İnsanların suya ekmeğe ne kadar gereksinmeleri varsa okumaya da o kadar gereksinmeleri vardır. Çünkü okumak manevi açlığımızı giderir, bizi topluma bağlar.

 

240. Bu parçadan aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

 

 A) Kültürlü insan okumaya ihtiyaç duyar.

 B) Düşünceleri geliştirmenin en iyi yolu okumaktır.

 C) Her insan kalıcı kitapları okumalıdır.

 D) Okumak, maneviyatımızı besler.

 

     P-236-240

         

  Temiz kalpli olmak istedim. Kimseyi kırmadım, küçültmedim. Ama kötülük, utanmazlık ve kabalıkla uyanan, rezaletten hoşlanan kimseleri yere vurmaktan da geri durmadım.

 

241. Yukarıdaki parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

 A) Yazar, insanlara değer vermiştir.  

 B) Yazar, iyi niyetlidir.

 C) Yazar, kalp kırmamaya çalışmıştır. 

 D) Yazar, herkese iyi davranmıştır.

 

 

  Şimdi bizim çağımızdaki Beyoğlu yok. Neden yok? Kahvelerin hepsi başka şey oldu, bütünüyle kimlik değiştirdi. Sokakları dolu, kalabalıklaştı. Eskiden İstiklal Caddesi’nde gezinmek bile zevkti. Hele öğleden önce çıkmışsanız, orada İstanbul’un en zarif bayanlarını görebilirdiniz. Şimdi onları göremiyorsunuz. Bir kısmı Rumeli Caddesi’nde alışverişlerini yapıyorlar.

 

242. Bu parçada anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Beyoğlu’ndaki kahvelerin yok olduğu

 B) Beyoğlu’nun eskisine göre çok değiştiği

 C) Beyoğlu’nun alışveriş merkezi olmaktan çıktığı

 D) Beyoğlu’nun giderek kalabalıklaştığı

 

 

 

 

  Tarımda, bir şeyi dikmeden önce, dikerken bile yapılan işler belli ve kolaydır. Ama onu yetiştirmenin bir sürü yolları ve zorluğu vardır. Tıpkı bunun gibi insanları dikmede de fazla bir ustalık yoktur; ama doğduktan sonra onları büyütme ve beslemede, kaygılar, korkularla dolu değişik bir sürü bakım yollarına başvurulur.

 

243. Bu parçada vurgulanan aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Bir insanı yetiştirmenin kolay olmadığı

 B) İnsanların büyüdükçe ihtiyaçlarının arttığı

 C) Her gün yeni bir şey öğrenildiği

 D) İnsanların ve bitkilerin birbirine benzediği

 

 

 

  Söylev sanatı, insanı söyleyeceğinden uzaklaştırıp kendi yoluna çeker. Gösteriş için herkesten başka türlü giyinmek, gülünç kılıklara girmek nasıl pısırıklık, korkaklıksa, konuşmada bilinmedik sözcükler, duyulmadık tümceler aramak da çocukça bir davranıştır. Ah keşke sebze çarşısında kullanılan sözcüklerle konuşabilsem!

 

244. Yukarıdaki paragrafta asıl vurgulanan aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Gösteriş meraklısı olunmamalıdır.

 B) Süsten, özentiden kurtulmuş bir dil kullanılmalıdır.

 C) Her insan alçakgönüllü olmalıdır.

 D) Söylev sanatı, insanı kendinden uzaklaştırmamalıdır.

 

                            

  Kendim nasılsam başkasını ona göre değerlendirmek hatasına düşmem çokları gibi. Bana aykırı düşen şeylere kolayca inanırım. Kendimi bağlı hissettiğim bir biçime başkalarını zorlamam herkes gibi. Bambaşka bir türlü yaşama biçimi olabileceğine inanır, akıl erdirebilirim. Çoklarının tersine de, aramızdaki ayrılığı benzerlikten daha kolay kabul ederim.

 

245. Bu paragrafın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

 A) Hoşgörülüdür.     B) Açık görüşlüdür.  

 C) İnatçıdır.      D) Baskıcı değildir.

 

      P-241-245

  Tanyeri ışıdı ışıyacaktı. Deniz sütlimandı, apaktı. Küreklerin şapırtısından başka ses yoktu. Poyraz Musa dün akşamdan bu yana hemen hemen hiç soluk almadan, ince telaşsız bir uyumla kürek çekiyordu. Delikanlının ter kokusuna küreklerden gelen deniz kokusu karışıyordu.

 

246. Yukarıdaki paragrafta hangi duyuya yer verilmemiştir?

 

 A) Görme  B) İşitme  C) Koklama  D) Dokunma 

 

 

 

  Harran Ovası’nda dolu başaklar

  Boyumdan yüce.

  Kızgın toprak, doymuş suya gönlünce

  Pamuk yığınları, bulutlar gibi...

 

247. Bu dörtlükte, aşağıdakilerin hangisinden söz edilmemiştir?

 

 A) Çok iyi ürün alındığından 

 B) Sulamanın yeterli olduğundan

 C) İklimin sıcak olduğundan  

 D) Havanın bulutlu olduğundan

          

 

 

  Büyük Atatürk: “Türk Dili, dillerin en zenginlerinden biridir. Yeter ki bu dil bilinçle işlensin. Ülkesini, yüksek geleceğini korumayı bilen Türk Ulusu, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtaracaktır.” diyor.

 

248. Bu sözlerinde Atatürk, aşağıdakilerden hangisine değinmemiştir?

 

 A) Türkçe’nin zengin bir dil olduğuna

 B) Türkçe’nin gelişmesi için yeterince çalışılmadığına

 C) Türk ulusunun ilkesini ve geleceğini koruduğuna

 D) Türk dilinin bilinçle işlenmesine


  

  Dilencilere ekmeğimiz varsa ekmek, paramız varsa para verirdi; hiç değilse bir fincan kahve içirirdi. Bir şeyimiz yoksa, tertemiz bir bardak su verirdi; bir de gözlerindeki teselliyi!

 

249. Aşağıdaki cümlelerin hangisinin paragrafın sonuna getirilmesi uygun olur?

 

 A) Annemin yaptığı bu iyiliklere teşekkür ederdi.

 B) Kapıdan onları görünce annemi çağırırdım.

 C) Annem, kapıdan kimseyi eli boş çevirmezdi.

 D) Annem, kapıya gelenlere önce,aç olup olmadıklarını sorardı.

 

      

  Bu dünyada her şey geçicidir. Bütün karamsarlıklar yersizdir. Kara günler ve sıkıntıların sonu aydınlıktır. Olaylar karşısında hiçbir zaman ümitsizliğe, karamsarlığa, bunalıma düşmemeliyiz; çünkü ümidini kaybetmeyen insanlar mutluluğa, hak kazanırlar.

 

250. Parçanın yazarı için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

 A) Duyarlı  B) Yılgın  C) Umutlu  D) Hoşgörülü

 

     P-246-250  

  Yemekten sonra deniz kenarına indik. Her yerden müzik sesi yükseliyordu. Gece öylesine ılık, öylesine gizemliydi ki bütün akşamı limanda gezinerek, neşeli insanları seyrederek geçirdik.

 

251. Paragrafta hangi duyu ile ilgili algılamaya yer verilmemiştir?

 

 A) İşitme  B) Görme  C) Dokunma  D) Koklama

 

 

  Türlü nedenlerle iletişimde meydana gelen kopukluklar, insan ilişkilerini olumsuz yönde etkilemektedir. İletişimde kopukluklara yol açan nedenlerden bazısı farkında olarak, bazısı da ...

 

252. Bu paragrafın son cümlesi aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanmalıdır?

 

 A) kültürlü insanın yapacağı iş değildir.

 B) farkında olmadan yaptığımız davranışların sonucudur.

 C) vurdumduymazlıktan kaynaklanır.

 D) eğitimsizlikten kaynaklanmaktadır.

 

 

  İlkokulun son sınıfı. Okulumuzun müdürünün doğum günüymüş. Beşinci sınıf adına bir konuşma yapmak gerekiyor. Öğretmen ödev verdi, hepimiz bir şeyler yazdık. Herkes okudu yüksek sesle. En çok beğenilen benim yazdıklarım oldu. Kısa, özlü bir seslenişti. Zaman geçecek, biz büyüyeceğiz ama müdürümüzü unutmayacağız gibi şeyler! ... “Sen okursun törende.” dedi. Okumak, işte bu olmaz! Kekemeyim ben. Türkçe bile konuşamam herkesin önünde; değil Fransızca!

 

253. Parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir?

 

 A) Sınıftaki her çocuğun kendi ödevini okuduğuna.

 B) En beğenilen ödevin yazara ait olduğuna

 C) Yazarın ödevini uzatmadan yalın bir dille yazdığına

 D) Yazara ait ödevin Türkçe yazıldığına

      

  Kabul edilebilecek olanı açıkça kabul ediniz; geri kalan kısmını da nezaketle tartışınız. Delillerinizi ortaya koyunuz; fakat karşı tarafın delillerini de dinleyiniz. Mantık kurallarına uyarak tartışınız, duygularınıza kapılarak değil.

 

254. Bu paragrafın konusu aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) Hoşgörünün sınırı    B) Haklı olmak

 C) Kendine güven duymak   D) Tartışma ve hoşgörü

 

        

  Sevmek, öğrenmekle başlar. İnsan bilmediği şeye karşı önce bir tedirginlik duyar. Eğitim ve öğretim zaman içinde sevmeyi de öğretir. Bugün eski edebiyatın bilinmeyişi, onun sevilmesine, bir kenara itilmesine neden olmaktadır.

 

255. Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılamaz?

 

 A) Eski edebiyatın sevilmemesinin nedeni, yeterince bilinmemesidir.

 B) Eğitim sevmeyi öğretir.

 C) Bilmediğimiz şeye karşı tedirginlik duyarız.

 D) Eski edebiyatın sevilmemesinin nedeni, ona önyargılı yaklaşılmasıdır.

 

       P-251-255 

 

  Bir hikayeci tabii ki iyi bir gözlemci olmalıdır. Ancak, halkın arasına katılmak, onlarla içli dışlı olmak yeterli değildir. Hikayeci, topladığı bu malzemeyi kendine özgü bir anlayışla biçimlendirmesini de bilmelidir. İşte o zaman gerçek bir hikayeci olur.

 

256. Bu parçaya göre, “gerçek bir hikayeci olmak” aşağıdakilerden hangisine bağlıdır?

 

 A) İyi bir gözlemci olmaya

 B) Hikayede biçim ve içerik dengesini kurmaya

 C) Gözlemlenenlerin özgün bir anlayışla kurulmasına

 D) Toplumdan kopuk olmamaya

 

 

  Yağmur bulutları havada toplanınca şemsiyenizi alıp sokağa çıkmanız gibi, hayatta başınıza gelecek her şeye karşı da ruhça hazırlıklı olmalısınız. Bu ruh hazırlığı felaketler karşısında şaşırıp kalmamanızı, fırtınada tersine dönmüş bir şemsiye haline gelmemenizi sağlar.

 

257. Paragrafta aşağıdakilerden hangisi vurgulanmıştır?

 

 A) Bulutlu havalarda şemsiyemizi yanımıza almalıyız.

 B) Hayattaki bazı felaketler fırtınalı havaya benzer.

 C) Bazı durumlarda yapılan hazırlık bile yetersiz kalır.

 D) Hayatta her şeye ruhça hazırlıklı olmalıyız.

 

 

  Fakir bir semtti. Kış mevsiminin yalnızca dondurucu soğuk yüzünü gösterdiği bir semt. Kış ölüm gibi beyaz. Ölüm gibi sessiz. Bu semtin sokaklarını geziyordu. Soğuktan tır tır titreyen köpeklerin uluması dışında bir ses duyulmuyordu.

 

258. Yukarıdaki paragrafta hangi duyu organına yer verilmemiştir?

 

 A) İşitme   B) Görme  C) Tatma  D) Dokunma

 

 

  Her çocuk ilk eğitimini anneden alır. Sonra devreye okul ve sokak girer. Kısacası hayatımızın ilk yıllarında hep birilerinden etkileniriz. Bir süre sonra etkilendiğimiz herkesi biz de etkilemeye başlarız.

 

259. Paragrafta asıl anlatılmak istenen nedir?

 

  A) İnsanların annelerinden çok etkilendikleri.

  B) Hayatın ilk yıllarının pasif geçtiği.

  C) İnsanoğlunun hem etkilendiği, hem de etkilediği.

  D) Sokağın önemsiz olduğu.

 

        

  Bazı şiirler vardır, ruhumuzda derin izler bırakır, uzun zaman dilimizden düşmezler. Umulmadık zamanlarda, bazen farkına bile varmaksızın bir de bakarız ki, tekrar edip duruyoruz onları.

 

260. Bu parçada “derin izler” le anlatılmak istenen şiirin hangi özelliğidir?

 

 A) Okuyucuyu etkilemesi    

 B) Okuyucuyu eğitmesi

 C) Okuyucu ile şairi birleştirmesi  

 D) Okuyucuya seslenmesi

 

      P-256-260

  Türkçe Batı dilleri gibi, kendinden önce var olan bir dilden türememiştir, dünyanın en eski dillerinden biridir. Türkçenin yapısı tarihin en eski çağlarında oluşmuştur. Bundan dolayı, bu çağların sosyal düzen, din ve inanç sistemleri Türkçeye şekil vermiştir.

 

261. Bu parçada Türkçenin hangi özelliğine değinilmemiştir?

 

 A) En eski dillerden olduğu     

 B) Başka bir dilden türemediği

 C) Çok eski çağlarda meydana geldiği 

 D) Başka dillerden etkilendiği

 

        

  Öğrencilerin sınav kağıtlarını okuyorum. Çoğunda bir yığın bilgi var. Fakat konu ile ilgisi yok ve karma karışık. Kompozisyon işte bunun zıddıdır. Çeşitli konularda düzensiz bir yığın bilgiye sahip olmak yeterli değildir. Öğrenci herhangi bir konuda......

 

262. Bu parça aşağıdakilerin hangisiyle tamamlanmalıdır?

 

 A) düşüncelerini ayıklayıp bir sıraya koyabilmelidir.

 B) güzel fikirler ortaya koyabilmelidir.

 C) fikir sahibi olmalıdır.

 D) ilginç örnekler verebilmelidir.

 

 

  (1) Ahmet Hamdi Tanpınar da Yahya Kemal de eserlerinde Osmanlı tarihini işlerler. (2) İstanbul, ikisinde de vazgeçilmez bir sevgidir. (3) İkisi de şiirde iç ahengi ararlar. (4) Onların aynı olmadıkları tek konu şiir sayılarıdır.

 

263. Yukarıdaki paragrafın hangi cümlesinde iki şair arasındaki “fark” tan bahsedilmektedir?

 

 A) 1    B) 2    C) 3    D) 4

 

 

 

  (1) Tasvir etmek, kelimelerle resim yapmaktır, der Balzac. (2) Onun romanlarında sayfalar dolusu tasvirler yer alır. (3) Sıkılıp bırakmak istersiniz bazen. (4) Ama o anlar ve en sıkıldığınız anda bırakıverir tasvirleri.

 

264. Yukarıdaki paragrafın hangi cümlesinde bir kavram açıklamasıyla beraber verilmiştir?

 

 A) 1    B) 2    C) 3    D) 4

 

                                                         Bütün sevgileri atıp içimden

  Varlığımı yalnız ona verdim ben

  Elverir ki bir gün bana derinden

  Ta derinden bir gün bana “Gel” desin.

 

265. Yukarıdaki dörtlüğün şairi için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

 

 A) Birisini sevdiği    B) Beklenti içinde olduğu  

 C) Fedakar olduğu    D) Sevgiye önem vermediği

 

      P-261-265

 

 

  Roman okumayı sevmeyenler arasında, roman yazmak isteyenler, bir çeşit romancılar da yetişebilir. Bunlar romanlarında yalnız kendilerini anlatırlar ya da düşlerini söylerler. Ama öylelerini de romancı saymak bilmem doğru mudur?

 

266. Yukarıdaki paragrafın ana düşüncesi aşağıdakilerden hangisidir?

 

 A) İyi bir roman yazmak için roman okumayı sevmek gerekmez.

 B) Roman yazarları eserlerinde ya kendilerini ya da düşlerini anlatırlar.

 C) İyi bir roman yazarı olabilmek için yazarın roman okumayı sevmesi gerekir.

 D) Roman yazarları eserlerinde hep kendilerini ya da düşlerini anlatırlar.

 

 

  Gerçekten alışkanlık pek zor bir hastalıktır. Bir köylü kadın, bir danayı doğunca kucağına almış ve sevmiş; sonra bunu adet edinmiş. Dana büyüyüp öküz olunca da kucağına almaya devam etmiş. Alışkanlık, önceleri yavaş yavaş ve sinsi adımlar atar; zamanla yerleşir ve sonra da bizi esir alır.

 

267. Bu parça için aşağıdakilerden hangisi en uygun bir başlık olabilir?

 

 A) Köy Yaşamı     B) Köy, Hayvanlar ve İnsanlar  

 C) Alışkanlık     D) Köylü Kadın

 

        

 

  Biz Almanya’da dünyaya gözünü açmış çocuklarız. Babamız biz doğmadan, çok önceleri buraya gelmiş. Yıllarca bir fabrikada çalışmış. Aynı fabrikada çalışan anam Hatice ile evlenmiş. Biz Türkiye’yi hiç görmedik. Aslında annemizi, babamızı da pek görmedik diyebiliriz. Onlar hep çalışırlardı. Bizi babaannem doyurur, giydirirdi. Ama bayramlarda anamla babamın bizi koklayarak öptüklerini iyi hatırlıyorum.

 

268. Bunları söyleyen kişi aşağıdakilerden hangisiyle nitelendirilebilir?

 

 A) Tanıdığı çevrenin dışına çıkmaktan korkan

 B) Yoksul bir ortamda yetişen

 C) Çocukluğunu anne baba sevgisinden uzak geçiren

 D) Sürekli kendisini eleştiren

 

 

  

  (1) Okumam için bana ilk kitabı Saadet Öğretmen vermişti. (2) Ne kadar heyecanlanmıştım. (3) Kitabı aldığım gibi eve koştum ve sabırsızca kapağını açtım. (4) Saadet Öğretmenim çok kitap okurdu. (5) O günden beri o kapağı kapatmadım.

 

269. Yukarıdaki paragrafta numaralandırılmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

 

 A) 5    B) 4    C) 3    D) 2

 

         

  1. Hatta halk arasında hikaye denilince, masal akla gelir.

  2. Halk hikayeleri ile masal arasında benzerlikler vardır.

  3. Masallar genellikle düz yazı biçimindedir.

  4. Halk hikayelerinde ise, Nazım ve Nesir iç içedir.

 

 

270. Yukarıdaki cümlelerden anlamlı bir paragraf oluşturulduğunda cümlelerin sıralamasının nasıl olması gerekir?