2.sınıf okuduğunu anlama metinleri kitabı

2.sınıf okuduğunu anlama metinleri kitabı dosyası 09-01-2018 tarihinde İlköğretim-2 kategorisinin.
Açıklama 2.sınıf okuduğunu anlama metinleri kitabı
Kategori 2. Sınıf Türkçe
Gönderen lalvadi
Eklenme Tarihi 09-01-2018
Boyut 20.46 K
İndirme 1
Dosyaya puan ver
0 / 5 (toplam 0 oy)


 

METNİ ANLAMA KİTABI

3


HAMDİ’NİN  HATASI

       Hamdi, okuldan eve geldi. Derslerini yaptı. Bir süre  televizyon izledi. Fakat canı sıkılmaya başladı. Hemen topunu alarak oyun oynamak için parka gitmeye karar verdi.

       Parka giderken arkadaşlarına uğrayıp onları da oyun oynamaya çağırdı. Oyun oynamaya Bora, Davut, Engin, Faruk ve Zafer geldiler. Birlikte futbol oynamaya başladılar. Fakat her kural Hamdi tarafından konuluyordu. Kabul edilmezse hemen topumu alıp giderim diye arkadaşlarını tehdit ediyordu. Arkadaşları da başka topları olmadığı için kabul ediyorlardı.

       En sonunda oyun bozuldu. Oyunun bozulması ise yine Hamdi’nin gol olmayan bir şeye gol diye diretmesi sonucu  olmuştu. Herkes gol değil dediği halde, Hamdi gol diye inat etmişti. Hamdi yine arkadaşlarına ,  topu alıp giderim demeye fırsat kalmadan arkadaşları oyunun bu şekilde oynanmayacağını Hamdi’ye söyleyip oyunu bırakmışlardı. Hamdi arkadaşlarının bu yaptığına çok kızdı. Onlara, hem topum ile oynuyorsunuz hem de beni bırakıp gidiyorsunuz diye bağırdı.

       Akşam evde olanların hepsini anne ve babasına anlattı. Annesi ve babası Hamdi’nin yaptıklarının doğru olmadığını belirterek.Oyun kurallarının istenildiği zaman değiştirilemeyeceğini söylediler. Hamdi yaptığı hatayı anlamıştı.

       Bir gün sonra arkadaşlarından özür diledi. Hatalı olduğunu kabul etti. Bir daha bu şekilde davranmayacağına söz verdi.


SORULARI CEVAPLA

1- Hamdi okuldan gelince ne yaptı?

 

 

2- Hamdi canı sıkılınca ne yapmaya karar verdi?

 

 

3- Hamdi kimleri çağırdı?

 

 

4- Neden hep Hamdi’nin dediği oluyordu?

 

 

5- Hamdi’nin arkadaşları oyunu neden bıraktılar?

 

 

6- Annesi ve babası Hamdi’ye ne söylediler?


 

 

BÜYÜK TEHLİKE

Aylin ve Elif annelerinden izin alarak hafta sonu tatilinde denize yüzmeye gittiler. Aylin çok heyecanlı idi. Çünkü ilk defa denizi görecekti. Sabah erkenden hazırlandı. Babası onu araba ile Elif’in evine bıraktı.

Aylin ve Elif dolmuş ile plaja gittiler. Hava çok sıcaktı. İnsanlar denizde yüzerek serinliyorlardı. Aylin biraz korkarak suya girdi. Elif Aylin’in yüzemediğini bilmiyordu.

Aylin su ile oynarken birden büyük bir dalga geldi. Aylin dengesini kaybetti ve suya battı. Elif Aylin’in suya battığını gördü. Hemen koştu ve Aylin’i suyun dışına çıkardı. Aylin çok korkmuştu ve ağlıyordu.


SORULARI CEVAPLAYALIM

 

1. Aylin kim ile birlikte denize gitmiş ? ...................................................................................................................................................................................................................................................

2. Aylin’i Elif’in evine kim götürmüş ?

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

3. Aylin neden çok heyecanlıymış ?

...................................................................................................................................................................................................................................................

4.Aylin neden çok korkmuş ve ağlıyordu?

……………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………


İHANET
 

Balta girmemiş ormanlardan birine bir adam gelmiş. Onu gören iki ağaç hüngür hüngür ağlamaya başlayınca uzaklar-dan bir başka ağaç neden ağlıyorsunuz diye sormuş.

   Ağlayan ağaç: “Artık sonumuz geldi.” demiş. “İnsan denen canlı ormanımızda ve hepimizi kesecek.”

Uzaktaki ağaç:“Korkma” demiş.“Nasıl olsa o bir yabancı.  Bizi yeterince tanımıyor bile. Eğer içimizden birisinin ihaneti olmazsa bize hiçbir şey yapamaz.”

Ağlayan Ağaç: “Evet” demiş. “Bunları ben de biliyorum. Ancak birisinin ihanetine uğradık bile. Çünkü adamın elindeki baltanın sapı ne yazık ki bizden.”


SORULARI CEVAPLAYALIM
1.Bu  metnin (masalın)  adı (başlığı) nedir?

………………………………………………………………………………………………………………………………………

2.Adamı  gören  iki ağaç , ne  yapmış?

………………………………………………………………………………………..…..………………………………………..

3.İki  ağaç, neden  ağlıyormuş?

………………………………………………………………………………………….….................................................................

4.Baltanın  sapı  neyden  yapılmış?

………………………………………………………………………………………….……………………………………………


İKİ  EŞEK

Köylünün biri sahip olduğu iki eşekten birisine tuz, diğerine de sünger yükleyip pazarın yolunu tutmuş. Tuz yüklü eşek yükünün ağırlığı ile zor yürüyor, nerede ise yere düşecekmiş gibi oluyordu. Oysa sünger yüklü eşek rahatmış. Üzerinde efendisi olduğu halde zorluk çekmeden yürüyebiliyormuş.

Dağlar tepeler aşıp sonunda bir nehre varmışlar. Tuz yüklü eşek yorgun olmasına rağmen nehri kolayca geçmiş. Çünkü suya girince üzerindeki tuzlar eriyip yok olmuş. Karşıya geçtiğinde ise keyfine diyecek yokmuş. Bunu gören sünger yüklü eşek de girmiş suya. Ama oda ne? Sırtındaki süngerler suyu çektikçe eşeğin yükü ağırlaşıyormuş.

     Eşek giderek batmaya başlayınca üzerindeki efendisi “İmdat” diye bağırmaya başlamış. O sırada yoldan geçen biri-sinin yardımıyla eşek  de, efendisi de zor kurtulmuşlar. Yolculuğun geri  kalan bölümünde ise, tuz yüklü eşek rahat  rahat yürürken sünger yüklü eşek sıkıntı çekmiş.


SORULARI CEVAPLAYALIM

1.Bu  metnin (masalın)  başlığı  nedir?

....................................................................................................................................................................

 

2.Adamın  kaç  eşeği  varmış?

………………………………………………………………………………………............................

 

3.Adam eşeğin birine  tuz yüklemiş. Diğerine  ne  yüklemiş?

…………………………………………………………………………………………………………

 

4.Tuz  yüklü  eşek mi yoksa sünger yüklü eşek mi rahatmış?

…………………………………………………………………………………………………………

 

5.Suya  girince , hangi eşeğin yükü ağırlaşmış?

………………………………………………………………………………………………………….


BİLGİN

 Bilgin, sürekli açıkgözlülüğü ile övünen bir çocuktu. Sinemada bilet alırken, otobüs, dolmuş beklerken, sıraya girmekten hiç hoşlanmazdı. Alışveriş yaptığı dükkanlarda da kasa önlerinde sıra beklemezdi. Hemen, bekleyenlerin arasına dalardı. Ne yapar eder, öne geçmenin, işini tezden bitirmenin yolunu bulurdu. Onu küçüklüğünden beri  “ Açıkgöz” olmaya özendiren ailesi de oğullarının bu özelliğiyle övünür dururlardı. Bilgin, o yıl beşinci sınıfa geçiyordu. Okulunun kapanmasına az bir süre vardı. Bir gün, sınıfça Sirkeci’den trene binip Florya’ya geziye gittiler. Oradaki piknik yerine yayıldılar. Neşe içinde koştular, oynadılar. Sonra çıkanlarını açtılar. Güle oynaya azıklarını yemeğe başladılar.                                                                             Gülten DAYIOĞLU

1. Bilgin, ne ile övünürdü?

…………………………………………………………………………………………

2. Bilgin, ne yapmaktan hoşlanmazdı? …………………………………………………………………………………………3. Bilgin, ne zaman geziye gitti?

…………………………………………………………………………………………4. Bilgin, kimlerle geziye gitti?

…………………………………………………………………………………………5. Bilgin, nasıl bir çocuktu?

…………………………………………………………………………………………

6. Bilgin’i “Açıkgöz” olmaya özendiren kimdi?

…………………………………………………………………………………………

7. Nereye geziye gittiler?

…………………………………………………………………………………

8. Ne ile geziye gittiler?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

9. Bilgin; niçin sıraya girmekten hoşlanmıyor?

………………………………………………………………………………………………………………………………………

10. Azıklarını nasıl yemeye başladılar?

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………..

 

 

 

 

ASLAN İLE TİLKİ

 

Aslan her sabah ormanda yürüyüşe çıkardı. Bir gün ormanda tilki ile karşılaştı. Tilki, aslanı hiç sevmezdi. Çünkü aslan, tilkiyle çok alay ederdi. Tilki çok kurnazdı. Aslanı da aptal zannediyordu. Aslana:

-Sen avcıları korkutabilir misin? Dedi.

Aslan:

-Avcıları değil ama seni korkutabilirim, dedi.

Tilki kaçtı, aslan kovaladı.


1). Aşağıdakilerden hangisi parçadaki tilkinin en belirgin özelliğidir?

A) Kurnaz         B) Aptal            C) Zengin

 

2) Aslan her sabah nerede yürüyüşe çıkarmış?

A) Parkta               B) Kırda            C) Ormanda

 

3) Tilki, aslanı nasıl birisi zannediyormuş?

A) Zeki             B) Aptal                  C) Kurnaz

 

4) Tilki, neden aslanı sevmiyormuş?

A)Kendisiyle alay ettiği için      B)Aslandan zeki olduğu için       C)Aslandan korktuğu için

 

5) Aslan ne zaman yürüyüşe çıkarmış?

A) Her gece      B) Her sabah         C) Her akşam

 

6) Tilki, aslandan kimleri korkutmasını istemiş?

A) Kendisini    B) Diğer hayvanları        C) Avcıları

 

7)  Tilki ve aslan nerede karşılaşmışlar?

A) Ormanda        B) Kırda         C) Dere kenarında


 

 

 

ÇOK ÜZÜLDÜM

  

Hakan okuldan geldiğinde üzgün görünüyordu. Annesi sebebini sorduğunda şunları söyledi:

 -Anneciğim ailesi Fırat’ı göz doktoruna götürmüş. Fırat’ta görme bozukluğu varmış. Doktor ona gözlük kullanması gerektiğini söylemiş. Fırat bu gün okula gözlükle geldi. Arkadaşlarımızdan bazıları Fırat’ı gözlükle görünce alay ettiler. Fırat çok üzüldü, ağladı. Hatta yemeğini bile yemedi. Bir ara yanına gidip üzülmemesi gerektiğini söyledim. Yarın durumu öğret-menimle konuşacağım.


1. Hakan okuldan geldiğinde nasıldı?

__________________________________________________________________________________

2. Ailesi Fırat’ı nereye götürmüş?

__________________________________________________________________________________

3. Doktor Fırat’a ne söylemiş?

__________________________________________________________________________________

4. Fırat okula nasıl gelmiş?

__________________________________________________________________________________

5. Arkadaşları Fırat’la neden alay etmişler?

__________________________________________________________________________________

6.Arkadaşları alay edince Fırat ne yapmış?

__________________________________________________________________________________

PİNOKYO OKULA GİDİYOR

Yaşlı kuklacı, günlerce uğraşarak tahtadan bir kukla yaptı. Kuklayı bitirdiğinde çok şaşırtıcı bir şey oldu. Bu kukla konuşuyordu. Kuklacı, ona Pinokyo adını verdi.

Fakat Pinokyo çok yaramaz bir kuklaydı. Bir gün sokakta oynarken ayaklarını kırdı.Yaşlı adam, onun kırık ayaklarını güzelce onardı. Pinokyo:

 -Çok teşekkür ederim babacığım, dedi. Artık uslu bir kukla olacağım. İzin verirsen okula gitmek istiyorum.
1.Yaşlı adam kuklayı ne ile yapmış?

 

2.Kuklacı neden şaşırmış?

 

3.Pinokyo’nun ayakları neden kırılmış?

 

4.Pinokyo, nasıl biri olmaya karar vermiş?

 

5.Pinokyo, nereye gitmek için izin istemiş?


 

1